İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/596 E. 2024/7 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/596
- Karar No
- 2024/7
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/596 Esas - 2024/7 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/596 Esas KARAR NO : 2024/7 HAKİM : .... KATİP :.... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/09/2023 KARAR TARİHİ : 10/01/2024 YAZIM TARİHİ : 10/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 02.11.2020 tarihli “....” konulu sözleşme akdedildiğini, sözleşme konusu işin yerine getirildiğini ve kabul işlemi yapıldığını, sözleşme konusu iş ile ilgili davalı şirketin ödenmeyen bakiyesinin 92.340,01-TL' olduğunu, bu hususta taraflar arasında arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ve ... büro dosya nolu, .... arabuluculuk nolu dosyası üzerinden 13.04.2023 tarihinde "anlaşamama" son tutanağı düzenlendiğini, arabuluculuk son tutanağının tanzim edildiği 13.04.2023 tarihi itibarıyla davalı şirket yönünden temerrüt şartları oluştuğundan asıl alacağa son tutanak tanzim tarihi olan 13.04.2023 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, cari hesaptan kaynaklanan 92.340,01 TL alacağın, 13.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı mahkemece belirlenmesi gerektiğini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir hakediş alacağının bulunmadığını, davacı taraf ile müvekkili şirket arasında 02.11.2020 tarihinde “...” konulu sözleşme akdedildiğini, Sözleşme'nin 5.maddesi gereğince müvekkili şirket tarafından 25.03.2021 tarihinde davacı şirkete yer teslimi yapıldığını, yine aynı tarihte taraflar arasında İşe Başlama Tutanağı imzalandığını, sözleşme'nin 6.maddesi uyarınca, "İşin bitim tarihi, Sözleşme konusu işlere ait yerin tamamının teslim edilip İşe Başlama Tutanağı'nın imzalandığı tarihten itibaren 100(yüz) gündür." belirtildiği Ancak davacı şirket tarafından yüklenilen iş süresinde bitirilmediğinden davacı şirkete işin 195. gününde Sözleşme'nin 13.maddesi kapsamında 18.10.2021 tarihinde 81.000,00-TL gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini, 22.04.2022 tarihinde ise davacı tarafın sulh talebi üzerine söz konusu gecikme cezası bedelinin %50'si davacı şirkete iade edilerek taraflar arasında "Protokol ve İbraname" başlıklı belge imzalandığını, sözleşme'nin 17.maddesi uyarınca, "İşin toplam bedeli 810.000,00-TL+KDV olarak belirlenmiştir. ..Hakedişler yüklenici tarafından her ay sonunda hazırlanarak işverene sunulacaktır...Bütün sözleşmesel ve yasal kesintiler yapıldıktan sonra ve hakedişin işveren tarafından onaylanmasından sonra yüklenicinin keseceği faturaya istinaden fatura tarihinden itibaren hakediş bedeli 45 gün vadeli çek ile ödenecektir. Ancak ödeme yapılmadan önce varsa yüklenici adına yapılmış maaş, ..., vergi, malzeme vb. Ödemeler düşülerek yükleniciye kalan bedel ödenecektir." şeklinde belirtildiğini, bu kapsamda davacı şirket tarafından tamamlanan işlere ilişkin hakediş bedelleri, davacı şirketçe tanzim edilerek müvekkili şirkete gönderilen faturalar ve taraflarca imzalı hakediş tutanakları doğrultusunda davacı şirkete ödendiğini, gelinen aşamada ödenmemiş hakediş bedeli bulunmadığını, davacı tarafın, geçici kabul ve kesin hakediş için gerekli şartları yerine getirmemesine rağmen haksız ve kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, sözleşme'nin 16.maddesi gereğince, "YÜKLENİCİ, işin bittiğini ve geçici kabule hazır olduğunu İŞVEREN'e yazılı olarak bildirecektir. İşbu talep üzerine sözleşmenin ilgili maddelerine göre işlem yapılacaktır. İŞVEREN, YÜKLENİCİ'nin kabulün yapılması için yazılı talebin kendisine ulaştığı tarihten itibaren 15 gün içinde Geçici Kabül işlemlerine başlayacaktır. Kabul heyeti, varsa keşif artışı ile eklenen işler de dahil olmak üzere gerçekleştirilen işlerin türünü, niteliğini, sözleşme ve ekleri ile teknik gereklere ve iş sırasında onaylanan değişikliklere uygunluğunu ve kabule hazır olup olmadığını incelemesi sonucunda heyet kusur ve eksikliklerin varlığını tespit ederse kabul tutanağını yapmakla birlikte gördüğü kusur ve eksikliklerin dökümünü gösterir bir liste düzenleyerek bunların giderilmesi için işin niteliği ve niceliğine göre gerekli olan süreyi (15 (onbeş) günü geçmeyecek şekilde) belirler. Geçici Kabul Tutanağı, YÜKLENİCİ kabul eksikliklerini tamamlayıp veya namı hesabına yaptırılıp bitirildiği tarih itibarı ile onaylanacaktır. YÜKLENİCİ de bu duruma hiçbir itirazının olmadığını peşinen kabul ve taahhüt etmiştir." şeklinde belirtildiği ancak davacı tarafından müvekkili şirkete işin bittiğine ve geçici kabule hazır olduğuna ilişkin herhangi bir yazılı bildirim yapılmadığı gibi müvekkili şirket tarafından gerek sözlü gerekse e-posta yoluyla yapılan geçici kabul davetine de cevap verilmediğini, kesin hakedişin yapılması için talep edilen evrakların teslim edilmediğini, sahaya gelinmediğini, davacı şirket tarafından hem sözleşmeye aykırı hareket edildiği hem de haksız ve kötüniyetli olarak alacak iddiasında bulunulduğunu, davacı şirketin müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığından huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, sözleşme akdine dayalı alacak davası talebine ilişkindir. İncelenen vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunduğu anlaşılan davacı vekili 28/12/2023 tarihli dilekçesinde, davadan feragat ederek davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 29/12/2023 tarihli dilekçesiyle davacının feragat beyanına bir diyeceğinin olmadığını belirterek, vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. Yargılama giderlerinin dağılımı için yapılan incelemede tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığı görülmüştür. Davadan feragatin kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu kabul edilip davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilip aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22.maddesi ve 1 sayılı tarife uyarınca, feragat muhakemenin ilk celsesinden sonra yapıldığından 427,60 TL maktu karar ve ilâm harcının 1/3’ü olan 142,53 TL harcın peşin alınan 1.576,94 TL'den çıkartılarak geriye kalan 1.434,41 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin bulunmadığına, Talep gibi vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, HMK m.333/1 gereğince harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/01/2024 Katip .... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.