İlk Derece Mahkemesi · Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/116 E. 2024/50 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/116
- Karar No
- 2024/50
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/116 Esas - 2024/50 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2020/116 Esas KARAR NO : 2024/50 BAŞKAN : .... ÜYE : ... ÜYE :... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ....- Av. .... DAVALI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2020 KARAR TARİHİ : 23/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/02/2024 DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı firma arasında, 11.02.2019 tarihli "Yaş Meyve Sebze Alım-satım Sözleşmesi" imzalandığını, Sözleşme kapsamında davalı firmanın müvekkilinden yaş meyve sebze alım satımı gerçekleştirdiğini, Sözleşmenin NAKLİYE başlıklı maddesinde: "Ürünün, üreticilerden Firma'nın uygun göreceği yere/yerlere nakliyesi ve nakliye sigortası FİRMA'ya aittir. Tedarikinin (TKB) imkânları dâhilinde nakliye aracı temin edilebilesi halinde nakliye bedeli ilgili ürünün maliyetine eklenecektir.” şeklinde düzenleme ile nakliyenin tedarikçi müvekkil tarafından sağlanması halinde nakliye bedelinin de davalıdan talep edilebileceğinin sözleşme ile kararlaştırılmış olduğunu, sözleşmenin FATURALAMA başlıklı maddesinde ..."Aynı ürün için tahmil -tahliye bedelleri karşılıklı mutabakat sonucunda ayrıca fatura edilecektir." şeklinde anlaşma sağlandığını, tarafların tahmil-tahliye bedellerinin karşılıklı mutabakatla fatura edileceğini kabul ettiklerini, Müvekkili şirketin diğer firmalarla da imzalanan aynı nitelikli sözleşme ve eki mahiyetinde ki nakliye sözleşmesi kapsamında Davalı taraftan tahmil tahliye bedellerini talep ettiğini, Tahmil tahliye bedellerinin yaş meyve sebze alım satımında hem ticari örf adetler hem yönetmelik ve yasal mevzuat gereği ödenmesi gereken ve ortaya çıkan bir maliyet olduğunu, Ancak davalı şirketin tahmll tahliye bedellerine ilişkin talepleri kabul etmediğini, Ticari örf ve ticaret odaları tarafından belirlenen tahmil-tahliye-nakliye bedeline ilişkin fiyatlamalar üzerinden fatura kesilerek gönderildiğini, Emsal nitelikte olan; Müvekkili şirket ile aynı sözleşme içeriğine dayalı olarak başka bir firma ile imzalanan Nakliye sözleşmesi kapsamında FATURALAMA başlıklı madde içeriğinde: "Yüklenici yaş meyve ve sebze alım satım sözleşmesinde ki operasyonel giderleri (elleçleme, palet, kasa, köşebent, nakliye, sigorta, hamaliye vb.) de dikkate alarak; Yüklenici, Firmaya temin ettiği ürünler İçin ürün bazında sevkiyatı yapılan tonaj dikkate alınarak aşağıda belirtilen birim fiyat üzerinden fatura edilecektir." hükmü doğrultusunda davalı firmaya emsal nitelikte ki bu birim fiyatlar üzerinden tahmil tahliye bedeli talebinde bulunulduğunu, sevk edilen ürünlere ait nakliye maliyetlerinin Kg/tl olmak üzere Biber, Domates, Ispanak, Kabak, Patlıcan, Salatalık için 0,85TL+KDV, Patates, Elma 0,65+KDV, Kuru Soğan 0,55+KDV olduğunu, Davalı firmadan nakliye giderlerinin talep edildiğini, buna ilişkin olarak alacağın bir kısmını içeren 16.07.2019 tarihli ve 19.07.2019 tarihli iki adet satış faturası düzenlendiğini, Arabuluculuk sürecinin de 20.01.2020 tarihinde anlaşmama ile sona erdirildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında, davalıdan alım-satım sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından teslim edilen