İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/577 E. 2024/540 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/577
- Karar No
- 2024/540
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/577 Esas KARAR NO : 2024/540 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... - ... ... DAVA : Ticari Şirketin Feshi DAVA TARİHİ : 26/08/2022 KARAR TARİHİ : 11/07/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirketin Feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... Ltd. Şti. .... Şubesi'nin 07/05/2020 tarihli 10073 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 51. ve 52. Sayfalarında ilan edilerek kurulduğunu, ....'da açılan bu merkez şubenin iş ve işlemlerinin yapılabilmesi ve şubenin temsil edilebilmesi için davacının münferiden yetkilendirildiğini, nitekim hem şirketin hem de diğer tüm ortaklarının .... ülkesinde bulunduğunu, davacının temsilci olarak atanmasının zaruri olduğunu, buna karşın şirketin .... Şubesi'nin açıldığı tarihten itibaren şirketin amacı doğrultusunda hiçbir ticari faaliyet yapılmadığını, şubenin amacını gerçekleştirmediğini, şube masraflarının davacı tarafından şahsi olarak karşılandığını, davacının bu emeğinin karşılığını alamaması nedeni ile maddi zarara uğradığını, yine davacının yaptığı ödemelerin iadesi için ...'deki şirket ortak ve yetkilileri ile elektronik posta vasıtasıyla gerçekleştirdiği iletişimde cevapsız bırakıldığını, davacı tarafından şubenin kapatılması için ... ile yapılan görüşmede davacının yetkili olmadığı, şirketin merkezinden kapanmaya ilişkin bir karar alınması gerektiği söylenerek talebinin reddedildiğini, bu amaçla davacı şirket yetkilileri ile görüşmek istese de ulaşamadığını, şubenin kapatılması için gerekli kapanış evraklarının davacıya verilmediğini, bu nedenle davacının daha fazla zarara uğramamak adına şirketin ... Şubesi'nin haklı nedenle feshini istemek mecburiyetinde kaldığını belirterek öncelikle şirketin .... Şubesi'nin feshine karar verilmesini, mümkün olmadığı taktirde davacıya davalı şirket nezdinde münferiden tanınan temsil yetkisinin sona erdirilmesine ve davalı şirkete yapılacak olan tebligatların geçerliliği adına adres değişikliğinin yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı tarafça davalı olarak şirketin ... Şubesi hasım olarak gösterilmiş ise de mahkememizce davacıya temsilcide yanılma mahiyetiyle davalı şirkete davasını yöneltmesi için süre verilmiş, davalı şirketin yurtdışı adresine usulüne uygun tebliğ sağlanmış, davalı şirket tarafından cevap sunulmamış, yargılamaya katılınmamıştır. Dava, merkezi yurt dışında bulunan şirketin ... Şubesi'nin feshi, mümkün olmadığı taktirde şubenin temsilcisi davacının temsil yetkisinin sona erdirilmesi istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından; davalı şirketin merkezinin ... olduğu, 445256 sicil numarası ile 05/05/2020 tarihinde .... Ltd. Şti. .... Şubesi olarak tescil edildiği, davacı ...'nın şube temsilcisi olarak münferiden temsile yetkili kılındığı, yetki süresinin aksi karar alıncaya kadar olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça şirketin .... Şubesi'nin feshine karar verilmesi talep edilmiş ise de merkezi yurtdışında bulunan şirketin ... şubesinin kapanışına ilişkin olarak şirket merkezinin yetkili organının tasfiyeye girişe ilişkin bir karar alması ve bu kararın ilgili ...'ne verilmesinin zorunlu olduğu, buna karşın davacı tarafça şirket merkezinin yetkili organının tasfiyeye girişe ilişkin herhangi bir irade açıklamasında bulunmadığının açıkça belirtildiği, bu haliyle yurtdışı merkezli şirketin .... Şubesi'nin fesih ve tasfiye işlemlerinin şube temsilcisi davacı tarafından talep edilemeyeceği, dava konusu yapılan olay bakımından davacı ile maddi hukuktan doğan hak arasında bir ilişki olmadığı, davacıya maddi hukuk bakımından böyle bir dava açma hakkı tanınmadığı, bu haliyle davacının eldeki davayı açmakta taraf ehliyetinin bulunmadığı, taraf ehliyeti, dava şartlarından olduğu için ilke olarak taraf ehliyetinin yokluğunun tespiti halinde dava şartı noksanlığından davanın usulden reddedilmesi gerektiği anlaşılmakla, asli talep yönünden davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının, davalı şirket nezdinde münferiden tanınan temsil yetkisinin sona erdirilmesine ve davalı şirkete yapılacak olan tebligatların geçerliliği adına adres değişikliğinin yapılmasına ilişkin terditli talebi yönünden yapılan incelemede; temsil yetkisi, davalı şirket merkezi tarafından davacı temsilciye iradi olarak verildiği gibi, aynı şekilde davacı temsilcinin de bu görevi kabule mecbur olmadığı, başlamış olduğu görevi devam ettirmek mecburiyetinde de olmadığı, her zaman istifa ederek sözleşmeyi tek taraflı sona erdirme hakkının mevcut olduğu (BK m. 512, 430 vd.), buna karşın davacının bu usulü işletmeden eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla bu terditli talep yönünden de davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2024 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı