İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/9 E. 2023/804 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/9
Karar No
2023/804
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/9 Esas - 2023/804 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/9 KARAR NO : 2023/804 HAKİM : .... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- ... DAVA İHBAR OLUNAN : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 03/01/2023 KARAR TARİHİ : 13/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ... 09.10.2022 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken; davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla müvekkiline ait aracın sol kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sahibi ... Tic. ve San. A.Ş. görülmek ile birlikte, davalı ... San. ve Tic. A.Ş. Tarafından dava dışı ... Tic. Ve San. A.Ş.'den üç (3) yıl süre ile kiralandığı, uzun süreli araç kiralamalarında araç sahibinin değil kiralama yapanın sorumlu olduğunu, davalı ... A.Ş.'ne sigorta yaptırıldığı, tüm bu nedenlerle davamızın kabulüne müvekkili ait araçta ortaya çıkan değer kaybının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL alacağın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tazminine, yargılama giderlerinin davalılara yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 19/09/2023 tarihli dilekçesiyle talebini 75.000,00- TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı araç maliki ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.'ye davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, dava görevli mahkemede açılmamış olduğunu, müvekkili şirket aracın işleteni olmayıp dava konusu uyuşmazlık bakımından sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirket'in sorumlu olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı taraf ilgili sigorta kuruluşuna başvurduğunu ispatlayamadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket'in sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte, dosyada kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davacı yan aracında herhangi bir değer kaybı durumu söz konusu olmadığını, davanın müvekkil şirket yönünden görevsizlik nedeniyle usulden reddine, Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı def'ileri de dikkate alınarak reddi gerektiğini, davacı taraf dava şartını yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğinden davanın usulden reddi gerektiğini, dava dışı ... Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi adına kayıtlı ... plakalı otomobil; müvekkili şirket nezdinde, 26.06.2022- 26.06.2023 vade tarihleri arasında, ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigorta güvencesi altına alındığını, her ne kadar 09.10.2022 tarihli kaza tespit tutanağında; "kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 sayılı KTK nun 53/1-a maddesini ihlal ettiği " ileri sürülerek müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmiş ise de bu durumun kabulü mümkün olmadığını, tutanağı tutan memurun böyle bir tespiti yapamayacağı açık olduğunu, ... Şirketi gözetiminde; ... Eksp.Hizm.Ltd.Şti tarafından tanzim olunan 25.10.2022 tarihli ekspertiz raporuna istinaden ... A.Ş.'ne müvekkili şirket tarafından 9.250,00-TL rücu ödemesi yapıldığını, tüm bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. BEYAN: İhbar olunan ... Tic. Ve San. A.Ş vekilinin mahkememize vermiş olduğu 08.05.2023 tarihli dilekçesinde; müvekkili şirket “...” markası altında uzun süreli araç filo kiralama faaliyeti ile iştigal etmekte olan bir şirket olduğunu, huzurdaki davada müvekkili hukuken işleten addetmek mümkün olmadığını, kaza tarihi olan 09.10.2022 tarihinde kazaya karışmış ... plaka sayılı araç 07.02.2020 tarihli uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile davalı ... ...’ne kiralandığını, ... plaka sayılı aracın fiili hakimiyeti, davalı ... ...’nde bulunduğunu, motorlu aracın uzun süreli kiraya verilmesi halinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca kiracı işleten sayılmakta olduğunu, davalı ... ... ile kurulmuş olan kira ilişkisi nedeniyle meydana gelen zarardan kanun gereği müvekkili şirket sorumlu olmadığını, davadaki ihbar olunan sıfatı dolayısı ile tarafları aleyhine hüküm kurulmaması gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalının haksız ve mesnetsiz ihbar talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -27/12/2021 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Sonu tutanağı, -Hasar dosyası ve poliçe sureti, Ekspertiz Raporu, -Trafik kazası Tespit Tutanağı, Fotoğraflar, -.... yazılan müzekkere cevabı, -07/06/2023 günlü bilirkişi raporu, MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı bedeli zararının tazmini talebidir. Davalı vekilinin sigorta şirketine başvuru dava şartı olduğu yönündeki itirazının yerinde olmadığı değerlendirildiğinden reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar vekillerinin Zamanaaşımı Def'i yönünden yapılan değerlendirmede; Karayolları Trafik Kanunu; 109.Madde; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." şeklindeki düzenlemesi gereğince, huzurdaki davanın 03.01.2023 tarihinde açıldığı, davaya konu trafik kazasının 09.10.2022 tarihinde meydana geldiği, davanın zamanaşımına uğramadan süresi içinde açıldığı anlaşıldığından zamanaşımı def'inin karar vermek gerekmiştir. Kusur oranı ve zararın tespiti için rapor tanzimi talep edilmiş, trafik kazasından anlar makine mühendisi bilirkişinin 07/06/2023 tarihli raporunda özetle;"...Kusur Yönünden Yapılan Değerlendirilmede; 09.10.2022 tarihinde ... plakalı araç sürücsü ...’un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile, .... Caddesinde seyir halinde iken; aynı istikamette seyir halinde bulunan ... plakalı araç sürücüsü ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile sağ şeritte manevra yaptığı esnada ... plakalı aracın sol kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu hali ile; -... plakalı araç sürücüsü ...’in Madde 53 –( Dönüş kuralları) ile Madde 67-( Araç manevralarını düzenleyen kurallar) maddelerine aykırı ve tedbirsiz davranmakla tam kusurlu olduğu ve kusur oranın %100 olduğu, -... plakalı araç sürücüsü ...’un ise bu kazadaki bir kusurunun olamayacağı anlaşılmaktadır. Değer Kaybı Yönünden Yapılan Değerlendirilmede: Dava konusu araçtaki hasar bölgelerinin, arka sol kapı, arka tampon, arka sol çamurluk , sol ön kapı, kısımlarında boya ve onarım işçiliğinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu yapılan boya ve kaporta işciliği dava konusu araçta değer kaybı oluşturan hasarlardır. Dava konusu aracın kazadan önceki değerinin 990.000-TL olduğu ve 56.668 km de olduğu ekspertiz raporunda gözükmektedir. Yapılan piyasa araştırmasında, dava konusu aracın 2021 model ve 56.668 km gibi düşük kilometrede olması ve hasar bölgeleri dikkate alındığında , dava konusu aracın onarımdan sonraki 2. El değerinin (kaza tarihi itibariyle) 915.000-TL olabileceği takdir edilmiştir. ... içtihatlarına göre; aracın kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki onarılmış değerini farkı değer kaybını verdiğinden, 990.000-915.000-75.000 TL değer kaybı olduğu..." değerlendirilmiş, rapor oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilerek mahkememizce itibar edilmiştir. İşleten tanımı; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3.maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. Aynı Kanunun 3.maddesinde işleten sıfatını belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve ...'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nın 85.maddesi ise, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse ...'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şartı aranmakta ise de, sözleşmenin noter aracılığıyla yapılması şartı aranmamaktadır. Somut olayda, 09.10.2022 tarihinde kazaya karışmış ... plaka sayılı araç 07.02.2020 tarihli uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile davalı ... ...’ne kiralandığı, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanmanın ... ...'ye ait olduğu anlaşıldığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca kiracı işleten sayılmıştır. Emsal ..... sayılı 11.03.2019 tarihli kararında da; “...Sunulan belgelere göre aracın dava dışı ... kiralandığı 10.12.2012 tarihiyle haksız fiilin gerçekleştiği 10.10.2014 tarihi arasındaki süre dikkate alındığında aracın uzun süreli kiralandığının kabulü ile işleten sıfatı bulunmayan davalı ... A.Ş. hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir. … açıklanan nedenlerle davalı ... Tic. ve San. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün Bozulmasına, … 11.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.” şeklinde hüküm verilmiştir. Toplanan delillere göre; 09.10.2022 tarihinde davacı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken; davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve davacıya ait araçta değer kaybı zararının oluştuğu, tarafların kusur durumları ile değer kaybı tazminatının usulüne uygun raporla belirlendiği, bu rapora göre kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 sayılı KTK nun 53/1-a ile Madde 67. maddelerine aykırı ve tedbirsiz davranmakla tam kusurlu olduğu ve kusur oranın %100 olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’un ise bu kazada bir kusurunun olmadığı, aracın kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki onarılmış değerinin farkı değer kaybını verdiği buna göre araçta (990.000-915.000=)75.000,00-TL değer kaybının olduğunun hesaplandığı, davacının belirlenen bedel üzerinden talebini artırdığı, davalı sürücü, aracı uzun süre kiralayan işleteni ve davalı sigorta şirketinin sürücüsünün kusuru oranında (%100) oranında hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacının davasının sübut bulduğu anlaşılmakla 75.000,00-TL araç değer kaybı bedelinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa davalı ... ve .....AŞ yönünden kaza tarihinden, davalı ... A.Ş yönünden ise dava tarihinden itibaren, ... plakalı aracın hususi nitelikte araç olduğu da dikkate alınarak yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın kabulü ile; 75.000,00-TL araç değer kaybı bedelinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa davalı ... ve .....AŞ yönünden kaza (09/10/2022) tarihinden, davalı ... A.Ş yönünden ise dava (03/01/2023) tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 5.123,25 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik 4.943,35 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan harçlar dahil ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen ve aşağıda dökümü yapılan 3.996,64 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ... bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalılar ... .. AŞ, .... A.Ş ve İhbar Olunan ... .. A.Ş vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.13.11.2023 Katip .... Hakim ... ¸[e-imzalıdır] ¸[e-imzalıdır] DAVACI YARGILAMA GİDERLERİ Vekalet Harcı 25,60 TL Peşin Harç 179,90 TL Başvurma Harcı 179,90 TL Bilirkişi Ücreti 1.500,00 TL Tamamlama Harcı 1.263,74 TL Tebligat ve müzekkere 847,50 TL TOPLAM 3.996,64 TL

Atıf: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/9, K. 2023/804, T. 13.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-9-e-2023-804-k-0325545478fb