ürünlerin tahmil-tahliye-nakliye bedeline ilişkin ticari defter kayıtlarına göre tahmil-tahliye bedeli talep edildiğini, ancak davalının hem taraflar arasında yapılan görüşmelerde hem de arabuluculuk sürecinde bu bedelleri ödemeyeceğini beyan ederek anlaşmaya yanaşmadığı ve müvekkilinin alım-satım sözleşmesi kapsamında tedarik ettiği ürünlerin tahmil-tahliye bedellerini müvekkile ödemediğini, davalının sözleşme ile üstlendiği edimi ifadan kaçınarak sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle müvekkilinin uğrattığı zararlar ve müvekkilinin sözleşmeye dayalı alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında 11.02.2019 tarihinde yaş meyve sebze alım satım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme dışırda taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme, ek protokol vs. bulunmadığını, Davacının dava dilekçesinin 5 nolu maddesinin hiçbir surette kabulünün mümkün olmadığını, Davacının iş burada, başkaca firmalarla akdettiği sözleşmelerden ve eki mahiyetindeki nakliye sözleşmelerinden bahsederek ve ayrıca ticari örf ve adetten dem vurarak tahmil ve tahliye bedeline ilişkin talepte bulunduğunu, Müvekkil şirket Ile davacı arasında akdedilmiş bir ek nakliye sözleşmesi olmadığını, Davacının başka firmalar ile yapmış olduğu sözleşmeler ve taleplerin taraflarını ilgilendirmediği gibi davanın konusu da olmadığını, Ayrıca davacının başka firmalarla yaptığını iddia ettiği sözleşmeleri de sunmadığını, Davacı yanın basiretli bir tacir olmakla, sözleşme dışı bir talepte bulunması, sözleşmede yer almayan hükümler için başkaca sözleşmelere dayanmaya çalışmasının hukuki mesnetten yoksun olduğu gibi ticari örf ve adete de aykırı olduğunu, Ticari örf ve adetin kanun ve sözleşmede yer almayan durumlar için uygulanmakta olduğunu, davacı ile akdedilen sözleşme uyarınca; X. Nakliye Maddesi; "... Nakliye aracı temin edilebilmesi halinde, nakliye bedeli ilgili ürün maliyetine eklenecektir.” XI. Faturalama Maddesi; “... Tedarikçi, Firmaya temin ettiği ürünleri faturalama yaparken ilgili ürünü tanzim satış fiyatından (KDV Dahil) fatura edecektir. Aynı ürün için; tahmil-tahliye bedelleri karşılıklı mutabakat sonucunda ayrıca fatura edilecektir. Sözleşme ile ürünlerin tedarikçi tarafından temin edilmesi halinde buna ilişkin nakliye bedelinin ilgili ürün maliyetine ekleneceğinin kararlaştırıldığını, Bu güne kadar alımı gerçekleştirilen ürünlere ilişkin olarak kesilen faturalarda ürün maliyetlerine herhangi bir nakliye bedeli eklenmediğini, Bu nedenle davacının zaten nakliyeye ilişkin olarak bedeli talep etmesinin mümkün olmadığını, zaten bu şekilde bir bedel olsa idi bunu bir yılı aşan süre boyunca devam eden alışveriş içerisinde sözleşmede belirtildiği şekilde ürün maliyetine ekleyerek fatura etmiş olacaklarını, bu nedenle davacının nakliye maliyeti ve bedeli olmadığı gibi talep etmesinin de söz konusu olamayacağını, Ancak XI. madde ile kararlaştırıldığı üzere; ürünlerin tahmil ve tahliyesine ilişkin olarak bedellerin karşılıklı mutabakat sonucu varılacak anlaşma ile fatura edileceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında tahmil ve tahliye bedeline ilişkin olarak bir mutabakat sağlanmadığını, hatta bir görüşme dahi olmadığını, bu nedenle de davacının iş bu aşamada sözleşmeyi yok sayarak bir mutabakat görüşmesi yapmadan alacak iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını, Davacı yanın öncelikle bir mutabakat davetinde bulunması gerektiğini, bu şart sağlanmadan alacak iddiasında bulunulmasının mümkün olmadığını, Davacı yanın sanki ortada sağlanmış ancak uyulmayan bir mutabakat varmış gibi davranmakta ve alacak iddiasında bulunmakta olduğunu, Davacı yanın dilekçesinin 6 nolu maddesinde tahmil-tahliye-nakliye bedeline ilişkin fiyatlamaların fatura edildiğini bildirdiğini, müvekkilince kabul edilmeyen faturalarda nakliye bedeli olmadığının açıkça ortada olduğunu, bu faturaları davacı yanın kendisi sunmuş olmakla söz konusu faturalarda nakliye bedeli ve açıklamasının olmadığını, nakliyenin ayrı bir madde olmakla nakliyenin davacı yan tarafından sağlanması durumunda bunun ürün maliyetine eklenerek fatura edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacının herhangi bir nakliye bedeli yükümlülüğü gerçekleşmediği için kesilen faturalarda ürün maliyetine eklermiş herhangi bir nakliye bedeli de olmadığını, Davacı yanın esasen ne talep ettiğini kendisinin dahi bilmediğini, Ayrıca davacının nakliye maliyeti ücretlendirmesine ilişkin olarak sunmuş olduğu tablonun kabulünün de mümkün olmadığını, taraflar arasında nakliye bedeline ilişkin bir sözleşme ve ek protokol olmadığını, Davacı yanın emsal sözleşmeler ile mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, Davacının sürekli olarak emsal nitelikli sözleşmesinden bahsederek aslında alacağı olmadığını, kendisine alacak yaratma gayreti içerisinde olduğunu açıkça ortaya sermekte olduğunu, Davacı yan dilekçesinde yer verdiği üzere; 16.07.2019 tarih, ... fatura nolu, TAHMİL TAHLİYE (elleçleme, palet kasa, köşebent vb.) içerikli 8.382.271,08- TL miktarlı, 19.07.2019 tarih, ... fatura nolu, TAHMİL TAHLİYE (elleçleme, palet kasa, köşebent vb.) içerikli 8.382.271,08- TL miktarlı, faturaları ayrı ayrı müvekkili şirkete gönderdiğini, Söz konusu faturaların müvekkili şirket tarafından TTK 21. Maddesi uyarınca süresi içerisinde kabul edilmeyerek iade edildiğini, Söz konusu faturalara ve içeriğine açıkça itiraz edildiğin, Evraklardan da görüleceği üzere tahmil ve tahliye bedeline ilişkin olarak bir mutabakat olmadığı da belirtilerek faturalar ve içerikleri kabul edilmediğini, Ayrıca söz konusu faturaların dahi davacı yan tarafından BS formu ile vergi dairesine bildirilmediğini düşünmekte olduklarını, Müvekkil şirket ile davacı arasındaki sözleşmenin 11.02.2019 tarihli olduğunu, Davacının yukarıda belirtilen tahmil- tahliye taleplerine ilişkin faturaları 16.07.2019 ve 19.07.2019 tarihli olduğunu, yani davacı yanın 5 aylık tahmil-tahliye bedeline ilişkin olarak fatura kestiğini, bu süre zarfından alımı yapılan ürünlerin bedelinin dahi bu kadar tutmadığını, 2019 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran aylarında alınan ürünlerin toplam bedelinin 64.362.922,89 - TL' olduğunu, Hal böyle iken davacının talep etmiş olduğu ve 2 adet faturaya konu ettiği tahmil ve tahliye bedelinin ne kadar gerçek dışı ve ütopik olduğunun son derece ortada olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi ile de bu durumunda açıkça ortaya çıkacağını, Davacının 5 ay boyunca satımını yaptığı ve bedeli 64.362.922,89- TL tutan ürünler için 16.764.542,16 - TL elleçleme, palet, kasa ve köşebent alacağı iddiasında bulunduğunu, Bu durumun dahi davacının davasının ne kadar mesnetsiz olduğunu gözler önüne serdiğini, Davacının sattığı ürünlerin %25'inden fazla tahmil-tahliye