İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/334 E. 2025/671 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/334
- Karar No
- 2025/671
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/334 Esas - 2025/671 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/334 Esas KARAR NO : 2025/671 HAKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 25/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... plakalı ... Marka ...... model otomobili, 30/01/2025 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye numaralı işlemi ile davalıdan satın aldığını, müvekkil aracı alındıktan hemen sonra, ......'ya gelmek üzere yola çıktığını, araç ile yola çıkıldıktan sonra 200 km civarında herhangi bir problem yaşanmadığını, ancak daha sonra araçta herhangi bir arıza lambası yanmamakla birlikte araç anormal ve yüksek bir ses ile çalışmış ve motor çalışırken bu ses ile çalışmaya devam ettiğini, bunun üzerine aracın bir benzinliğe çekildiğini, çekici çağrıldığını ve araç bulunduğu yerden bu şekilde alındığını ve ......'ya sanayiye getirildiğini, daha sonra araç sanayiye götürüldüğünü ve araçtaki arızanın; aracın motor bloklarında çatlak olmasından kaynaklı olduğu söylendiğini, aracın arıza vermesi üzerine müvekkil davalı kişiyi arayarak arabanın hasarlı olduğunu bildirmiş davalı ise aracın hasarlı olduğunu tespit edildiğinde iletişime geçmelerini söylediğini, bunun üzerine araçta var olan ayıbın gizli ayıp sayılıp sayılmadığı ve bu ayıbın giderilmesi için yapılacak masrafın tespiti amacıyla ......D. İş dosyası ile Tespit Davası açıldığını, ...... D. İş dosyası kapsamında alınmış olan bilirkişi raporuna göre; araçtaki ayıbın Gizli Ayıp olduğunu, Bilirkişi Raporunda: "...30.01.2025 Tarihinde ... yevmiye numarası ile satışı yapılan ...... şasi numaralı ...... otomobilin; Motorunun ana ve kol yataklarında vuruntu sesi olduğu, Sökülen motor parçaları üzerinde yapılan incelemede eksantrik milinin, ana ve kol yataklarının, krank milinin, subapların hasarlı oldukları, Satış tarihindeki yuvarlatılarak yazılan kilometresinin 143.000 olduğu, Tespit esnasındaki kilometresinin 143.261 olduğu, Aracın motor parçalarındaki hasarların satıştan sonra yapılan 261 kilometrede meydana gelmesi mümkün olmayan, aracın kullanılması ile ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu, Aracın onarılması için KDV dahil toplam tutarının 234.302,73 TL olduğu,.." şeklinde tespit edildiğini, tespit sonrası davalıya ulaşmak için aramalar ve mesaj gönderimleri yapılsa da kendisi herhangi bir dönüş yapmadığını, müvekkilinin yeni satın almış olduğu araçta var olan ayıp nedeniyle ciddi bir zarara uğrayarak mağdur edildiğini, mağduriyetinin giderilmesi amacıyla dava şartı olan arabuluculuk başvurusu tarafımızca yapılmış ve ...... numaralı dosya ile anlaşmama sağlanamadığını, belirterek araçtaki ayıp için şimdilik 100,00 TL’nin dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, ......D. İş dosyasına yapılan; 281,8 TL Başvurma Harcı, 87,5 TL Vekalet Harcı, 1.013,9 TL Peşin Harç, 4.361,5 TL Keşif Harcı, 3.500,00 TL Bilirkişi Ücreti olmak üzere toplamda 9.244,7 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ikame edilen bu davada görevli mahkeme Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu, görev hususunun kamu düzeninden olup görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından ikame edilen bu davada yetkili mahkeme ...... mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin, uyuşmazlık konusu aracın bayii, acentesi, imalatçı-üreticisi veya ithalatçısı olmadığı gibi aracın tedarik zinciri içerisinde yer almayan müvekkilimin sorumluluğu bulunmadığı gibi, Yönetmeliğin 14. maddesindeki ‘tüketici taleplerine karşı bayii, acente, imalatçı- üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumlu’ olduğuna ilişkin düzenleme karşısında, bu yönde bir sıfatı bulunmayan müvekkiline başvurulamayacağını bu nedenle müvekkil açısından husumet itirazlarımız olduğunu, burada müvekkilinin normal bir vatandaş olduğunu, başvurucu tam ...... numaralı yetki belgesi ile ...... isimli otomobil alım-satım işi ile iştigal eden işyeri sahibi olduğunu, davacı taraf ayıpın iddiasını, ...... D.