İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/180 E. 2025/228 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/180
Karar No
2025/228
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/180 Esas - 2025/228 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/180 KARAR NO : 2025/228 HÂKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ..., T.C. Kimlik No: ... .... VEKİLİ : Av. ..., .... DAVALI : .... .... DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/03/2025 KARAR TARİHİ : 19/03/2025 G.K. YAZIM TARİHİ : 07/05/2025 1. Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA : 2. Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 19/08/2024 tarihinde ... plaka sayılı motosiklet ile ... plakalı özel halk otobüsünün çarpıştığı; özel halk otobüsünde oturmakta olan müvekkilinin yaralandığı; kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kural ihlali bulunmadığı; müvekkilinin eczacı olarak görev yaptığı; olaydan sonra vücudunda maluliyet meydana geldiği beyan edilmiş olup; kazadan dolayı uğramış olduğu maddi zarara karşılık olmak üzere 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik maddi tazminat alacaklarının davalıdan tazminine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA : 3. Mahkememizce tensiben yapılan inceleme neticesinde, davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle; bu aşamada dava dilekçesi, davalı tarafa tebliğe edilmemiştir. III) DELİLLER : - .... Büro Başvuru, .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : 4. Mahkememiz nezdinde ikame olunan "Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası" kapsamında; 19/08/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıda meydana gelen sürekli ve geçici iş göremezlik nedeniyle doğan maddi tazminat miktarlarının tahsili talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. a) Sigorta Kuruluşuna Başvuru Zorunluluğu İle İlgili Olarak; 5. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." 6. Anılan Kanun hükmü kapsamında; trafik kazalarında zarar görenler tarafından, zorunlu mali sorumluluk sigortası uyarınca zararlarının tazmini amacıyla Yargı Makamlarına başvurulması öncesinde, "ilgili sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması" zorunluluğu, hüküm altına alınmıştır. 7. Anılan Kanun hükmü ve Yüksek Yargı Kararları kapsamında yerleşik hal almış görüş uyarınca; dava ikamesi öncesinde, ilgili sigorta şirketlerine yazılı başvuruda bulunulması şartı; bir "özel dava şartı" olarak kabul görmekte olup; anılan başvurunun yerine getirilmemesi halinde davanın, dava şartı yokluğundan (usulden) reddi gerekmektedir. 8. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde belirtilen şartlar aşağıda belirtildiği şekildedir: i. Sigorta Kuruluşuna başvurunun, "dava ikamesi öncesinde" gerçekleştirilmiş olması, ii. Anılan başvurunun, "yazılı olarak" yapılması, iii. Başvurunun iletilmesini müteakiben, ilgili "sigorta kuruluşuna 15 gün süre tanınması" (Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâli). 9. 2918 Sayılı Kanun'un "özel dava şartı" niteliğindeki işbu 97. maddesi, Kanun Koyucu tarafından, "sigorta şirketlerine yönelik ikame olunan tazminat davaları özelinde" hüküm altına alınmış olup; ilgili Kanun hükmünün şartları da incelendiğinde görülmektedir ki anılan hüküm kapsamında; sigorta kuruluşlarına (ilgili sigorta kuruluşu tarafından, uyuşmazlık ile ilgili inceleme ve değerlendirme yapılabilmesi amacıyla) dava ikamesi öncesinde "asgari 15 gün" süre tanımak suretiyle, zarar görenin talebini detaylı olarak değerlendirme imkanı tanınmakta olup; anılan başvuruya, "geçerlilik şartı" mahiyetinde "yazılı olması zorunluluğunun" da getirilmesi suretiyle özel bir önem atfedilmektedir. b) Arabuluculuk Faaliyetine Başvuru Zorunluluğu İle İlgili Olarak : 10. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin 1. Fıkrası, aşağıda belirtildiği şekildedir: "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 11. Anılan Kanun hükmü kapsamında; ticari dava niteliğinde bulunan ve konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının ikamesi öncesinde arabuluculuk faaliyetine başvurulmuş olması, yine bir "dava şartı" olarak düzenlenmiş olup; anılan arabuluculuk faaliyeti yerine getirilmeksizin dava ikamesi halinde de; davanın, dava şartı yokluğundan (usulden) reddi gerekmektedir. 12. Bu kapsamda detaylı olarak irdelenme yapılması gerekirse; "sigorta kuruluşlarına yönelik ikame olunan işbu davaların", 6102 Sayılı Kanun kapsamında "mutlak ticari dava" olarak düzenlenmekte olması ve "tazminat taleplerinin" de 6102 Sayılı Kanunun 5/A maddesi kapsamında "arabuluculuk faaliyetine tâbi" olarak belirtilen dava türlerinden olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sigorta kuruluşlarına yönelik ikame edilen tazminat davalarının, "mutlak ticari dava" niteliğinde bulundukları ve bu doğrultuda "arabuluculuk dava şartına tâbi" oldukları anlaşılmaktadır. 13. Arabuluculuk faaliyetine başvuru zorunluluğu; sadece "sigorta şirketlerine yönelik ikame olunan tazminat davaları özelinde getirilmiş bir düzenleme olmayıp"; genel mahiyette, ticari dava niteliğinde bulunan ve konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının ikamesi öncesinde, tarafların (yargılama yoluna başvurmadan önce) kendi aralarında sulh olabilmelerine son bir kez imkan tanınması amacıyla hüküm altına alınmıştır ve bu kapsamda mevzuatımızda da açıkça belirtilen gerekçelerle, nev'i şahsına münhasır teknik nitelikler taşımaktadır. 14. Bu kapsamında arabuluculuk faaliyetinin amaçları (6325 Sayılı Kanun'un 2/b maddesinin de dikkate alınması suretiyle) aşağıda belirtildiği şekilde sıralanabilir: i. Uyuşmazlıkların; "uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla", yargı kararlarından ziyade tarafların ortak iradeleri ile çözüme kavuşturulması; ii. "Sistematik teknikler uygulanarak", tarafların görüşmesi ve müzakerelerde bulunması amacıyla "bir araya getirilmeleri", iii. Tarafların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için "aralarında iletişim sürecinin kurulmasının sağlanması", iv. Tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde "çözüm önerisi de getirilebilmesi", v. Yargı Makamlarının iş yoğunluklarının azaltılması, c) Arabuluculuk Dava Şartı ile Sigorta Kuruluşuna Başvuru Şartının Mukayesesi: 15. Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; hem (2918 Sayılı Kanun'un 97. maddesinde düzenlenen) "Sigorta Kuruluşuna Yazılı Başvuru" şartının; hem de (6102 Sayılı Kanun'un 5/A maddesinde düzenlenen) "Arabuluculuk Faaliyetine Başvuru" şartının; birbirlerinden farklı amaçlarla ve münferiden düzenlenen (amir) mevzuat kapsamında hüküm altına alınmış dava şartları niteliğinde iki farklı müessese oldukları anlaşılmaktadır. Neticeten; 16. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde düzenlenen Sigorta Kuruluşlarına Yazılı Başvuru Zorunluluğu; taraflar arasında, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla uzlaşı sağlanması veya sistematik teknikler kullanılması suretiyle tarafların bir araya getirilmesi yahut tarafların arasında iletişim kurulmasının sağlanması ve hatta tarafsız 3. kişi tarafından çözüm önerileri getirilmesi vb. amaçlar taşımamakta olup; aksine sigorta kuruluşlarına (asgari 15 gün tanınması suretiyle), zarar görenin talebinin değerlendirilebilmesi imkanı tanınmasına yönelik bir düzenlemedir. Bu kapsamda amaç; tarafların bir araya getirilerek uzlaştırılması olmayıp, talep hususunda salt sigorta kuruluşlarına değerlendirme imkanı tanınmasıdır. Bunun yanı sıra sigorta kuruluşlarına başvuruların "yazılı" olması zorunluluğu da bir "geçerlilik şartı" olarak, ilgili mevzuatımıza eklenilmiştir. 17. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi kapsamında düzenlenen Arabuluculuk Dava Şartı ise; sigorta kuruluşlarına herhangi bir değerlendirme imkanı tanınması vb. amaçlar taşımamakta olup; aksine tarafların, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve sistematik teknikler kullanılması suretiyle bir araya getirilmesi ve tarafların uzlaşamamaları halinde tarafsız 3. kişi tarafından çözüm önerileri getirilmesi amaçlarına hizmet etmektedir ve anılan düzenlemede sigorta kuruluşlarına "asgari 15 gün süre tanınması" zorunluluğu da bulunmamaktadır. 18. Bu doğrultuda; yukarıda belirtilen "her iki dava şartının", birbirlerinden farklı amaçlarla ve münferiden düzenlenen (amir) mevzuat kapsamında hüküm altına alınmış dava şartları niteliğinde iki farklı müessese olmaları nedeniyle; davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan 18/03/2025 tarihinde sunulan beyan dilekçesi kapsamında "arabuluculuk faaliyetinin gerçekleştirilmesi suretiyle 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesinde istenilen amaca ulaşılmış olduğu" beyanına katılmak mümkün olmamış ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi kapsamında belirtilen "sigorta şirketine yazılı başvuru" şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın, dava şartı yokluğundan reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi uyarınca özel dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE; 2) Karar ve İlâm Harcı : Harçlar Kanunu uyarınca tahsil olunan 615,40 TL peşin harç, 615,40 başvurma harcı ve 87,50 TL vekalet harcından ibaret toplam 1.318,30 TL harcın, davacı üzerinde BIRAKILMASINA; 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 19/03/2025 Katip ... Hâkim ... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/180, K. 2025/228, T. 19.03.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-180-e-2025-228-k-c22921ad02f8