İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/52 E. 2024/627 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/52
- Karar No
- 2024/627
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/52 Esas - 2024/627 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/52 Esas KARAR NO : 2024/627 BAŞKAN :... ÜYE :.... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACILAR : 1-.... 2- ... 3- ... 4- ... 5-... 6- ... 7- ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 2- ... - ... DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 10/08/2023 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/10/2024 .... sayılı yetkisizlik kararı uyarınca dava mahkememize tevzi olunmakla, mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile dava dışı .... San. Tic. Ltd. Şti. arasında .... Mahkemesi nezdinde görülmekte olan .... sayılı işçilik alacağı davası ile hükmedilen alacağın tahsili için başlatılan .... Esas sayılı dosyasında tahsilin sağlanamadığını belirterek dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Müdürlüğün ... sicil numarasında kayıtlı .... Şirketi'nin 16/01/2018 tarihli genel kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını ve tasfiye memurluğuna ...'in seçildiğini, şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 07/06/2019 tarihinde yapıldığını, şirketin terkininin 12/06/2019 tarihli, 9846 sayılı .... gazetesinde ilan edildiğini belirterek öncelikle .... mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuş, Müdürlüklerince gerçekleştirilen tasfiye sürecine ilişkin tescil işlemleri hukuka uygun olduğundan davanın reddini savunmuş, aksi halde şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının ... tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini bildirerek ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini ve açılan davada ... yasal hasım olduğundan vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; .... mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuş, ilgili iş davasının 2014 yılında açıldığını, davaya konu şirketin 2018 yılında tasfiye sürecine girdiğini ve tasfiye sürecinde yapılan ilanlara rağmen davacıların alacaklarını tahsil amacıyla başvurmadıklarını, bu haliyle iş davasının yargılama sürecinde davaya konu şirketin tasfiyesi ile ticaret sicilinden terkinine karar verildiğini, bu kararın ise davalı tasfiye memuruna tebliğ edilmediğini, bu haliyle eldeki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. .... sayılı dosyası ile yetkisizlik kararı verilerek dava mahkememize tevzi olunmuş ve mahkememizin .... Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava, TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. ...'nün cevabi yazısı ile; ihyası istenen ".... Şirketi'nin ... sicil numarası ile ticaret sicilinde kayıtlı olduğu, şirketin 03/04/2013 tarihinde kurulduğu, 07/06/2019 tarihinde terkin edildiği, ticaret sicil durumunun terkin edilmiş olduğu, son tasfiye memurunun ... olduğu bildirilmiştir. .... sayılı UYAP sisteminden dosyası incelendiğinde; davacılar tarafından davalı .... Şirketi aleyhine iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemiyle 07/07/2014 tarihinde dava açıldığı, ilgili dava devam ederken davalı şirketin 07/06/2019 tarihinde terkin edildiği, mahkemenin 28/04/2022 tarihli gerekçeli kararının Tebligat Kanunu'nun 35. Maddesi uyarınca 23/07/2022 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve ilgili ilamın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine 09/08/2022 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Bunun için de öncelikle tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekir. Şayet tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. İşte bu gibi durumlarda, menfaati olanlar tarafından, şirket tüzel kişiliğinin ihyası için dava açılabilir. 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesi, “ (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” hükmünü içermektedir. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketlerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecektir. Tüm dosya kapsamından; davacının .... Esas sayılı dosyası derdest iken 07/06/2019 tarihinde sicilden terkinine karar verilen şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının olduğu anlaşılmakla anlaşılmakla; davanın kabulü ile TTK 547 maddesi uyarınca anılan dava dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından tasfiye memuru olarak son tasfiye memurunun atanmasına, TTK 547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası koşullarının oluşması, tasfiye memurunun açılan davayı bilebilecek konumda olması ve tasfiye sırasında tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından sorumlu olması karşısında yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuruna yükletilmesine, yasal hasım olan ticaret sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; ...'nün ... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen .... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin .... sayılı dosyası ve .... Esas sayılı dosyası iş ve işlemleri ile sınırlı olarak ihyası ile ticaret siciline tesciline, 2-Ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından son tasfiye memuru ...'in (T.C. Kimlik No ...) tasfiye memuru olarak atanmasına ve tesciline, tasfiye memuruna ücret tayinine takdiren yer olmadığına, 3-İş bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, 4-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin tescil ve ilan için ...'ne gönderilmesine, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalı tasfiye memuru ...'ten alınarak Hazineye irat kaydına, 6-Davacılar tarafından yapılan 269,85 TL maktu karar ve ilam harcı, 269,85 TL başvurma harcı, 597 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.136,70 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ...'ten alınarak davacılara verilmesine, 7-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarfesi uyarınca 17.900 TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'ten alınarak davacılara verilmesine, 8-Davalı ... yasal hasım konumunda bulunduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davalı ...'nün yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/09/2024 Başkan .... e-imza Üye .... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza