İlk Derece Mahkemesi · Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/339 E. 2022/540 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/339
Karar No
2022/540
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/339 Esas - 2022/540 T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2021/339 Esas KARAR NO : 2022/540 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2021 KARAR TARİHİ : 27/09/2022 KARAR Y.TARİHİ : 28/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından müvekkili şirkete ... KUVVET TÜNELİ VE HES projesi kapsamında 27/06/2007 tarih ve EÜ/1237-1/879 sayılı, FEKE 2 HES projesi kapsamında ise 17/05/2007 tarih ve EÜ/1197-2/859 sayılı Elektrik Üretim Lisansları verildiğini, müvekkili şirketçe tüm yasal düzenlemeler ile usul ve esaslara uygun şekilde ilgili projelerin tamamlandığını ve ... Kuvvet Tüneli ve HES tesisinin Santrali ile I. Ünitesinin 27/10/2010, II. Ünitesinin 25/11/2010, FEKE 2 HES tesisinin ise 24/12/2010 tarihinde geçici kabullerinin yapıldığını ve tesislerin işletmeye alınarak elektrik enerjisi üretimine başlandığını, bahse konu elektrik üretim santrallerinde kullanıcı/tesis bağlantı noktasından, üretilen elektrik enerjisinin iletim sistemine verilmesi ve tesislerin işleyişinde kullanılmak üzere elektrik enerjisi çekilmesi kapsamında Elektrik Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, iletim sisteminin kullanılması için gerekli hüküm ve koşulların düzenlenmesi amacı ile ... Kuvvet Tüneli ve Hes için 26/05/2010, FEKE 2 HES için ise 10/12/2010 tarihinde Davalı ... ile Müvekkil Şirket arasında “İLETİM SİSTEMİ SİSTEM KULLANIM ANLAŞMASI” akdedildiğini, söz konusu sözleşmeler kapsamında müvekkili şirketin ...’a ait iletim sistemini kullanma hakkına sahip olduğunun, bunun karşılığında ise ...’a, yine ...’ça bir sonraki yıl uygulanmak üzere hazırlanarak, her bir yılın aralık ayı sonunda davalı EPDK tarafından onaylanarak yürürlüğe giren tarife esas alınarak hesaplanan kullanım bedellerini ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, davalı ... tarafından teşvik indirimi uygulama sürecinin tamamlanmasının ardından 5 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra tüketim (alış) yönlü iletim bedeli faturalarında yapılan %50 teşvik indiriminin geri alınması amacı ile fatura düzenlendiği ve ödenmesinin bildirildiğini, faturalara müvekkili şirket tarafından itiraz edilerek teşvik indirimine ilişkin düzenlenme bulunduğu nedenleriyle iade edildiğini, iade edilen faturaların müvekkili şirkete tekraren gönderildiğini, davalı tarafından fatura bedellerinin teminat mektuplarından mahsup edileceğinin, kalan miktar bakımından yasal yollara başvurulacağının ihtar edilmesi üzerine, davalı tarafından düzenlenmiş olan ve müvekkili şirketçe ödenmek zorunda kalınan fatura ödemelerinin, ödeme günlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iletim sistemi kullanıcısı olan davacı ile arasında, davacıya ait tesislerin, iletim sistemini kullanmasına ilişkin hüküm ve şartları içeren sistem kullanım anlaşmaları imzalandığını, ilk defa işletmeye girecek üretim ve otoprodüktör lisansı sahibi tüzel kişilere, işletmeye giriş tarihlerinden itibaren beş yıl süre ile iletim sistemi sistem kullanım bedellerinden % 50 indirim yapılmaya başlandığını, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun 06.10.2020 tarihli ve 42138 sayılı yazısında, kanun kapsamında iletim sistemi sistem kullanım bedellerinde %50 indirim yapılması uygulamasına ilişkin olarak 17.09.2020 tarihli ve 9548 sayılı kurul kararı alındığı belirtilerek, söz konusu kararın bir örneğinin davacıya gönderildiğini, 17.09.2020 tarihli ve 9548 sayılı kurul kararında; "....6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun Geçici 4. üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan indirim teşvikinin, sadece üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanması gerektiğine karar verilmiştir." ifadelerinin yer aldığını, uygulamaya yönelik bu karar üzerine üretim tesisleri için 17.09.2020 tarihi itibariyle düzenlenen iletim bedeli faturalarında sadece üretim yönlü sistem kullanım bedellerinde teşvik uygulandığını, tüketim yönlü sistem kullanım