bedeli talebinde bulunduğunu, bu durumun hiçbir gerçekliği olmadığı, ticari örf ve adet ile bağdaşmadığı, ilgili sektörün piyasa uygulamasında böyle bir fiyatlandırmanın olmadığını, Davacının son derece kötüniyetli bir alacak iddiasında bulunduğunu, Ayrıca, davacı yanın tahmil-tahliye bedelleri alacağını dayandırdığı 2 adet faturada yer alan elleçleme, palet, kasa, vb. İçeriğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, öncelikle davacı yanın zaten üretici olmadığını tedarikçi olduğunu, bu nedenle kendisi de tedarik ettiği ürünleri alırken zaten hazır bir şekilde (istiflenmiş, kasalanmış) şekilde almakta olduğunu, yani davacının bir elleçleme, istifleme, kasalama maliyeti bulunmadığını, bu nedenle de sözleşmede bu husus ayrıca düzenlenerek ekstra bir tahmil-tahliye bedeli ortaya çıkması durumunda bunun mutabakat ile faturalandırılmasının kararlaştırıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir. DELİLLER -Taraflar arasında imzalanan 11/02/2019 tarihli Yaş Meyve Sebze Alım Satım Sözleşmesi, -Faturalar, İhtarnameler, -Bilirkişi raporları: Talimat ile davalı ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde tanzim edilen 29/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda: Davalı şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile elektronik beratların yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davalının lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davaya konu 2019 yılı içinde kayıtlarında davacı yandan 8.660 adet fatura ile toplamda KDV dahil 68.481.364,88TL miktarlı alım yaptığı, davaya konu 16.07.2019 tarihli ... numaralı 8.382.271,08TL ve 19.07.2019 tarihli ... numaralı faturaların kayıtlarında bulunmadığı, ...'nün 23.11.2020 tarihli müzekkereye cevap yazısı ekinde davalı şirketin BA ve BS Formlarının incelenmesinde 2019 yılı BA formu 3.sırada 8.660 adet fatura karşılığı (KDV hariç) 63.066,708,00TL alışlarını beyan ettiği, davaya konu 16.07.2019 tarihli ... numaralı 8.382.271,08TL ile 19.07.2019 tarihli ... numaralı faturaları beyan etmedi, Davalının 16.07.2019 tarihli ... numaralı 8.382.271,08TL miktarlı faturayı 19.07.2019 tarihinde .... adresinden davacı şirketin .... adresine iade ettiği, aynı gün telim edildiği, 19.07.2019 tarihli ... numaralı, 8.382.271,05TL miktarlı faturayı ise 22.07.2019 tarihinde aynı adrese iade ettiği hususlarındaki tespit, kanaat ve görüşlerin bildirildiği, 10/09//2021 tarihli bilirkişi raporunda: Davacı satıcının, davalı şirketten tahmil ve tahliye bedelleri talep edip edemeyece: Taraflar arasında imzalanan 11.02.2019 tarihli sözleşmenin IX. Maddesinde, Ürün tesliminde "..gerekli kotl, karton kutu, karton ve plastik kusa ORTAK ya da TEDARİKÇİ tarafından temin edilecektir," şeklinde düzenlemeye ve İptal edilmeyen 19.07.2019 Tarihi ... Numaralı, 8.382.271,08 TLlik Faturanın açıklamalarında; Malzeme/Hizmet Açıklaması: TAHMİL TAHLİYE (ELLEÇLEME, PALET, KASA KÖŞEBENT VB) açıklamasına yer verildiğinden, davacının bu fatura kapsamındaki bedeli davalı şirketten talep edemeyeceği, Tahliye bedellerinin ürün maliyetine eklenip eklenmediği: Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin XI. Maddesinde TEDARİKÇİ, FİRMA'ya temin ettiği ürünleri faturalama yaparken ilgili ürünü tanzim satış fiyatında (KDV DAHİL) fatura edecektir. Ayni ürün için; tahmil-tahliye bedelleri karşılıklı mutabakat sonucunda ayrıca fatura edilecektir. Hükmüne yer