İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/441 E. 2023/360 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/441
Karar No
2023/360
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/441 Esas KARAR NO : 2023/360 .. DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/06/2018 KARAR TARİHİ : 25/05/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... bölge olarak adlandırılan ... bölgelerindeki muhtelif ... yapım işleri ve muhtelif tesis yapım işlerinin taşere edilmesi hususunda anlaşılmış ve dilekçe ekindeki sözleşmelerin taraflar arasında imzalanmış olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi çerçevesinde müvekkili şirketin yüklendiği işler olduğunu ve bunun karşılığında da müvekkili şirketin sözleşme gereği hak etmiş olduğu ücret alacakları bulunduğunu, ancak müvekkili şirketin sözleşmeler gereği taahhüt ettiği yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen hak ediş ücretlerinin bir kısmını alamamış olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan ve dilekçeye ek olarak sunulan 4 adet taşeronluk sözleşmesinde, müvekkili şirketin yapmayı taahhüt ettiği yükümlülüklerin ve bu yükümlülüklerin ne kadarının yerine getirildiğinin iş sahibi Enerjisa tarafından onaylı kesin metraj son durum projelerine ve bilirkişi marifetiyle tespitini talep ettiklerini, öncelikle müvekkili şirketin çalışmış olduğu iş sahalarındaki yapılan işlerin tespiti için iş sahibi ...'dan kesin metraj onaylı son durum projelerine göre keşif yapılmasını ve sonrasında konularında uzman inşaat, fen, hesap bilirkişileri marifetiyle müvekkili şirketi sözleşme gereği yapmış olduğu işlerin miktarının ve maddi karşılıklarının tespitinin yapılmasını ve müvekkilinin alacağını talep ettiklerini belirterek, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 4 adet taşeronluk sözleşmesi çerçevesinde müvekkili şirketin yapmayı üstlenmiş olduğu işlerin yapılıp yapılmadığının ve yapılan işlerin maddi karşılıklarının tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL'nin müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiş; 15/10/2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini 340.000,00 TL olarak ıslah ettiklerini bildirerek eksik harcı ikmal etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin, sözleşme ile üstlendiği işler ile yapmış olduğu imalatların ölçümleri yapılarak her bir sözleşmeye ait hak ediş bedellerinin eksiksiz olarak ödenmiş olduğundan, davacı şirketin müvekkili şirket nezdinde bir hakediş alacağı ya da başka bir ad altında herhangi bir alacağı bulunmamakta olup, bu hususun, davacı şirketin ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin imzaladığı ve içeriklerini kabul ettiği kesinleşmiş hak ediş raporları ile de sabit olduğunu, hak ediş raporlarında davacı şirket yetkilisinin imzası bulunmakta olup, davacı şirket tarafından hiçbir itiraz ve ihtiraz-i kayıt ileri sürülmemiş ve hak ediş raporlarının bu hali ile kesinleşmiş ve davacı şirkete hak kazandığı ödemelerin eksiksiz bir şekilde yapılmış olduğunu, davacı şirketçe sözleşme gereği yapılan işlerin bütün ölçümlerinin işin yapımı sırasında yapılmasına rağmen, işbu dava ile metraj tespitinin yapılmasını talep etmesinde hukuki yarar bulunmamakta olduğunu, zira davacı şirketçe yapılan bütün işlerin ölçümlemeleri davacı şirket yetkilisinin de imzasını havi hak ediş raporlarında ifade edilen işlerden ibaret olduğunu, kaldı ki dava dilekçesi içeriğinde, bir ek imalat ya da fazladan imalat iddiasının da yer almamasına rağmen yapılan işlerin tespiti talebinin bu davada fiili ve hukuki olarak değerlendirme imkânı bulunmamakta olduğunu, davacı şirketçe yapılan işlerin ölçüm ve metrajları bilinmeksizin hak ediş raporlarını imzalamasının mümkün olmadığını, zira basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında olan davacı şirketin, yapmış olduğu işlerin ölçümlemesini ve yapmış olduğu işler kapsamında sözleşme uyarınca hak kazanmış olduğu bedelleri bilmeksizin hareket etmiş olmasının hayatın olağan akışını da aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosya rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacının talebinin taraflar arasında imzalanan 13/04/2017 tarihli tarihli 4 adet eser sözleşmesine dayalı bakiye hakediş alacağının tahsili, hakedişinden bloke edilen 140.000,00 TL'nin iadesi ve toplam 150.000,00 TL tutarlı teminat senedinin hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, söz konusu sözleşmeler nedeniyle davacının bakiye hak ediş alacağı bulunmadığından davacının 50.000,00 TL tutarlı alacak isteminin yerinde olmadığı, nakit teminat kesintisinin iade edilmesi gerektiği, dava konusu 4 adet taşeron sözleşmesinde davacı şirketten teminat senedi alınacağına dair düzenlemeye yer verilmediği, bu nedenle davacı şirketin toplam 150.000,00 TL tutarlı teminat senetlerinin hükümsüzlüğü isteminin yerinde olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Tarafların itirazı üzerine alınan bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; dava konusu 4 adet 13/04/2017 tarihli taşeron sözleşmesi kapsamındaki işlerden dolayı davacı şirketin hakediş alacağının bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen 8 nolu kesin hakediş raporunda "eksik malzeme bedeli" adı altında 36.826,21 TL tutarında kesintinin yapıldığı, kesin hakediş raporunda davacı şirketin 36.826,21 TL kesinti tutarına yönelik ihtirazi kayda rastlanmadığı, kesinti işleminde davacı şirketin de kabulünün bulunduğu, bu kapsamda davacı şirketin 36.826,21 TL tutarlı kesinti işleminin iadesine yönelik alacak isteminin haklı olmadığı, taraflar arasındaki 13/04/2017 tarihli taşeron sözleşmelerinin 13. maddesi hükmü gereği dava konusu işte 8 nolu kesin hakediş raporunun düzenlenmesi nedeniyle nakit teminat kesintilerinin iade edilmesi gerektiği, davacı şirketin hakedişinden toplam 47.261,06 TL'lik nakit teminat kesintisi yapıldığının anlaşıldığı ve davalı şirket tarafından davacı şirkete 47.261,06 TL tutarında nakit teminat kesintisinin iade edilmesi gerektiği, dava konusu 4 adet sözleşmede davacı şirketten teminat senedi alınacağına dair düzenlemeye yer verilmediğinden toplam 150.000,00 TL tutarlı teminat senetlerinin hükümsüzlüğü isteminin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Yine tarafların itirazı üzerine alınan bilirkişi heyeti 2. ek raporunda ise, davacının hakediş alacağından toplam 225.379,43 TL tutarında nakit teminat kesintisi yapıldığı, dava konusu işlere ilişkin esin hakediş raporunun düzenlendiği, davacının hakedişinden kesilen 38.666,66 TL nakit teminatın iadesinin talep edilebileceği, dava dışı sigorta şirketince dosyaya sunulan belgelerden sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat bedellerinin dava tarihinden sonraki tarihte (15/04/2019 tarihinde 57.1010,28 TL, 26/06/2019 tarihinde 91.072,10 TL) hasar ödemesi yapıldığı yönünde görüş bildirilmişitir. İddia ve savunma, toplanan deliller, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin üstlendiği dava dışı Başkent Elektrik Dağıtım AŞ'nin 1. Bölge Yenimahalle-Keçiören ve 3. Bölgedeki Altındağ-Mamak lokasyonundaki Ket ve tesis yapım işlerini davacı şirkete taşere edilmiş ve bu kapsamda taraflar arasında 4 adet eser sözleşmesi imzalanmış olup, davacı şirket hakediş alacağı ve sözleşme gereği yapılan blokaj kesintilerinin iadesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki eser sözleşmelerinin 11. Maddesinde “İşveren personeli ya da işveren tarafından görevlendirilmiş kişiler tarafından Taşeron ile hazırlanan bilcümle hesap ve fenni defter ve kayıtlar Taşeron ile her türlü hesaplamada esas olacaktır. İşveren yapılan ölçümleri Taşeron ile birlikte imza altına alacaktır. İşverenin davetine rağmen Taşeron ölçümlere katılmadığı takdirde İşveren'in yapmış olduğu ölçüm hak edişe esas olacaktır. Taşeron bu hususta herhangi bir itiraz da bulunmayacağını ve herhangi bir hak iddia etmeyeceğini peşinen kabul eder. İş bu sözleşme ve eklerinde bir kayıt olmadığı takdirde yapılan işlerin ödemesine ait ölçü birimi (mt, kg, Ad vs/maddi hatalar müstesna) İdare ile İşveren arasındaki sözleşmede yazılı esasların avnısı olacaktır. “ hükmü bulunmaktadır. Bilirkişi heyetince de tespit edildiği üzere dava konusu sözleşmelere ait hakedişlerde metraj tespit edilerek hakediş bedellerinin belirlendiği, hakedişlerin davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmadan imzalandığı, sözleşmenin 11. maddesi hükmüne uygun olarak ara ve kesin hakediş hesaplarına itiraz edildiğine dair bir iddia bulunmadığı, davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin hakedişleri imzalamasından sonra yeniden yapılan işlerin metrajının ölçülerek hakediş alacağı talebinin haksız olduğu ve buna göre davacının hakedişlerden kaynaklı bakiye alacağının bulunmadığı anlaşılmakla hakediş alacağına ilişkin istemine reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının blokaj kesintisinin iadesi talebinin incelenmesinde; davacı vekilince 23/07/2019 tarihli beyan dilekçesi ile talep edilen blokaj kesintisinin müvekkili şirketin iş yaptığı sırada meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde 140.000,00 TL tutarın bloke edilerek hakedişlerden kesildiği ve bu zararın davalının sigorta şirketince karşılanacağı tarihe kadar müvekkiline yansıtılacağına dair tutanak tutulduğunu beyan etmiştir. Dosyada mevcut 31/01/2018 tarihli tutanakta çalınan kablolar nedeniyle 140.000,00 TL'nin davacının hakedişinden