İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/215 E. 2020/43 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/215
- Karar No
- 2020/43
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2017/215 KARAR NO : 2020/43 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/03/2107 KARAR TARİHİ : 15/01/2020 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çeşitli niteliklerdeki alkollü içkileri davalıya sattığını, davalının da ödemeyi banka vasıtasıyla yaptığını, taraflar arasında her yılın Ocak ayımn ilk gününden geçerli olmak üzere yazılı sözleşme yapıldığını, 2014 yılı için herhangi bir anlaşma imzalanmadığını, ... tarihli anlaşma ekinin satın alma şartları başlıklı belgede anlaşmanın yenisi imzalanana kadar süresiz olarak geçerli olduğu yolundaki hükme dayamlarak ticari ilişkinin 2014 yılı içinde de 2013 sözleşmesine göre sürdürüldüğünü, devam eden ticari süreçte davalı tarafından bir takım alacak iddiaları ile gönderilen e-faturalara yasal süresi içinde noter kanalı ile itiraz edildiğini, bu fatura tutarlarının davacının alacağından mahsup edilerek bakiye borcun ödemediğini, görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine ... tarihinde ihtarname gönderildiğini, davalı tarafın ... tarihinde temerrüde düştüğünü, temerrüdün oluşmasından sonra ... tarihinde ...-TL kısmi ödeme yapıldığını, kalan borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin yetkiye, borca ve takibin tamamına borcu olmadığım ileri sürerek itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın haksız olması nedeniyle itirazın iptaline, takibin devamına, takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında; Yetkili mahkemelerin ... mahkemeleri olması sebebiyle yetki itirazları olduğunu, davacının davalı şirket nezdinde iddia ettiği tutarda alacağı bulunmadığını, davalı şirketin davacı yandan ...-TL alacağı bulunduğunu, ticari ilişkilerinin ... tarihli ticari şartlar anlaşması zemininde devam ettiğini, davalı şirketin de iş bu sözleşmedeki hak ve yükümlülüklerine göre hareket ettiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki bir tarafın mal aldığı, diğer tarafın da mal sattığı basit bir ilişki olmaktan öte perakendecilik sektöründe tüm firmaların çalıştığı şekilde ciro primi, ..., ... bütçesi, reklam bedeli gibi davacıyı da mali borç altına sokan kalemler içerdiğini, bu kalemlerin yüzdesel kondisyonlar olarak anıldığını, tarafların mutabık kaldığı yüzdeler ve bütçeler üzerinden yıllık ciro üzeriden hesaplanan tutarların davacıya fatura edildiğini, verilen bu hizmetlerin karşılığı olan bedellerin davacının cari hesabından düşüldüğünü, davacının sözleşmeye göre kesilen ve usule aykırı olarak defterlerine işlemediği faturalar sebebiyle kendisini hatalı olarak alacaklı addetmekte olduğunu, ticari şartlar anlaşmasının 1. Maddesi hükmünce davacı yanın yapmış olduğu fiyat geçişlerinin davalı şirketin bilgisi dahilinde ve minimum 15 gün öncesinden bildirilmesi gerekmekte olup davacı yamn ÖTV artışları nedeniyle yapmış olduğu fiyat geçişlerini davalı şirkete bildirmediğini savunarak, davanın reddine, kötü niyetli icra takibi başlatan davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile ... tarihinde ...-TL asıl alacak, ...-TL Diğer, ...-TL işlemiş faiz (temerrütten sonra yapılan kısmi ödeme ...-TL ile faizi ...-TL düştükten sonra) olmak üzere toplam ...