İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/582 E. 2025/4 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/582
Karar No
2025/4
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/582 Esas - 2025/4 T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/582 Esas KARAR NO : 2025/4 ... DAVA : Sigorta (Kasko Sigortası Kaynaklı Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/08/2023 KARAR TARİHİ : 07/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plaka sayılı ...plakalı tıra bağlı olan ... plakalı dorsede yüklü bulunan kumu boşalttığı esnada dorse pistonlarının kırılması sonucu hem tırda hem de dorsede maddi hasar meydana geldiğini, araçta oluşan hasarın 89.090,00 TL'ye tamir edildiğini, hasar için davalı sigortaya başvuru yapıldığını, ekspertiz raporunda toplam 89.090,00 TL hasar tespit edildiğini, hasarın tamamının sigorta şirketince giderilmesi gerekirken davalının sadece 14.500,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca aracın davalı sigorta şirketinden kaynaklı nedenlerle uzun süre tamir edilemediğini, aracın tamirden geç çıkması nedeniyle kullanılamasından kaynaklı olarak müvekkilinin zarara uğradığını beyanla hasar için eksik ödenen şimdilik 74.590,00.-TL’nin ve aracın tamirinin davalıdan kaynaklı sebeple gecikmesi nedeniyle aracın çalışamamasından kaynaklı zarara ilişkin olarak da şimdilik 1.000,00.-TL’nin kaza tarihi olan 21.02.2023 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin poliçe kapsamında sorumluluğunun poliçe özel ve genel şartları ile azami poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, ekspertiz ücretinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirket sigortalısının dava konusu kazada kusuru bulunmadığını, dolayısıyla davalı şirketin sorumluluğunun doğmayacağını, davacı tarafça sunulmuş olan ekspertiz raporu’nda belirtilen araç hasarına ilişkin tutarların son derece fahiş olduğunu, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu beyanla davanın reddine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Kasko Sigorta Poliçe ve hasar dosyası, -Kazalı hâldeki araç fotoğrafları, -Sigorta Bilgi ve Gözetim kayıtları, -Araç tescil/sahiplik kayıtları, -Ödeme dekontları, -Bilirkişi raporları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak (bakiye) araç hasar bedeli ve genel hükümlere dayalı kazanç kaybı istemlerine ilişkindir. Taraflar arasında davacı yan aracının olay(riziko) tarihinde davalı şirket nezdinde "genişletilmiş kasko sigorta poliçesi" ile sigortalı bulunduğu ve meydana gelen hasar için davacıya 27/04/2023 tarihinde 14.500,00 TL hasar ödemesi yapıldığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı eldeki davada özetle; davalı tarafından yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığından bahisle bakiye hasar tazminatı ve araç onarımın davalıdan kaynaklanan sebeplerle makul süreden daha uzun sürmesi nedeniyle kazanç kaybı istemlerinde bulunmuştur. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Dosyamız kapsamında makine mühendisi ve sigorta hesap uzmanı bilirkişilerce tanzim edilen 09/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Yukarıda bilgileri bulunan ... aracın, 21.02.2023 tarihinde yapmış olduğu kaza sonrasında araç üzerinde oluşan TOPLAM HASAR MİKTARININ KDV DAHİL 89.090,00 TL olduğu, Davalı sigorta kuruluşunun 27.04.2023 tarihinde 14.500,00 TL hasar ödemesi yapıldığı, bakiye alacak tutarın 74.590,00 TL olduğu, Kazanç kaybı ile ilgili kasko poliçesi genel ve özel şartları kapsamında teminat bulunmaması nedeni ile talep edebileceği bir kazanç kaybı mevcut olmadığı" hususları belirtilmiştir. Tarafların rapora karşı itirazlarının teknik yönden irdelenebilmesi ve ayrıca kazanç kaybı isteminin genel hükümler çerçevesinde de değerlendirilebilmesi amacıyla ek rapor alınmış, 19/08/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Ekspertizi takiben aracın yaptırılıp yaptırılmama yükümlülüğü davacıya aittir...Sonuç olarak Davacı taraf vekili tarafından iletilen itiraz incelenmiş olup, kök raporumuzda değişiklik gerektirecek herhangi bir durum olmadığı tespit edilmiştir" hususları belirtilmiştir. Raporların denetime elverişli hazırlandığı, dosya kapsamına uygun düştüğü, yapılan tespit ve değerlendirmelerin poliçe (sözleşme) şartlarına uygun olduğu, itirazların ek rapor ile giderildiği görülmekle rapor hükme esas alınmıştır. Kara Araçları Kasko Sigortası sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin genel şartlarda belirtilen(örneğin aracın karayolunda başka bir araçla çarpışması ...) risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. Genişletilmiş kasko ifadesi, genel şartlarda belirtilen teminat gruplarının tamamı ve yine genel şartlarda ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek risklerden bir kısmı için teminatın verilmesi halini ifade eder. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen ... maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.(....) Yine sigorta şirketi tazmin borcunu yerine getirirken poliçe şartları çerçevesinde kalmakla birlikte gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın, onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır.(....) Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; Bakiye hasar bedeli istemi yönünden yapılan değerlendirmede; eldeki uyuşmazlıkta, hasarlandırıcı olayın kasko teminatı kapsamında kaldığı sabit olduğuna göre davalının meydana gelen gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu açıktır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre hasarın 89,090,00-TL olduğu, davalı sigorta kuruluşunun 27/04/2023 tarihinde 14,500,00 TL ödeme yaptığı gözetildiğinde bakiye hasar (zarar) tutarının 74,590,00 TL olduğu anlaşılmakla bu tutara hükmedilmiştir. Kazanç kaybı yönünden yapılan değerlendirmede; Uyuşmazlığa konu kasko poliçesinde kazanç kaybı teminatı mevcut değildir. Bu itibarla kasko poliçesine dayalı olarak kazanç kaybı tazminatı istenilemez. Bununla birlikte yüksek mahkeme kararlarında; Aracın tamiri bakımından, sigortalının kasko şirketince anlaşmalı servise yönlendirilmesi ile aracın tamiri hakkında taahhütte bulunmuş olması halinde makul süreyi aşar şekilde tamir sürecinin uzamasına kasko şirketinin sebebiyet vermesi durumunda genel hükümlere dayalı sorumluluğu söz konusu olabilir ( ....) . Genel hükümlere göre yapılan değerlendirme kapsamında ise tamir süresinin uzamasına davalının sebebiyet verdiğine dair ve bu hususta davalıya atfı kabil kusur bulunduğuna dair delile rastlanılmamıştır. Öyle ki basiretli tacir konumunda olan davacının araç tamiri bakımından basiretli tacirden beklenen düzeyde hareket ederek tamiri bir an önce gerçekleştirmesi gerekir, bu yönde lüzumu halinde eksper tayini imkanı mevcut olup aksi şekilde öncelikle sigorta tarafından eksper ve ödeme beklenilmesi basiretli tacirden beklenen özen sorumluluğuna uygun düşmemiştir. Yapılan açıklamalar kapsamında davacının araç hasarından kaynaklanan bakiye gerçek zararı için kasko poliçesine dayalı olarak 74,590,00 TL maddi tazminat talep edebileceği; ancak kazanç kaybı istemi yönünden gerek poliçe hükümleri gerekse genel hükümlere göre somut olayda davalının tazmin yükümlülüğünün bulunmadığı kanaat edilerek hesaplanan bakiye hasar bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Faiz talebi bakımından davacı tarafından kasko şirketine yapılan ilk başvuru tarihi tespit edilememiş ise de davalının en geç kısmi ödeme tarihinde temerrüte düştüğü gözetilerek 26/04/2023 tarihinden itibaren avans faize hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; bakiye hasar bedeli zararı olarak 74.590,00 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 26/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken toplam 5.095,24-TL karar ve ilam harcından, peşin ödenen toplam 1.290,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.804,35-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca ve 13/2. Maddesi gözetilerek 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 1.290,89-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.560,74TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 7.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 177,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.677,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.575,93-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120-TL'nin davanın kabul oranına göre 3.078,72--TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 15,45-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2025 ...

Atıf: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/582, K. 2025/4, T. 07.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-582-e-2025-4-k-c759cabbec00