İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/110 E. 2025/548 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/110
- Karar No
- 2025/548
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/110 Esas - 2025/548 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/110 KARAR NO : 2025/548 BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... DAVACI .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. .... Av. .... Av. .... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 02/07/2025 KARAR Y.TARİHİ : 02/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kendisine ait ....Parselde kain taşınmazların 27.06.2024 tarihinde açık artırma usulü ile satılacağı ilan ettiğini, müvekkilinin teklif sunduğunu, 27.06.2024 tarihinde ihale yapıldığını, İşbu açık artırma ile satış ihalesine istekli olarak katılan müvekkili şirketin bu kapsamda ... A.Ş.'nin 20.06.2024 Tarihli ... Mektup Nolu 37.500.000,00-TL tutarlı teminat mektubunu davalı şirkete verdiğini, işbu ihalenin en yüksek teklifi veren müvekkili şirket uhdesinde kaldığını ancak, ihale gerçekleştirildikten sonra söz konusu taşınmazların satışı için yapılan açık artırma satış ihalesi ilanının ihale şartnamesinde taşınmazların belirtilen özellik ve niteliklerinin eksik ve hatalı olduğunu, taşınmazlarda bulunan hukuki ve fiili ayıplar ile taşınmazlar ile ilgili devam eden yargılamalara davalı tarafından yer verilmediğini, bunun üzerine davalı şirkete başvurularak, hile ile isteklilerin yanıltıldığı, bu nedenle açık artırma ihalesinin ve dolayısıyla müvekkili tarafından verilen teklifin geçersiz olduğunun bildirilerek teminat mektubunun iadesi talep edildiğini, davalı şirketin söz konusu yazıya cevap vererek; taşınmazlarla ilgili olarak .... Mahkemesinde devam eden davanın olduğu ve bu davaya ilişkin bilgilere satış ilanı ile şartnamede yer verilmediği ikrar edilmişse de teminat mektubunun iadesi talebi kabul edilmediğini, aksine teminat tutarının artırılarak sözleşmenin imzası aşamasına geçilmesi gerektiğini, aksi halde teminat mektubunun nakde çevrileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine teminat mektubunun nakde çevrilmemesi için müvekkili şirket tarafından davalıya 37.500.000,00-TL ödeme yapılarak teminat mektubu iadesinin alındığını, müvekkili şirket tarafından keşide edilen ihtarnamede, teminat mektubunun paraya çevrilme riski nedeniyle her türlü dava ve talep haklarımızın saklı tutularak işbu ödemenin yapıldığının bildirildiğini, davalı şirketin ilan ve satış işlemlerinde hileli davranışları ile sözleşme öncesi kusurlu davranışları nedeniyle ortada akdedilmiş geçerli bir sözleşme olmadığından ödenen tutarın iadesi gerektiğini beyanla; gerçeğe aykırı bilgilerle gerçekleştirilen taşınmaz açık artırması için sunulan 37.500.000,00-TL tutarlı Teminat mektubunun paraya çevrilmemesi amacıyla müvekkili tarafından ödenen 37.500.000,00-TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ileride artırılmak kaydıyla şimdilik 750.000,00-TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; ilan ve satış işlemlerinin hileli olarak gerçekleştirilmiş olmasından dolayı ortada akdedilmiş geçerli bir sözleşme olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, hukuki ve fiili ayıpların açık arttırma şartnamesinde saklandığı hususu davacının ihaleden dönebilmek adına zorlama bir yol ile ortaya çıkardığı asılsız bir iddia olduğunu, davacı tarafın basiretli tacir olarak söz konusu olayda gerekli dikkat ve özeni göstermediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR 3. Taraflar arasındaki hukuki ilişki hali hazırda değerlendirilmemiştir. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4. Taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmemiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 5. Dava, dava konusu teminat mektubunun nakde çevrilmemesi amacıyla davacı tarafından davalıya ödenen 37.500.000,00 TL'nin, satış ilan ve şartnamelerinde belirtilen özellik ve niteliklerinde farklı olarak hukuki ve fiili ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 6.Mahkememizce birleştirme talep edilen .... sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ... Yat. Tic. A.Ş, davalının ... A.Ş olduğu, dava konusu uyuşmazlığın, ....Parselde kain taşınmazların satışına ilişkin ihale ilanının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ihale ilanı usulsüz yapılmış ise davacı tarafından davalıya verilen teminat mektubunun iade şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplandığı, davanın 13/02/2025 tarih, saat 13:55'te açıldığı, dosyanın halen derdest olduğu, duruşmasının 09/07/2025 tarihine bırakıldığı görülmüştür. 7. HMK'nın 166. maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiştir. Buna göre; “(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.” 8. Görüldüğü üzere aralarında bağlantı bulunan ve aynı mahkemede açılmış olan davalar, yargılamanın her safhasında istek üzerine ya da mahkemece kendiliğinden birleştirilebilir. Mahkeme, aralarında bağlantı bulunan davaların her hâlde birleştirilmesine karar vermek zorunda değildir; ancak tahkikatın (yargılamanın) daha iyi bir şekilde yürütülmesi için gerekli gördüğü hâllerde, aralarında bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine karar verebilir ( ....). 9. Davaların birleştirilmesi ve ayrılması müesseselerinin temelinde usul ekonomisi ilkesi yatar ( ....). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, Anayasal dayanağı olan bir ilke olup 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesinin dördüncü bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna açıkça işaret edilmiştir. 10. Öte yandan HMK’nin 166. maddelerinde aralarında bağlantı bulunan, daha açık anlatımla aynı veya benzer sebeplerden doğmuş yahut biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek mahiyette olduğu davaların birleştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. 11. Birleştirilen davalarda tek bir yargılama yapılır ve ortak deliller tek bir kez toplanır. Bunun sonucunda mahkeme uyuşmazlığın bütün taraflarının menfaatini aynı yargılama içerisinde görme, değerlendirme ve uyuşmazlığı bu çerçevede çözme imkânına sahip olur ( ....). Bu da hukuk güvenliğinin korunması ve çelişkili kararların önüne geçilmesine hizmet eder. 12. Aynı maddenin 4. fıkrasında ise "bağlantı" kavramı açıklanmış olup; "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır" denilmiştir. 13. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, mahkememizde yargılaması yürütülen dava ile ....sayılı dosyasındaki davanın konusunun aynı olduğu, her iki dava konusunun da ....Parselde kain taşınmazların ihalesinin usulüne uygun yapılmadığından bahisle, davacılar tarafından davalıya verilen teminat mektuplarının paraya çevrilmemesi için yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkin olduğu, her iki dosyada da aynı vakıalara yönelik tahkikat yürütülmesi gerektiği, bu anlamda yukarıda zikredilen HMK hükmü nazara alındığında her iki dava arasında sıkı bir bağlantı bulunduğu, usul ekonomisi bakımından delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, tarafların hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, davaların birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1-Mahkememiz .... Esas sayılı dosyasının HMK m. 166/2 hükmü uyarınca .... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılmasına, 3-Yargılamanın .... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, 4-Harç, masraf, ücreti vekalet tayin ve takdirinin asıl davada nihai kararla birlikte değerlendirilmesine, Dair tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda esas hükümle birlikte İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/04/2025 Başkan .... E-İmza Üye .... E-İmza Üye .... E-İmza Katip .... E-İmza BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"