İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/669 E. 2019/460 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/669
Karar No
2019/460
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/669 Esas KARAR NO : 2019/460 DAVA : Alacaklının Talebiyle Doğrudan Doruya İflas (İİK 177) DAVA TARİHİ : 17/10/2017 KARAR TARİHİ : 05/07/2019 Mahkememizde görülmekte olan İflas (İflasın Açılması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... A.Ş'nin ... Federasyonu'nda muhkim bir banka olduğunu, müvekkil şirketin ... Federasyonu'nda muhkim ... (...) ile bir ve ... muhkim ... (...) ile iki kredi sözleşmesi akdettiğini, davalı ... bu üç kredi sözleşmesinden kaynaklanacak borçların ödenmesi hususunda müvekkili şirkete şahsi teminat verdiğini, ancak davalının bu teminat sözleşmelerinde öngörülmüş şartlar sağlanmış olmasına rağmen müvekkil şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve yetkili ... Mahkemeleri davalının müvekkil şirkete toplam ... Doları ödemesine karar verdiğini, ancak davalının halen bu tutarı müvekkil şirkete ödemediğini, davalının TTK hükümlerine göre iflasa tabii kişilerden olduğunu, ... Federasyonu ve Türkiye dahil bir çok ülkede yatırımlar yaptığını, bir çok şirketin doğrudan veya dolaylı olarak ortağı olduğunu, Türkiye'deki en büyük yatırımının Avrupa'nın en lüks otellerinden biri olan ... olup otelin açılışının hem ulusal hem de uluslararası basında haberlere konu olduğunu, davalının TTK 12/1 maddesi uyarınca tacir sayılan kişiler olduğunun ve iflasının istenebileceğinin kabulü gerektiğini, huzurdaki iflas davasının İİK. 177 md ile öngörülmüş doğrudan doğruya iflas hallerinin davalı için gerçekleştiğini, borçlunun ödemelerini tadil etmiş durumda olduğunu ve malum yerleşim yerinin olmadığını iddia ederek, davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının İİK 177 maddesi uyarınca evvelce takibe hacet kalmaksızın doğrudan iflas talebinde bulunabilmesi için öncelikle alacaklı sıfatının belirlenmesi gerektiğinden, davacı vekiline alacaklı olduklarını tayin eden yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizine ilişkin kararı sunması için süre verilmiş, Davacının ... Bölge Mahkemesi tarafından verilen kararın tanınması için açtığı davanın, Mahkememizin ... K sayılı kararı ile kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay HGK ... K sayılı ... sayılı kararından hareketle, iş bu iflas davası için yabancı mahkeme ilamının tanınmasının yeterli olduğu, tenfizinin gerekmediği kabul edilmiştir. Yapılan İstanbul ve Antalya Ticaret Sicil Müdürlükleri'nin cevabi müzekkerelerinden davalının gerçek kişi tacir sıfatıyla kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı vekili her ne kadar davalının şahsi olarak işlettiği bir ticari işletme olmasa da, kendisinin ortağı olduğu tüm şirketler için (... Ltd. Şti) işletmeyi kendi adına işletip yönettiği şeklinde tavır ve davranış sergilediğini, fiili durumda bu şekilde olduğunu, buna ilişkin gazete küpürlerini ve haberlerini delil olarak sunduklarına İstanbul ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... D. İş sayılı dosyasından, davalı ... İnşaatın temsil ve ilzama yetkili ortağı olmadığı halde hakkında şirketi fiilen yönettiği için hileli iflas suçundan yakalama kararı çıktığnı, soruşturma evrağının şikayetçisinin müvekkili olduğunu, TTK 12/3 maddesi uyarınca davalının tacir sıfatına haiz olduğunu, bu nedenlerle iflasa tabi kişilerden olduğunu iddia etmiş ise de; Mahkememizce davacının gerçek kişi tacir olarak kabul edilip edilemeyeceği, iflasa tabi kişilerden olup olmadığının tespiti için, (Yargıtay 23 HD.2015/8943 E-2016/3400 K sayılı emsal kararı) Antalya ve İstanbul Vergi Dairelerine, Emniyet Müdürlüklerine, Esnaf ve Sanatkar Odalarına, TOBB'ne, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğüne müzekkereler yazılmış, gelen müzekkere cevaplarının tetkikinden davalının gerçek kişi tacir olarak tanımlanmasını gerektirir bir bilgiye ulaşılamadığı görülmüştür. Sonuç olarak yapılan yargılamada; davalının iflasa tabi kişilerden olduğu kanıtlanamadığından, İİK 177 maddesi uyarıca alacaklı tarafından açılan iflas davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, davacı vekili vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda İİK 363.maddesi uyarınca davacı yönünden tefhim tarihinden itibaren, davalı yönünden tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.05/07/2019 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/669, K. 2019/460, T. 05.07.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-669-e-2019-460-k-e30585c8615e