İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/548 E. 2024/660 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/548
- Karar No
- 2024/660
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/548 Esas - 2024/660 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/548 Esas KARAR NO : 2024/660 BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ... Av. ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 09/08/2022 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 01/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 29/06/2015 tarihli ... A.Ş. Mal ve Hizmet Alımına İlişkin Esas ve Usullere Göre Yapılan Gönderilerin Adresten Kabulü, Cihet Ayrımı ve Dağıtım/Teslimi Hizmetlerinin 21 Bölgede Toplam 5.933 Yaya, 554 Motosikletli İşçi ve 173 Engelli İşçi ile Yürütülmesi İşi 20. Grup Edirne Hizmet Alım Sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafça KDV Kanunu'nun 9.maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin 1/c.2.1.3.2.5. Bölümü uyarınca söz konusu sözleşmelere istinaden anılan davalıya yapılan ödemelerden KDV tutarının 9/10'un oranında sorumlu sıfatı ile tevkif edip kendi ... ödenmesi gerekmekte iken KDV tutarının tamamının anılan davalıya ödendiğini, akabinde KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi Vergi Usul Kanunu'nun 371.maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla ... beyan ederek ödenmek durumunda kalındığını, taraflarınca ...'ne yatırılan 855.439,54 TL'nin taraflarına iadesi gerektiğini belirterek 855.439,54 TL'nin 02/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunmuş, tarafların sözleşmede KDV vergi borcu ile edim borcunu ayrı ayrı kararlaştırmadıklarını, KDV Kanunu'na göre ilgili verginin mükellefinin davacı olduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklanan borcun tamamı ödendikten sonra, ... ödediği KDV borcunu davalıdan talep edemeyeceği, çünkü böyle bir durumda kendi borcunu ödediğinin kabul edileceğini, yine KDV alacağının, ana para alacağının içerisinde olduğunun kabulü ile bu borcun davalı tarafından ödendiğinin varsayılacağını, ... içtihatları uyarınca KDV borcunun alıcıya ait olduğu sözleşmede açıkça gösterilmemiş ise satış bedelinin ödenmesinden sonra satıcı KDV borcunu ... ödediğinde artık bu ödediği miktarı alıcıdan isteyemeyeceği, böyle bir durumda satıcının kendi borcunu ödediğinin kabul edilmesi gerektiğini, kaldı ki davacı tarafından fatura kesilerek davalıya tebliğ edilmiş bir bildiriminde bulunmadığını, tacir olan davacının basiretli hareket etmek zorunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ödenen KDV tevkifat tutarının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce kök ve ek bilirkişi raporları aldırılmış ancak aşağıda açıklanacak gerekçeyle KDV tevkifatından davalının sorumlu olduğuna ilişkin belirleme içeren rapor kapsamı hükme esas alınmamıştır. Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında posta hizmetlerine dair sözleşme imzalandığı, davalının hizmet bedeline ilişkin KDV dahil faturalar düzenlediği, davacının bu faturaları ödediği, davacının, verginin sorumlusu sıfatıyla KDV'nin 9/10'nu tevkif etmesi gerekirken etmediği gerekçesiyle ... ödeme yaptığı, sonra sorumlu olduğu gerekçesiyle davalıya başvurduğu ve ödenmemesi üzerine iş bu davayı açtığı, davalı tarafından verilen hizmete dair hizmet bedelinin KDV'si ile birlikte fatura edildiği, KDV'li fatura bedellerinin davacı tarafından davalıya ödendiğinin bilirkişi raporu ile rapor edildiği gibi taraflar arasında bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5. İşgücü Temin Hizmetleri başlıklı maddesinin 2.1.3.2.5.1. maddesinde Tevkifat Uygulayacak Alıcılar ve Tevkifat Oranı, tebliğin (I/C-2.1.3.1/a ve b) bölümünde sayılanlar yönünden, (9/10) olarak belirlendiği, iş gücü temin hizmetlerinde, hizmet alanın tevkifat sorumlusu olduğu ve bedelin ödenmesinde 9/10 oranında tevkifat yapılması gerektiği, iş gücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler kabul edilmiş olup, bu hususların varlığının, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edileceği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 27.1. maddesinde, yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümler çerçevesinde yükleniciye ait olduğu, ...'nin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu olmadığının kararlaştırıldığı, bu haliyle taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde, yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye ait olduğu, ...'nin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu bulunmadığına ilişkin düzenlemeye yer verildiği, bu nedenle davalı tarafından üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde ve KDV tevkifatına tabi olmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı bulunduğu, KDV tevkifatından davalının davacı idareye borcunun bulunmadığı ve taraflar arasındaki akdi ilişki dikkate alındığında davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği, bu açıklamalar karşısında mahkememizce aldırılan kök ve ek bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL harcın peşin alınan 14.608,77 TL peşin harç ve 1.478,94 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.538,24 TL harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 1.110,64 TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan 56 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 131.761,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2024 Başkan .... e-imza Üye .... e-imza Üye .... e-imza Katip .... e-imza