İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/119 E. 2024/1171 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/119
- Karar No
- 2024/1171
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/119 Esas - 2024/1171 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/119 Esas KARAR NO : 2024/1171 HAKİM : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : 2- DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2017 KARAR TARİHİ: 05/11/2024 K.YAZIM TARİHİ: 29/11/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; davalı ... Şti.'nin müvekkilleri hakkında Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ... ... Şubesi 27/05/2016 tarih ve 40.000,00TL bedelli ... seri nolu çeke istinaden kambiyo senetlerine ilişkin icra takibi başlattığını, davalı şirketin bu çekte son hamil- alacaklı, diğer davalı ...'nun ise ciranta olduğunu, takibe konu çekle ilgili Ankara Batı Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile açmış oldukları menfi tesbit davasında, müvekkillerinin o davanın davalıları olan ... ve ... Ltd.'ne borcu olmadığının tesbitine karar verildiğini, ... Esas sayılı dosyada da belirtildiği üzere; müvekkilleri ile ... (...) arasında 10/11/2015 tarihinde “inşaat yapım işleri sözleşmesi” imzalandığını ve bu sözleşmeye istinaden takibe konu çek de dahil olmak üzere toplam 690.000,00TL bedelinde 8 adet çek verildiğini, yapılan sözleşmede işin teslim süresi 30/04/2016 tarihi olmasına rağmen sözleşme konusu işin teslim edilmediğini, çeklerin bedelsiz kaldığını, müvekkilleri ... ile görüştüklerinde; "dava konusu olan 40.000,00TL bedelli bu çeki kırdırarak paraya çevirmek istediğini, üçüncü bir şahısla görüştüğünü, şahsın bu çeki aldığını, para vereceğini söylediğini ancak vermediğini, çeki iade de etmediğini, çekin çek ve senet kıran, komisyonculuk ve tefecilik yapan bir takım kişilerin eline geçtiğini" söylediğini, dava konusu çekin ...nın elinden rızası dışında çıktığını, çeki ele geçiren kişilerden de davalı ...'nun aldığını, ... ile ... arasında hiçbir alacak verecek ilişkisi bulunmadığını, ...'nun çeki ele geçirdikten sonra ... şubesine çeki ibraz ettiğini, çekin karşılıksız olduğunun tesbit edildiğini, buna rağmen çekin diğer davalı ... Şti.'ye cirolanarak verildiğini, daha sonra ... İnşaatın çeki bankaya tekrar ibraz ettiğini ve karlıksız kaşesi vurdurarak işlem yaptığını, ... inşaatın karşılıksız olduğunu gördüğü bir çeki almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ... ile ... inşaat arasında da hukuken kabul edilebilir hiçbir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, ... inşaat ticari şirket olduğu için ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini ve ... ile arasında alacak borç ilişkisinin bulunup bulunmadığının ve çekin ticari kayıtlarına işlenip işlenmediğinin tesbit edilmesini talep ettiklerini, davalıların çeki iktisap ederken bile bile müvekkillerinin zararına hareket ettiklerini, çekin kötüniyetle iktisabının haksız fiil niteliğinde olduğunu, bu nedenle tanık dahil her türlü delille ispatlanabileceğini, çekin iktisabına ilişkin tanık ve ses kaydı delilleri bulunduğunu, dava konusu iktisapların hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğunu, bu durumun da delil olarak değerlendirilmesi ve kambiyo hukuku ilkelerine aykırılık söz konusu olduğu için davalıların kötüniyetin ve ağır kusurunun korunmaması gerektiğini, her iki davalının da çekin ta baştan beri bedelsiz olduğunu bildiklerini, Türk Ticaret Kanununun 687. maddesinde belirtildiği üzere "hamil, çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmişse çeki düzenleyen önceki hamille arasında doğrudan doğruya var olan ilişkiye dayanan defileri hamile karşı ileri sürebilir." Yine Türk Ticaret Kanununun 686. maddesinde belirtildiği üzere "çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, yeni hamil çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmü bulunduğunu, bu açıklamalar ışığında; takibe ve eldeki davaya konu çekin cirantası ...'nın menfi tesbit davasındaki kabul beyanından da anlaşılacağı üzere, müvekkillerin vermiş olduğu çeklerin bedelsiz olduğunun sabit olduğunu, çekin bedelsiz olduğuna ilişkin şahsi defiyi müvekkillerinin kural olarak, doğrudan arasında hukuki ilişki bulunan ...ya ileri sürebileceklerini ancak, davalı hamilin borçlunun bilerek zararına hareket etmesi ve çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap etmesi halinde defilerin hamile karşıda ileri sürülebileceğini, yukarıda açıklanan nedenlerden davalarının kabulü ile müvekkillerinin dava konusu ... ... Şubesi 27/05/2016 tarih ve 40.000,00TL bedelli ... seri nolu çek nedeniyle davalılara borcu olmadıklarının tesbitine ve Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davalı şirkete borcu olmadığının tesbitine karar verilmesini, alacaklı haksız ve kötüniyetli olduğu için %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, ayrıca, Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından devam eden takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla görülen menfi tespit davasının taraflarının keşideci ile lehtar olduğunun görüldüğünü, davacı çek keşidecisinin, son hamile karşı dava açma hakkının olmadığını, huzurdaki davada davacı vekili dava dilekçesinin 3. ve 4. maddesinde, kendi müvekkili olmayan ... adına dilekçesinde beyanda bulunmasının hukuken geçerli olmadığını, davacı vekilinin, iş bu çeklerin "kendi müvekkili olmayan" ...nın rızası hilafına elinden çıktığını beyan ettiğini ancak mahkemenin gerekçeli kararında ...'nın ...nizalı çekleri 3.kişilere ciro ettiğini bildirmiştir... dediğini, bu nedenle davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacının, çekin davalı ... tarafından ... ... Şubesine ibraz edildiğini, çekin karşılıksız olduğunu anladıktan sonra müvekkili ... inşaata verildiğini, daha sonra çekin tekrar bankaya ibraz edildiğini beyan etmesinin de abesle iştigal olduğunu, çek üzerindeki karşılıksız kaşesinden ve ibraz tarihinden anlaşılacağı üzere çekin karşılıksız ibaresini yazdıranın, çekin hamili olan ... inşaat firması olduğunu, müvekkil iyiniyetli hamil olup davacı çek keşidecisi baba - oğul birbirlerine çek keşide edip, iş bu çekileri tanıdıkları kişiler adına ciro ederek, bu kişilere dava açıp kendi aralarında dava görüp daha sonrasında ise müvekkil gibi iyiniyetli tacirleri zarara uğratma çabasında olduklarını, davacının bu çeklerin bedelsiz olduğunu bildikleri yönündeki beyanın da tamamıyla yanlış ve gerçek dışı olduğunu, aralarında alacak borç ilişkisi olmadığından ve Türk Ticaret kanunu 687. maddesinde yer alan hamilin çeki iktisap ederken borçlunun zararına hareket edilmesi şartı da gerçek olmadığından, iş bu dava dışı kişilere (...'ya) karşı ileri sürülen iddia, beyan ve defi hususların müvekkiline karşı da ileri sürülmesinin kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek, müvekkili ... Şti. aleyinde açılan mesnetsiz davanın reddine, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası gerekçeli kararında yazılmayan, dava aşamasında, keşideci ve başka davalılar adına verilmiş olan kararın iş bu dava konusu 40.000 TL. bedeli çek yönünden söz konusu tedbir kararlarının kaldırılmasına, davacının haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle % 20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, Davalı ... tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası( yeni esas no ...), Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyası, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları, 17/12/2018 tarihli bilirkişi raporu, tanık beyanları, 29/08/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, Kahramankazan İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına konu çekten dolayı davacıların davalılara borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Davacı yan, keşidecisi ... lehtarı ..., 1. cirantası(ilk hamil) ..., 2. cirantası ..., yetkili hamili ... Şti. Olan ... numaralı 27/05/2016 keşide tarihli 40.000,00TL bedelli çekin ...'nın elinden rızası dışında çıktığını, ... ile ... arasında hiçbir alacak ilişkisi bulunmadığını, ...'nun çeki ele geçirdikten sonra ... ... şubesine çeki ibraz ettiğini, çekin karşılıksız olduğunun tesbit edildiğini, buna rağmen çekin diğer davalı ... Şti.'ye cirolanarak verildiğini, daha sonra ... İnşaatın çeki bankaya tekrar ibraz ettiğini ve karlıksız kaşesi vurdurarak işlem yaptığını, ... inşaatın karşılıksız olduğunu gördüğü bir çeki almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ... ile ... inşaat arasında da hukuken kabul edilebilir hiçbir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, davalıların çeki iktisap ederken bile bile davacıların zararına hareket ettiklerini, çekin kötüniyetle iktisap edildiğini iddia ederek menfi tespit talep etmiştir. Mahkememizce kaldırma kararı öncesi yapılan yargılama sonunda; mahkememizin 09/04/2019 tarihli ... esas, ... karar sayılı kararı ile; "davanın reddine" karar verilmiştir. Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 27/12/2022 tarihli ve ... esas, .. karar sayılı ilamında; "Şu halde mahkemece HMK'nun 222/1 maddesi gereğince tarafların tüm delilerinin toplanmasına karar verilerek ispat yükünün davacının, hamilin, kötüniyetli hamil olduğu iddiaları üzerinde durulup yargılamanın görülüp sonuçlandırılması gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira HMK'nun 31. maddesi gereğince hakimin davayı aydınlatma görevi vardır. Açıklanan nedenlerle mahkemece; davacıların tüm delillerinin toplanması için ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, karar verilmiştir. Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların iddiaları üzerinde durularak delillerin toplanmaması ve bu delillere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." denilmekle mahkememizden verilen karar kaldırılmıştır. Kaldırma kararı uyarınca taraflara ticari defter ve kayıtların sunulması için süre verilmiş, bildirilen tanıkların dinlenmesi yönünde işlem yapılmıştır. Bildirilen tanıklardan yalnızca ...(önceki soyadı ...) duruşmada hazır olduğundan sadece bu tanığın beyanları tespit edilebilmiştir. Tanık ... duruşmadaki beyanında; "Ben daha öncesinde ... firması ile ... Tesisleri işi yapıyordum, davacıları da bu sebeple tanırım onları da büyükbaş hayvan tesisinin ekipmanlarını vermek için aramızda bir ticari ilişki olmuştur, o dönem iş için malzeme bedeli olarak bana çek verilmişti, işlerim yolunda gitmeyince nakite sıkıştım ve çeki nakite çevirmek için adına hatırlayamadığım birine çeki kırdırdım yani ciro ettim bu kişi bana çeke karşılık bedel ödeyecekti, ben bu kişiye çeki ciro edip verdim ancak daha sonra ne paramı alabildim ne kendisine ulaşabildim daha sonra bir kişi bana ulaştı çekin kendisinde olduğunu söyledi, duruşmadan önce avukat beyle yaptığım konuşmadan bana ulaşan telefon numarasının davalı ... ...ın sahibine ait olduğunu öğrendim ve bana ulaşanın ... sahibi olduğunu öğrendim bu kişinin yanına gittim, bu kişi araç satışı sebebiyle çeki ciro aldığını söyledi, ancak bana hangi araç olduğunu göstermedi, ben ... inşaat ile ... ile aralarındaki ilişki hakkında görgü sahibi değilim aralarındaki ticari ilişkinin de gerçek olup olmadığını bilmiyorum ben iki tarafı da tanımıyorum davalı ... inşaatın sahibi davacıları tanımaz, ben davalı ... ...ın sahibini çekin bir ticari ilişki ile elde edilmediğini kandırılarak alındığını söyledim gerekirse zararını karşılayacağımı çeki bana iade etmesini söyledim ancak yaptığımız tüm konuşmalara rağmen davalı ... sahibi ikna olmadı çeki iade etmedi ayrıca ... ile de benim söylediklerimin doğru olup olmadığı konusunda görüştüklerini biliyorum." şeklinde beyanda buulnmuştur. Kaldırma kararı uyarınca ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi heyeti raporunda; 27.05.2016 tarihli, 6127 seri nolu 40.000,00TL bedelli çekin davacıların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve ellerinden nasıl çıktığına ilişkin davacı ticari defterleri üzerinden bir tespit yapılamadığı, dava konusu çekin davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, söz konusu çekin davalı şirketin eline nasıl geçtiğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı, bununla birlikte söz konusu çekin arka yüzünde yer alan ciro silsilesinden çekin ... tarafından ... – ... adına ciro edildiği, bir sonraki aşamada ... – ... tarafından ... adına ciro edildiği, son aşamada ise ... tarafından ... Şti. adına ciro edildiği anlaşılmakta, bu tespitlerden davalı yanın dava konusu çekin iktisabında kötü niyetli olduğu yönünde kanaat uyandıracak taraf ticari defterlerinde herhangi bir kayda rastlanılmadığı, tanık beyanında kendisinin tarafları, tarafların da birbirlerini tanımadıklarını ifade ettiği, dava konusu çekin davalılar ... ve ... tarafından kötü niyetle iktisap edilip edilmediğine ilişkin nihai takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. İddia ve savunma, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanı, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlık konusu senedin kambiyo senedi mahiyetinde çek niteliğinde olduğu, çekin ciro zincirinin incelenmesinde ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, çekin yetkili hamil ... Şti. tarafından icra takibine konu edildiği, davacıların bedelsizlik ve kötüniyetli iktisap iddiasının bulunduğu, çekin bedelsizliği iddiasının kişisel defi olduğu ve yetkili hamile ileri sürülemeyeceği, ancak hamilin çeki bunu bilerek ve borçlunun zararına iktisap ettiğinin ispatı halinde senedin mücerretliği ve iyiniyetli hamil savunmasını ileri süremeyeceği, davacıların bu iddialarının yazılı delille ispatı gerektiği, incelenen ticari defter ve kayıtlar neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda bu iddiayı ispatlar bir tespite yer verilmediği, dinlenen ilk hamil olan tanık ...(...) da hamilin, kötüniyetle borçlu zararına bile bile çeki iktisap ettiğine dair bir beyanda bulunmadığı, bu itibarla dosya kapsamında davacıların iddialarının ispatına yarar delil bulunmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının peşin alınan 683,10TL harçtan mahsubu ile artan 255,50TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalı ... Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/11/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı