İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/314 E. 2023/356 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/314
Karar No
2023/356
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/314 Esas - 2023/356 T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/314 Esas KARAR NO : 2023/356 DAVA : İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/04/2022 KARAR TARİHİ : 17/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket ile sigortalı öğretmenler ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında 41965396 numaralı 25/11/2020 - 25/11/2021 vade tarihli Kobi Paket Poliçesi bulunduğunu, sigorta sözleşmesinin bir tarafta sigortacının sigorta himayesini üzerine aldığı, diğer tarafında ise sigorta ettirenin bir prim ödeme borcunu üzerine aldığı tam iki taraflı borç doğuran bir sözleşme olduğunu, 15/11/2021 tarihli Dahili Su Hasar Ekspertiz Raporu uyarınca; riziko adresinde yapılan incelemelerde sigortalı işletmenin bodrum kat showroom bölümü alçı panel duvar arkasından geçen Ankara Su Ve Kanalizasyon İdaresi'ne ait şebeke tesisatının arızalandığı, arızalı tesisattan sızan suların showroom bölümüne ait zemin laminant parkelerine (150m2) ve muhtelif mobilya emtialarına ait ayak kısımlarına sirayet ettiğinin tespit edildiğini, sigortalı işletme yetkilileri ile yapılan görüşmeler sonucunda davalı ... tarafından arızalı tesisat onarımlarının yapıldığının öğrenildiğini, yine 15/11/2021 tarihli Dahili Su Hasar Ekspertiz Raporu uyarınca; suların sirayeti sebebiyle bodrum kat showroom bölümü zemin laminant parkelerinde kabarmaların meydana geldiğinin görüldüğünü, sigortalı işletmenin bodrum kat showroom bölümüne ait zemin laminant parkelerinin sökülmesi ve yenilenmesi gerektiğine karar verildiğini, sigortalı işletme yetkilileri ile yapılan görüşmelerde; sigortalı meskeni kiraladıklarında tüm parkelerin ve dekorasyonun işletmenin faaliyet alanına uygun olarak kendileri tarafından yapıldığının anlaşıldığını, işletmeden temin edilen 06/07/2020 tarihli iş yeri merkez adresine kesilen fatura incelendiğinde parkelerin sigortalı işletme tarafından yapıldığının anlaşıldığını, olay sonucunda suların sirayeti sebebiyle zarar gören parkelerin yenilenmesi için parkeleri ilk yapan firma olan “...” firma yetkilisi ile yapılan görüşmelerde aynı parkenin şuanki malzeme ve işçilik dahil bedelinin 78,00 TL*KDV olduğunun öğrenildiğini, ekspertiz tarafından söz konusu tutara ilişkin yapılan piyasa araştırmalarında tespit edilen bedelin uygun olduğunun kanaatine varıldığını, müvekkili şirket tarafından yasada belirtilen nedenlerle asıl alacak kalemi olan 11.030,00 TL tazminat alacağını hak sahiplerine 18/11/2021 tarihinde ödediğini, davalının kusuruna isabet eden 11.030,00 TL için müvekkili Şirkein rücu hakkının doğduğunu, davalının kusuru nedeni ile müvekkil sigorta şirketinin sigortalısına ödemek zorunda kaldığı tazminatı, davalıdan rücuen tazmin etme hakkının bulunduğunu, yapılan bu ödeme neticesinde Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi halefiyet ilkesi uyarınca; sigortacının ödediği tazminat dolayısıyla sigortalının haklarına sahip olduğunu ve üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya dava açabileceğini, müvekkili Şirket tarafından sigortalısına ödenen meblağın takibe giriş miktarı olan 11.157,83 TL'nin tahsili amacıyla Ankara 31. İcra Müdürlüğü 2022/171 E sayılı takip dosyası ile borçluya ödeme emri gönderildiğini, ancak davalı tarafından borca itiraz edilerek takibin durmasına sebep olunduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalının haksız itirazının iptaline, bu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle ; davayı kabul etmemekle birlikte dava dilekçesinde ek olarak belirtilen bilgi ve belgelerin hiç birisinin idareye tebliğ edilmediğini, dava dilekçesinde hasar adresi de hasar tarihinin de hiçbir şekilde açıklanmadığını, dava dilekçesinde tek açıklanan hususun gerçekleştiği iddia olunan hasarın nasıl gerçekleştiği olduğunu, dava dilekçesinde hasar tarihi ve hasar adresi hiçbir şekilde tespit edilemediğinden bu hususların öncelikle davacıya açıklattırılmasını talep ettiklerini, tüm bu hususların yanı sıra idare tarafından 08/08/2021 tarihinde ... Numaralı adresi ile ilgili arıza ihbarının geldiği ve buna istinaden ekiplerce müdahale edildiğinin belirtildiğini, arıza yerine gidildiğinde ise söz konusu arızanın idarenin sorumluluğunun bulunmadığı alanda, abonenin/sigortalının gerekli tedbiri alması gereken yerde gerçekleşen bir arızanın söz konusu olduğunu, idarenin söz konusu hasarın oluşumu ile ilgili herhangi bir ihmal ve kusurunun bulunmadığının idari ilgili birim tarafından bildirildiğini, burada idare ilgili birimi tarafından da belirtildiği üzere; söz konusu arıza abonenin ya da sigortalının koruması ve gerekli tedbirleri alması gereken yerde gerçekleştiğini, abone şube hattındaki arızalardan idarenin ise hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, buna rağmen müvekkili idarenin ihbar üzerine sorumluluğu olsun olmasın her arızaya müdahale ettiğini ve arızayı giderdiğini, burada arızaya idare tarafından yapılan ihbar üzerine müdahale edilmesi hasarın ya da arızanın oluşumu ile ilgili olarak idarenin sorumluluğunu doğurmayacağını, burada arızanın Su sayacına kadar olan abone şube hattından kaynaklandığı açık olduğundan arızanın oluşu ile ilgili idarenin hiçbir kusurunun bulunmadığının açık olduğunu, idare Tarifeler Yönetmeliğinin 20. maddesinin 4. Bendi; “şube yollarının bakım ve onarımı idareye, korunması ve sayaçtan sonraki arızalar ise aboneye ait olduğunu, ayrıca yine