İş sayılı tek taraflı olarak yokluğumuzda yapılan delil tespitine dayandırdığını, Yargıtay HGK’nun ...... sayılı 06.10.2010 tarihli ilamında belirtildiği üzere, savunma hakları kısıtlanarak alınan bu raporun kabulüne usulen imkan bulunmadığını, davacı tarafın davaya konu aracı ...... ilinden aldığını, ...... iline götürdüğünü, 260 km'de araçta bu hasarların meydana gelemeyeceğini iddia ettiğini, davacı tarafın aracı hangi şart ve koşullarda kullandığı bilmediklerini, aracı uzun yolda kullanabilme yeterliliğine sahip olup olmadığını da bilmediklerini, aracı sıkıştırıp sıkıştırmadığını ne şekilde bir araç kullanma tarzına sahip olduğu muamma olduğunu, bu nedenle davacı tarafın ......iline giderken hangi güzergahı kullandığını sordurulması gerektiğini, davacı tarafın ortalama hız bilgisinin dosyaya celbi gerektiğini belirterek açılan davanın reddine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Dava, otomobil alım satımından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi gereğince mutlak ticari dava olarak adlandırılan maddede sayılan ve özel kanunlara göre ticari sayılan davalar ile nisbi ticari dava olarak adlandırılan her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardır. Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesi aksine hüküm bulunmadıkça ticari davalara bakmakla görevlidir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanununun 73. maddesinin 1. fıkrası gereğince tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Bir hukuki işlemin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Dosyaya celp edilen Dış kapı vergi dairesinin 14/04/2025 tarihli yazı cevabında davacının birinci sınıf tüccar olduğu , ...... 10/04/2025 tarihli yazı cevabında ise dava tarihi itibari ile davalının tacir faaliyetinin bulunmadığı, ...... yazı cevabına göre ise tacir kaydının bulunmadığı, davalının sunmuş olduğu cevap dilekçesinde ,satışa konu arabayı normal bir vatandaş olarak aldığı ,dosyaya yansıyan duruma göre davalının aracın bayii, acentesi, imalatçı-üreticisi veya ithalatçısı olmadığı gibi aracın tedarik zinciri içerisinde yer almadığı, davacı vekilinin mahkememize gönderdiği 24/09/2025 tarihli dilekçesinde ise arabanın davacı asilin araba alım satım işi nedeni ile yapıldığını beyan ettiği, davalının da davacının araba alım satım işi ile uğraşması nedeni ile aracı aldığını beyan ettiği ,buna göre ;Davacının davalıdan satın almış olduğu aracın arızalanması sonucu zararının tazminini talep etmesi, davacının gerçek kişi olması, davacının 24/09/2025 tarihli dilekçesi ile davacı müvekkili ile davaya konu ... plakalı ...... model ... marka otomobili, otomobil alım satım işi nedeni ile satışının gerçekleştirildiğinin bildirildiği, davacının tüketici sıfatının bulunması ve davanın konusunun Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde yer alan mutlak ticari davalardan olmaması bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın mahkememiz görevsiz olduğundan dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine, talep halinde dava dosyasının uyuşmazlığın niteliğine göre görevli ......Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine, 2-Tarafların görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ...... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak dosya üzerinden karar verildi. 25/09/2025 Katip ...... e-imzalı Hakim ...... e-imzalı