bedellerinin ise teşviksiz hesaplandığını, davacıya ait Feke 2 HES tesisinin 2011 Şubat – 2015 Aralık; ... Kuvvet Tüneli ve HES tesisinin 2011 Şubat 2015 Ekim dönemlerindeki iletim sistemi kullanımına istinaden, Teşekkülce düzenlenen üretim ve tüketim yönlü iletim bedeli faturalarının sistem kullanım bedeli kalemlerinde de % 50 teşvik indirimi uygulaması yapıldığını, mevzuat hükümleri ve EPDK’nun uygulamaya ilişkin kurul kararı dikkate alınarak, davacıya ait tesislerin 2011 Şubat – 2015 Ekim ve 2011 Şubat - 2015 Aralık dönemlerindeki tüketim yönlü iletim sistemi kullanımında yapılan % 50 indirim teşviki nedeniyle, davacının malvarlığında davacı aleyhine sebepsiz bir artış olduğunu, buna göre, tüketim yönlü iletim sistemi kullanımına ilişkin teşvik indirimi nedeniyle davacı aleyhine sebepsiz zenginleşen davacıdan, bu tutarın iadesinin talep edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, tesislerin 2011 Şubat – 2015 Ekim ve 2011 Şubat - 2015 Aralık dönemlerindeki tüketim yönlü iletim sistemi kullanımında yapılan % 50 indirim teşviki nedeniyle malvarlığında davacı aleyhine oluşan artışa karşılık dava konusu faturaların düzenlendiği, davacının iddiasının aksine müvekkili tarafından düzenlenen dava konusu faturaların hukuka aykırılığının bulunmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafça talep edilen faiz türü, oranı ve faiz başlangıç tarihinin de yersiz ve dayanaksız olduğu, müvekkilinin temerrüde düşürülmesi söz konusu olmadığından ödeme tarihlerinden itibaren faiz talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün idari yargı mercilerine ait olduğu dikkate alınarak, davanın (yargı yolu) dava şartı noksanlığı bakımından reddine karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafından, dava konusuna ilişkin yasal düzenlemelerde yer alan "iletim sistemi sistem kullanım ibarelerinin hem tüketim hem de üretim yönlü kullanımı kapsadığı" ileri sürülmüş ise de, söz konusu kanun hükümlerinde %50 teşvik indiriminin tüketim yönündeki sistem kullanım bedellerini kapsadığı yönünde bir ifade bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-)Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı, 3-)Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporları, YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki ticari nitelikteki sözleşmeden kaynaklı olarak, davalı tarafından teşvik indiriminin geri alınmasına yönelik haksız olarak tahsil edildiği iddia edilen fatura alacağının davalıdan tahsiline ilişkindir. Taraflar arasındaki ilişkinin tespiti, bahse konu faturaların taraf defterlerinde ne şekilde kayıtlandığı, borç-alacak durumunun taraf defterlerine nasıl kayıtlandığının tespitine ilişkin, taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ve ayrıca taraflarca teşvik indiriminin nasıl uygulandığına yönelik olarak da dosya bilirkişiye heyetini tevdi edilmiş olmakla; Bilirkişi raporunda; dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelere göre; Davacı şirketin ... KUVVET TÜNELİ VE HES projesi kapsamında 27/06/2007 tarih ve EÜ/1237-1/879 sayılı, FEKE 2 HES projesi kapsamında ise 17/05/2007 tarih ve EÜ/1197- 2/859 sayılı Elektrik Üretim Lisanslarının mevcut olduğu, davacı şirket tarafından söz konusu projelerin tamamlandığı ve ... Kuvvet Tüneli ve HES tesisinin Santrali ile I. Ünitesinin 27.10.2010, II. Ünitesinin 25.11.2010, FEKE 2 HES tesisinin ise 24.12.2010 tarihinde geçici kabullerinin yapıldığı, tesislerin işletmeye alınarak elektrik enerjisi üretimine başlandığı, sözü edilen elektrik üretim santrallerinin tesis bağlantı noktasından, üretilen elektrik enerjisinin iletim sistemine verilmesi ve tesislerin işleyişinde kullanılmak üzere elektrik enerjisi çekilmesi kapsamında iletim sisteminin kullanılabilmesi için ... Kuvvet Tüneli ve Hes için 26.05.2010, FEKE 2 HES için ise 10.12.2010 tarihinde davacı ile davalı ... arasında “İLETİM SİSTEMİ SİSTEM KULLANIM ANLAŞMASI” imzalandığı, sonraki yıllarda çeşitli sebeplerle yeni revize anlaşmaların imzalandığı, belirtilen anlaşmalar uyarınca davacı şirketin, ...’a ait iletim sistemini kullanma hakkına sahip olduğu, bu hizmet karşılığında da, davalı ...’a iletim hattı kullanım bedeli ödediği, anlaşılmaktadır. Davalı ...’ın, EPDK’nun 17.09.2020 tarihli ve 9548 sayılı Kurul Kararını mesnet göstererek daha önce uygulanmış olan alış yönündeki %50 teşvik indiriminin geri alınması amacıyla FEKE 2 HES tesisi için 26/02/2021 tarihli ve TEE2021025800294 seri numaralı KDV dahil 48.611,14 TL tutarlı, ... KUVVET TÜNELİ VE HES tesisi için 26/02/2021 tarihli ve TEE2021025800295 seri numaralı KDV dahil toplam 403.433,88 TL tutarlı faturaları düzenleyerek davacıya gönderdiği, söz konusu faturaların davacı şirket tarafından davalıya iade edildiği, lakin iade edilen faturaların davalı ...’ın 10/03/2021 tarihli, E.95224937-104.01.06-575379 ve E.95224937- 104.01.06-575430 sayılı yazıları ekinde davacı Şirkete yeniden gönderildiği, davalı ... tarafından davacı şirkete 09/04/2021 tarihinde gönderilen yazıyla da, faturaların toplamı olan 452.045,02 TL’nin 8 gün içerisinde ödenmesi gerektiği, aksi halde bedelin davacı şirketin teminat mektuplarından tahsil edileceği hususlarının bildirildiği, davacı şirket tarafından, söz konusu faturaların ihtirazı kayıt ile 13.04.2021 tarihinde ödendiği, Davalı ... tarafından, 26/02/2021 tarihli iki faturanın gecikmeli şekilde ödendiği gerekçesiyle gecikme zammı tahakkuk ettirdiği ve 06/05/2021 tarihli ve TEE2021050000004 seri numaralı KDV dahil 8.819,46 TL bedelli faturayı düzenleyerek davacı şirkete gönderdiği, davacı şirketin yine ihtirazı kayıtla 12/05/2021 tarihinde 8.819,46 TL bedelli faturayı da ödediği, görülmüştür. Davacı şirket, düzenleyici kurum olan EPDK’dan Üretim Lisansı almış, tesislerde E.T.K. Bakanlığınca oluşturulan Geçici Kabul Heyetince geçici kabulleri yapılarak elektrik üretimine başlamıştır. Davalı 4628 sayılı yasa kapsamında iletim sistemi sahibi iletim sistemi işleticisi ve davalı ise uhdesindeki elektrik üretim lisansı kapsamında iletim sistemi kullanıcısıdır. Taraflar 4628 sayılı yasa çerçevesinde EPDK'ca yürürlüğe konan Yönetmelik ve Tebliğ hükümlerine uygun şekilde aralarında Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması akdetmişlerdir. Bu çerçevede, her iki tarafın EPDK mevzuatı ile aralarındaki anlaşma hükümlerine uygun şekilde davranması zorunludur. Taraflar arasında akdedilen İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşması Ek-1 bölümünde davacıya ait tesisin maksimum çekiş ve maksimum alış kapasitelerinin dikkate alınarak, Sistem Kullanım Anlaşması, EPDK'ca yürürlüğe konan Yönetmelik Tebliğ hükümlerine göre, davacı şirketin aylık kullanımları ile ilgili olarak sistem işleticisi davalı tarafından fatura düzenlenmesi ve bu faturalarında zamanında ödenmesi esastır. Davacıya ait HES’lere ait ünitelerden, ... Kuvvet Tüneli ve HES tesisinin Santrali ile I. Ünitesinin 27/10/2010, II. Ünitesinin 25/11/2010, FEKE 2 HES tesisinin ise 24/12/2010 tarihinde geçici kabullerinin yapıldığı ve tesislerin işletmeye alınarak elektrik enerjisi üretimine 25.03.2011 tarihinde işletmeye girmiş olup, mülga 4628 sayılı yasa kapsamında 5 yıllık teşvik süresi kapsamında İletim Sistem Kullanım bedellerinin % 50 sinden muaf olmaktadır. Dosya kapsamında söz konusu dönemde davalı ...’ça İletim Sistemi Kullanım Anlaşmasında yer alan Maksimum Veriş ve Maksimum Alış kapasiteleri toplamı üzerinden sistem kullanım bedellerinin faturalandırıldığı ve davacı tarafından ödendiği sabit olup, bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Düzenleyici kurum olan EPDK tarafından 17.09.2020 tarihinde alınan 9548 sayılı Kurul kararında; “ 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun Geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanan teşvikin, sadece üretim tesislerinin veriş yönündeki sistem kullanım bedelleri üzerinden uygulanması gerektiğine” karar verilmiş olup, bu karar üzerine davalı ...’ça 2011-2016 dönemlerindeki 5 yıllık teşvik süresinde önceden faturalanmış iletim sistem kullanım bedeli içinde yer alan maksimum alış yönündeki güç üzerinden, % 50 teşvik indirimi oranı bazında davaya konu fark faturasının düzenlendiği, anlaşılmaktadır. Meri yasal mevzuata göre düzenleyici kurum EPDK’ca alınan kararlar idari yargıda iptal edilmediği veya değiştirilmediği taktirde taraflar arasında bağlayıcı olmakla birlikte, bu kararlar yerleşik Yargıtay ilamlarına göre karar tarihinden itibaren geçerli bulunmaktadır. Davalı ... cevap dilekçesi ile Kanun maddesinde % 50 teşvik indiriminin tüketim yönündeki sistem kullanım bedellerini kapsadığı yönünde bir hüküm bulunmadığını, her iki kanun maddesinde teşvik indiriminin arz yönünde kapasitesinin yeterli bir yedekle oluşturulmasının amaçlandığını, santrallerin tükettiği elektrik bedellerine de indirim uygulamanın talebin artmasına sebep olacağı ve kanunun amacı ile örtüşmeyeceğini, öne sürmektedir. Herhangi bir HES’te elektrik üretimi yapılabilmesi için santralın mutlaka bir iç elektrik tüketimi ihtiyacı bulunduğu teknik kriterlerle sabittir. Bu kapsamda, bir HES’te elektrik tüketimi olmaksızın bir elektrik üretimi yapmak mümkün bulunmadığından, yapılan üretim ile üretim için kullanılan tüketimin birbirlerinden sistem kullanım bedeli yönünden ayrılması teknik kriterlerle uyuşmamaktadır. Yasa koyucu ile getirilen teşvik uygulamasının ana amacı davalı ...’ın öne sürdüğü gibi elektrik arzının artırılması olmakla birlikte, her HES’te yapılan elektrik üretimi ile üretim için kullanılan tüketim arasındaki farkta elektrik arzını oluşturmakta, HES üretimi sırasında yapılan iç tüketimin enerji talebini artıran bir kullanıcı tüketimi olduğunu farz etmekte teknik kriterlerle uyuşmamaktadır. Davacı tesisleri 2011 yılında işletmeye girmiş olup, mülga 4628 sayılı yasanın geçici 14. maddesine göre teşvik uygulamasına tabiidir. Gerek mülga 4628 sayılı kanunun geçici 14. maddesinde gerekse 6446 sayılı kanunun geçici 4. maddesinde “ Sistem Kullanım Bedellerinden % 50 indirim yapılır” hükümleri yer almakta olup, tesislerin maksimum veriş ve maksimum alış yönünde bir ayırım da yer almamaktadır. İzah edildiği üzere, kanunun öngördüğü indirime konu Sistem Kullanım Bedelleri maksimum güç açısından bir bütün olup, mevzuatta ( Yönetmelik, Tebliğ, Yöntem Bildirimi) maksimum güç değeri her hangi bir ayrım olmaksızın maksimum alış ve maksimum veriş toplamından oluşmakta ve bu şekilde de toplam maksimum güç üzerinden hesaplanmaktadır." şeklinde tespitlerde bulunulduğu görülmekle, bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve mevzuata uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu bilgiler ışığında, değerlendirme yapıldığında, Davacı tarafa ait tesisin, 5 yıl süreyle, tesisin işletmeye alındığı tarih itibariyle Nisan2011- Mart 2016 dönemleri arasında teşvik uygulanmasından yararlanma hakkı olduğu, kanun hükümlerinde teşvikin “Sistem Kullanım Bedellerinden % 50 indirim yapılmasını” öngördüğü, davacıya ait HES’in teşvik uygulamasına konu dönem içinde maksimum alış yönündeki tüketimine teşvik uygulanmayacağına dair uygulamada her hangi bir kanun, mevzuat ve EPDK kararının bulunmadığı, davalının dayandığı EPDK kurul kararının davaya konu uyuşmazlık döneminden çok sonraki bir tarih olan 17.09.2020 olduğu ve davalı ...’ça geriye dönük olarak düzenlenen fark faturası düzenlemesinin Kanun, mevzuat hükümleri ile teknik kriterlere uygun olmadığı ve buna göre 460.864,48 TL’nin ödendiği tarih olan 13.04.2021’den işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Anlatılan nedenlerle, 1-Davanın KABULÜ İLE 460.860,48 TL 'nin 13/04/2021 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 31.481,38 TL harçtan peşin alınan 7.870,42 TL harcın düşümü ile arta kalan 23.610,96 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Peşin alınan 7.870,42 TL harcın davalı tarafdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 63.694,65 TL vekalet ücretinin davalı tarafdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 59,30 TL başvuru ve 8,50 TL vekalet harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 3.317,80 TL yargılama giderinin davalı tarafdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 6- Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, 8-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/09/2022

Atıf: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/339, K. 2022/540, T. 27.09.2022, www.arakarar.com/karar/ankara-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-339-e-2022-540-k-1b07565316df