İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1072 E. 2024/945 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1072
- Karar No
- 2024/945
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/1072 Esas - 2024/945 T.C. ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2023/1072 Esas KARAR NO : 2024/945 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : 2- VEKİLİ : DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 14/10/2023 KARAR TARİHİ: 23/09/2024 K. YAZIM TARİHİ: 16/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; müvekkiline ait ... plakalı araç seyir halinde iken sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın çarpması sonrasında kaza mahallini terk etmiş olduğunu, meydana gelen kaza sonucunda müvekkiline ait ... plakalı araçta hasar ve hasara bağlı olarak da değer kaybının meydana gelmiş bulunduğunu, anılan araç üzerinde oluşan hasarın, müvekkili tarafından faturalı şekilde giderilmiş olduğunu, bu kapsamda oluşan masrafların tahsili için ilgili sigorta şirketine başvurulmasına rağmen kendilerine herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğunu ve çeşitli konularda detaylı açıklamalarda bulunarak müvekkiline ait ... plakalı araçta oluşan zarar bedelinin ve anılan araç üzerinde oluşan hasar nedeniyle meydana gelen değer kaybı bedelinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 16/07/2024 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve hasar bedeli talebini 94.500,00 TL'ye, değer kaybı tazminatı talebini 25.000,00 TL'ye artırmıştır. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili; yetki ve görev itirazında bulunduklarını belirterek, dava konusu talebin muaccel olmadığını, KTK 97. ve TTK m.1427 maddeleri uyarınca müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunurken birlikte verilmesi gereken belgeler olduğunu, bu belgelerden birinin eksik olması halinde başvuru yapılmış olsa dahi geçersiz bir başvuru sayılacağını, nitekim davacının müvekkkili şirkete başvururken vekile ait İban bilgisini başvurusuna eklemediğini ve taraflarına iletmediğini, dolayısıyla kanuni bir zorunluluk olan sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun yerine getirilmediğini, henüz muaccel olmayan bir borç için işbu davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olup davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan 13.04.2023 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının araç mahrumiyet bedeli talep ettiğini ancak bu talebin poliçe kapsamı dışında olduğunu, müvekkili şirketin KDV’den sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; görev yönünden itirazlarının bulunduğu belirterek, müvekkilinin kendisine ait olan ... plaka sayılı araç ile mülkiyeti ...’a ait olan ... sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı aracın 14/08/2023 tarihinde trafik kazasına karıştığını, söz konusu kazanın ...- ... yolu üzerinde ... istikametine doğru seyir halinde iken yolun biraz ilerisinde kaza yapan başka bir araç olması sebebiyle ...ın sevk ve idaresindeki aracın bir anda durması üzerine müvekkilinin yavaşlayarak duramaması ile çarpışması neticesinde meydana geldiğini, müvekkilinin olayda kusuru bulunmadığını, belirlenen hasar kaybı bedelinin fahiş miktarda olduğunu, kaldı ki trafik kati ekspertiz raporunda davacı ...'ın yüzde yüz kusurlu olarak belirlenmiş olup araçtaki hasar hesabının 28.210,91 TL olarak hesaplandığını, müvekkilinin kusuru bulunmaksızın ve hatta tüm kusur davacıda iken ... model ... için 113.180 TL hasar bedeli üzerinden değer kaybı bedelinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik tescil kayıtları, trafik kazası tespit tutanağı, davacıya ait aracın tramer kaydı, 01/03/2024 tarihli bilirkişi raporu, 11/06/2024 bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın meçhul sürücünün %100 oranında tamamen kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın ise tamamen kusursuz olduğunu,... plakalı araçta dava konusu kaza aşamasında oluşan toplam hasar bedelinin ise KDV hariç olmak üzere 78.816,67 TL, (Yetmiş Sekiz Bin Sekiz Yüz Sekiz Yüz On Altı Lira, Altmış Yedi Kuruş), KDV dahil olmak üzere ise 94.500,00 TL (Doksan Dört Bin beş Yüz Lira), olduğunu, ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle meydana gelen reel değer kaybı bedelinin ise kaza tarihi itibariyle olmak üzere 25.000,00 TL, (Yirmi Beş Bin Lira) olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporunda, kök rapor kapsamına davacı ve davalı taraf vekillerinin yapmış oldukları beyanlar ve Mahkemenin kararı içeriği gereği yeniden yapılan değerlendirme süreci sonrasında kök rapor kapsamında detaylı olarak belirtildiği üzere; ... plakalı aracın meçhul sürücünün %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...ın ise tamamen kusursuz olduğu, ... plakalı araçta dava konusu kaza aşamasında oluşan toplam hasar bedelinin ise KDV hariç olmak üzere 78.816,67 TL, (Yetmiş Sekiz Bin Sekiz Yüz Sekiz Yüz On Altı Lira, Atmış Yedi Kuruş), KDV dahil olmak üzere ise 94 500.00 TL /Doksan Dört Bin beş Yüz Lira), olduğu, ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle meydana gelen reel değer kaybi bedelinin ise kaza tarihi itibariyle olmak üzere 25.000,00 TL, (Yirmi Beş Bin Lira) olduğu belirlemelerinin ek rapor kapsamında yapılan değerlendirme sonrasında da aynen geçerli olduğu kanaatine tekrar varıldığı belirtilmiştir. GEREKÇE : Dava, hasar bedeli ve değer kaybı tazminat talebine ilişkindir. Davaya konu olay davacı Sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı araç ile 14.08.2023 günü saat 21:20 sıralarında ... İli, ... İlçesinde ... ... yolunun dört şeritli tek yönlü bölünmüş yol bandını takiben ... istikametine doğru seyir halinde iken ... mevkiinde yönetimindeki aracın sol arka kısmına, arka gerisinden aynı istikamette seyir halinde olan davalıya ait ... plakalı araç ön kısmı ile çarpmıştır. Davacı Sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın almış darbe nedeniyle de direksiyon hakimiyeti kaybolarak seyir istikameti yönü itibariyle yolun sol tarafında bulunan orta refüje ön kısmı ile çarpması sonrasında duruşa geçmiştir. Meydana gelen kaza sonrasında davalıya ait ... plakalı aracın sürücünün yönetimindeki araç ile birlikte kaza mahallini terk ettiği tespit edilmiştir. Çarpışma sonrasında davacıya ait ... plakalı araç üzerinde maddi hasar meydana gelmiştir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede uyuşmazlık konusu kazanın meydana gelmesine sebep olan arkadan çarpma eylemi aşamasında davalıya ait ... plakalı aracın Karayolları Trafik Kanunun 52. ve 56.Maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 107.Maddesinde belirlenen kurallar ve zorunluluklara muhalefet gösterdiği ve ihlallerde bulunduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenler itibariyle de ... plakalı aracın sürücüsünün yine Karayolları Trafik Kanunun 84.Maddesi gereği uyuşmazlık konusu trafik kazasının meydana gelmesinde asli ve tamamen kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).Bu kapsamda davacı, davalılardan talepte bulunmuştur. Hasar yönünden yapılan değerlendirmede trafik kazası neticesinde, hasarlanan aracın ekonomik olarak değerini yitirmesi yahut azalması halinde, zarar gören oluşan zararı, zarara neden olanlardan talep edebilir. Davacının aracının markası, modeli, yaşı ve hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihindeki koşullara göre tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değilse; kazadan önceki (hasarsız haliyle) 2.el piyasa rayiç bedeli ile kazadan sonraki haliyle sovtaj değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının dosya kapsamındaki deliller ile denetlenebilir, gerekçeli bilirkişi raporu ile yapılan değerlendirme ile kusuruna tekabül eden 94.500,00TL hasar bedelinin 1.000,00TL lik kısmının dava tarihi olan 14/10/2023 tarihinden itibaren, 93.500,00TL lik kısmını ıslah tarihi olan 16/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına) karar verilmiştir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,bu ilkeye uygun hesaplama ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre yapılan değerlendirme ile 25.000,00TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 18/09/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı yönünden ise kaza tarihi olan 14/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine (davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına) karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KABULÜNE; 1-94.500,00TL hasar bedelinin 1.000,00TL lik kısmının dava tarihi olan 14/10/2023 tarihinden itibaren, 93.500,00TL lik kısmını ıslah tarihi olan 16/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına) 2-25.000,00TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 18/09/2023 tarihinden itibaren, diğer davalı yönünden ise kaza tarihi olan 14/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı sigorta şirketi sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına) 3-Alınması gereken 8.163,04 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harç ile 2.006,51 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 5.886,68 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.340,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı ile 2.006,51 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.584,61 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 237,50 TL tebligat ve posta gideri ile 2.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.737,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 19.120,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.23/09/2024 Katip Hakim e-imzalı e-imzalı