İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/544 E. 2019/816 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/544
- Karar No
- 2019/816
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/544 Esas KARAR NO : 2019/816 DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/08/2018 KARAR TARİHİ : 17/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı bankadan ... tarihinde ... TL tarım kredisi kullandığını, davalı bankanın bu kredi için ... TL dosya masrafı, ... TL ekspertiz ücreti ve ... TL ipotek masrafı adı altında kesintiler yaptığını, müvekkilinin yine davalı bankadan ... tarihinde ... TL tarım kredisi kullandığını, kullandığı bu krediden ... TL dosya masrafı ve ... TL komisyon masraf tahsilatı adı altında kesinti yaptığını, müvekkilinin davalı bankadan ... tarihinde ... TL tarım kredisi kullandığını, kullandığı bu krediden ... TL dosya masrafı, ... TL komisyon masraf tahsilatı masrafı adı altında kesinti yaptığını, davalı bankanın müvekkilinin ... tarihinde kullandığı krediyi ... tarihinde kapatmasından dolayı ... TL erken kapama komisyonu adı altında kesinti yaptığını, yine ... tarihinde ... TL komisyon tahsilatı, ... tarihinde .. TL dosya masrafı adları altında kesintiler yaptığını, müvekkilinin tüm kredilerinin tarım kredisi olduğunu, ancak davalı bankanın bu kredilere %15 KKDF uyguladığını, ticari kredi ise KKDF oranının sıfır olması gerektiğini, %15 KKDF uygulanıyor ise bireysel kredi kabul edilmesi gerektiğini, ... Bankası ve ... Bankasında tarım kredilerine sıfır KKDF uygulandığını ve ticari kredi kapsamında değerlendirildiğini, davalı bankanın bu krediyi Tarım Kredisi (Ticari Kredi) olduğunu beyan ettiğ.ini, ancak ... Başkanlığı ... tarihli muafiyet ve istisna yazısında "Zirai mahiyette kullanılan krediler bankaya sunulacak belgelerle ispat edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde zirai mahiyette olduğu belgelendirilemeyen kredi kısmının tüketici kredisi olarak değerlendirilmesi ve %15 oranında KKDF kesintisine tabi tutulması gerekmektedir." Denildiğini, müvekkilinin kullanmış olduğu kredilerin tarım kredisi (ticari kredi) olmadığı, tüketici kredisi olduğu ve %15 KKDF uygulandığının açıkça ortada olduğunu, ticari kredi ise %15 haksız alınan KKDF ücretinin iadesinin gerektiğini, tüketici kredisi ise Hakem heyeti başvurularının, bankanın ticari kredi olduklarını beyan etmesi sonucu reddedildiğini, davalı bankanın müvekkilinin tarım kredi kartından ... tarihinde ... TL dosya ücreti, ... tarihinde ... TL dosya ücreti, ... tarihinde ... TL üretici kart hayat sigortası primi adı altında müvekkilinin bilgisi dışında tek taraflı kesinti yaptığını, davalı bankanın bu kesintileri belgelendirmek zorunda olduğunu, aksi takdirde masraf olarak talep edemeyeceğini gibi ortada bir poliçe de olmadığını, davalı bankanın ... tarihinde tarım kredi kartından ... TL dosya masrafı, ... tarihinde ... TL üretici kart hayat sigortası primi, ... TL dosya masrafı, ... TL dosya masrafı, ... TL dosya masrafı, ... TL üretici kart hayat sigortası primi ve ticari kredi kartından kullandırılan krediler için KKDF ücreti alındığını, bu haksız kesintilerin iadesinin gerektiğini, davalı bankanın müvekkiline sözleşmeye aykırı davranarak sebepsiz zenginleşme içerisine girerek haksız çıkar sağladığını ve haksız ücretleri bugüne kadar nemalandırarak kullandığını, müvekkilinden haksız alınan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ... TL'nin ödeme tarihinden başlayarak ticari avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile Genel Kredi Sözleşmeleri, ek cari hesap sözleşmeleri, hayat sigortalarına ait başvuru ve sağlık beyan formları, ferdi kaza sigortası çiftçim poliçesi alındığını, sözleşmeler kapsamında ... tarihinde ... TL ... tarihinde ... TL ... tarihinde ... TL anapara tutarında krediler kullandırıldığını, dava konusu krediler dışında da krediler kullandırıldığını, sözleşmeler kapsamında üretici kart verildiğini, davacının üretici karttan da krediler kullandığını, ... tarihinde üretici kart limitini ... TL'ye çıkarılması talebinde bulunduğunu, davacının çiftçilik yaptığım ve müteaddit defalar tarım kredisi kullandığını, taraflar arasındaki akdi ilişkinin ticari ilişki olduğunun açık olduğunu, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmeleri uyarınca kredilerin açılışında yapılan tahsilatların yasal sınırlar içerisinde makul olduğunu, dolayısıyla davacıya iadesinin gerekmediğini, KKDF'nin ihtiyaç kredisi ve taşıt kredisinin faiz ve anapara kur farkı üzerinden %15 oranında tahsil edilen ve mâliyeye ödenen bir vergi olduğunu, KKDF'nin gerçek ve tüzel kişi ayrımı gözetilmeksizin, kullanılan krediler ve vadeli yapılan ithalatlar üzerinden atman bir fon olduğunu, bankalar ve finansman şirketlerinden kullanılan kredilerden kesilen KKDF'nin tahsil edildiği ayı izleyen ayın 15. Günü akşamına kadar bankalar ve finansman şirketlerince beyan edilip ödendiğini ve geri alınmasının mümkün olmadığını, iade talebinde bulunan kişinin bizzat kendisinin başvuru yapması gerektiğini, KKDF'nin tahsil edilip edilmemiş olmasının kullanılan kredinin tüketici-ticari kredi olup olmamasına ve dolayısıyla uyuşmazlığın çözümüne bir etkisi bulunmadığını, erken kapama ücretinin sözleşmesel bir alacak olduğunu, ... tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin ayrılmaz eki olan cari hesap sözleşmesinde kredinin erken kapatılması halinde %4 erken kapama komisyonu alınacağının yazılı olduğunu, bu tahsilatın yasal olduğunu iadesinin mümkün olmadığını, kredinin kullandırılması için ekspertiz yapılması ve karşılığında bu hizmet bedelinin müşteriden alınarak ekspertiz şirketine ödenmesi gerektiğini, ekspertiz ücretinin müşteriden alınmasında müvekkil bankanın sadece aracı olduğunu, İpotek tesis işleminin de danışmanlık şirketine yaptırıldığını ve bunlara ait faturaların bulunduğunu, davacının üretici karttan kullandığı kredilere ait dosya masraflarının bulunduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Bankaların faiz dışı gelirleri doğrudan açılan kredi üzerinden alınan maktu ve nispi oranda komisyon niteliğinde olabileceği gibi kredi işleminde fiilen yapılan herhangi bir masrafın karşılanması amacıyla sağlanabilmektedir. Dolayısıyla tüketici kredisi işlemleri dışında, faiz dışı ücretin salt iş ve hizmet alımından kaynaklanması gerekli değildir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 20. maddesinde genel işlem koşulları tanımlanmış, buna göre Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin; ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu kalıp sözleşmeler uygulamada tip, norm ve benzeri adlar altında ifade edilmektedir. 21. maddesinde ise Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşullan yazılmamış sayılır. İfadesiyle düzenleyici önlem alınmıştır. Yine 23. maddesinde Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır. Hükümleri yer almaktadır. Dava konusu sözleşmede masraf alınacağı yazılı bulunsa da tutarı ya da oranı hakkında bir miktar kararlaştırılmamıştır. 4721 Türk Medeni Kanununun 2. maddesine göre, sözleşmede açık olmayan veya duraksamaya neden olan noktalar, düzenleyen aleyhine yorumlanacaktır. Yargıtay ll.HD/nin 2014/1118 Esas, 2014/1821 Karar numaralı 24.11.2014 tarihli kararında; "Diğer bankaların o tarihte aynı tür kredilere uyguladıkları masraf oranları araştırılıp, somut olaydaki kesintiyle karşılaştırılması ve davalının uyguladığı kesintilerin emsallerine göre fazla bulunması halinde bunun TMK'nm 2. maddesine aykırı olup olmadığının tartışılması gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir denilmektedir. Banka sistem ve kayıtları ile sözleşmelerin incelenmesi neticesinde; müşterinin ve kullandırılan kredilerin ticari nitelikte kredi olduğu, açıkça anlaşılmaktadır. Bankalarda tüketici kredilerinin dışında kalan diğer bütün kredi işlemlerinde serbestçe faiz, komisyon ve masraf alınmasının mümkün olduğu, bankaların faiz dışındaki gelirlerinin açılan kredinin üzerinden maktu ve nispi oranda komisyon niteliğinde olabileceği veya kredi işleminde fiilen yapılan herhangi bir masrafın karşılanması amacıyla masraf alınabileceği, Genel Kredi Sözleşmeleriyle taraflar arasında ticari nitelikte akdi ilişki kurulduğu, davalının kullandığı kredilerin 4077 sayılı yasada ayrıntılı olarak belirtilen tüketici kredisi niteliği göstermediği, dolayısıyla tüketici kredisi işlemleri dışında, faiz dışı ücretin sadece İş ve hizmet alımından kaynaklanmasının söz konusu olmadığı, bankaların ticari kredi sözleşmelerinde