İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/94 E. 2024/444 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/94
- Karar No
- 2024/444
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/94 Esas - 2024/444 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/94 Esas KARAR NO : 2024/444 HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI :.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .... Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/02/2023 KARAR TARİHİ : 27/05/2024 YAZIM TARİHİ : 27/05/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkette ZMMS ile sigortalı bulunan ve davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın 26.09.2021 tarihinde park halinde bulunan ... plakalı aracın ön kısmıa çarpması ve çarpmanın etkisiyle bu aracın arkasında bulunan ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı şirket araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, ... plakalı araçta meydana gelen hasara ilişkin 31.994,91 TL hasar bedelinin, değer kaybına ilişkin 15.000 TL değer kaybı bedelinin müvekkili şirketçe alınan ekspertiz raporu ve uzman görüşü doğrultusunda karşılandığını, bu kapsamda .... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibinde borca davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline karar verilmesini, davalı aleyhine % 20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın kazada kusuru bulunmadığından davanın müvekkili firmaya yöneltilmesinde hukuki yarar olmadığını, müvekkili araç sürücüsünün kaza sonrası çekici gelmesini bekledikten sonra diğer araç sürücülerinin baskısı ve hakaretleri nedeniyle olay yerinden gitmek zorunda kaldığını, dava konusu aracın ne zaman ekspere götürüldüğünün belirsiz olduğunu, hasarın başka nedenlerle de gelmesinin muhtemel olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava, davacı sigorta şirketi tarafından zarar gören hak sahibine ödenen tazminatın, ZMMS poliçesi kapsamında kendi sigortalısından sürücünün olay yerini terk etmesi iddiasına dayalı rücuen tazmini amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmıştır. .... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 15.000 TL asıl alacak, 31.994,91 TL asıl alacak, 1.165,07 TL işlemiş faiz, 1.719,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 49.879,82 TL alacak yönünden takip başlatıldığı, takibin dayanağının "Maliki bulunduğunuz ve müvekkil şirkette ZMMS ile sigortalı bulunan ... plakalı araç ... sevk ve idaresinde iken park halinde bulunan ... plakalı ve ... araca çarparak olay yerinde rapor tutturmadan ayrılmıştır. Karşı araçlara ödenen araç hasar ve değer kaybı bedellerinin ZMM Sigorta Poliçesi Genel Şartları B4-F olay yeri terk maddesi gereğince rücuen tazmini talebidir. 46.994,91 TL" olarak açıklandığı, davalı tarafça 05/01/2023 tarihinde borca itiraz edildiği, takibin durduğu anlaşılmıştır. Davaya konu ... plakalı aracın malikinin davalı olduğu, bu araç için davacı tarafça 05/05/2021-2022 arasında ZMMS tanzim edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan 18/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirkete ait ... plakalı araç sürücüsü ...'nın olayda %100 oranında kusurlu olduğu, ... ve ... plakalı araç maliklerinin olayda kusursuz olduğu, dava konusu ... plakalı aracın hasarına bağlı zararın 46.500 TL olduğu rapor edilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu’nun “Tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller” başlıklı 95. maddesi uyarınca; sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâller zarar görene karşı ileri sürülemeyeceğinden, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilecektir. Bu düzenlemeye paralel olarak; poliçenin düzenlendiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları’nın “Zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu” başlıklı B.4. maddesinde sigortacının sigortalısına rücu edebileceği durumlar sıralanmıştır. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda; davacı, sigortalı aracı kullanan kişinin olay yerini terk ettiğini belirterek KTK’nın 95. ve Genel Şartlar’ın B.4. maddesince poliçe kapsamında ödediği tazminatı sigortalıdan rücuen tazmini talebinde bulunmuş buna karşın bedeni hasara neden olan bir trafik kazasının meydana geldiği yönünde bir iddiada bulunmadığı gibi sigortalı aracın sürücüsünün park halinde durmakta olan bir araca çarptığı, yeterli ehliyetnameye sahip olduğu hususu dosya kapsamından tespit edilmiştir. 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri nedeniyle bedensel hasarlı trafik kazası sonucu zarar gören hak sahiplerine ödemede bulunan zorunlu trafik sigortacısı, kendi akidi olan sigortalısına karşı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesine göre olay yerini terk nedeniyle rücu davası açabilecektir. Zira bedensel hasarlı trafik kazalarında 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların B.4 maddesinde ifade edilen haller ile benzer zorunlu haller dışında olay yerini terkin, içe rücu sebebi olduğu kabul edilmiştir. Buna karşın eldeki davaya konu trafik kazasında bedensel bir hasar bulunmaması nedeniyle Genel Şartlar’ın ilgili maddesi gözetildiğinde, sürücünün kazadan sonra salt olay yerini terk etmiş olması nedeniyle sigortacının davalı sigortalısına rücu hakkı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 602,43 TL peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 174,73 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 5-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince .... bütçesinden karşılanacak olan 1.600 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2024 Katip .... Hakim .... e-imzalıdır e-imzalıdır