İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/86 E. 2024/552 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/86
- Karar No
- 2024/552
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/86 Esas KARAR NO : 2024/552
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
ASIL DAVADA
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 11/06/2015 KARAR TARİHİ : 09/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkilinin her çeşit vasıtanın kurtarılması, çekilmesi, Muhafazası ve otopark işletmeciliği alanında faaliyet gösteren gerçek kişi tacir olduğunu, davalının 108'i otomobil 356 'sı motosiklet olmak üzere çeşitli vasıf ve sayıda vasıtayı muhtelif tarihlerde çektirerek muhafaza edilmek üzere müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin araçların muhafazası için otopark çevresine koruyucu telle çevrilip 24 saat güvenlik elemanı istihtam edip çeşitli giderler yaptığını, ancak müvekkilinin faaliyetini ücret karşılığı olmasına rağmen herhangi bir ücretin henüz ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla ve her vasıtanın otoparka çekilmesi için çekici ücreti ve muhafaza ücreti olmak üzere 7.500 TL'nin davalıdan her bir vasıta için tevdi ve çekme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen .... .... .... esas sayılı dosyasına verilen dava dilekçesinden özetle, müvekkilinin her çeşit vasıtanın kurtarılması, çekilmesi, muhafazası ve otopark işletmeciliği alanında faaliyet gösteren gerçek kişi tacir olduğunu, davalı kurumun ise muhtelif tarihlerde çeşitli sayıda vasıtayı çektirerek muhafaza edilmek üzere müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin teslim aldığı araçların muhafazasını sağlamak için otopark çevresini koruyucu telle çevirdiğini, 24 saat güvenlik elemanı istihdam ettiğini, her türlü tedbiri aldığını, ancak davalı tarafından muhafaza edilen araçlar karşılığında herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle daha önce aynı olaya ilişkin .... .... ... Esas sayılı dosyasında görülen davada bilirkişi tarafından müvekkilinin toplam alacağının bozma ilamı da dikkate alınmak suretiyle 54.995 TL olarak hesap edildiğini, ilk davada 7.500 TL talep edilmesi sebebi ile, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından bakiye alacağın tahsili için iş bu davanın açıldığını ileri sürerek 47.495,00 TL bakiye muhafaza ücreti alacağının, vasıtaların tevdi ve çekme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle Devletin tacir olmasından bahisle davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini belirtmiş, yine esasa ilişkin olarak ise Manavgat Belediye Başkanlığının 18/05/2010 tarihli kararı ile davacıya ait yedi emin deposunun ruhsatsız olması nedeni ile kapatıldığını, iş yerinin mühürlendiğini, açılan davanın kanuna ve hukuka uygun olmayıp reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Mahkememizden verilen .... .... .... Karar sayılı ilamı ile bozularak Mahkememize gönderildiği anlaşılmış, Mahkememizde 2024/86 Esasına kaydı yapılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, A. Genel saklama sözleşmesi, I. Tanımı, MADDE 561- Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir. Açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği takdirde, saklayan ücret isteyebilir. II. Saklatanın borçları MADDE 562- Saklatan, sözleşmenin ifasının zorunlu kıldığı bütün masrafları ödemekle yükümlüdür. Saklatan, kendi kusurundan ileri gelmediğini ispat etmedikçe, saklayanın saklamadan doğan zararlarını gidermekle yükümlüdür. III. Saklayanın borçları 1. Kullanım yasağı MADDE 563- Saklayan, saklatanın izni olmadıkça saklananı kullanamaz. Bu yasağa aykırı davranırsa, saklatana uygun bir kullanım bedeli ödemekle yükümlü olduğu gibi, kullanmamış olsaydı bile bu zararın doğacağını ispat etmedikçe, beklenmedik hâlden doğacak zararlardan da sorumlu olur., hükümlerini haizdir. 03.08.2005 tarih ve 25895 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 296 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nde "EK MADDE 14.- Buluntu olması nedeniyle veya bu Kanun hükümleri gereğince trafikten men edilerek alıkonulan, ancak sahipleri tarafından altı ay içinde teslim alınmayan veya aranmayan araçlar Hazinece satılarak, bedelleri emanet hesabına alınır. Bu araçların maliklerinden adresi bilinenlere, satışından önce tebligat yapılır.... 2- Defterdarlık/Malmüdürlüklerince Yapılacak İşlemler (1) a) İlgili trafik kuruluşunca bildirilen araçlardan buluntu ve trafikten men sırasında tebligat yapılamayan araç sahiplerine Kanunun EK: 14 üncü maddesi hükmü yazılı olarak tebliğ edilir.... f) (Değişik:RG-30/4/2015-29342) Satışı yapılan araçların, otopark ve çekici ücretleri ile satış işlemleri sırasında yapılan masraflar ve varsa araca ilişkin vergi borcu satış bedelinden düşülür. Ancak; -Otopark ücreti olarak ödenecek bedel aracın satış bedelinin yüzde yirmibeşini, ...geçemez" hükümlerini haizdir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin mahkememize daha önce verilen 2015/751 E. Sayılı karar düzeltme kararında, davacının yedi eminlik kapsamında faaliyet gösterdiği ve davalı tarafından muhafaza edilmek üzere davaya konu araçların da güvenlik görevlileri tarafından tutanak isimli belge ile teslim edildiği tartışmasızdır. Davaya konu araçların tutanak ile güvenlik görevlileri tarafından davacıya teslim edilmesi olgusu karşısında davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, davalı taraf akti ilişkinin tarafı olduğuna ve davacının araç sahiplerinden otopark ücretini alamadığı sabit olduğuna göre, davalının sözleşme ilişkisi kapsamında sorumlu bulunduğu kabul edilerek, Karayolları Trafik Kanunu'nun ek 14., Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 21/2-b maddesi ve 03.08.2005 tarih ve 296 sayılı milli Emlak Genel Tebligi hükümleri de nazara alınarak, davacının araç muhafaza bedelinden kaynaklanan alacaklarının belirlenmesi gerekmektedir., şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizce son olarak verilen karar .... .... .... tarafından maddi hata olması nedeniyle bozulmuştur. Davacı vekili tarafından benzer bir dava için Anayasa Mahkemesi tarafından mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle emsal karar dosyaya sunulmuş, Yargıtay kararına karşı direnilmesi istenilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin emsal kararında araç değerlerinin %25'ini geçemez uygulamasının kanuni dayanağının bulunmaması nedeniyle %25 oranının uygulanmaması gerektiği belirtilmişse de Milli Emlak Genel Tebliğ'inde %25 sınırlaması uygulanacağı açıkça belirtilmiş olması nedeniyle mahkememiz dosyasına uygun olmadığından, davacıya ait yediemin otoparkının ruhsatınının bulunmaması, yediemin ücretinin araç sahipleri ya da icra marifetiyle satın alan kişilerce ödenmesi nedeniyle reddi gerekmiş, Yargıtay bozma ilamına uymak gerekmiştir. Bilirkişi marifetiyle araç değerlerinin dava tarihi itibariyle 129.371.TL olduğu, genel tebliği uyarınca %25'inin 32.342,75.TL olduğu anlaşılmış, asıl dava değerinin 7.500.TL olduğu, birleşen dava için kalan miktarın 32.342,75.TL -7.500.TL=24.842,75.TL olduğu anlaşıldığından açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak, Yargıtay'ın önceki ve son bozma kararları doğrultusunda, taraflar arasında sözleşme kurulması nedeniyle asıl davanın tam, birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın ASIL DAVA YÖNÜNDEN KABULÜNE, 7.500 TL alacağın dava tarihi olan 27/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, BİRLEŞEN ANKARA 14. ATM'NİN 2018/752 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 24.842,75 TL'nin dava tarihi olan 02/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Asıl Dava Yönünden a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 512,32 TL karar ve ilam harcından 111,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 400,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafından yatırılan 17,15 TL başvuru harcı, 111,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 128,55 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 7.500,00 TL üzerinden takdir edilen 7.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen Dava Yönünden a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.697,01 TL karar ve ilam harcından 811,10 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 885,91 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 811,10 TL peşin harç olmak üzere toplam 847,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 24.842,75 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 22.652,25 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2-Davacının karşıladığı 7.537,10 TL bilirkişi, tebligat ve yazışma gideri, 129,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 7.667,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 4.508,99 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 3.158,01 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalının karşıladığı 121,00 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 49,84 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 71,16 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09.10.2024
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır