İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/558 E. 2020/66 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/558
- Karar No
- 2020/66
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/558 Esas KARAR NO : 2020/66 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2019 KARAR TARİHİ : 29/01/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:. tarafından müvekkil namına keşide edilerek verilen ... tarihli ... seri nolu ... Bankası ... Şubesi Müdürlüğü’nün ... bedelli çeki Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyasından müvekkil ve keşideci aleyhine takibe geçildiğini, alacaklı görünen ... Ltd. Şti’ye nede Keşideci ve sonraki ciranta ... Ltd. Şti’ye borcu bulunmadığını, ticari defterler incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, menfi tespit davasının kabulünü, ... tarihli ve ...-TL bedelindeki çek karşılığında borcunun olmadığının tespitini, çekin iptalini ve çek bedelinin % 20’sinden az olmamak şartı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı şirketler üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. Davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle:Müvekkillerinin dava dilekçesi ve çek incelendiğinde davacı tarafla ne ticari olarak ne de başka bir şeklide hiçbir münasebetinin bulunmadığını, davacı tarafı tanımadıklarını, tespiti yapılacak bir husus bulunmadığını, tespit davası açılmasında da hukuki bir yarar bulunmadığını, hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, çekin ilk olarak davacı ... lehine ... Ltd. Şti. tarafından keşide edildiğini, daha sonra davacı çeki keşideciye ... Ltd. Şti.ne ciroladığını, müvekkilin çeki cirosu yapıldıktan sonra ihtisap ettiğini, ... ile hiçbir ticari münasebeti olmadığını, çeki davacıdan değil davalı diğer şirketten aldığını, iyi niyetli yasal hamil konumunda olduğunu, ticari bir münasebetinin olmadığını, beyan etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Eldeki dava kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasıdır. Davacı takibe konu çekten borçlu olmadığını öne sürmüş davalı ise ciro silsilesinin düzgün olduğunu davacı ile diğer borçlu arasındaki ilişkinin kendilerini ilgilendirmediğini beyan etmiştir. Davaya konu takibin incelenmesinde kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla davacının lehtar davalı ... şirketinin keşideci olduğu anlaşılmaktadır. Senedin incelenmesinde lehdarın senedi tekrar keşideciye ciro ettiği anlaşılmaktadır. Keşideci ... şirketi ise bu sefer çeki diğer davalı ... şirketine cirolamıştır. Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "Çek, keşideci tarafından lehtar lehine düzenlenip, keşide edildikten sonra, lehtar tarafından tekrar keşideciye ciro edilmesi halinde, keşidecinin 6102 sayılı TTK'nun 788. maddesi koşullarında yeniden çeki tedavüle çıkararak ciro etmesi durumunda, ikinci tedavülden önceki lehtarın sorumluluğu kalmadığından, lehtar hakkında takip yapılamaz. Bu durumda, keşideci ile takip alacaklısı hamil arasında sorumluluk vardır. Zira keşideci, çeki yeniden tedavüle çıkarmakla, lehtar adına keşide etmeden önceki durumuna döndüğünden lehtarın sorumluluk zinciri içinde yer alması mümkün değildir." denmiştir. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde davacı lehtarın senedi ilk keşideci ... şirketine ciro ettiği, bu andan sonra davacı lehtarın çekten sorumluluğunun kalmadığı, ... şirketinin daha sonra çeki diğer davalı ... şirketine ciro ettiği bu andan sonra alacak borç ilişkisinin yalnızca bu iki şirket arasında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu halde davacının takibe konu çekten herhangi bir sorumluluğu olmadığı anlaşıldığından takip alacaklısı ... şirketine açtığı davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davacı her ne kadar ... şirketine karşı da dava açmışsa da bu şirketin de takipte borçlu olduğu, bu haliyle borçluya karşı menfi tespit davası açılmasının mümkün olmadığı borçlunun bu davada husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla bu şirket yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının takibe geçmekte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın ... Ltd. Şti. Yönünden KABULÜNE; davacının Antalya ... İcra müdürlüğü ... Esas sayılı takibe konu ... Tarih ... seri numaralı ...-TL bedelli çekten borçlu olmadığının tesbitine, Davanın ... Ltd. Şti. Yönünden HUSUMETTEN REDDİNE, 2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ... TL vekalet ücretinin davalı ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine 3-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan ... TL'den peşin harcın mahsubuyla kalan ... TL'nin ... Ltd. Şti.'nden alınarak hazineye irat kaydına 4-Peşin alınan toplam ... TL harcın davalı ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine 5-Yargılama gideri olarak harcanan ... TL'nin ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine kalan kısmın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya iadesine Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı. 29/01/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır