İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/54 E. 2025/234 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/54
- Karar No
- 2025/234
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/54 Esas - 2025/234 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/54 KARAR NO : 2025/234
HAKİM : .... KATİP : ...
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/01/2025 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 K.YAZIM TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... tarafından Davalı .... Şirketi aleyhine başlatılmış olan .... Esas sayılı icra takibine davalı borçlu tarafından 01.11.2024 tarihinde itiraz edilmiş olup aşağıda detaylarıyla açıklanacak nedenlerle, itirazın iptalini temin amacıyla işbu huzurdaki dava açıldığını, müvekkili şirket medikal turizm alanında faaliyet göstermekte olan global bir şirket olup davalı borçlu müvekkili şirketten hizmet alan bir tedarikçi olduğunu, ticari faaliyetlerini azami özen ve kurumsallıkla sürdüren Müvekkili Şirket, davalı borçlular ile 27.09.2022 tarihli hizmet sözleşmesi akdetmiş ve davalı borçlu, müvekkil şirketten müşteri yönlendirilmesi hizmetine karşın, müşteri tarafından alınacak hizmet bedeli üzerinde belirli oranda komisyon ödemesi yapılmasını taahhüt ettiğini, taraflar sözleşmesi uyarınca davalı borçlunun almış olduğu hizmete karşılık sözleşme şartlarına uygun bedel ödenmesi konusunda mutabakata vardıklarını, taraflar arasında akdedilmiş bulunan sözleşme uyarınca ödenmemiş hizmet bedeli için cezai şart ödeneceği kararlaştırıldığını, ancak davalı borçlu müvekkil şirkete ödenmesi gereken hizmet bedeli ve cezai şart ödemesini hiçbir surette gerçekleştirmediğini, müvekkili şirketin alacaklarının tahsili için usulüne uygun icra takibi başlatıldığını, huzurdaki dava kapsamında zorunlu arabuluculuk şartının gerçekleştirildiğini, ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı borçlu aleyhine alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan ve Mahkemece re” sen dikkate alınacak tüm nedenlerle, davanın kabulü ile .... Esas sayılı dosyasında davalı borçlu'nun takibe, asıl alacağa, faize, faiz oranına ve tüm ferilere ilişkin haksız itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu icra takipleri yetkisiz icra dairesinde açıldığını, işbu davaya bakmaya yetkili mahkemelerin istanbul asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 6.3. maddesinde tahkim şartı gereği uyuşmazlığın tahkimde çözülmesi gerektiğini, HMK m.413 uyarınca davanın usulden reddini, davaya konu uyuşmazlığa uygulanacak hukuk sözleşmenin 6.2 maddesi uyarınca hong kong hukuku olmasını, öncelikle işbu hukukun uyuşmazlığa uygulanacak hükümleri tespit edilmeden dava hakkında karar verilemeyeceğini, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takibine konu faturaların içeriği belirsiz olup, davacının faturaya konu alacağının bulunduğunu kanıtlaması gerektiğini, sözleşmede kararlaştırılan temerrüt faiziyse de cezai şart ise de fahiş olduğundan bu bedelin tamamen veya kısmen iptali/indirilmesi gerektiğini, alacak likit olmadığını gösterdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, açıklanan ve mahkemece res'en gözetilecek nedenlerle; davanın yetkisizlik ve/veya tahkim ilk itirazımızın nedeniyle usulden reddine, aksi halde, haksız açılan davanın esastan reddine, aksinin kabulü durumunda davaya konu haksız ve fahiş cezai şartın tamamen kaldırılması veya indirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı/borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, hizmet sözleşmesi kapsamında komisyon ve cezai şart alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı. Davacı ve davalı şirket arasında imzalanan 27/09/2022 tarihli hizmet sözleşmesinin, anlaşmaların çözümü başlıklı 6. 3. maddesinde; "İşbu sözleşmeden kaynaklanan veya sözleşmeyle ilgili olan her türlü ihtilaf, uyuşmazlık, anlaşmazlık, varlığı, geçerliliği, yorumu, ifası, ihlali ve sona ermesi ya da sözleşme dışı yükümlülüklerle ilgili her türlü anlaşmazlık dahil veya talep, ....(....) tarafından .... yönetimli tahkim kuralları uyarınca tahkime götürülecek ve nihai olarak çözümlenecektir..." denilmiştir. HMK m. 413/1 maddesi "(1) Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder. (2) Tahkim itirazının ileri sürülmesi, tahkim yargılamasına engel değildir." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, hizmet sözleşmesi kapsamında açılan davada tarafların sözleşmeye itirazının bulunmadığı, sözleşmede tahkim şartının öngörüldüğü davalı şirketin süresinde tahkim itirazında bulunduğu, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 6.3. maddesinde tahkim yolunun kararlaştırıldığı ve davadan önce bu yolun tüketilmediği anlaşılmakla davanın tahkim dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın tahkim dava şartı yokluğundan REDDİNE, Alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 6.307,73TL harcın mahsubu ile fazla alınan 5.692,33 TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı kendisini vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 30.000,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/04/2025
Katip.... ¸[e-imzalıdır]
Hakim.... ¸[e-imzalıdır]