-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı kabul edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmeye dayalı ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Davalı taraf da cevap dilekçesinde malların teslim edilmediğine ilişkin bir savunma getirmediğinden bu hususun da tartışma dışı olduğu kabul edilmiştir. Çözümlenmesi gereken sorun, davalının cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar doğrultusunda davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Davalı tarafa dava dilekçesi ... tarihinde tebliğ edilmiş, davaya 2 haftalık cevap verme süresinin son günü olan ... mesai bitimine kadar cevap verilmesi gerekirken ... tarihinde yasal süre geçtikten sonra cevap verildiğinden HMK.nun 116.maddesinde açıklanan yetki ilk itirazı kabul edilmemiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Bu nedenle taraf defterleri üzerinde uzmanlık gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır, Davalı tarafın defter ve belgelerinin incelenmesi için İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. Davacı tarafın defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda verilen bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar, icra dosyası, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E.sayılı dava dosyası üzerinden devam eden İflas Erteleme davasının bulunduğu, icra takibinin başlatıldığı tarihten sonra ve davanın açıldığı tarihte davalı borçlu şirketin İflas Erteleme süreci içerisinde olduğu, yargılama sırasında verilen ihtiyati tedbir ile başlamış takiplerin durdurulmasına karar verilmiş olsa dahi takibin hukuken ayakta olduğu, itirazın iptali davasının görülmesine engel bir durum olmadığı, davacının haklı çıkması halinde dahi takibin kesinleşeceği ancak diğer icrai işlemlerin duracağı, henüz iflas kararı verilmediğinden davamızın iflas erteleme sürecinden etkilenmeyeceği kabul edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Taraflar arasında ... tarihinde imzalanan Ticari Şartlar Anlaşması'nın 16.maddesi "İş bu Ticari Şartlar Anlaşması, başka bir anlaşma yapılmadığı sürece, belirlenen zaman diliminden bağımsız olarak tüm ticari ilişkiler için geçerlidir." hükmünü içerdiğinden, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde bu anlaşma hükümlerinin geçerli olduğu kabul edilmiştir. Davacının 2011 yılında davalıya ...-TL fatura düzenlediği, davalının bunun karşılığında ...-TL ödeme yaptığı, davalının davacıya ..., fiyat farkı, ..., aktivite adlı toplam ...-TL tutarlı fatura düzenlediği ve 2011 yılı sonunda davalının davacıya ...-TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu görülmüştür. 2012 yılı cari hesabının incelenmesinde ise; davacının 2011 yılını davalıdan ...-TL alacaklı olarak kapattığı, 2012 yılında davacının davalıya ...-TL fatura düzenlediği, davalının davacıya ...-TL ödeme yaptığı, davalının davacıya ..., fiyat farkı, ..., aktivite ve lojistik adlı toplam ...-TL fatura düzenlediği, yine davalının davacıya ...-TL'lik iade faturası düzenlediği ve 2012 yılı sonu itibari ile davalının davacıya ...-TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. 2013 yılı cari hesabının incelenmesinde ise: Davacının 2012 yılından davalıdan ...-TL alacaklı olduğu, 2013 yılında davacımn davalıya ...-TL fatura düzenlediği, davalının davacıya ...-TL ödeme yaptığı, davalının ..., fiyat farkı, stok koruma, ciro pirimi ve lojistik adlı toplam ...-TL fatura düzenlediği, yine davalının davacıya ...-TL'lik iade faturası düzenlediği ve 2013 yılı sonu itibari ile davalının davacıya ...-TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. 2014 yılı cari hesabının incelenmesinde: davacının 2013 yılından davalıdan ...-TL alacaklı olduğu, 2014 yılında davacının davalıya ...-TL fatura düzenlediği bu fatura toplamı içerisinde (...-TL + ...-TL + ...-TL + ...-TL + ...-TL) ...-TL'lik davalının düzenlediği ve davacının kabul etmediği pazarlama bütçesi ve fiyat farkı faturalarının da dahil olduğu normal mal satışı toplamının (... TL - ...TL) ...-TL olduğu, davalının davacıya ...-TL ödeme yaptığı, davalının davacıya pazarlama bütçesi, ciro primi, fiyat farkı ve lojistik adlı toplam ... TL fatura düzenlediği, yine davalının davacıya ...-TL'lik iade faturası düzenlediği ve ... yıl sonu itibari ile davalının davacıya ...-TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda da işaret edildiği üzere, taraflar arasındaki 2011 - 2014 arası devam eden ticari ilişki içerisinde her yıl davalı tarafından ... bedeli, ciro primi, ..., vb faturaların düzenlendiği, sadece 2014 yılında düzenlenen faturalarda pazarlama bütçesi açıklaması yazıldığı tespit edilmiştir. 2014 yılından önceki .., ciro primi, ..., aktivite faturaları davacımn kabulünde iken 2014 yılındaki pazarlama bütçesi adı altındaki faturalar ile ÖTV artışı ile ilgili düzenlenen fiyat farkı faturasının davacı tarafından kabul edilmediği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin incelenmesinde "Pazarlama Bütçesi" adı altında bir ödeme yapılacağının kararlaştırılmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 5.maddesinde satış ve Promosyon-Aktivite bütçesi teklifi verileceğinden bahsedilmektedir. Davalı taraf davaya cevabında bununla ilgili hiç bir belge veya teklif metni sunmamıştır. Sözleşmenin 6, 7. Ve 21.maddelerinde de Promosyon-Aktivite bütçesi, ..., ..., teşhir, palet bedelleri ile ilgili düzenleme yapılmış ancak Pazarlama Bütçesi adı altında bir kalem sözleşmede öngörülmemiştir. Yine ÖTV nedeniyle ilgili fiyat artışının da davalının düzenlediği faturalarla davacıya yansıtılması doğru görülmemiştir. Zira bu konuda sözleşmede bir hüküm olmadığı gibi, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) bilindiği üzere belirli mal veya ürünler üzerinden maktu veya oransal olarak alınan bir harcama vergisidir. Adı üstünde harcamalardan ve tüketimden alındığı için verginin mükellefi, son alıcı yani tüketicidir. Davalı taraf ÖTV bedeli içinde olan ...-TL'lik bir malı ÖTV artışı nedeniyle ...-TL'ye nihai tüketiciye sattığında, artıştan gelen bu ...-TL'lik farkı zaten tüketiciden tahsil ederek vergi dairesine yatıracağından ayrıca davacıya fatura çıkartması haklı bulunmamıştır. Bu nedenle bilirkişi raporunda yorumlanamayan bu husus, mahkememizce bu şekilde kabul edilmiş ve ek bilirkişi raporu alınmasına gerek duyulmamıştır. Bu nedenle bilirkişinin işlemiş faiz hesabında bu faturaların çıkartılarak yapılan hesaplama seçeneği kabul edilmiştir. Buna göre; Davacı tarafından davalıya ... tarihinde Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarname ile pazarlama bütçesi adı altında düzenlenen iki adet KDV dahil ...-TL'lik faturaların kabul edilmediği ve iade edildiğinin, yine toplam ... TL bedelli fiyat farkı açıklamalı 3 adet faturanın da yasal zorunluluk nedeniyle kabul edilmediğinin ve iade edildiğinin, davacımn davalıdan ... TL alacaklı olduğunun, aralarındaki mevcut her türlü sözleşmenin feshedildiğinin, ... TL borcun ihtarın tebliğini takip eden 3 iş günü içerisinde ödenmesinin aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin ... tarihinde tebliğ edildiği, davalının ... tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Bilirkişinin yaptığı hesaplamaya göre davacının takip tarihi olan ... itibari ile ...-TL asıl alacak ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacaklı olduğu, itirazın bu nedenle kısmen iptali ile bu miktarlar üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan asıl alacak üzerinden % 20 hesabıyla ...-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Alınması gerekli ...-TL harçtan, peşin olarak alınan ...-TL harcın mahsubu ile kalan ...-TL harcın davalıdan ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı ...-TL, tebligat gideri ...-TL, müzekkere gideri ...-TL, bilirkişi ücreti ...-TL olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ...-TL ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ...-TL olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ...-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.16/01/2020 KATİP ... (E-İmzalı) HAKİM ... (E-İmzalı)