Tarifeler Yönetmeliğinin 20.maddesinin 7 bendi ise; “şube yolunun bina parsel sınırının içerisinde kalan kısımda abonelerin ihmal veya kusurundan meydana gelebilecek hasarlardan ...'nin sorumlu tutulamayacağı, üçüncü şahısların uğradığı zararların tazmin yükümlü abonelere ait olduğunu, şayet böyle bir durumda idarenin üçüncü şahısların uğradığı zararları tazmin etmek durumunda kalır ise ihmal veya kusuru olan abonelere rücu edileceği” şeklinde olduğunu, huzurdaki davaya konu olan arızada, hasarında koruma sorumluluğu aboneye ait olan bina parsel sınırının içerisinde kalan abone şube hattında gerçekleştiğini, zira; arızanın söz konusu olduğu yer sigortalının iş yerinin bulunduğu taşınmaz olduğunu, binanın parsel sınırları içerisinde kaldığını, davacı abonenin sigortalı yahut malik, mülk sahibi (kendileri de bireysel olarak abone tanımının içine girdiğini) iş yerinin sınırı içerisine kalan şube yolunu koruma yükümlülüğünü yerine getirmediklerini, ihmalleri yahut kusurları neticesinde, dava konusu hasarın oluşumuna sebebiyet verdiklerini, buna rağmen davalı idare Tarifeler Yönetmeliğinin ilgili bendi gereği; bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirerek arızayı giderdiğini, idareye yüklenen kusurun yahut kusursuz sorumluluğun kabulünün mümkün olmadığını, zira fen ve teknik açıdan kullanılması uygun olmayan iş yerinin sigortalı tarafından kullanılması, yahut tasdikli mimari projesinde kömürlük olarak gözüken bir yerin imalathane, showroom, satış ofisi yahut depo olarak kullanılmasından sigortalının hasarın meydana gelmesinde kusurunu oluşturduğunu, müvekkili idareye sunmuş olduğu kamu hizmeti ile ilgili herhangi bir kusurlu sorumluluk atfedilemeyeceği gibi kusursuz sorumluluğunu gerektiren bir durum da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmişlerdir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava; sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminata ilişkin itirazın iptali olduğuna ilişkindir. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu "VI – Halefiyet MADDE 1472- (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükümlerini haizdir. Dosyamız arasına sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu alınıp, bilirkişi marifetiyle incelenmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu olay sonucu dava dışı sigortalıya ait sigortalı işyerinde meydana hasardan kaynaklanan zararın 11.030,00 TL olduğu, kusur durumuna göre takibe konulacak miktarın 8.272,50 TL olacağı, ödeme tarihi olan 18/11/2021 tarihinden takip tarihi olan 04/01/2022 tarihine kadar 95,87 TL faizi ile birlikte 8.368,37 TL olacağı, dava konusu hasarın sayaç öncesi davalı idarenin sorumluluğunda bulunan şube yolu hattında meydana gelmesiyle davalının hasardan %75 (Yüzde Yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, hasar sayaç öncesi meydana gelmiş olmasıyla davacı sigortalısının bulunduğu binanın şebeke hattını kapatılmasıyla davacı sigortalısının %25 (Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Ekspertiz raporunda, riziko adresine gidilerek ekspertiz çalışmalarına başlandığını, poliçedeki adresi ile ekspertiz adresinin örtüştüğü, sigortalı işletmenin çok katlı binada... tabelası altında faaliyet gösterdiği, işletmenin 6 yıldır kiracı olarak adreste mukim olduğu, sigortalı işletmenin bodrum kat showroom bölümü alçıpanel duvar arkasından geçen ...'ye ait şebeke tesisatının arızalandığı, arızalı tesisattan sızan suların showroom bölümüne ait 150.m² zemin laminant parkelerine ve muhtelif mobilya eşyasının ayak kısımlarına sirayet ettiği, ... tarafından arızanın giderildiği tespit edilmiştir. Zararın 11.030.Tl olduğu tespiti yapılmıştır. Zarar davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenmiştir. Ödeme dekontu dosyadadır. Kusur ve inşaat bilirkişisinden alınan raporda, su hattının bakım sorumluluğunun davalı idarede bulunması nedeniyle %75 kusurlu olduğu, dava dışı işletmenin de boruların üzerini kapatması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, sigorta şirketince yapılan rayiç fiyat araştırmasına göre yerinde olduğu, ödemenin idarenin kusuru oranında sorumluğu gerektiğinden, 1472. Madde gereğince sigorta şirketinin zarar verenden kusuru oranında rücu hakkı bulunduğundan açık ve ayrıntılı kusur ve inşaat mühendisi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacak tutarı likit olmadığından denetime ihtiyaç duyduğundan yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline takibin 8.272,50 TL asıl alacak 95,87 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 8.368,37 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işlenmesine, icra inkar tazminatının reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 571,64-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 134,76-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 436,88-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 8.368,37-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.789,46-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 134,76-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 215,46TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 138,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.138,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.354,06-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 7-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin 1.170,00 TL davalıdan, bakiye 390.TL'lik kısmının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/314, K. 2023/356, T. 17.05.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-314-e-2023-356-k-7d6db1459119