İlk Derece Mahkemesi · Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/135 E. 2023/155 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/135
Karar No
2023/155
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/135 Esas - 2023/155 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ANKARA GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/135 KARAR NO : 2023/155 BAŞKAN :... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1-.. VEKİLLERİ : Av.... Av. ... : 2- ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 04/11/2010 KARAR TARİHİ : 02/03/2023 G.K.YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.DAVACI VEKİLİ İDDİASINDA ÖZETLE; Davalı.... iş ortaklığı ile ..... ile ada içi alt yapı, genel alt yapı ve çevre düzenlemesi konulu sözleşmenin akdedildiğini, davalıların yüklenici olarak işi üstlendiklerini, müvekkili ile davalı şirketler arasında, davalıların yüklenmiş olduğu işin çevre düzenlemesi dahil olmak üzere anahtar teslim yapımı için 23/05/2010 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin taşeronluk sözleşmesi gereği işe başladığını, işin büyük bölümünün tamamlandığını, ancak işin denetimi sırasında davalılar tarafından taşeronluk sözleşmesinin haksız ve tek taraflı olarak ....Noterliği'nin 09/10/2007 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarı ile feshedildiğini, davalı iş ortaklığının yapılan işin bedelinin büyük bir kısmının müvekkiline halen ödemediğini, sözleşmenin 7.maddesi gereği davalılar lehine düzenlenen 108.000,00-TL bedelli kesin teminat mektubunun davalılara verildiğini, bu teminat mektubunun haksız fesih sonrası davalılarca nakde çevrilmek suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalı iş ortaklığının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, proje ve şartnameyi müvekkiline teslim etmediğini, inşaatın yapı ruhsatının olmaması nedeniyle iş yerinin Osmangazi Belediyesi tarafından mühürlendiğini, davalıların kusurlu davranışı nedeniyle müvekkilinin işe devamının imkansızlaştığını, hem sözleşme öncesi, hem de sözleşme sonrası müvekkilinin iradesinin fesada uğratıldığını, akdin esasen irade sakatlığı nedeniyle geçersiz olduğunu, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü ile müvekkili alacağının Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Birim Fiyatları ve Cari Piyasa Koşullarına göre tahsiline karar verilmesini, aksi taktirde ise sözleşme hükümlerine göre karar verilmesini talep ettiklerini, sözleşmenin haksız fesih üzerine .....iş esas sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, davalıların müvekkiline KDV dahil 1.305.329,28-TL ödeme yaptığını, tespit raporuna göre müvekkilinin davalılardan 2.234.696,26-TL alacaklı olduğunu, ayrıca haksız yere nakde çevrilen teminat mektubunun faizi ile birlikte davalılarca ödenmesi gerektiğini, müvekkilince ....Noterliği'ne 24/12/2008 tarih ... yevmiye numarası ile davalı iş ortaklığına ihtarname çekildiğini, ihtarnamede belirtilen bedelin ödenmediğinden fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak iş bedelinin ve teminat mektubu alacaklarına karşılık şimdilik 10.000,00-TL'nin 09/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek ... avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 05/10/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 532.882,84 TL'ye yükseltmiştir. 2.DAVALILAR VEKİLİ SAVUNMASINDA ÖZETLE: Davacının iddialarını kabul etmediklerini, 08/05/2007 tarihli ibraname gereğince davacının hiçbir alacağının bulunmadığını, davanın reddinin gerektiğini, davacının 23/05/2010 tarihli taşeronluk sözleşmesi ile anahtar teslimi işi üstlendiğini, sözleşme kapsamında yapmış olduğu iş karşılığı davacının 15 adet hak ediş düzenlendiğini, düzenlenen hak edişlerin ve davacı alacağının süresinde ödendiğini, davacının ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle sözleşmede yüklenilen işin süresinde yapılamadığını, işin geciktiğini, sözleşmeye göre işin 320 gün içinde bitmesi gerekirken işin süresinde bitirilemediğini, işin bitim tarihinden yaklaşık 6 ay sonra ...Mahkemesinden tespit yaptırıldığını, bilirkişi raporuna göre yapılan işin %66,68 oranında olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, sözleşmenin 8.maddesinde; işin süresinde bitirilmemesi halinde gecikme cezası öngörüldüğünü, davacı şirkete sözleşme kapsamında 163.800,00-TL gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini, kesin teminat mektubunun sözleşmenin fesih edilmesinden ötürü davacı taşeronunun gecikme sonrası oluşan cezasının tahsili için nakde çevrildiğini belirterek, açılan davanın reddini talep etmiştir. ... SAYILI DOSYASINDAN VERİLEN 19/06/2015 TARİHLİ KARAR: "Tarafların arasında akdedilen sözleşmenin 11.maddesinde; uyarıya yönelik düzenleme bulunduğu, davalı işverence işin iş programına uygun yapılmadığı yönünde davacıya herhangi bir ihtar çekilmediği, davacı taşeronun temerrüte düşürülmediği gibi iş bitiminden sonra düzenlenen davacı hak edişlerinden herhangi bir gecikme cezası da kesilmediğinden Borçlar Kanunu'nun 106.maddesi gereğince davalı tarafın yapmış olduğu fesihte davacı ile birlikte kusurlu olduğu, sözleşmenin 7.maddesi gereğince teminat olarak verilen 108.000,00-TL bedelli teminat mektubunun, sözleşmenin 11.maddesinde sözleşmenin haklı feshi halinde teminatın irat kaydedileceği ve irat kaydedilen teminatın borca mahsup ödeneceğine ilişkin düzenleme bulunmadığından, davalı tarafça teminat mektubunun nakde çevrilerek irat kaydının yerinde olmadığı, ayrıca akdin fesih tarihi itibariyle işin bitirilme oranının %72,03 olup, davacının hak edişinin işin bitirilme oranına göre KDV dahil 1.529.917,27-TL , tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davalıların davacıya yapmış olduğu toplam ödemenin ise 1.432.948,35-TL olduğu, davacının fesih hak ediş bedelinden ödemeler düştükten sonra bakiye alacağının 96.968,85-TL olduğu anlaşıldığından, usul ve yasaya uygun hazırlanan gerekçeli denetime ve hüküm kurmaya elverişli, ikinci bilirkişi heyetinin rapor ve ek raporu doğrultusunda; davacının davasının kısmen kabulü ile, 204.968,85-TL'nin davalıdan tahsiline, 108.000,00-TL'ye teminat mektubunun paraya çevrildiği tarih olan 13/11/2007 tarihinden itibaren ve bakiyesi olan 96.968,85-TL'nin ise davacının davalılara ....Noterliği'nden çekmiş olduğu 24/12/2008 tarihli ihtardan ötürü temerrüt tarihi olan 03/01/2009 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. 4. TEMYİZ BAŞVURUSU SONUCU VERİLEN KARAR: Davalı .... vekilinin temyiz başvurusu sonucu, ... sayılı kararı ile; "Davacı taşeron, davalı yükleniciler ile imzaladığı 23.05.2006 tarihli sözleşme ile davalı yüklenicilerin dava dışı iş sahibi ... ile imzaladıkları sözleşme ile yapımını üstlendikleri ....derslikli ilk öğretim okulu ve camii inşaatları ile ada içi alt yapı genel altyapı ve çevre düzenleme işinde, 32 derslikli ilköğretim okulunun çevre düzenlemesi de dahil...mahal listeleri projeleri ve şartnamesine bağlı kalarak anahtar teslimi yapım işini üstlenmiştir. Sözleşmenin 8. maddesine göre işin süresi 320 takvim günüdür. İşin süresinde bitirilmemesi halinde günlük %0,05(onbinde beş) oranında geçikme cezasının kesileceği ve taşeronun hakedişlerinden tahsil edileceği, 10. maddesinde de sözleşmenin imzalanmasını müteakip iki gün içinde yer teslimi yapılıp işe başlanacağı kararlaştırılmıştır. Buna göre işin 23.05.2006 +2 gün +320 takvim günü=10.04.2007 tarihine kadar anahtar teslimi tamamlanması gerekmekte olup, bu süre geçmesine rağmen işin tamamlanmadığı, ...ödeme pursantaj tablosuna göre yaklaşık %50'sinin, ... İş sayılı tesbit dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre 10.09.2007 tesbit tarihi itibariyle %68,43'lük kısmının yapıldığı tesbit edilmiştir. Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 106/I. maddesi gereğince karşılıklı taahhütleri ihtiva eden sözleşmede taraflardan birinin mütemerrit olması halinde diğer tarafın, borcun ifa edilmesi için münasip bir mehil tayin veya hakimden tayinini isteyerek 106/II. maddesindeki haklarını kullanabileceği kabul edilmiş ise de; aynı Yasa'nın 107/3. maddesi gereğince sözleşmeye göre borcun tayin ve tesbit edilen bir zamanda veya muayyen bir mehil içinde ifası gerekiyor ise, mehil tayinine gerek olmaksızın alacaklı BK 106/II. maddesindeki sözleşmeyi fesih ve borcun ifa edilmemesinden doğan zarar ve ziyanı talep ile diğer seçimlik haklarını kullanabilecektir. Somut olayda sözleşmede kararlaştırılan kesin vade bulunduğu ve kesin vade geçmesine rağmen davacı taşeron üstlendiği edimini tamamlayarak teslim etmemek suretiyle temerrüde düşdüğünden, davalı yüklenici iş ortaklığı 106/I. maddesi hükmü gereği yeniden süre verilmesine gerek olmadan 818 sayılı BK'nın 106/II. maddesi hükmünce sözleşmeyi 09.10.2007 tarihi itibariyle fesihte haklıdır. Davalının yapımını üstlendiği ilköğretim okulunun yapı ruhsatı bulunmamakta ise de; ilgili belediye yazı cevabı ve dosya kapsamına göre inşaatın yapımı yapı ruhsatı bulunmaması sebebiyle mühürlenerek durdurulmadığı gibi, davacı taşeron buna rağmen işe başlayarak devam ettiği, mahkemece yapı ruhsatı olmaksızın inşaatı başlatması sebebiyle davalı yüklenici iş ortaklığına bir kusur verilmemiş olduğu ve davacı taşeron tarafından mahkemenin yüklenicilere verdiği kusur gerekçesine karşı bir temyiz itirazı da bulunmadığından, yapı ruhsatı olmaksızın inşaata başlatılması nedeniyle davalı yüklenici iş ortaklığına bu aşamada kusur izafe edilmesi mümkün değildir. Sözleşmenin 8. maddesinde gecikme halinde ödenmesi kararlaştırılan ceza 818 sayılı BK'nın 158/II. maddesinde ifadesini bulan ifaya ekli ceza niteliğinde olup fesih halinde dahi bu cezanın istenebileceğine dair sözleşmede de bir hüküm bulunmamaktadır. Yine sözleşmede sözleşmenin feshi halinde teminatın ceza olarak irat kaydedileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı gibi davalı yükleniciler cevap dilekçelerinin 3. sayfa 4. maddesinde teminat mektubunun cezanın tahsili için paraya çevrildiğini savunmuşlardır. Teminat mektubunun iadesi koşulları sözleşmenin 7/II. maddesinde belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece işin tamamlanıp teslimi için kesin vade kararlaştırılmış olup, davacı taşeronun kesin vadede işi tamamlayıp teslim etmemesi sebebiyle BK'nın 107/3 ve 106/II. maddeleri hükümleri gereğince davalı yükleniciler BK'nın 106/I. maddesine göre yeniden süre vermeden sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, sözleşmede haklı fesih halinde kesin teminatın irat kaydedileceğine dair bir hüküm olmaması, davalı yükleniciler gecikme cezasının tahsili için kesin teminatı irat kaydettiklerini ileri sürmüş iseler de; BK 158/II. maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza niteliğindeki sözleşmenin 8. maddesindeki cezanın fesih halinde dahi istenebileceğine dair sözleşmede hüküm bulunmayıp sözleşmenin feshi sonucu bu cezayı isteme hakları düştüğü ve davalı yüklenici iş ortaklığı gecikme cezası karşılığı kesin teminatı irat kaydetmekte haklı olmadığından sözleşmenin 7/II. maddesindeki kesin teminatın iadesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılıp teminatın iadesiyle ilgili sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile fesihte her iki tarafın kusurlu kabul edilmesi ve eksik inceleme ile irat kaydedilen teminat mektup bedelinin istirdadına hükmedilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan davalı yüklenici iş ortaklığının muavin defter kayıtlarında 29.09.2007 kayıt tarihinde 318 kayıt numaralı ... 40.000,00 TL borç, 30.09.2007 kayıt tarihinde ... kayıt numaralı ... 40.000,00 TL borç yazılarak davalılar tarafından davacıya yapılan ödemeler olarak gösterilmiştir. Davacı defter kayıtlarında yer almayan bu ödemelerle ilgili hükme esas alınan 03.06.2004 tarihli bilirkişi ek raporunda 21.09.2007 tarih ve ... olan 40.000,00 TL bedelli çekin aynı tarihte mükerrer ödeme olarak kayda alındığı ve tek ödeme olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davalı yüklenici iş ortaklığı bu ödemelerin ayrı ayrı yapılmış olduğu ve mükerrer kayıt olmadığını ileri sürerek itiraz etmiştir. Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda sözkonusu çeklerin fotokopi ya da suretleri ek olarak yer almadığından kaydın mükerrer olup olmadığı denetlenememektedir. Yüklenicilerin itirazları ek rapor alınarak da karşılanmamıştır. Bu halde davacı defterlerinde yer almayan davalı defterlerindeki ihtilaflı olan bu ödeme kayıtlarının dayanaklarının bulunması halinde dikkate alınacağı karinesinden hareketle, mahkemece öncelikle davalı yüklenici iş ortaklığına yevmiye defterlerinin 318 ve 323. sıralarında kayıtlı 21/9 keşide tarihli 40.000,00'er TL meblağlı çeklerin tasdikli fotokopi-suretlerini ibraz etmeleri için süre verilip, davalıların 2006-2007-2008 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları ve dayanakları yeniden ibraz ettirilip, hükme esas raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan, sözkonusu her iki çekin seri numaraları da karşılaştırılarak aynı olup olmadığı ve bunun sonucu olarak 40.000,00 TL ödeme kaydının mükerrer olarak yapılıp yapılmadığı kosunuda denetime elverişli ve yüklenicilerin itirazlarını karşılayacak biçimde ek rapor alınarak davanın sonuçlandırılması gerekirken ödenmeyen iş bedeli ile eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesi ile mahkememiz kararı bozulmuştur. 5. İDDİA, SAVUNMA VE DELİLLERİN BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİ, HÜKME ESAS GEREKÇE: Dava; Taşeron sözleşmesine dayalı, bakiye iş bedeli ve haksız irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin tahsili taleplidir. Mahkememizce verilen ilk kararın temyiz başvurusu sonucu Yargıtay'ca bozulması üzerine, yapılan yargılamada taraf vekilleri dinlenmiş ve bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. Bozma ilâmı uyarınca; Davalı vekiline, davalı iş ortaklığı yevmiye defterinin 318 ve 323. Sırasında kayıtlı 21/9 keşide tarihli 40.000,00'er TL meblağlı çeklerin tasdikli fotokopilerini ve davalı iş ortaklığının 2006-2007-2008 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını bulunduğu adresi bildirmesi için kesin süre verilmiş, davalı vekilince bu çeklerden bir tanesinin fotokopisi sunulmuş, diğer ödemenin 30/09/2007'de bankadan EFT ile olduğunu bildirmiştir. Davalı vekilinin beyanına göre Müflis....'ye yazılan müzekkereye verilen cevapta, 30/09/2007 tarihinde davalı şirketlere ait EFT işlemine rastlanmadığı bildirilmiş, ayrıca davalı vekili dosyaya sunduğu 17/12/2019 tarihli dilekçesinde; aradan 10 yıldan fazla süre geçmesi, iş ortaklığının diğer şirketinin iflas etmesi, taşınma ve defterleri saklama süresinin dolduğundan bahisle, defterlerin taraflarında olmadığını bildirmiş, verilen kesin sürede ticari defter ve kayıtları ibraz edememiştir. .... sayılı yazısında, “Davacı....nin herhangi bir prim, işsizlik, damga vergisi ve idari para cezası borcunun bulunmadığı", .... sayılı yazısında, “ Dairemiz kayıtlarının tetkikinde, davacı şirket ....nin vergi aslı 1.174.898,001TL gecikme zammı 1.680.879,74TL toplam ... ... borcu bulunmakla birlikte yazınızda istenilen konuyla ilgili (....içi alt yapı, genel alt yapı ve çevre düzenlemesi konulu iş sebebiyle) borç miktarı tespitinin mümkün bulunmadığı" belirtilmiştir. Bilirkişi heyetinden, bozma ilâmı doğrultusunda sunulan kayıtlara istinaden, ek rapor aldırılmıştır. Hükme esas alınan 14/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının yaptığı işler sebebiyle KDV dahil fesih hakediş tutarının 1.529.917,20 TL olduğu, buna mukabil davalı iş ortaklığınca davacıya yapılan ödeme tutarının 1.432.948,35 TL olduğu, bunun sonucunda davacının davalıdan 96.968,85TL alacaklı olduğu, asıl iş sahibi idarece kesin kabulünün yapıldığı, idarece 26.03.2010 tarihinde onaylanan kesin kabul tutanağından anlaşılacağı üzere anılan işin kesin kabulünün yapıldığı, dosyada bulunana cevabi yazılara göre davacının .... borcu bulunmadığı, vergi borcu yönünden anılan iş sebebiyle Vergi Dairesine 21.01.2022 tarih 32112 sayılı yazıya göre toplam 2.906.107,66 TL borcu bulunduğu, ancak bu iş sebebiyle borcu olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, buna göre teminat iadesi husunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, davalı ...'nin 02/06/2016 tarihinde iflas etmesi sebebi ile İİK.'nun 195. Maddesi kapsamında yapılan hesaplamaya göre, iflas tarihi itibari ile davacının toplam 459.982,76 TL alacağının olduğu" belirtilmiştir. Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında, davacının taşeron, davalıların yüklenici olduğu, 23.05.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığı, davacı taşeronun, davalı yüklenicilerin dava dışı iş sahibi ...ile imzaladıkları sözleşme ile yapımını üstlendikleri ... derslikli ilk öğretim okulu ve camii inşaatları ile ada içi alt yapı genel altyapı ve çevre düzenleme işinde, 32 derslikli ilköğretim okulunun çevre düzenlemesi de dahil... mahal listeleri projeleri ve şartnamesine bağlı kalarak anahtar teslimi yapım işini üstlendiği, sözleşmenin davalı yükleniciler tarafından 09/10/2007 tarihinde feshedildiği, sözleşme kapsamında teminat olarak verilen 108.000.- TL bedelli teminat mektubunun tazmin edildiği hususu tartışmasızdır. Davacının, sözleşmenin haksız feshedildiğini, teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiğini, davalılardan iş bedeline dayalı alacağının olduğunu iddia ederek, bakiye iş bedeli ve haksız irat kaydedilen teminat mektubu bedelinin tahsilini istediği, davalıların ise, davacı taşeronun yüklendiği işi süresinde yerine getirmediğini, sözleşmenin haklı feshedildiğini, davacının yaptığı iş karşılığı alacağının ödendiğini, teminat mektubunun ise sözleşme feshedilmesinden ötürü davacı taşeronunun gecikme sonrası oluşan cezasının tahsili için nakde çevrildiğini belirterek, açılan davanın reddini istemiştir. Buna göre taraflar arasında sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, davacının iş bedelinin ödenip ödenmediği, davalıların cezai şart bedelinin tahsili için teminat mektubunu nakde çevirmekte haklı olup olmadığı yönünde ihtilaf olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay bozma ilâmında da belirtildiği üzere; Sözleşmenin 8. maddesine göre işin süresinin 320 takvim günü olduğu, işin süresinde bitirilmemesi halinde günlük %0,05 (onbinde beş) oranında gecikme cezasının kesileceği ve taşeronun hakedişlerinden tahsil edileceği, 10. maddesinde ise sözleşmenin imzalanmasını müteakip iki gün içinde yer teslimi yapılıp işe başlanacağının kararlaştırıldığı, buna göre işin sözleşme tarihi olan 23.05.2006'a +2 gün +320 takvim günü=10.04.2007 tarihine kadar anahtar teslimi tamamlanması gerektiği, bu süre geçmesine rağmen işin tamamlanmadığı, ... ödeme pursantaj tablosuna göre yaklaşık %50'sinin, ... D. İş sayılı tesbit dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre 10.09.2007 tesbit tarihi itibariyle %68,43'lük kısmının yapıldığı, sözleşmede kararlaştırılan kesin vade bulunduğu, kesin vade geçmesine rağmen davacı taşeron üstlendiği edimini tamamlayarak teslim etmemek suretiyle temerrüde düştüğü, bu sebeple davalı yüklenici iş ortaklığının 818 sayılı BK.'nın 106/I. maddesi hükmü gereği yeniden süre verilmesine gerek olmadan, aynı Kanunun 106/II. maddesi gereğince sözleşmeyi 09.10.2007 tarihi itibariyle fesihte haklı olduğu, davalı yükleniciler, dava konusu teminat mektubunun cezanın tahsili için paraya çevrildiğini savunmuşlar ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde gecikme halinde ödenmesi kararlaştırılan cezanın, 818 sayılı BK'nın 158/II. maddesinde ifadesini bulan "ifaya ekli ceza" niteliğinde olduğu, fesih halinde dahi bu cezanın istenebileceğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, ayrıca sözleşmede, sözleşmenin feshi halinde teminatın ceza olarak irat kaydedileceğine dair bir düzenleme olmadığı, bu sebeple teminat mektubunun nakde çevrilmesinde davalıların haksız olduğu, teminat mektubunun iadesi koşullarının sözleşmenin “Teminat” başlıklı 7. maddesinde aynen: “Teminatın iadesinde işverenin idareye karşı işin kesin kabulünü yapmış olma şartı aranır. Kesin kabul tamamlandıktan sonra taşeronun vergi dairesi,...vs kurumlarca verilecek olan ilişiksiz yazısını ibraz etme şartı aranır.” hükmü yer aldığı, yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; asıl iş sahibi idarece kesin kabulünün yapıldığı, idarece 26.03.2010 tarihinde onaylanan kesin kabul tutanağından anlaşılacağı üzere sözleşme konusu işin kesin kabulünün yapıldığı, dosyada bulunan cevabi yazılara göre davacının ... ya borcu bulunmadığı, vergi borcu yönünden anılan iş sebebiyle borcu olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, buna göre teminat iadesi şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Davalılar bozma ilamında bahsi geçen çeklerle mükerrer ödeme yapıldığını ispatlayamamıştır. Hükme esas alınan 14/12/2022 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre; Davacının yaptığı işler sebebiyle KDV dahil fesih hakediş tutarının 1.529.917,20 TL olduğu, davalı iş ortaklığınca davacıya yapılan ödeme tutarının 1.432.948,35 TL olduğu, buna göre davacının davalıdan 96.968,85 TL bakiye iş bedeli alacağı olduğu, haksız tazmin edilen 108.000 TL teminat mektubu bedeli de dahil olmak üzere toplam 204.968,85 TL davacının alacağı olduğu, alacağın 108.000 TL'sine tazmin tarihi olan 13/11/2007, 96.968,85 TL'sine ise temerrüt tarihi olan 03/01/2009 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Seç İnşaat'den tahsil edilerek davacıya ödenmesi gerektiği, davalı ...i.'nin yargılama sırasında 02/06/2016 tarihinde iflas ettiği gözetildiğinde bu davalı yönünden davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü, bu sebeple İİK.'nun195. Maddesi gereğince iflas tarihi olan 02/06/2016 tarihi itibari ile bilirkişilerce hesaplanan 459.982,76 TL alacağın tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla davalı ....'nin iflas masasına kaydı gerektiği kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek, aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydı ile; a)96.968,85 TL bakiye hakediş alacağı, 108.000 TL irat kayıt edilen teminat mektubu bedeli olmak üzere toplam 204.968,85 TL'nin 108.000 TL'ye tazmin tarihi olan 13/11/2007, 96.968,85 TL'ye temerrüt tarihi olan 03/01/2009 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı .....den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, b)Davacının, iflas tarihi itibariyle olan 459.982,76 TL alacağının davalı....'nin iflas masasına KAYIT KABULÜNE, c)Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.001,42 TL nispi karar ve ilam harcından, dava dosyasında alınan peşin ve ıslah harçtan toplamı 7.913,35 TL harcın mahsubu ile kalan 6.088,07 TL harcın, davalılardan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 7.931,20 TL harç giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacılar tarafından yapılan 921,30 TL tebligat ve posta gideri, 4.650 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.571,3 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre 2.142,95 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 31.695,64 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir edilen 48.907,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 8-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 15 gün içerisinde Temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Başkan... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/135, K. 2023/155, T. 02.03.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-135-e-2023-155-k-dbf1221df32f