faiz ve komisyon oranlarının genel olarak yazılı olarak gösterilmediği, azami oranların tespitine yetkili olduklarının belirtildiği ve bu husustaki tarifelerin banka şubelerinde ve web sitelerinde ilan edildiği, alınan faiz dışı gelirlerin komisyon niteliği gösterdiği ve genel bankacılık uygulamalarında alınan tutarın makul sınırlarda kabul edilebilecek oranda olduğu hususları göz önüne alındığında; Davacının bankanın web sitesinde İlan etmediği; - Hangi kredi veya bankacılık hizmeti dolayısıyla alındığı tespit edilemeyen toplam ... TL olan ekstre masrafının alınmasının yerinde olmadığı ve iadesinin gerektiği, - Diğer banka uygulamalarında nakit avans ücretinin yanı sıra dosya ücreti tahsil edilmediği tarafımızca yapılan web sitesi arşiv sorgulamalarından tespit edilmiş olup, ... TL tutarındaki dosya ücretinin alınmasının yerinde olmadığı ve iadesinin gerektiği, - Davalı bankanın ticari nitelikteki krediye %15 oranında KKDF uygulayarak tahsil etmişse de burada sebepsiz zenginleşmeden bahsedilemeyeceği, zira bankanın tahsil ettiği tutarı doğrudan vergi dairesine yatırdığı ve vergi alacaklarında 5 yıllık zaman aşımı süresi olduğu dikkate alındığında, raporumuz tarihi itibariyle kredilerden alınan KKDF'lerin iadesi ile ilgili, vergi dairesine yapılacak müracaatların olumsuz sonuçlanacağı, - Davacının diğer ücret ve masraflara ilgili iade taleplerinin yerinde olmadığı kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Dosyaya sunulan 20.05.2019 tarihli önceki bilirkişi raporundaki değerlendirme ve sonuca tarafımca da aynen katılmaktayız. Buna göre; 1- Yukarıda 5.madde de ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacının banka nezdindeki mevduat hesabından ... açıklaması altında ... tarihinde ... TL. ve ... tarihinde ... TL. olmak üzere olmak üzere tahsil edilen toplam ... TL’nin ... TL. ekstre ücreti ve işlemin %5 gider vergisi olmak üzere tahsil edildiği, aynı gün davacıdan kredi tahsis ücreti alındığı dikkate alındığında alman ücretin krediye ilişkin olmadığı, bankanın tarifesinde yer almadığı, hangi kredi ve/veya bankacılık işlemine dayandığının davalı banka tarafından açıklanmaması nedeniyle, ... TL. tutarın davacıya iade edilmesi gerektiği, 2- Yukarıda ö.madde de ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davacı tarafından üretici kart limiti üzerinden kullanılan nakit avans işlemlerinden nakit avans ücreti yanı sıra, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL. ve ... tarihinde ... TL. dosya ücreti adı altında toplam ... TL. tutarın işlemin gider vergisiyle birlikte komisyon niteliğinde tahsil edildiği, davalı bankanın davacının nakit çekimlerinden nakit avans komisyonu tahsil ettiği halde, ayrıca dosya ücreti adı altında mükerrer bir ücretlendirme yapmasının 5464 sayalı yasa ve işlemin niteliğinde yeri bulunmadığı, bu nedenle bu fasıldan toplam ... TL. tutarın davacıya iade edilmesinin yerinde olacağı, 3- Yukarıda 7.madde de ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, davalı banka tarafından davacının kredilerine tahakkuk eden faizlerden kesilen kaynak kullanımı destekleme fon kesintisinin fiilen ... tarihli krediden ... TL, ... tarihli krediden ... TL. ve ... tarihli krediden ... TL. olmak üzere toplam ... TL. olduğu, Davalı banka fon kesintisi yönüyle vergi yükümlüsü olup, fon kesintisinin kredi lehtarına yansıtılmasının sözleşme hükümlerine dayandığı, bankaların kredi faizlerinden tahakkuk ettirdikleri fon ve gider vergisi elbette ki banka gelirlerine aktarılmayıp, her ayın 15.günü itibariyle yasal süresinde vergi dairesine yatırıldığı, bu nedenle yapılan kesinti nedeniyle davalı bankanın sebepsiz zenginleştiği yönündeki davacı taraf iddiasının gerçek ve fiili durumla ilgisinin olmadığı, 01.01.2002 tarihinden itibaren KKDF kesintisi oranlarını belirleme yetkisi Bakanlar Kuruluna verilmiş olup, KKDF kesintisi, sağlanan finansman türüne göre farklı oranlarda uygulanmaktadır. Bankalarca kullandırılan tüketici kredilerine tahakkuk eden faizler üzerinden KKDF %15 ve diğer kredilerde %0'dır. Bankalar ve fınans kuruluşları haricindeki şirketlerin yurtdışından sağladıkları kredilerde KKDF %3 olarak uygulanageldiği, bu durumda, bankalarca kullandırılan kredilerde kredi lehtarlarının, tüketici sıfatı altında veya tüketici dışında ticari, zirai ve mesleki faaliyet kapsamında finansmana tabi tutulmaları fon kesinti oranı tespiti yönüyle önem gösterdiği, ... yapılan mütalaalarda, ... sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici kredilerinde KKDF kesinti oranının %15, diğer kredilerde ise % 0 olduğu belirtilerek, uygulamada ticari, zirai veya mesleki faaliyetin tevsik edilerek ticari araç, dükkân, işyeri vb kıymetlerin ahmmdan sonra işletme aktifine kaydedilmesi kaydıyla kredi kullanım aşamasında bu faaliyetlerde bulunmayan gerçek kişilerin söz konusu faaliyetlerde kullanmayı taahhüt ettikleri ticari kıymetleri edinmek amacıyla kullanacakları kredilerin diğer krediler kapsamında değerlendirileceği, bu hususların tevsik edilememesi durumunda ise gerçek kişilerin ticari araç ve işyeri vb nitelikteki taşınmazları edinmek amacıyla kullandırılan kredilerin tüketici kredisi olarak değerlendirilerek(bu niteleme tüketici kredisi anlamına gelmemektedir:) tahakkuk eden faizlerin %15 oranında KKDF kesintisine tabi tutulması gerektiğinin açıklandığı, Vergi sorumlusu olan ve kesinti yapmaması halinde cezai yaptırımla karşı karşıya kalabilecek olan davalı bankanın davacıya kullandırdığı kredilerin çiftçiler için fonun sıfır olabilmesi için 2018 yılı için belirlenen ... TL. limitin fevkinde olması, ayrıca davacının gerçek usulde vergilendirilen tarımsal işletme faaliyetinin olmaması nedeniyle kredilerle satın aldığı iktisadi kıymetin işletme aktifine kayıtlı olup olmadığının tevsik edilememesi nedenleriyle davacıya kullandırdığı tarımsal kredilere tahakkuk eden faizler üzerinden fon kesinti yapmakta haklı olabileceği, ... Bankalığından kesintinin yersiz olduğuna dair görüş alınması halinde dahi vergi usul kanunun 5 yıllık zaman aşımı nedeniyle, bankanın vergi dairesinden iade sağlamasının imkan dahilinde olmaması, ayrıca fon kesintisi yapılan kredi işlemlerinin davacının açık kabulünde gerçekleşmesi ve işlemler sırasında ve sonrasında itirazının bulunmaması, davacı taraf iddiasının aksine yapılan işlemde davalı bankanın sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığı anlaşılmakta olup, Davalı banka tarafından davacının banka nezdindeki vadesiz mevduat hesabı üzerinden tahsil edilen faiz dışı gelir niteliğindeki komisyon ücret ve masraf karşılıklarının hesap hareketi üzerinde yeterli açıklıkla yer aldığı, işlemlerin davacının bilgisi dışında gerçekleştiği iddiasının yerinde olmadığı, davalı bankanın sözleşmeye aykırı davranarak yaptığı işlemlerle davacının aleyhine sebepsiz zenginleştiği iddiasının genel ve soyut olduğu, tüketici kredisi işlemleri dışında bankaların faiz ve faiz dışı işlemlerinden sağlayacakları gelir yönüyle sınırlama getiren bir düzenleme bulunmadığı kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekili ... tarihli celsede alınan beyanında; "Bizim ... TL'lik kısmi alacağımızın (bilirkişi raporlarında belirlenen) ... TL'lik kısmı ekstra masraf alacağı, ... TL'lik kısmı nakit avans komisyonu olarak tahsil edilen alacağa ilişkin olup bakiye kısımlar eşit miktarda diğer kalem alacaklarımız için açılmıştır" demiştir. Dosyay alınan ve birbiri ile örtüşen iki ayrı bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle ve tüm dosya mündericatına göre, davacıdan davalı bankaca ... TL ekstra masraf alacağı, ... TL nakit avans komisyonu olarak tahsil edilen ücretin sözleşmeden veya yasadan kaynaklanan bir dayanağı bulunmadığı, davacıdan haksız yere tahsil edildiği, ipotek masrafı, erken kapama komisyon alacağı ve dava konusu edilen diğer kalem alacaklarının ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davacıdan tahsil edildiği, KKDF kesintisinin , fon bedelinin bankaya değil ... nezdinde bulunan Fon'a ait olmakla davalı yanın sebepsiz zenginleşmesinin sözkonusu olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan ... TL peşin harç, ... başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti ile .. TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinden davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 3-A.A.Ü.T. uyarınca ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-A.A.Ü.T. uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.17/12/2019 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı