İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/550 E. 2023/771 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/550
- Karar No
- 2023/771
- Karar Tarihi
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/550 Esas - 2023/771 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C ... ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2022/550 KARAR NO : 2023/771 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/08/2022 KARAR TARİHİ : 14/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 17/12/2013 tarihinde "Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Şehirlerarası Posta Taşıttırılması Hizmet Alımına Ait 3. Grup (İzmir) Sözleşmesi" yapıldığını, şirketlerince söz konusu sözleşmelere istinaden anılan şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10'unu sorumlu sıfatıyla tevkif ederek kendi vergi dairesine ödenmesi gerektiği ve KDV tutarının tamamı anılan şirkete ödendiğini, akabinde KDV mevzutandan kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. Maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ettiğini ve ödemek durumunda kalındığını, davalının ödemesi gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV'nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle müvekkili şirket üzerinde kaldığını, bu nedenle anılan iş ortaklığında sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında müvekkilince adlarına vergi dairesine yatırılan 169.594,65 TL'nin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, davacıya fuzulen ve fazladan ödenen tutarların iade edilmesinin ihtar edildiğini ve bunu müteakip kendi KDV beyanlarını düzeltebileceği ve bu suretle vergi dairesine ödediği bir KDV varsa da iade/düzeltme konusu edilebileceği hususunun hatırlatıldığını, fakat alacağın bugüne kadar ödenmediğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirketin iyi niyetli olmayıp mal kaçırma hazırlığında olduğunu, taahhütlerinden kurtulmak için mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle davalı şirketin taşınır, taşınmaz, ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. bankadaki mevduatları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, 169.594,65 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında 17/12/2017 tarihinde imzalanan sözleşme kapsamında davalıdan hizmet alan davacının, vergi mevduatı uyarınca davalıya yaptığı ödemelerden kaynaklı KDV tutarının 9/10'nun tevkif etmesi ve vergi dairesine yatırması gerekirken KDV tutarının tamamının davalıya ödenmesi sonrasında davacının vergi dairesine ödemek zorunda kaldığı 169.594,65 TL'yi davalıdan talep edip edemeyeceği, bu tutarın tamamının KDV ödemesi olup olmadığı, geç ödemeden kaynaklı fazla ödeme var ise bundan hangi tarafın sorumlu olması gerektiği hususlarına ilişkindir. Mahkememizce aldırılan 13/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının, KDV Kanunu uyarınca 9/10 oranında kdv tevkifatı yapmak ve bunu sorumlu sıfatıyla kendi vergi dairesine yatırmak, kalan 1/10’nu ise yükleniciye ödemek mükellefiyeti bulunduğu, Kanunu, eksik ve yanlış uygulama konusunda, her iki tarafın da kusurlu olduğu, ilgili mevzuata tam olarak hakim olamadıkları ve davacının TTK. 21/2 hükmü uyarınca fatura içeriğine süresinde itiraz etmemiş olması nedeniyle kusurlarının tartışmasız olduğu, davacı idarenin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne 371.594.000.- TL. tutarında 33 adet taşınmazı 6183 sayılı kanunun Geçici 8. Maddesi uyarınca, KDV tevkifat borcuna karşılık devir etmiş ve devir faturasını düzenlenmiş olduğu, taşınmazların devri sonrası kalan borcuna mahsuben, 25.02.2021 tarihinde Ziraat Bankası’dan 10.443.936,67 TL. havaleyi Kızılbey Vergi Dairesi hesabına yapmış ve taşınmaz devri ile birlikte toplamda 382.037.936,67 TL. ödenmiş olduğu görülmektedir. Ancak, KDV Beyannamelerinin, her bir aya ilişkin yapılan faaliyetlerin tamamı üzerinden veriliyor olması nedeniyle, ödemelerin ne kadarının davalı adına yapılmış olduğunu doğrulamak dosya kapsamında bulunan belgelerle mümkün bulunduğu, davacı, davalıdan 167.594,06 TL. asıl, 2.000,59 TL. gecikme zammı/yapılandırma farkı olmak üzere, toplam 169.594,65 TL. talep etmekte olup, gecikme zammı/yapılandırma fakı olarak talep etmekte olduğu 2.000.59 TL. yerinde olmadığı, davacının süresi içerisinde fatura içeriğine itiraz edip (21/2), gerekli tevkifatı yaparak, kendi vergi dairesine yatırmamış olması nedeniyle kusurlu bulunduğu, Dosya üzerinden yanıtlanması mümkün olmayan diğer iki soru ise, davalının, davacı adına düzenlemiş olduğu, 2015- 2019 yılları arası (tahminen 58 adet fatura) faturaların tamamı ile, bu süreye isabet eden, VUK. 371. Madde uyarınca vermiş olduğu KDV-2 Beyannamelerin dosyaya kazandırılması gerektiğini belirtmiştir. Bilirkişi raporunda belirtilen eksiklikler giderilerek bilirkişiden 24/03/2023 tarihli ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda; 3605 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu çerçevesinde, dava konusunun “İşgücü temin hizmeti” kapsamında olduğu ve bu kapsamda davalının vermiş olduğu hizmet karşılığı, davacı adına düzenlemiş olduğu faturalarda 9/10 oranında KDV tevkifat tutarını göstermek, davacının söz konusu tevkifatı, davalıya ödemeyerek, davalı adına, kendi vergi dairesine ödemek mükellefiyetlerinin bulunduğu, davacı, bu kapsamda, davalının vermiş olduğu hizmet faturaları üzerinden hesaplanan 9/10 oranındaki 167.594,06 TL. KDV tevkifat tutarını, 03.11.2020 tarihinde, düzeltme beyannameleri vermek suretiyle, 7256 Sayılı yasadan yararlanarak ödemiş olduğu, Yasanın öngördüğü süre içerisinde tahakkuk ettirilip ödenmeyen bu vergi nedeniyle, 6183 Sayılı Yasa uyarınca 2.000,59 TL. gecikme zammı ödemek zorunda kalındığı tespit edildiği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, verginin süresinde tahakkuk ettirilip ödenmesinden sorumlu olan davacının, ödemiş olduğu 167.594,06 TL. vergi aslını davalıdan talep edebileceği, 2.000,59 TL. gecikme zammını ise talep edemeyeceğini belirtmiştir. Hizmet alanın (somut olayda davacı ... A.Ş.) hizmet verenin (somut olayda Hsb temizlik ... Ltd. Şti.) hakedişlerinden 9/10 oranında KDV tevkifatı kesmesi gerekip gerekmediği, KDV genel tebliğinin vergi sorumlusu başlıklı C/2 bölümünde yer alan düzenleme kapsamında tartışılması gerekmektedir. İlgili ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. bölümün 2.1.3.2.5.1 maddesinde "iş gücü temin hizmeti " kavramı şu şekilde tarif edilmiştir; "faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları iş gücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda yada başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin edilmesi " olarak belirlenmiştir. Devam eden kısmında ise; ne zaman tevkifat yapılması gerektiği belirlenmiştir. ve "bu tür hizmetler esas itibariyle, temin edilen elemanların, hizmet alan işletmenin bil fiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. " düzenlemesiyle KDV tevkifatının hangi halde yapılacağı belirlenmiştir. Buna göre ; hizmet alım sözleşmesi kapsamında istihdam edilen çalışanların kimin kontrolünde, sevk ve idaresinde çalıştırıldığı önem arz etmektedir. Çalışanları kontrol etme, sevk ve idare etme yetkisi ve bu yetkinin fiilen hangi tarafça kullanıldığına göre sorunun cevabı değişecektir. Çalışanları kontrol , sevk ve idare etme yetkisi ... A.Ş.'de ise, ... A.Ş. tarafından KDV tevkifatı yapılması ve yapılan tevkifatın vergi dairesine ödenmesi doğru bir uygulama olacak aksi halde ... A.Ş. tarafından tevkifat yapılması gerekmeyeceğinden vergi dairesine ödenen stopajda gereksiz yere ödendiği için davacının davalıdan alacak iddia etmesini engelleyecektir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri incelendiğinde, sözleşmenin araç temin sözleşmesi olduğu, sözleşmenin işin yürütülmesine dair hükümlerinde davacı ... A.Ş.'nin doğrudan çalışanları değil, davalı firmayı denetlemeye yönelik hükümlerin yer aldığı, bu hükümlerin sözleşme kapsamında işin mevzuata uygun yürütülüp yürütülmediğini, davalının uygulamalarından kaynaklanacak olası sorunları önlemeyi amaçladığı, bu hükümlerin haricinde özellikle sözleşmenin 22.maddesi incelendiğinde; çalıştırılan işçilerin sorumluluklarının Hizmet İşleri Genel Şartnamesi nin 6. Bölümü gereği yükleniciye bırakıldığı, işçilerin her konuda muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olarak belirlendiği, çalışanların kontrolünün sevk ve idaresinin yüklenici davalıda olduğunu ortaya koyduğu anlaşılmaktadır. Neticede; Mahkememizce yapılan değerlendirmede, bilirkişi raporundan ayrı olarak yukarıda zikredilen sözleşme hükümleri gözetildiğinde, çalışan işçileri kontrol, sevk ve idare yetkisinin davalı şirkette olduğu kabul edilmiş ve söz konusu kabul çerçevesinde KDV genel tebliği 2.1.3.2.5.1.madde kapsamında, davacı tarafın, davalı yüklenicinin hak edişlerinden KDV tevkifatı kesintisi yapmaması gerektiği ve bu kapsamda davacının vergi dairesini yaptığı ödemenin davalıdan istenemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. H Ü K Ü M : Nedenleri yukarıda açıklanacağı üzere; Davacının davasının REDDİNE, İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 2.896,26 TL 'den mahsubu ile artan 2.626,41 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı şirketin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/12/2023