İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/239 E. 2025/359 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/239
- Karar No
- 2025/359
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/239 Esas - 2025/359 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/239 Esas KARAR NO : 2025/359 HAKİM : ....... KATİP : ...... DAVACI : ....... VEKİLİ : Av. ...... DAVALILAR : 1- ....... 2- ........ DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/10/2022 KARAR TARİHİ : 07/05/2025 G.K. YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ....... plakalı araç ile........... Şirketi'nden uzun dönem kiralama yaparak araç işleteni konumunda olan ........ Gıda Pazarlama ve Taahhüt İşleri Hayvancılık Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin işlettiği..........plakalı aracın karışmış olduğu 16.06.2022 tarihli kazada müvekkiline ait ......... plakalı araç pert işlemi gördüğünü, kazanın ...... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, ....... plakalı araç sürücüsünün kusurunun sebep olduğu zararlardan Karayolları Trafik Kanunu madde 85 gereği araç sahibi olan davalı taraf sorumlu olduğunu, sigorta, ticari kazanç kaybını karşılamadığı için müvekkilin, sigortadan yalnızca pert konusu ile ilgili tahsilat yapabildiğini, bu nedenle davalıların ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müvekkilin nezdinde doğan maddi zararı tazmin etme yükümlülüklerinin bulunmakta olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49.maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." hükmüne amir olduğunu, maddede açıkça ifade edildiği üzere; kusurlu hareketi ile zarar doğmasına neden olan kişinin, bu zararı giderme yükümlülüğü bulunmakta olduğunu, somut olayda ise davalı araç sürücüsünün müvekkilin aracına çarpmış olduğunu, tamir süresince kullanılamamasına ve ticari kazanç kaybı yaşamasına sebep olduğunu, meydana gelen trafik kazasında aracın tamir işlemine geçilmiş ve müvekkilinin aracının yaklaşık bir ay tamirde kaldığını ve bu süreçte kullanılamadığını, müvekkilin aracının ticari bir araç olup nakliyat işi yaptığını, müvekkil aracını kullanamadığı süre içinde aracı kullanamamasından ve bu süreçte ticari faaliyeti olan nakliye işinde bulunamamasından kaynaklanan bir maddi zarara maruz kalmış olduğundan; uygulama ve doktrinde ticari kazanç kaybı olarak nitelendirilen maddi zararın, davalılar tarafından giderilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, mahkememiz tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile müvekkiline ait ....... plakalı aracın bu süreçte müvekkilin ticari faaliyet gösteren aynı özellikteki bir başka aracı işletmesi halinde kazanabileceği bedellerinin belirlenerek davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline ait ....... plakalı araçta davalı sürücünün kusurlu hareketi ile sebep olduğu kazadan kaynaklanan “kazanç kaybı” zararına ilişkin tüm kalemlerin Mahkememizce tayin edilecek bilirkişiler tarafından hesaplanarak davalılardan tahsiline karar verilmesini, haklı davalarının kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası ile; meydana gelen trafik kazası nedeniyle, müvekkile ait......... plakalı araçta meydana gelen kazanç kaybı için toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı belirlenerek şimdilik 100,00-TL olmak üzere, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davanın reddini dilemiştir. Davacı vekili 11.04.2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, ara buluculuk anlaşması kapsamında davanın taraflara lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. HMK' nın 311. maddesi gereğince davadan feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurmakta olup, davacının davadan feragatinin, aynı kanunun 309. maddesine uygun olduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Yönetmeliği 26.madde uyarınca; Bakanlık Bütçesinden ödenecek Arabuluculuk ücretinin Yargılama giderlerinden sayılacağı hususunun açıkça belirtilmiş olduğu, davacı vekilince yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı yönündeki talebi de dikkate alındığında, arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinden sonra vuku bulduğundan, maktu karar ve ilam harcının üçte ikisi olan harçtan 329,57-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca..... bütçesinden karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalıların yokluğunda KESİN olmak üzere yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 07/05/2025 Katip ..... Hakim..... BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR