İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/891 E. 2024/553 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/891
- Karar No
- 2024/553
- Karar Tarihi
T.C. ...8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/891 Esas - 2024/553 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2023/891 Esas KARAR NO : 2024/553 H DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 17/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.05.2022 tarihinde saat 00:07'de ODTÜ Üniversitesi kampüsünde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın tek taraflı kaza geçirdiğini, kazada kampüs içerisindeki köpeğe çarptığını, kazanın akabinde sigorta şirketine haber verildiğini, ancak gecikecekleri bildirildiğinden ve araç kampüs içerisinde olmasından dolayı acil çekilmesi gerektiğinden görgü tanıkları eşliğinde aracın çekildiğini, aracın kaza sonrası fotoğrafları ve video kayıtlarının alındığını, daha sonra müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın yetkili servise çekildiğini, kaza sonrasında araçta ciddi bir hasar olmayıp yalnızca 32.301,00 TL'lik masraf çıkmış olduğunu, ancak davalı şirketçe yapılan eksper kayıtlarında davalı araçta 238.000,00 TL'lik masrafın çıkacağı bildirilmiş ve 238.000,00 TL üzerinden hasar kaydının oluşturulduğunu, eksper raporunun kabulünün mümkün olmadığını, zira araçta ağır bir hasar kaydının olmadığını, çarpma neticesinde, daha önce hiçbir kusuru bulunmayan, müvekkile ait araçta hasar meydana geldiğini, eldeki kazaya kadar müvekkil aracının hiçbir kazası olmadığını, kaza sonrası araca yapılan tamir masrafları için sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak araç tamir bedelinin poliçe kapsamında olmasına rağmen ödenmediğini, kaza sebebiyle oluşan maddi zararların yargılama sırasında toplanacak deliller ve bilirkişi tarafından yapılacak inceleme ile tespit edilerek ortaya çıkacağını, müvekkilinin işbu kaza nedeniyle uğramış olduğu zararların tazmini için arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, ancak yapılan görüşmede bir anlaşmaya varılamayıp, buna ilişkin tutanağın düzenlendiğini, bu nedenle dava açmanın zorunlu hale geldiğini ileri sürerek, müvekkilinin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile HMK'nın 107. Maddesine göre belirlenecek 32.301,00 TL araç tamir bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın HMK 121. maddesine göre dava ile ilgili delillerini müvekkil şirkete tebliğ etmesi gerektiğini, davacı yanın hukuki yararı olmadığı halde huzurdaki davayı HMK madde 107 kapsamında belirsiz olarak ikame ettiğini, ancak dava dilekçesinde de açıkça belirttiği üzere davadan evvel bir eksper raporu alınmış, faturalar sunulmuş olup, tutarın davacı tarafından davadan evvel bilinebilir durumda olduğunu, davacı sigortalının hasar beyanı ile araç üzerinde meydana gelen hasarın uyumsuz olması sebebiyle davacının talebinin Kasko Sigortası Genel Şartları gereği teminat haricinde olduğunu, davacı sigortalının hasar beyanı, aracın kazalı videosu, faturalar ve aracın incelendiğini, ardından kazanın oluşumu ile ilgili teknik eksper araştırma rapor alındığını, rapor incelendiğinde araçta meydana gelen hasarın bahse konu kazadan sonra meydana gelmiş olduğunun açıkça görüleceğini, bu halde hasar ile beyanın uyumsuz olması sebebiyle davacının taleplerinin haksız ve teminat dışı olacağını, davacı yanın sanki araçtaki hasarın 11.05.2022 tarihli kazada meydana gelmiş gibi müvekkil şirketten hasar tazminatı talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, zira hasarlı aracın yürütülmesi sonrası araçtaki hasar miktarının arttığını, araç sürücüsünün işbu duruma kusurlu olarak sebebiyet verdiğini, oysa aracın hasarlı fotoğrafları, kaza tespit tutanağı ve sürücünün hasar beyanı birlikte incelendiğinde araçtaki mevcut hasarın dava konusu kazadan evvel meydana geldiğinin görüleceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davacı şirkete ait ... plakalı aracın 11.05.2022 tarihinde yapmış olduğu tek taraflı kaza sonucu araçta meydana gelen 32.301,00 TL'lik tamir bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Davada çözümü gereken yön, davalı nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan davacı şirkete ait aracın sigorta teminat dönemi içerisinde kalan 11.05.2022 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza sonucu hasarlanıp hasarlanmadığı, meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, davalı sigorta şirketinin "hasar beyanının hayatın olağan akışına aykırı olup, araç üzerinde oluşan hasar ile yazılı beyanda belirtilen hadisenin uyumsuz olması nedeniyle Kasko genel ve özel şartları gereği herhangi bir tazminat ödemesinin yapılamayacağı" gerekçesiyle davacının başvurusunu reddetmesine ilişkin kararının yerinde olup olmadığı, davaya konu talebin sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığı hususlarının tespiti noktasındadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında gerekli deliller toplanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişiler Makine Mühendisi İbrahim.... .... .... tarafından düzenlenen 27.06.2024 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmekle, düzenlenen raporda özetle; " Mevcut veriler ışığında, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın önüne çıkan köpeğe çarpmamak için etkili fren tedbiri almak yerine hatalı manevraya başvurması ve hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamasının kazanın oluşumundaki asli ve tek etken olup, meydana gelen olayda tamamen kusurlu bulunmaktadır.Dava konusu ... plakalı araç; Volkswagen marka, 79.404 km yol kat etmiş, 2015 model otomobil olup, 11.05.2022 tarihinde ön ve alt kesiminden aldığı darbe sonucu hasarlanmıştır. Dosyada kazanın nasıl gerçekleştiğine dair resmi bir belge (trafik kazası tespit tutanağı vs.) veya olay sonrası çekilmiş bir fotoğraf bulunmamakta, yalnız sürücü beyanı yer almaktadır.Dosyadaki aracın tamirat esnasında hasarlı halini gösteren fotoğraf ile faturalar birlikte değerlendirildiğinde; değişim ve onarımı gerektiği belirtilen parçaların aracın kaldırıma çarpıp üzerine çıkması sonucu meydana gelebileceği anlaşılmaktadır. Faturalarda belirtilen değişim ve onarımı gerekli parça bedeli (eşdeğer parça) ve işçilik bedeli toplamı olan KDV dahil 32.301,00 TL’nin yapılan araştırmalar neticesinde, kaza tarihindeki piyasa fiyatlarına uygun olduğu anlaşılmıştır.Olay tarihinde 5 yaşının içinde olan araç için değişen parça muhteviyatı ve eşdeğer parça olması dikkate alındığında, amortisman tenzili yapılmamış ancak yenilenen parça bedeli üzerinden Yargıtay içtihatları gereği belli bir oranda “hurda malzeme tenzili” yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Heyetimize ibraz edilen dosya içerisinde yer alan dökümanlar detaylıca incelenmiş olup dosyaya konu kazanın belirtildiği şekilde "aracın alt kısmının kaldırıma çarpılması" neticesinde meydana geldiği kanaatine varılmıştır.Ancak dosya ekinde yer alan sigortalı araç sürücüsüne ait 2 farklı beyanının tetkikinde farklı ifadeler de bulunduğu dikkat çekici bulunmuş ancak konu ile ilgili net bir bilgi elde edilememiştir.Mevzuat ve ilgili kanunlar gereği her ne kadar ispat yükümlülüğü sigorta şirketinde olsa dahi sigortalı araç sürücüsü olduğu belirtilen kişinin ibraz etmiş olduğu beyanların tetkikinde çelişkili, farklı ifadelere yer verdiği görülmekte olup, sigorta şirketinin vermiş olduğu red kararının yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı şirket adına kayıtlı ... plakalı otomobil sürücüsü ...’ın, meydana gelen olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobilin dava konusu trafik kazasına bağlı olarak kaza tarihi itibariyle hasar bedelinin KDV dahil 32.101,00 TL olduğu, ispat yükümlülüğü taraflara ait olmak üzere sigortalı araç sürücüsünün vermiş olduğu beyanlarda çelişki bulunması nedeniyle davalı sigorta şirketinin vermiş olduğu red kararının yerinde olduğu" hususlarının belirtildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunun maddi olayın tespiti ile hasar bedeline ilişkin belirlemeleri mahkememizce yerinde görülmüş, hukuki değerlendirme ise mahkememizin yetkisinde olduğundan davacının isteminin yerinde olup olmadığı, hasarın sigorta teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı hususlarının takdir ve değerlendirmesi mahkememizce yapılmıştır. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı otomobildeki değişim ve onarımı gerektiği belirtilen parçaların, aracın kaldırıma çarpıp üzerine çıkması sonucu meydana gelebileceğinin tespit edildiği, sigortalı aracın dava konusu trafik kazasına bağlı olarak kaza tarihi itibariyle uğradığı hasar bedelinin bilirkişilerce yapılan değerlendirme ile de davacının istemi olan KDV dahil 32.301,00 TL olarak belirlenmiş olup, bilirkişilerce söz konusu tutardan 200,00 TL tutarında "hurda malzeme tenzili" yapılması sonucu hasar bedelinin 32.101,00 TL olarak hesaplandığı, davaya konu kazanın belirtildiği şekilde "aracın alt kısmının kaldırıma çarpılması" neticesinde meydana geldiğinin belirlenmiş olduğu, buna göre davacının kazanın oluşumuna ilişkin iddiası ile bu iddia sonucu araçta meydana gelen hasarın birbiri ile uyumlu olup, davacının istemi olan 32.301,00 TL hasar bedelinin bilirkişilerce de araçta meydana gelen hasar tutarı olarak hesaplandığı, ancak yenilenen parça bedeli üzerinden hurda malzeme tenzili olarak yapılan 200,00 TL indirim sonucu KDV dahil toplam hasar bedelinin 32.101,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre davacının talep ettiği hasar bedeli ile kazanın oluşumuna ilişkin iddiasının birbiri ile uyumlu olup birbirini doğruladığı, araçta oluşan hasarın sigorta teminat kapsamı dışında kalan bir nedenle oluştuğu, hasar bedelinin sigorta teminatı dışında kaldığına ilişkin davalı sigorta şirketi iddiasının ispatlanamadığı, hasarın davacıya ait aracın sigorta teminat dönemi içinde aracın alt kısmının kaldırıma çarpılması şeklinde oluştuğu, davacı vekili ön inceleme duruşması sırasında verdiği beyanında da "aracın kaldırıma çarptığını" belirtmiş olup, söz konusu beyanın bilirkişi raporu ile de doğrulandığı anlaşılmakla davacının isteminin sigorta teminatı altında bulunduğu sonucuna varılarak, bilirkişilerce belirlenen 32.101,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulü ile hasar bedeli olarak tespit edilen bu tutarın, davalının tazminat ödemesini yapmayacağına ilişkin yazı tarihi olan 20.06.2022 tarihinin temerrüde düştüğü tarih olarak kabulü ile bu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin feri nitelikteki isteminin yerinde görülmemesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 32.101,00 TL araç hasar bedelinin davalının temerrüde düştüğü tarih olan 20.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Davacının fazlaya ilişkin alacak istemi ile kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin feri nitelikteki isteminin yerinde görülmemesi nedeniyle REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince, hüküm altına alınan 32.101.00-TL üzerinden hesaplanan 2.192,81-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 551,63-TL harcın mahsubu sonucu kalan 1.641,18-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvuru harcı, 551,63-TL peşin harç, 38,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 859,88-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 53,75-TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 45,00-TL dosya masrafı olmak üzere toplam 7.098,75-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 7.054,79-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davalı taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, dava değerinden reddine karar verilen kısım göz önüne alınarak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davalı taraf yararına belirlenen 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin 3.100,68-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 20,00-TL'nin ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024