kesildiği ve sigorta şirketince inceleme işlemlerinin ardından davalı şirkete ödeme yapmasına müteakip davalı şirketin aynı miktarda davacıya ödeme yapılacağı belirtilmiştir. Mahkememizce dava dışı sigorta şirketinden getirtilen evraktan anlaşılacağı üzere dava dışı sigorta şirketince davalı şirkete 15/04/2019 tarihinde 57.010,28 TL ve 26/09/2019 tarihinde 91.072,10 TL olmak üzere toplam 148.082,28 TL hasar ödemesi yapıldığı anlaşılmış ise de, söz konusu ödemelerin 06/06/2018 dava tarihinden sonra yapıldığı, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendiilmesi gerektiği ve dava tarihi itibariyle dava dışı sigorta şirketince davalı şirkete yapılmış bir hasar ödemesi bulunmadığından davacı şirketin 31/01/2018 tarihli tutanağa dayalı olarak talep edebileceği muaccel bir alacağının olmadığı değerlendirilmekle blokaj iadesi talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, dava dilekçesi ile taraflar arasındaki sözleşmelere dayalı olarak hakediş alacağı ve blokaj kesintilerinin iadesini talep etmiş, cevaba cevap dilekçesi bu taleplerinin yanında sözleşmelerin imzalandıkları tarihte verilen toplam 500.000,00 TL'lik teminat senetlerinden iade edilmeyen 150.000,00 TL tutarındaki teminat senetlerinin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini istemiştir. Davacının söz konusu talebi davadaki talep sonucunun genişletilmesi niteliğinde olup, cevaba cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi usulüne uygun olmadığı gibi ıslah yolu ile de talep sonucunun yeni talep eklenmek suretiyle genişletilmesi mümkün olmadığından davacının iade edilmeyen 150.000,00 TL'lik teminat senetlerinin hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin talebinin de reddine karar vermek gerekmiş, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 853,88 TL ve 4.953,00 TL tamamlama harcından mahsubu ile artan ‭‭5.626,98‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 50.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK 333 maddesi uyarınca yatırılan gider avansında kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/05/2023 Başkan ... (M) Üye ... Üye ... Katip ... Muhalefet Şerhi Dava, Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup dava dilekçesi ve 15/10/2019 tarihli dilekçede davacı vekili, 4 adet eser sözleşmesine dayalı bakiye hak ediş alacağın tahsili, hak edişinden bloke edilen 140.000,00 TL'nin iadesi ve toplam 150.000,00 TL tutarlı teminat senedinin hükümsüzlüğüne ilişkin istemde bulunduğu, yapılan yargılamada alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında davacı şirketin 8 nolu kesin hak ediş raporundaki "eksik malzeme bedeli" adı altında 36.826,21 TL tutarlı kesinti işleminde davacı şirketin ihtirazi kaydına rastlanmadığından kesinti işleminin iadesine yönelik alacak isteminin yerinde olmadığı, diğer nakit kesintilerinin iadesi gerektiği belirtilmiş ise de hak edişlerin ihtirazi kayıt bulunmadan imzalandığı, eser sözleşmelerinin 11. madde hükmüne uygun olarak hak ediş hesaplarına itiraz edildiğine dair bir iddianın bulunmadığı, hak edişlerin bu şekilde imzalanmasından sonra yeniden yapılan işlerin metrajının ölçülerek hak ediş alacağı talebinin haksız olduğu, sözleşmenin imzalandıkları tarihte verilen toplam 500.000,00 TL'lik teminat senetlerinden iade edilmeyen 150.000,00 TL tutarındaki teminat senetlerinin hükümsüzlüğü tespiti talebinin cevaba cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi usulüne uygun olmadığı gibi ıslah yoluyla da talep sonucuna yeni talep eklenmek suretiyle iddianın genişletilmesi mümkün olamayacağından bu yöne ilişkin istemin de yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının blokaj kesintisinin iadesi istemine gelince; davacı şirketin iş yaptığı sırada meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde 140.000,00 TL tutarın bloke edilerek hak edişlerden kesildiği, zararın davalının sigorta şirketince karşılanacağı tarihe kadar davacıya yansıtılacağına dair tutanak tanzim edildiği, sigorta şirketince davalı şirkete ödeme yapılmasına müteakip aynı miktarda davacıya ödeme yapılacağının belirtildiği, sigorta şirketince davalı şirkete yargılama aşamasında 57.010,28 TL ve 91.072,10 TL olmak üzere toplam 148.082,28 TL hasar ödemesi yapıldığı, usul ekonomisi gereği tahakkuk eden bu husus gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 140.000,00 TL blokaj kesintisinin davalıdan tahsili yönünde karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddi yönündeki sayın çoğunluğu görüşüne katılmıyorum. Başkan ...

Atıf: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/441, K. 2023/360, T. 25.05.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-441-e-2023-360-k-7c5867cdd7d6