İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/477 E. 2024/685 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/477
Karar No
2024/685
Karar Tarihi

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ANKARA GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/477 KARAR NO : 2024/685 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 20/07/2018 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 G. K.YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Davacı Vekili İddiasında; Davacı şirketin, ... Havacılık Vakfı bünyesinde kurulmuş bir şirket olduğunu, bu nedenle de ... Genel Müdürlüğü'nün denetimine tabi olduğunu, ... Genel Müdürlüğünün, ... Havacılık Vakfını ve Vakfa bağlı tüm şirketleri denetlemesi neticesinde düzenlenen 29.04.2016 tarih 01 sayılı denetim raporunda; Davalıların Vakfı zarara uğrattığı tespit edildiğini ve bu zararın tahsil edilmesinin istenildiğini, personele prim dağıtılmasına dair Vakıf Yönetim Kurulu'nun 25. 05.2012 tarih 6 sayılı toplantısında, “... Havacılık Vakfı tarafından kurulmuş ya da kurulacak şirketler ile doğrudan ya da yan kuruluşları yolu ile iştirak olduğu personellerine elde edilen kar oranına bağlı olarak genel ve/veya gelişme sağlanan alanlarda performans prim sisteminin oluşturulması, onaylanması ve ödemelerin yapılması genel başkanın yetkili kılınmasının” oy çokluğu ile kararlaştırıldığını, şirketlerde prim ödenmesine ilişkin Vakıf Yönetimince alınmış bunun dışında herhangi bir kararın bulunmadığını, davalıların 07 Aralık 2011-05 Ekim 2012 döneminde, şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıklarını, ilgili dönemde personele ödenmiş olan performans primleri nedeniyle bu davanın açıldığını belirterek, ... Genel Müdürlüğü'nün raporunda belirtilen miktara istinaden fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketin uğradığı zarar olan şimdilik 22.381,11 TL prim adı altında yapılan ödemenin, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, 27/11/2024 tarihli dilekçesi ile davalı .... .... .... yönünden davadan feragat etmiştir. 2.Davalı ... vekili savunmasında; Müvekkilinin dava konusu dönemde iddia edilen iş ve işlemlerin tarafı ve yetkilisi olmadığını, prim ödemelerine ilişkin işlemler ile ilgili bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirketten prim almadığını, bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin 2015 yılı başından itibaren vakıftan çıkarıldığını, bahsi geçen iş ve işlemlerle ilgili hukuki sorumluluğuna ilişkin yasal sürelerin dolduğunu, zamanaşımı süresinin de dolduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin genel kurulda ibra edildiğini, ticari şirketlerin kâr esasına bağlı olmaksızın prim ödeme veya personeli teşvik etme hakkı bulunduğunu, hiçbir kanuni engel bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... ...savunmasında; Şirket genel müdürü olduğunu, Verilen primlerin mevzuata uygun olduğunu, vakıf yönetim kurulu kararında, prim ödemesinin kâr edilmesine bağlanmadığını, personeli teşvik için ödendiğini, şirketlerin kârda olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. 4.Davalı ... vekili savunmasında; Yapılan işlemlerde müvekkilinin taraf ve yetkili olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, açılan davada zamanaşımı ve hakdüşürücü sürenin dolduğunu, müvekkilinin ibra edildiğini, sorumluluk davası açılması için alınmış genel kurul kararı bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 5.Davalı ... vekili savunmasında;Açılan davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin kusurlu işleminin açıklanmadığını, dava açılması için gerekli genel kurul kararının alınmadığını, prim ödemesinin usulüne uygun yapıldığını, yapılan işlemlerin genel kurulda ibra edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 6.Davalı ... vekili savunmasında;Açılan davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin kusurlu işleminin açıklanmadığını, dava açılması için gerekli genel kurul kararının alınmadığını, prim ödemesinin usulüne uygun yapıldığını, yapılan işlemlerin genel kurulda ibra edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 7.Diğer davalılar; dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen, yasal sürede cevap dilekçesi sunmamış, duruşmada davanın reddini istemişlerdir. 8. Deliller: Tarafların dayandıkları tüm deliller, sözleşme konusu işlere ilişkin kayıtlar getirtilmiş, Mali Müşavir, Sektör Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşan heyetin yaptığı inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporu ve taraf vekillerinin itirazını karşılar ek rapor dosyaya sunulmuştur. 9.İddia ve savunmalar ile delillerin birlikte değerlendirilmesi, hükme esas gerekçe; Dava, davacı anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olan davalılardan, yönetim kurulunun, şirket çalışanlarına prim ödemesine yönelik alınan karar dolayısıyla, davacı şirketin uğradığı zararın tazmini talepli sorumluluk davasıdır. Davaya ilişki yasal düzenleme 6102 sayılı TTK.'nun "Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu" başlıklı 553. maddesinde; "(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. (2) Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. (3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz." düzenlemesi yer almaktadır. Bilirkişi heyetinin hükme esas alınan 05.01.2024 tarihli raporunda; " Davacı şirketin, dava dışı ... Vakfına bağlı şirketler olduğu, sektörel uygulama bakımından, sektördeki büyük firmalarda çalışanların ücret politikalarına göre çoğu büyük firma (Yılda 12 maaş + 4 ikramiye olmak üzere 16 maaş) ve Prim olanakları sunduğu, diğer firmaların yüksek maaş ve prim imkanları bulunduğu, sektördeki aynı sınıf işleri yapan diğer kişilerin gelirleri ile çalışanların gelirlerinin karşılaştırmasından dolayı çalışanların ücret açısından tatmin olmama, çalışanları elinde tutabilme, motivasyonu ve memnuniyeti arttırma gibi sebeplerden dolayı böyle bir ödeme yapılmış olabileceği, çalışanların iş sözleşmeleri incelendiğinde özel şartlar Bölümünde; “İşverenin, işçilerin bir bölümüne veya tümüne sözleşme gereği olmaksızın, teşvik amaçlı olarak yapacağı süreklilik arz etmeyen nakdi aynı ödemeler, işçiler bakımından kazanılmış hak niteliğinde olmayıp, tekrarlanacağı anlamına gelmeyeceği ifade edilmektedir. Çalışanlara kârdan pay ayrılabilmesi için iş sözleşmelerine ve ortaklık esas sözleşmesine hüküm konulabileceği gibi, bu yönde genel kurul kararı alınması ile de çalışanlara kardan pay verilebilmesi mümkün olacaktır. İş sözleşmesinde veya ortaklık esas sözleşmesinde temettü dağıtımına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamış olsa dahi, genel kurul yıllık safi kardan bir kısmının çalışanlara verilmesine karar verebilecektir.” şeklinde geçtiği, davacı ... Uçak Fabrikası Üretim San. ve Tic.A.Ş.’nin 3.702,45 TL kâr ettiği dönemde personeline 22.381,11 TL prim ödemesinin şirket zararı olarak kabul edilmesi halinde ise şirketin zararının 22.381,11 TL’dan ibaret olacağı, personele prim ödemesi hususunda genel kurul kararı veya yönetim kurulu kararına rastlanmadığına göre ödeme talimatını veren davalılar ... ile Aydoğan Koç’un zararın tamamından sorumlu olup olmayacağının Sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu" belirtilmiştir. Somut olayda, iddia, savunma ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davalı Robert Herman Lorenzen yönünden davacının feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Diğer davalılar yönünde ise; Davacı şirket, yönetim kurulu üyesi olan davalıların, şirketin kâr elde etmemesine rağmen yönetim kurulunda aldıkları karara dayalı olarak, dağıtılan prim dolayısıyla şirketin uğradığı zararın tazminini istemiş, davalılar, davacının iddialarını kabul etmeyerek, alınan kararlar dolayısıyla şirketin zarara uğramadığını, prim dağıtımının, şirketin ait olduğu vakfın aldığı karara dayalı yapıldığını, kâr elde edilmesine bağlı olmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Buna göre davacı şirketin çalışanlarına prim dağıtılması dolasıyla zarara uğrayıp uğramadığı, meydana gelen zarardan davalıların sorumluluğunun olup olmadığı konusunda yargılamaya esas ihtilaf olduğu anlaşılmıştır. Davacı Vakıf Yönetim Kurulu'nun 25.05.2012 tarih 6 sayılı toplantısında, “... Havacılık Vakfı tarafından kurulmuş ya da kurulacak şirketler ile doğrudan ya da yan kuruluşları yolu ile iştirak olduğu personellerine elde edilen kar oranına bağlı olarak genel ve/veya gelişme sağlanan alanlarda performans prim sisteminin oluşturulması, onaylanması ve ödemelerin yapılması genel başkanın yetkili kılınması” şeklinde karar aldığı görülmüştür. Alınan kararın dava dışı ... Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti. açısından bağlayıcı olabilmesi için davacı vakıf anılan şirketin hakim ortağı olduğundan istediği kararı çıkartabileceğinden- prensip olarak anılan kararın dava dışı şirket genel kurulunca veya yönetim kurulunca da alınması gerekmekle birlikte, davalının davacı vakfi temsilen dava dışı şirkette müdürler kurulu üyesi olduğundan, dava dışı şirketin vakfa bağlı bir şirket olması nedeniyle vakıf politikasından haberdar olduğunun kabulü gerekir. Somut olayda, davacı şirketin personeline prim dağıtılması ile oluştuğunu iddia ettiği zararın tazminini bizzat kendisi için talep etmesine rağmen, doğrudan zararını ispat edememiştir. Davacı şirketçe bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre 3.702,45 TL kâr ettiği dönemde personeline 22.381,11 TL “Performans Primi” ödemesi yapıldığı, şirket personeline ödenen performans prim tutarının makul olduğu, dava dışı vakıf yönetim kurulu kararına da uygun olması nedeniyle prim ödemesinden kaynaklı bir şirket zararı tespit edilememiştir. Sektörel açıdan bilirkişi raporundaki değerlendirmede de belirtildiği üzere, sektördeki büyük firmalarda çalışanların ücret politikalarına göre çoğu büyük firma (Yılda 12 maaş + 4 ikramiye olmak üzere 16 maaş) ve prim imkanları sunduğu, sektördeki aynı sınıf işleri yapan diğer kişilerin gelirleri ile çalışanların gelirlerinin karşılaştırmasından dolayı çalışanların ücret açısından tatmin olması, çalışanları elinde tutabilme, motivasyonu ve memnuniyeti arttırma gibi sebeplerden dolayı böyle bir ödeme yapılmış olmasının sektörel açıdan yerinde olması, personele ödenen performans priminin makul olması, davacı vakıf yönetim kurulu kararına da uygun olması sebebi ile açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davalı Robert Herman Lorenzen yönünden davacının feragati sebebiyle davanın REDDİNE, 2-Diğer davalılar yönünden davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 382,22 TL harcın mahsubu ile kalan 45,38 TL harcın davacıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacılar tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir edilen 22.381,11 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara ödenmesine, 6-Gider avansı ve delil avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Başkan ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Katip ... (E-imzalıdır)

Atıf: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/477, K. 2024/685, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-477-e-2024-685-k-8912523fce8a