İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/515 E. 2024/844 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/515
- Karar No
- 2024/844
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/515 Esas - 2024/844 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/515 Esas KARAR NO : 2024/844 HAKİM : ... KATİP :... DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... İFLAS İDARE MEMURLARI: 1-.... 2-.... 3-.... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 27/07/2023 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili ile müflis şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin düzenlediği fatura bedellerine karşılık olarak çek verildiğini, çeklerin ibrazı ile karşılıksız kaldığının anlaşıldığını, çek bedellerinin ödenmemesi ve iflas kararı üzerine 56.447,86 TL'nin iflas masasına kaydı hususunda yapılan başvurunun haksız olarak kısmen kabulüne karar verildiğini iddia ederek bakiye 50.589,16 TL alacağın sıra cetveline yazılarak masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 17/10/2024 tarihli dilekçesi ile, taleplerini 86.954,79TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çeklerin illetten mücerret olup her zaman düzenlenebileceğini, davacının alacağının gerçek olduğunu ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, .... esas sayılı dosyası, fatura ve irsaliyeler, banka cevabi yazıları, BA-BS formları celbedilmiş, taraf vekillerine HMK'nun 220. vd. uyarınca ticari defterlerinin ibrazı hususunda ihtarat yapılmış, davacı tarafça sunulan defterler bilirkişi tarafından incelenmiştir. Mali müşavir bilirkişi 29/05/2024 tarihli raporunda; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu ve sahibi lehine delil teşkil ettiğini, davalı defterlerinin sunulmadığını, davacı kayıtlarına göre davalıya 110.609,28 TL değerinde fatura düzenlendiğini, davalı tarafça yapılan 111.373,96 TL ödeme ile davacıya 764,68 TL fazladan ödeme yapıldığını, ödemelerin arasında bulunan 28/02/2013 tarihli 21.543,34 TL bedelli ...'na ait ... seri numaralı çekin ibrazı üzerine karşılıksız kaldığını, 31/03/2013 tarihli 9.057,85 TL bedelli ...'na ait ... seri numaralı çekin bankaya ibraz edilmediğini, 30/04/2013 tarih 5.823,41 TL bedelli ...'a ait ... seri numaralı çekin karşılıksız çıktığı, 15/12/2012 tarih 3.892,25 TL bedelli ...'na ait ... seri numaralı çekin bankaya ibraz edilmediği, 31/01/2013 tarih 16.131,01 TL bedelli ...'na ait ... seri numaralı çekin karşılıksız çıktığı, davacının bu miktarlarda alacaklı olduğu belirtilmiştir. BA-BS formları celp edildikten sonra alınan 09/10/2024 tarihli ek raporda, tarafların BA-BS bildirimlerinin birbirini doğrulamadığını, 28.02.2013 faiz başlangıç tarihli 21.543,34 TL alacağın 27.12.2017 iflas tarihleri arasında 11.624,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağın 33.168,19 TL olabileceği, 31.03.2013 faiz başlangıç tarihli 9.057,85 TL alacağın 27.12.2017 iflas tarihleri arasında 4.781,86 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağı 13.839,71 TL olabileceği, 30.04.2013 faiz başlangıç tarihli 5.823,41 TL alacağın 27.12.2017 iflas tarihleri arasında 3.008,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.831,92 TL olabileceği, 15.12.2012 faiz başlangıç tarihli 3.892,25 TL alacağın 27.12.2017 iflas tarihleri arasında 2.217,49 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam alacağı 6.109,74 TL olabileceği, 31.01.2013 başlangıç tarihli 16.131,01 TL alacağın 27.12.2017 iflas tarihleri arasında 8.874,50 TL işlemiş faiz olmak üzere 25.005,23 TL olabileceği bildirilmiştir. Rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. DEĞERLENDİRME: Dava, satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen fatura bedeli niteliğindeki çeklerin bedelsiz olmaları nedeni ile alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. .... sayılı dosyasında; müflis şirket aleyhine 27/12/2017 itibari ile iflasın açılmasına karar verildiği, kararın 28/02/2022 tarihi itibari ile kesinleştiği, alacaklının 31/12/2018 tarihli dilekçesi ile 56.447,86 TL alacağının iflas masasına kaydının talep edildiği, müflis şirketin iflas idaresince 04/01/2019 tarihli 61 sayılı kararla talebin kısmen kabulü ile bakiye 50.589,16 TL'sinin reddine karar verildiği, red kararının davacının verdiği masrafla 22/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, elimizdeki iş bu davanın 27/07/2023 tarihinde açılmasına göre 15 günlük yasal sürede açıldığı, ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı anlaşılmıştır. Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, bunlar tek başına alacağın varlığını ispat yeterli olmayıp, bunlara dayalı olarak iflas masasına kayıt isteyen alacaklının alacağını, yukarıdaki ilkelere göre ispatlaması gerekir. Çeklerin ve bonoların hangi alacak nedeniyle verildiği dayanağı davacı yanca kanıtlanmalıdır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça sözlü satış sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturaların davacının usulüne uygun tutulan defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafça sunulan sevk irsaliyelerinin bir kısmının imzasız, bir kısmının ise isim olmaksızın imzalı olduğu, müflis şirket beyanı ile bir kısım alacağın kabul edilmiş olması da gözetildiğinde ticari ilişkinin sübut bulduğu ancak alacağın varlığı ve miktarının ispat edilmesi gerektiği, davalı yanın iflas idaresi olması nedeni ile defterlerin ibraz edilmemesinin davalı aleyhine yorumlanmasının mümkün olmadığı, bilirkişinin ek ve kök raporda bildirdiği üzere BA-BS bildirimlerinin kısmen (70.066,00 TL'lik kısmının doğruladığı, 6.852,00 TL'lik kısmının doğrulamadığı) birbirini doğruladığı, davalı müflis şirketin 111.373,96 TL bedelli çek ve nakit olmak üzere ödeme yaptığı dikkate alındığında ödemenin karine olarak borcun miktarını ispatladığı, aksi yönde davalı savunması ve ispata elverişli delili bulunmadığı, bu hali ile usulüne uygun tutulan ve lehe/aleyhe kayıtların ayrı ayrı değerlendirilmesi mümkün olmayan defter kayıtlarına göre davacının 110.609,28 TL alacaklı olduğu, bu alacağa istinaden davalı tarafça düzenlenen ve karşılıksız kaldığı tespit edilen çek bedelleri miktarında müflisin borçlu olduğu, dava dilekçesinde talep edilmeyen ve iflas masasına kabul edilen 5.858,70 TL'nin bilirkişinin yaptığı hesaplamadan mahsubu gerektiği, bu borcun hangi çeke karşılık geldiğinin tespit edilmesi mümkün olmadığından vade tarihi en erken olan çeklerden mahsup edilmesinin hakkaniyete uygun olacağı, 15/12/2012 vade tarihli 3.892,25 TL bedelli çekten ve 31/01/2013 vade tarihli 16.131,01 TL' bedelli çekten de bakiye kısmın düşülmesi ile 14.164,56 TL asıl alacak, Mahkememizce resen yapılan hesaba göre 6.157,51 TL işlemiş faiz talep edilebileceği, 28/02/2013 vade tarihli çek nedeni ile 21.543,44 TL asıl alacak ve 11.624,85 TL işlemiş faiz, 31/03/2013 vade tarihli 9.057,85 TL asıl alacak ve 4.781,86 TL işlemiş faiz, 30/04/2013 vade tarihli 5.823,41 TL asıl alacak ve 3.008,51 TL işlemiş faiz miktarı olmak üzere toplam 50.589,16 TL asıl alacak ve 25.572,73 TL işlemiş faiz üzerinden sübut bulduğu, davacı ıslah dilekçesi sunmuş ise de, İİK'nun 195. maddesi uyarınca alacağın iflas tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte masaya kaydı gerektiğinden talebin ıslah mahiyetinde olmadığı ancak talep açıklama dilekçesi mahiyetinde olabileceği değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, Davacının 50.589,16 TL asıl alacak ve 25.572,73 TL işlemiş faiz alacağının müflis ... Şirketi iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan alınıp hazineye gelir kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 4.934,48 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 3.697,00 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 3.099,02 TL'si ile ile 269,85 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/11/2024 Katip .... Hakim .... ¸[e-imza] ¸[e-imza]