İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/249 E. 2025/378 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/249
- Karar No
- 2025/378
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/249 Esas - 2025/378 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/249 KARAR NO : 2025/378 HÂKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI :...... ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALILAR : 1)...... ...... Vekili : Av. ...... 2) ...... ...... Vekili : Av. ...... ...... İHBAR OLUNANLAR : 1) ...... ...... 2) ...... DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/04/2025 KARAR TARİHİ : 07/05/2025 G.K. YAZIM TARİHİ : 07/05/2025 1. Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : 2. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 15/08/2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın kırmızı ışık ihlali gerçekleştirerek geçiş izni sahibi ... plaka sayılı araca yan tarafından çarpması sonucunda işbu araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığı; müvekkilinin araç içerisinde kusursuz yolcu konumunda olduğu; müvekkilinin vücudunda ileri derecede kırıklar olduğu; eski sağlığına kavuşmasının mümkün olmadığı; meydana gelen kazada ... plaka sayılı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği; huzurdaki davanın dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı ve müvekkilinin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı beyan edilmiş olup; müvekkilinin uğraşmış olduğu sürekli iş göremezlik zararı için 100,00 TL, geçici iş göremezlik zararı için 100,00 TL ve bakıcı gideri zararı için 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminat bedelinin, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : 3. Davalı ...... ile ilgili olarak; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle, öncelikle usule yönelik görev, yetki, husumet, dava ehliyeti yokluğu ve kesin hüküm, hak düşürücü süre, zamanaşımı, hukuki menfaat, derdestlik yönünden itirazları ile dava dilekçesinin düzenlenmesinde yasal eksiklikler bulunduğu itirazlarını sundukları; müvekkili kuruluşa husumet yöneltilemeyeceği; dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmediği; davacının tazminat talebini somutlaştırmadığı; müvekkili kuruluşa ait araç şoförünün kusursuz olduğu; davacının tüm taleplerinin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiği beyan edilmiş olup; davanın ... A.Ş.'ye ve ...'E ihbarına karar verilmesine, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan, husumet yokluğu ve zamanaşımı ile hak düşürücü süreler gözetilerek reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. 4. Davalı ... A.Ş. ile ilgili olarak; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı; öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiği; ...... tarafından ... numaralı soruşturma dosyası açıldığı ve davacı ile ...'in uzlaşması ile soruşturma dosyasının edimli olarak sonuçlandığı; uzlaşma sonucunda soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılmasının hukuken mümkün olmadığı; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı; her türlü müterafik kusur indirimi, hakkaniyet indirimi ve denkleştirme sebeplerinin uygulanması gerektiği beyan edilmiş olup; davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle reddine, davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : -...... Sayılı Dosyası Sureti. - ......Tedavi Dosyası. - ......Tarafından Gönderilen Bila tarihli Cevabi Yazı, -......Tarafından Gönderilen 24/04/2025 Tarihli Cevabi Yazı. - ......Tarafından Gönderilen 25/04/2025 Tarihli Cevabi Yazı. - ...... Tarafından Gönderilen 30/04/2025 Tarihli Cevabi Yazı. - ...... Tarafından Gönderilen 30/04/2025 Tarihli Cevabi Yazı. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : 5. Mahkememiz nezdinde ikame olunan "Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası" kapsamında; 15/08/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıda meydana gelen sürekli ve geçici iş göremezlik nedeniyle doğan maddi tazminat miktarları ile bakıcı giderlerinin tazmini talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. a) Sigorta Kuruluşuna Başvuru Zorunluluğu İle İlgili Olarak; 6. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." 7. Anılan Kanun hükmü kapsamında; trafik kazalarında zarar görenler tarafından, zorunlu mali sorumluluk sigortası uyarınca zararlarının tazmini amacıyla Yargı Makamlarına başvurulması öncesinde, "ilgili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması" zorunluluğu, hüküm altına alınmıştır. 8. Anılan Kanun hükmü ve Yüksek Yargı Kararları kapsamında yerleşik hal almış görüş uyarınca; dava ikamesi öncesinde, ilgili sigorta şirketlerine yazılı başvuruda bulunulması şartı; bir "özel dava şartı" olarak kabul görmekte olup; anılan başvurunun yerine getirilmemesi halinde davanın, dava şartı yokluğundan (usulden) reddi gerekmektedir. 9. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde belirtilen şartlar aşağıda belirtildiği şekildedir: i. Sigorta Kuruluşuna başvurunun, "dava ikamesi öncesinde" gerçekleştirilmiş olması, ii. Anılan başvurunun, "yazılı olarak" yapılması, iii. Başvurunun iletilmesini müteakiben, ilgili "sigorta kuruluşuna 15 gün süre tanınması" (Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâli). 10. 2918 Sayılı Kanun'un "özel dava şartı" niteliğindeki işbu 97. maddesi, Kanun Koyucu tarafından, "sigorta şirketlerine yönelik ikame olunan tazminat davaları özelinde" hüküm altına alınmış olup; ilgili Kanun hükmünün şartları da incelendiğinde görülmektedir ki anılan hüküm kapsamında; sigorta kuruluşlarına (ilgili sigorta kuruluşu tarafından, uyuşmazlık ile ilgili inceleme ve değerlendirme yapılabilmesi amacıyla) dava ikamesi öncesinde "asgari 15 gün" süre tanımak suretiyle, zarar görenin talebini detaylı olarak değerlendirme imkanı tanınmakta olup; anılan başvuruya, "geçerlilik şartı" mahiyetinde "yazılı olması zorunluluğunun" da getirilmesi suretiyle özel bir önem atfedilmektedir. b) Arabuluculuk Faaliyetine Başvuru Zorunluluğu İle İlgili Olarak : 11. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin 1. Fıkrası, aşağıda belirtildiği şekildedir: "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 12. Anılan Kanun hükmü kapsamında; ticari dava niteliğinde bulunan ve konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının ikamesi öncesinde arabuluculuk faaliyetine başvurulmuş olması, yine bir "dava şartı" olarak düzenlenmiş olup; anılan arabuluculuk faaliyeti yerine getirilmeksizin dava ikamesi halinde de; davanın, dava şartı yokluğundan (usulden) reddi gerekmektedir. 13. Bu kapsamda detaylı olarak irdelenme yapılması gerekirse; "sigorta kuruluşlarına yönelik ikame olunan işbu davaların", 6102 Sayılı Kanun kapsamında "mutlak ticari dava" olarak düzenlenmekte olması ve "tazminat taleplerinin" de 6102 Sayılı Kanunun 5/A maddesi kapsamında "arabuluculuk faaliyetine tâbi" olarak belirtilen dava türlerinden olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sigorta kuruluşlarına yönelik ikame edilen tazminat davalarının, "mutlak ticari dava" niteliğinde bulundukları ve bu doğrultuda "arabuluculuk dava şartına tâbi" oldukları anlaşılmaktadır. 14. Arabuluculuk faaliyetine başvuru zorunluluğu; sadece "sigorta şirketlerine yönelik ikame olunan tazminat davaları özelinde getirilmiş bir düzenleme olmayıp"; genel mahiyette, ticari dava niteliğinde bulunan ve konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının ikamesi öncesinde, tarafların (yargılama yoluna başvurmadan önce) kendi aralarında sulh olabilmelerine son bir kez imkan tanınması amacıyla hüküm altına alınmıştır ve bu kapsamda mevzuatımızda da açıkça belirtilen gerekçelerle, nev'i şahsına münhasır teknik nitelikler taşımaktadır. 15. Bu kapsamında arabuluculuk faaliyetinin amaçları (6325 Sayılı Kanun'un 2/b maddesinin de dikkate alınması suretiyle) aşağıda belirtildiği şekilde sıralanabilir: i. Uyuşmazlıkların; "uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla", yargı kararlarından ziyade tarafların ortak iradeleri ile çözüme kavuşturulması; ii. "Sistematik teknikler uygulanarak", tarafların görüşmesi ve müzakerelerde bulunması amacıyla "bir araya getirilmeleri", iii. Tarafların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için "aralarında iletişim sürecinin kurulmasının sağlanması", iv. Tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde "çözüm önerisi de getirilebilmesi", v. Yargı Makamlarının iş yoğunluklarının azaltılması, c) Arabuluculuk Dava Şartı ile Sigorta Kuruluşuna Başvuru Şartının Mukayesesi: 16. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; hem (2918 Sayılı Kanun'un 97. maddesinde düzenlenen) "Sigorta Kuruluşuna Yazılı Başvuru" şartının; hem de (6102 Sayılı Kanun'un 5/A maddesinde düzenlenen) "Arabuluculuk Faaliyetine Başvuru" şartının; birbirlerinden farklı amaçlarla ve münferiden düzenlenen (amir) mevzuat kapsamında hüküm altına alınmış dava şartları niteliğinde iki farklı müessese oldukları anlaşılmaktadır. Neticeten; 17. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde düzenlenen Sigorta Kuruluşlarına Yazılı Başvuru Zorunluluğu; taraflar arasında, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla uzlaşı sağlanması veya sistematik teknikler kullanılması suretiyle tarafların bir araya getirilmesi yahut tarafların arasında iletişim kurulmasının sağlanması ve hatta tarafsız 3. kişi tarafından çözüm önerileri getirilmesi vb. amaçlar taşımamakta olup; aksine sigorta kuruluşlarına (asgari 15 gün tanınması suretiyle), zarar görenin talebinin değerlendirilebilmesi imkanı tanınmasına yönelik bir düzenlemedir. Bu kapsamda amaç; tarafların bir araya getirilerek uzlaştırılması olmayıp, talep hususunda salt sigorta kuruluşlarına değerlendirme imkanı tanınmasıdır. Bunun yanı sıra sigorta kuruluşlarına başvuruların "yazılı" olması zorunluluğu da bir "geçerlilik şartı" olarak, ilgili mevzuatımıza eklenilmiştir. 18. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi kapsamında düzenlenen Arabuluculuk Dava Şartı ise; sigorta kuruluşlarına herhangi bir değerlendirme imkanı tanınması vb. amaçlar taşımamakta olup; aksine tarafların, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve sistematik teknikler kullanılması suretiyle bir araya getirilmesi ve tarafların uzlaşamamaları halinde tarafsız 3. kişi tarafından çözüm önerileri getirilmesi amaçlarına hizmet etmektedir ve anılan düzenlemede sigorta kuruluşlarına "asgari 15 gün süre tanınması" zorunluluğu da bulunmamaktadır. 19. Bu doğrultuda; yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; "sigorta kuruluşlarına yönelik ikame olunan tazminat davalarının, 6102 Sayılı Kanun kapsamında 'mutlak ticari dava' olarak düzenlenmekte olması" ve bunun yanı sıra yukarıda belirtilen "her iki dava şartının", birbirlerinden farklı amaçlarla ve münferiden düzenlenen (amir) mevzuat kapsamında hüküm altına alınmış dava şartları niteliğinde iki farklı müessese olmaları nedeniyle; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ve 30/04/2025 tarihli beyan dilekçesi kapsamında, "sigorta kuruluşlarına yönelik ikame olunan tazminat davalarının 'ticari dava' niteliğinde bulunmadığı" ve bunun yanı sıra "sigorta kuruluşlarına yönelik ikame edilen tazminat davalarının, ilgili sigorta şirketine (dava ikamesi öncesinde) başvuru yapılmakta olması nedeniyle; anılan dava türünün 'arabuluculuk faaliyeti dava şartı' kapsamı dışında kaldığı" yönündeki görüşlere katılmak mümkün olmamış ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi kapsamında belirtilen "arabuluculuk yoluna başvuru" şartının, davacı tarafından yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın, dava şartı yokluğundan reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Mahkememiz nezdinde açılan davada; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A. maddesi uyarınca, arabuluculuk şartının yerine getirilmediği ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından; davanın USULDEN REDDİNE; 2) Karar ve İlâm Harcı : Harçlar Kanunu uyarınca tahsil olunan 615,40 TL peşin harç, 615,40 başvurma harcı ve 87,50 TL vekalet harcından ibaret toplam 1.318,30 TL harcın, davacı üzerinde BIRAKILMASINA; 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davalıların, kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi uyarınca (dava değeri olan 300,00 TL üzerinden hesaplanan) 300,00 TL nisbi vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile DAVALILARA ÖDENMESİNE; Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ...... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 07/05/2025 Katip ...... Hâkim ...... ¸ Gerekçeli Karar