İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/22 E. 2019/571 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/22
Karar No
2019/571
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/22 Esas KARAR NO : 2019/571 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/06/2018 KARAR TARİHİ : 27/09/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... plaka sayılı aracın trafik kazasına karıştığını bu kazada müvekkili ...'nın eşi ... ve ...'in ise babası olan ... ...'ün vefat ettiğini, davaya konu trafik kazasında müteveffanın kusurlu olup olmamasının, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun tespitinde bir önemi olmadığını, müteveffanın güdelik ve yevmiyeli işlerde çalışmakta olduğunu, sigorta kaydı bulunmadığını, müvekkilinin ise ev hanımı olup çalışmadığını, eşinin ölümü ile müvekkillerinin tüm desteğini yitirdiğini, temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini, ... TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A. Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde, ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile ... - ... tarihleri arasından ... A.Ş. adına sigortalı olduğunu, taraf kusurlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması gerektiğini, davacıların murisinin müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, somut olayda, davacılar murisinin bisiklet sürücülerinin uyması gereken trafik kurallarına uymadığından, koruyucu tertibata sahip olmadığından ve kask takmadığından söz konusu kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurlu bulunduğunu ve sair nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davacısı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'ın kullanmış olduğu elektrikli bisiklet ile davalının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ... tarihinde trafik kazasına karışmış, bu kazada müvekkili ...'nın eşi, ... ve ...'în ise babası olan ... ... (... doğumlu) vefat ettiğini, konuyla ilgili olarak davalı hakkında, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında "taksirle ölüme sebebiyet verme" suçundan kamu davası açıldığını, davaya konu trafik kazası aynı zamanda bir haksız fiil teşkil ettiğinden, davalı araç sürücüsü ... ve kazaya karışan ... plaka sayılı aracın maliki olan ... A.Ş.'nin, aracı uzun süreli olarak kiraya verdiği diğer davalı ... Ltd. Şti. firmasının müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olduğu kabul edilmesi gerektiğini, yaptıkları araştırmada davaya konu aracın davalı ... firmasına kaza tarihinden önce uzun süreli olarak kiraya verildiği tespit edildiğini, bu çerçevede yasa gereği ... plakalı aracın uzun süreli kiracısı olması sebebiyle davalı ... firması işleten sıfatına sahip olduğundan, sorumluluğu cihetine gidilmesi gerektiğini, davaya konu trafik kazası sonucunda ... ...'ün ölümü nedeniyle, eşi olan müvekkil ... ... dul kalmış ve eşinin desteğini kaybettiğini, çocuklar ... ... (7 yaş) ve ... ... (3 yaş) ise babasız kalmış, baba sevgisinden mahrum içine kapanık bireyler haline gelmiş, sosyal ortamlara girmekten imtina etmeye başlamış ve sürekli annelerine babalarının ne zaman geleceğini sorduklarını, sonuç olarak müteveffanın kazada ölümü sebebiyle müvekkillerim ağır bir travmayla karşılaşmış, müvekkillerinin yaşadığı acı ve üzüntünün bir nebze olsun giderilebilmesi adına, davalılardan manevi teminat talebinde bulunduğunu, müteveffanın eşi olan müvekkil ... ... lehine ... TL; çocukları ... ... ve ... ... lehine ise ayrı ayrı ... TL manevi tazminata hükmedilerek, toplamda ... TL bedelin davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsilini, hükmedilecek manevi tazminata haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz İşletilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davalısı ... Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... Ltd. Şti.’nin, ... tarihli davaya konu kazadan işleten sıfatıyla sorumlu olduğu iddia edildiğni, kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın ... - ... tarihleri arasını kapsayan ... poliçe no ile ... AŞ.’ye Genişletilmiş Kasko Sigortası yaptırıldığını, söz konusu kazanın meydana geldiği tarihte kazaya konu aracın genişletilmiş kasko sigortası bulunduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu dava sonucunda müvekkili herhangi bir bedel ödemek durumunda kalırsa, söz konusu meblağı ihbar olunan sigorta şirketine rücu etmek durumunda kalacağını, davanın ... Sigorta A. Ş.'ye ihbar edilmesini, müvekkili aleyhine açılmış bulunan iş bu dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle de reddi gerektiğini, davacıların dilekçe ekine sundukları ve müteveffanın mirasçısı ve yakını olduklarını tevsik ettiği iddia edilen belge tamamı ile kendileri tarafından temin edilmiş bir belge olduğu resmi bir niteliği olmadığını, bu hususun ... resmi makamlarından teyit edilmesi gerektiğini, aksi halde davacıların davada taraf ehliyetine bulunmayacak olduğu bu açıdan davanın reddi gerektiğini, ... tarihinde meydana gelen ve müteveffa ... ...’ün ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında kusur müteveffaya ait olduğunu, davacılar, davasını haksız fiile dayandırdığını, müvekkili şirketin, kusurundan ve/veya hukuka aykırı bir eyleminden kaynaklanmayan söz konusu trafik kazası nedeniyle, manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, müteveffa kontrollündeki elektrikli bisiklet ile gece vakti, yaya geçidi dahi olmayan bir yerde yolu yaya gibi diklemesine karşıdan karşıya geçmeye çalışırken kaza husule geldiğini, trafik kazası tespit tutanağında zikredildiği gibi aracın şoförü olan diğer davalının herhangi bir şekilde süratli araç kullanması söz konusu olmadığını, tespit tutanağında zikredilen aracın kavşağa yaklaşırken yada dönemece girer iken hızını azaltmadığı tespiti de doğru olmadığını, ortada bir kavşak yada hız azaltılması gereken bir dönemeçte mevzu bahis olmadığını, kaza mahallinde bir kavşak yada hız azaltılması gereken bir dönemeç olmadığını, ayrıca kaza mahallinde ceza dosyasına sunulan fotoğraflardan anlaşılacağı üzere hız sınırı 50 km değil 70 km olduğunu, bu hususta trafik kazası tespit tutanağında doğru tespit edilmediğini, araç yasal hız sınırları içinde seyir eder iken müteveffa yolu yaya gibi motoru ile karşıdan karşıya geçilmesi yasak bir yerde geçmeye çalışmış ve adeta ne yazık ki diğer davalının kullandığı aracın önüne düştüğünü, davacı yanın dava dilekçesi ile talep ettiği tazminat miktarı da oldukça fahiş olup taraflarınca kabul edilmediğini, zira talep edilen manevi tazminat tutarı çok yüksek olduğu gibi zenginleşmeye yönelik olduğunu, manevi zararın para ile tazmin ve telafisi, hiçbir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmemesi gerektiğini, davacıların dava konusu kaza nedeni ile husule geldiği iddia olunan zarardan dolayı talep edilen tazminat tarafımızca kabul edilmediğini, olayın meydana gelişinde davalı vekil edenin yada diğer davalının hiçbir kusur veya ihmali bulunmadığını, olay tamamen zarar gören müteveffanın dikkatsiz ve ağır kusurlu davranışı nedeniyle meydana gelmiş olduğunu, davanın reddini istemiştir. Birleşen dosya davalısı ...'ın cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda şahsının herhangi bir kusuru bulunmadığını, öncelikle davacıların dilekçe ekinde sundukları ve müteveffanın mirasçısı ve yakını olduklarını tevsik ettiği iddia edilen belge tamamı ile kendileri tarafından temin edilmiş bir belge olup resmi bir niteliği olmadığını, bu hususun ... resmi makamlarından teyit edilmesi gerektiğini, aksi halde davacıların davada taraf ehliyetine bulunmayacak olduğunu, bu açıdan davanın reddi gerektiğini, ... tarihinde meydana gelen ve müteveffa ... ...'ün ölümü ile sonuçlanan trafik kazasında kusur müteveffaya ait olduğunu, müteveffa, kontrollündeki elektrikli bisiklet ile gece vakti, yaya geçidi dahi olmayan bir yerde yolu yaya gibi diklemesine karşıdan karşıya geçmeye çalışırken kaza meydana geldiğini, belirtildiğinin aksine sürücüsü olduğu aracı süratli kullandığının doğru olmadığını, keza ortada bir kavşak ya da hız azaltılması gereken bir dönemeç de mevzu bahis olmadığını, kaza mahallinde bir kavşak ya da hız azaltılması gereken bir dönemeç yok olduğunu, yasal hız sınırları içinde seyir halindeyken müteveffa, sanki bir yaya gibi elektrikli bisikleti ile karşıdan karşıya geçilmesi yasak bir yerde yolu geçmeye çalışmış ve adeta ne yazık ki sürücüsü olduğum aracın önüne düştüğünü, kaza nedeniyle şahsına bir kusur yöneltilmesi mümkün olmadığını, hususta ceza dosyasında yaptığı savunma ve sunduğu teknik belgeler özellikle fren mesafesi vs. veriler ışığında tarafının süratli olmadığı yasal hız sınırları içinde olduğu da açık olduğunu, konu ile ilgili olarak Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan ceza davasında yer alan ifade ve dosyaya sunulan hız limiti ve durma mesafelerine ilişkin çizelge, hız limitini gösterir fotoğraf vs. bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı üzere; tarafının kaza sırasında tamamen hız limitleri içerisinde kalmak suretiyle trafik kuralları ile trafik ışık ve levhalanna uygun davranarak seyir ettiğinin açık olduğunu, müteveffanın hem trafik kuralları ile trafik ışık ve levhalanna aykın davranışı ve hem de kaza yerinde üst geçit bulunması nedeniyle üst geçit harici o alanda yaya ve motosikletlilerin karşıdan karşıya geçmesinin yasaklanmış olmasına rağmen bu yasağa aykırı şekilde karşıdan karşıya geçerek gerçekleştirdiği ağır kusurlu davranışı bu kazanın yaşanmasına sebebiyet verdiğini, tarafından herhangi bir kusuru olduğunu kabul etmemekle birlikte davacı yanın