verildiğinden, tahmil/tahliye ücreti konusunda mutabakat sağlamanın tarafların ortak sorumluluğunda bulunduğu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde davacı şirketin nakliye bedeli adı altında talepte bulunabileceği, rapor edilmiştir. Taraflar arasında cari hesap ilişkisi olup olmadığı. Taraflar arasında sözleşme tarihî öncesinden süregelen ve muavin defter kayıtlarına göre 2020 yılı sonuna kadar faturalama ve devamında sadece davalı ödemeleri şeklinde cari hesap ilişkisi olduğu, Satılan ürünlerin tahliye işlemlerinin davacı satıcı tarafından sağlanıp sağlanmadığı: Dosyada nakliyenin davacı şirket tarafından sağlandığına dair bir belgenin bulunmadığı, Tahmil ve tahliye bedeli talep edilebilirse tutarının ne olduğu: Davacı şirket tarafından düzenlenen ve iptal edilmeyen 19.07.2019 Tarihli ... Numaralı faturada tahmil/tahliye bedelinin 8.382.271,08 TL olarak belirtildiği, Faturadaki mal/hizmet açıklamasının tahmil tahliye (elleçleme, palet, kasa köşebent vb. olduğu belirtilmiştir. Ancak bu tahmil tahliye ücretlerinin hangi kriterlere göre hesaplanacağı konusunda taraflar arasında mutabık kalınmış bir hesaplama yöntemi olmadığı, söz konusu bedellerle ilgili genel kabul görmüş bir hesaplama yöntemi olmadığı için de heyetçe bu konuda bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, Tahmil Tahliye bedellerinin içerisinde nakliye bedelinin de olduğu değerlendirildiği takdirde; Sözleşmenin X. NAKLİYE maddesinde "...Tedarikçin (TKB) imkânları dâhilinde nakliye aracı temin edilebilen halinde nakliye bedeli ilgili ürünün maliyetine eklenecektir." şeklinde belirtildiği, Bu maddeye göre, nakliye ile ilgili davacı tarafından yapılan bir hizmet varsa bu maliyetin ürünün fiyatına eklenerek davalıya fatura edilmesi gerektiği açıkça belirtilmiş olup, yine bu konu ile ilgili (ürünlerin normal tanzim satış fiyatları ve varsa üzerine eklenen nakliye maliyetleri ya da eklenmesi gereken nakliye maliyetlerine) ilişkin hesaplama yapılabilecek verilerin mevcut olmadığı, söz konusu verilerin (nakliye yapılan araç bilgileri, sefer sayılan, taşınan ürün tonajları, Ürünlerin nakliye tarihindeki tanzim satış fiyatları, nakliyeye davacı tarafından ödenen tutarlar ve bu tutarların davacı tarafından davalıya düzenlenen hangi faturalarla ilişkili olduğunu gösteren, bilgi ve belgelerin dijital ortamda ve işlenebilir excel formatmda dosyaya kazandırabilmesi halinde hesaplanabileceği değerlendirilmiş olup, tespit ve değerlendirmeleri içeren raporu mahkememize sunmuşlardır. 10/09//2021 tarihli bilirkişi raporunda: Dosyada mevcut evrakların incelenmesi sonucunda yapılan tespitler ve hesaplamalar dikkate alınarak; Davacı tarafın taşıma bedellerini üstlenmesi gerektiği, Davacı tarafın, tahmil tahliyeleri ve elleçleme kasa palet köşebent vs bedellerini talep etme hakkı olmadığı, Sayın Mahkeme tarafından davacı tarafın tahmil tahliye elleçleme kasa palet köşebent vs bedellerini talep etme hakkı olduğu yönünde kanaat oluşması halinde, davacı tarafın bu hizmetler karşılığı olarak azami 1.965.525,10TL talep edebileceği yönündeki görüş ve kanaatin bildirildiği görüldü. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava sözleşmeden kaynaklanan fatura alacağının ödenmemesi nedeniyle açılan alacak davasıdır. Taraflar arasında 11/02/2019 tarihli yaş meyve alım satım sözleşmesi imzalanmıştır. Davacının bu sözleşmeye dayalı olarak tanzim etmiş olduğu 16.07.2019 tarihli ... numaralı 8.382.271,08TL ile 19.07.2019 tarihli ... numaralı 8.382.271,08TL bedelli faturaları davalıya tebliğ etmiş davalı her iki faturaya da süresinde itiraz etmiştir. Davacı bu faturalardan 16.07.2019 tarihli ... numaralı 8.382.271,08TL bedelli faturayı iptal edip vergi dairesine bildirmediği ve ticari defter ve kayıtlarına da işlemediği bilirkişi raporları ile tespit edilmiştir. Taraflar arasında sözleşmenin varlığı ve ürünlerin teslimi hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık sözleşmenin Nakliye ve Faturalama konusundaki düzenlemeye ilişkindir. Sözleşmenin X. Nakliye başlıklı maddesinde: "ÜRÜN'ün üreticilerden FİRMAnın uygun göreceği yere/yerlere nakliyesi ve nakliye sigortası FİRMAya aittir. TEDARİKÇİnin imkânları dâhilinde nakliye aracı temin edilebilen halinde nakliye bedeli ilgili ürünün maliyetine eklenecektir." denilmektedir. Devamında yer alan XI. Faturalama başlıklı maddede ise: " TEDARİKÇİ, FİRMA'ya temin ettiği ürünleri faturalama yaparken ilgili ürünü tanzim satış fiyatında (KDV DAHİL) fatura edecektir. Ayni ürün için; tahmil-tahliye bedelleri karşılıklı mutabakat sonucunda ayrıca fatura edilecektir." denilmiştir. Sözleşmenin bütünü incelendiğinde davalının satın alınan ürünlerin tahmil ve tahliye bedellerini mutabakat sonrası ödemeyi üstlendiği XI. Faturalama başlıklı maddeden açıkça anlaşılmaktadır. Davalının ürün bedellerini ödediği, ödenen bedellerin irsaliyelerinin bulunduğu bilirkişi raporları ile sabittir. Taraflar arasında tahmil tahliye ve nakliye bedelleri yönünden bir mutabakatın bulunmadığı, davacı veya davalının dava açılmadan önce mutabakat için görüşme yaptıklarına ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığından arabuluculuk sürece ve dava aşaması davacının mutabakat talebi olarak değerlendirilmek suretiyle yargılamaya devam olunmuştur. Hal böyle olunca davacının sözleşmede yükümlendiği tahmil, tahliye ve nakliye işlerini eksiksiz olarak yerine getirdiği, davalının bu hususta düzenlenen faturaya itiraz ettiği ancak mutabakatın sağlanamadığı, bilirkişilerce piyasa fiyatları göz önünde bulundurulmak suretiyle tespit edilen 1.965.525,07-TL'yi talep etmekte haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne hüküm altına alınan 1.965.525,07 TL'nin (100.000,00 TL kısmına 20/02/2022 olan dava tarihinden itibaren, 1.865.525,07 TL'lik kısmına 18/04/2023 olan ıslah tarihinden itibaren) avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın KABULÜ İLE, 1.965.525,07 TL'nin (100.000,00 TL kısmına 20/02/2022 olan dava tarihinden itibaren, 1.865.525,07 TL'lik kısmına 18/04/2023 olan ıslah tarihinden itibaren) avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 65.955,02 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 31.858,52 TL toplamı 33.566,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.388,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 7,80 TL vekalet harcı, 183,00 TL tebligat ve posta gideri, 3.800,00TL bilirkişi ücreti toplamı 3.990,80 TL yargılama gideri ile 33.566,27 TL peşin harç(ıslah harcı dahil) toplamı 37.557,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca; davacı yararına hesaplanan 136.207,76 TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, Davacı Vekili Av. .... , Davalı Vekili Av. .... 'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/01/2024 Başkan ... ¸ Üye ... ¸ Üye ... ¸ Katip ... ¸