dava dilekçesi ile talep ettiği tazminat miktarı da oldukça fahiş olup tarafınca kabul edilmediğini, talep edilen manevi tazminat tutarı çok yüksek olduğu gibi zenginleşmeye yönelik olduğunu, manevi zararın para ile tazmin ve telafisi, hiçbir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmediğini, talep edilen tazminat miktarları çok fahiş olup tarafınca da kabul edilmediğini, davacıların dava konusu kaza nedeni ile husule geldiği iddia olunan zarardan dolayı talep edilen tazminat tarafımca kabul edilmediğini, olayın meydana gelişinde şahsının hiçbir kusurunun veya ihmali bulunmadığını, olay tamamen zarar gören müteveffanın dikkatsiz ve ağır kusurlu davranışı nedeniyle meydana gelmiş olduğunu, davanın reddini, tüm yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacılara yükletilmesini istemiştir. Birleşen dosyada İhbar olunan ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde, ... numaralı Kasko + Filo Plus Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile ... - ... tarihleri arasından ... A.Ş. adına sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı İhtiyari Mali Mesuliyet teminatına, manevi tazminat talepleri ek teminat olarak dahil edildiğini, poliçe üzerinde yazılı limit, kaza başına maddi, bedeni hasarlar ve manevi tazminatı da içine alan tek limit olduğunu, manevi tazminat talepleri poliçede yazılı limitin maksimum %20'si ile sınırlı olduğunu, teminat limitlerini bildirmeleri davayı kabul anlamında olmadığını, her ne kadar, dava dilekçesinde "davaya konu trafik kazasının oluşumunda müteveffanın kusurlu olup olmamasının davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun tespitinde önemi olmadığından" bahsedilmişse de, müvekkili sigorta şirketi bir sosyal güvence kurumu olmayıp ancak ve ancak sigortalısının kusuru kadar sorumlu olacağını, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının manevi tazminat talebi fahiş boyutta olduğunu, davayı kabul anlamında olmamakla, davacı murisinin müterafik kusurunun tazminattan düşülmesi gerektiğini, davacı, kaza sırasında kask takmadığını, müteveffanın takılması zorunlu olan kaskı takıp takmadığının tespiti dolayısı ile müteveffanın kazada olmasa bile maluliyette kusurunun bulunup bulunmadığının anlaşılması ve tespit edilen kusur oranında eğer bir tazminat hesaplanırsa bu kusur oranında indirim yapılması gerektiğini, davacının müvekkil şirkete dava öncesi bir başvurusu bulunmadığından olaya ancak dava tarihinden itibaren faiz uygulanabilir, uygulanacak faiz yasal faiz olduğunu, dava öncesi müvekkili şirkete gerekli evraklar ile müracaatta bulunulmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderlerini, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını, davacılar murisinin kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu sabit olduğundan, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini, müvekkili şirketin sorumlu bulunması durumunda sorumluluğun açıkladığımız çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağını, davacının müterafik kusurunun tazminat hesaplanması halinde göz önünde tutulmasını ve tazminattan düşülmesini, müvekkili şirket ihbar olunan olduğundan hakkında hüküm tesis edilmemesini, müvekkili şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini istemiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin ... tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle: A)-Sürücü ...'ın, %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, B)-Müteveffa sürücü ... ...'ün, %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Aktüerya bilirkişi ... tarafından düzenlenen 10/04/2019 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle: a)Meydana gelen olayda müteveffanın %70 oranında kusurlu olduğu nazara alınarak -Eşi ... için ... TL -Kızı ... için ... TL -Oğlu ... içn ... TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı b)Sayın Mahkemece kusur indirimi yapılmaması gerektiği kanaatine ulaşılacak olursa, kusur indirimi yapılmamış tutarların üstteki tabloda "Toplam Tazminat" başlığı altında hesaplandığı; c)Davalı tarafın müterafik kusur indirimi yapılması yönündeki talebiinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu d)Tarafların diğer tüm iddia ve savunmalarının taktirinin Mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişinin 18/06/2019 tarihli ek raporunda özetle:Kök rapordaki görüş ve hesaplamaların aynen korunduğu ve bir değişikliğe gidilmediği bildirilmiştir. Asıl dava trafik kazasından kaynakla destekten yoksun kalma tazminatına, birleşen dava ise aynı kazadan kaynaklı manevi tazminat talebine ilişkindir. Asıl davada davalı, karşı tarafa ait aracının ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, birleşen davadaki davalılar ise bu aracın işleteni ve sürücüsüdür. Müteveffa için düzenlenen ... tarihli ölü muayene tutanağında, ölümün genel beden travmasına bağlı kafatası ve etraf kemik kırıkları ile kafa içi değişimler sonucu meydana geldiği tespit edilmiş olup, dosya mündericatına göre elektrikli bisiklet sürücüsü müteveffanın kaza sırasında kask takmadığı anlaşılmıştır. Aile nüfus kayıt tablosundan davacı ...'nın müteveffanın eşi, diğer davacıların ise çocukları olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar vekilinin, aktüerya raporuna göre bedel artırımı dilekçesi verdiği ve eksik harcı tamamladığı görülmüştür. Dosyaya düzenlenen kusur raporu ve atüerya raporu esas alınarak ve yine müteveffanın kask kullanmamasının müterafik kusur oluşturduğu dikkate alınarak, Yargıtay 17. HD nin yerleşik içtihatları doğrultusunda hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapmak suretiyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacıların açmış oldukları manevi tazminat davası nedeniyle yapılan yargılamada; Davacıların yakınları ... ...'ün ölümü nedeniyle duydukları elem, acı ve ızdırabı telafi etmek ve manevi çöküntülerini gidermek amacıyla, tarafların karşılıklı ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, davacılar murisinin olaydaki kusur durumu, MK.nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 56. maddesi ve 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı dikkate alınarak müteveffanın eşi ve çocukları olan davacıların açmış oldukları manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada; a)Davacı ... ...'ün açmış olduğu maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; (müteveffanın kaza sırasında kask takmamış olması müterafik kusur olarak değerlendirildiğinden); ... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal fazi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, b)Davacı ... ...'ün açmış olduğu maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; (müteveffanın kaza sırasında kask takmamış olması müterafik kusur olarak değerlendirildiğinden);... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal fazi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, c)Davacı ... ...'ün açmış olduğu maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; (müteveffanın kaza sırasında kask takmamış olması müterafik kusur olarak değerlendirildiğinden);... TL'nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal fazi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Alınması gerekli ... TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan ... TL harcın mahsubu ile ... TL harcın davalı ... A.Ş'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacılar tarafından yatırılan ... TL başvuru, ... TL peşin ve ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Davacılar tarafından yapılan ... TL bilirkişi ve Adli Tıp fatura bedeli ile ... TL olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ... TL'sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'ya verilmesine, A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'ya verilmesine, A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak davacı ...'e verilmesine, Davada reddedilen kısım yönünden; reddedilen kısım müterafik kusur nedeniyle hesap edilen maddi zarardan Mahkemece yapılan takdiri indirime ilişkin olduğundan, davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, 2-Birleşen davada; a)Davacı ... ... tarafından açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; ... TL manevi tazminatın desteğin ölüm tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, b)Davacılar ... ... ve ... ... tarafından açılan manevi tazminat davasının ayrı ayrı KISMEN KABULÜ İLE; her bir davacı için ... TL manevi tazminatın desteğin ölüm tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine, Davacıların fazlaya ilişkin talebinin reddine, Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan ... TL başvurma, ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ... TL tebligat-posta giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan ... TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ... TL'sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ...'ya verilmesine, A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ...'ya verilmesine, A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine, Davada reddedilen kısım yönünden; A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine, A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine, A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacılara verilmesine, Dair, asıl dava ve birleşen dosya davacıları vekili ile asıl ve birleşen dosya davalıları vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 27/09/2019 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/22, K. 2019/571, T. 27.09.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-22-e-2019-571-k-20124d60ebf0