İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/88 E. 2024/152 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/88
- Karar No
- 2024/152
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/88 Esas - 2024/152 T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/88 KARAR NO : 2024/152 HAKİM : ... KATİP : .... DAVACILAR : 1-.... 2-.... 3-.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNANLAR: 1-... 2-... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/02/2022 KARAR TARİHİ : 28/02/2024 K.YAZIM TARİHİ : 13/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 07/03/2020 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile, ... Caddesi istikametinden ..... Cadde istikametine seyir halinde iken ..... Cadde kavşağına geldiği esnada aracının sağ ön kısımları ile seyri istikametine göre sağından soluna doğru, sağ tarafta bulunan aracın önünden taşıt yoluna girip karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkil ...'e çarpması neticesinde çift taraflı, yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı'müyekkilin herhangi bir atfı kabil kusuru bulunmadığını, müvekkili geçirmiş olduğu trafik kazası sebebi ile ağır şekilde yaralandığını, eski sağlıklı günlerine dönme ihtimali bulunmayıp geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kalmış olması sebebiyle sürekli bakım ihtiyacı içine düşmüştür. Halen dahi ihtiyaçlarını hiçbir şekilde kendisi tek başına karşılayamadığını, işbu sebeplerle müvekkili lehine bakıcı gideri tazminatı talep etme gereği hasıl olduğunu, ayrıca, taraflarınca işbu huzurdaki dava ikame edilmeden evvel, davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuruda bulunulduğunu, ancak, davalı sigorta şirketi tarafından davacı, müvekkilinin zararları karşılanmadığını, işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğunun hasıl olduğunu, 155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen S/A maddesi gereğince 01.01.2019 tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklar bakımından dava şartı olarak arabuluculuk getirildiğini, iş bu dava şartının yerine getirilmesi amacıyla taraflarınca .... başvuru yapıldığını, Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı düzenlendiğini, faiz başlangıç tarihine ilişkin; .... Sayılı ilamında; “Haksız fiillerde borcun muaccel hale gelmesi için ihtar gerektiğini, bu durumda, davacı tarafın ıslah yolu ile talep ettiği tazminata kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir” denildiğini, yüksek mahkemenin bu içtihatları ve öğretideki “Gasp eden daima temerrüt halindedir” prensibi ışığında; hem hükmedilen maddi tazminata (ıslah edilen bedelin kabul edilen kısmı dâhil), hem de manevi tazminata kazanın meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, davacı ...'in 07/03/2020 tarihli yaralanması sebebiyle, ağır şekilde yaralanması geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle şimdilik 35.000,00-TL maddi tazminatın ve tedavi süresince bakıcı ihtiyacı doğduğundan şimdilik 100,00-TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte karşı yan sigorta şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talebiyle HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak niteliğinde işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başkaca sorumlulara karşı, her türlü hakları ile HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttikleri talep artırım hakları saklı tutulmuş olup başlangıçta belirttikleri taleplerini arttırabileceklerinden bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmesini, açıklanan nedenlerle; HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davanın kabulü ile HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttikleri talep artırım hakları saklı kalmak üzere, müvekkili ...'in ağır şekilde yaralanması, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle şimdilik 35.000,00-TL maddi tazminatın ve tedavi süresince bakıcı ihtiyacına muhtaç kaldığından şimdilik 100,00-TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, sulh olma ihtimaline binaen dosyanın hazırlık aşamasında bilirkişiye tevdii ile rapor aldırılmasına, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, yetki, görev, işbölümü, hak düşürücü süre, hukuki yarar yokluğu itirazları bulunduğunu, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, haliyle başvurunun tam yapılması gerektiğini, kaza ile sakatlık ve arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, sigortalı araç oluşan kazada kusursuz olduğundan davanın esastan reddi gerektiğini, eğer mahkeme aksi kanaatte ise kusur oranlarının tespiti için hem .... hem de ... fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, huzurda görülen davanın haklı olduğu varsayılsa bile müvekkili şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu, işbu davanın sonuçlarının sigortalanan araç işleteni ve sürücüye rücu edilme ihtimaline binaen, rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sigortalı araç sürücüsü ...'a ve araç işleteni ...'a davanın ihbarını talep ettiklerini, mezkur açıklamalar bağlamında haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddi gerektiğini, açıklanan sebeplerle ve mahkemece resen gözetilecek hususlara binaen, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen huzurdaki davanın reddine, sigortalı araç sürücüsü ...'a ve araç işleteni ...'a davanın ihbarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle;.... Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını, müvekkiline ihbarı yapılan iş bu davada müvekkilinin taraf sıfatına haiz olmaması nedeniyle müvekkili yönünden davanın usulden reddini, ileri sürecekleri sebeplerden ötürü esastan reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi ve ilk rapordaki tespitler göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin kullandığı araçta fren izi olmadan 8 mt sonra durduğu ve müvekkilinin aracının çarpmadan hemen önce okul önünde hız kesen kasis yükselti olması dikkate alındığında müvekkilinin aracının hızının çarpma anında yaklaşık 30-40 km den fazla olamayacağı 17.03.2020 tarihli raporda bilimsel ölçme ve değerlendirmeler sonucu tespit edilmişken daha sonra alınmış soyut tanık beyanı ile araç hızının çarpma anında 60-70 km olduğuna dair soyut beyanı ile düzenlenmiş olan rapora göre müvekkilinin tali kusurlu olduğu yönündeki değerlendirmenin doğru olmadığını, müvekkilinin hızı olay anında 30-40 km arası olup müvekkilinin yolda trafik kuralalrına uygun ve hızını gerekli şartlara uygun tutarak yavaş seyrettiğini, sağ tarafından yüksek tavanlı aracın önünden aniden yola koşarak çıkan yayaya çarpmamak için yapacağını, alacağı hiç bir önlem olmadığı ve trafik kuralı ihlali yapmadığı için müvekilinin kusursuz olduğunu, davacının haksız ve yersiz davasının reddine , müvekkilinin ihbar olunan olarak davaya müdahil edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İhbar Olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle;.... Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasını, müvekkiline ihbarı yapılan iş bu davada müvekkilinin taraf sıfatına haiz olmaması nedeniyle müvekkili yönünden davanın usulden reddini, ileri sürecekleri sebeplerden ötürü esastan reddi gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında gerekçeleri ayrıntılı açıklanmak üzere, müvekkili, kaza yapan aracın maliki olduğunu, ancak işleteni olmadığını, müvekkilinin söz konusu aracı “uzun süreli araç kiralama sözleşmesi” ile kiraya verdiğini, söz konusu kiracı, sözleşme uyarınca kaza tarihinde aracın zilyedi durumunda olduğunu, müvekkilinin meydana gelen trafik kazasında herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, 07/03/2020 tarihinde davalı sürücü ...’un sevk ve idaresinde bulunan müvekkilinin maliki olduğu ve uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiraladığı ... Plakalı aracın yolun karşısına geçmek isteyen Davacı ...’e çarpması sonucu yaralanan davacı ... adına velayeten ... ve ... 35.000,00 TL Maddi Tazminat 100,00 TL Bakıcı gideri tazminatı talep ettiğini, usule ilişkin haklı itirazlarının yanı sıra, müvekkilinin herhangi bir hak kaybına uğramasının önlenmesi amacıyla esasa ilişkin itirazlarını da sunmaları gerektiğini, 17.03.2020 tarihli hazırlık aşamasında alınan işbu bilirkişi raporuna göre .... numarası ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müştekinin bu karara yaptığı itiraz ile .... alınan 27.04.2021 tarihli raporda mağdur yaya ...'in asli kusurlu olduğunu, şüpheli sürücü ...'un tali kusurlu olduğu kanaati bildirilerek, sürücü hakkında ; taksirle mağduru yaraladığı gerekçesiyle iddianame hazırlanarak sürücü ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçlamasıyla dava açıldığını, her ne kadar 27.04.2021 tarihli .... alınan rapora itibar edilerek müvekkili hakkında iş bu dava açılmışsa da ; söz konusu bu raporda, sadece , tanığın soyut beyanı ile rapor düzenlenmiş müvekkilin kullandığı aracın hızının 60-70 km arası olduğuna dair tanık beyanı esas alınarak rapor düzenlendiğini, açıklamış oldukları sebeplerle ilk raporda sürücü kusursuz bulunarak takipsizlik kararı verilmesine rağmen daha sonra alınan raporda tanık ifaedesine dayanarak sürücü tali kusurlu bulunduğunu, bu hususun kabul edilemeyeceğini, bilimsel değerlendirmelere göre, fren izi , durma mesafesi vs. parametreler dikkate alınarak hazırlanan raporda kusursuz bulunan sürücü, ikinci raporda soyut ve mesnetsiz tanık beyanı ile tali kusurlu görüldüğünü, mahkemece bu hususta bilirkişi raporu alınması gerektiğini, sürücü kaza tespit tutanağı, olay yeri krokisi ve tüm dosya kapsamına göre kusursuz olduğunu, bu sebeple zilyetliği uzun sürekli kira sözleşmesiyle devredilmiş olan aracın maliki olan müvekkilinin bu kazadan sorumlu tutamayacağının izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafından talep edilen tazminatta herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu yönüyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, sayılan ve resen araştırılacak sebeplerden ötürü, davacının haksız ve yersiz davasının reddine, müvekkilinin ihbar olunan olarak davaya müdahil edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davadaki uyuşmazlığın; 07/03/2020 tarihinde meydana geldiğinden bahisle davacının yaralandığı ileri sürülen kazada: Kusur durumu, geçici, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri ile zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa doğmasında veya artmasında müterafik kusurunun olup olmadığı, başvuru koşulunun yerine getirilip getirilmediği, maddi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşıldı. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. .... Mahkemesinden talimat yoluyla alınan 17/06/2022 tarihli raporda:Somut olayda, ... plakalı ticari otomobilin şeridinde kavşaktan mahal şartlarına uygun hızda geçmekte olduğunu, istikametine göre yolun sağında seyir halindeki servis minibüsünün bulunması nedeniyle, karşıdan karşıya geçmek için kaldırımdan kaplamaya inen davacı yaya ...'i fark etmesi mümkün olmadığından, yayanın varlığından haberdar olmadan ilerlemeye devam ettiğini, servis minibüsünün önünden karşıdan karşıya geçmek isteyen yayanın yolu gereği gibi kontrol etmediğini, taşıtın önünden geçtiğinde yaklaşan otomobili fark etmediğini, aksine davranarak koşmaya başlayarak otomobilin sağ ön kesimlerine doğru hamle yapmasıyla çarpıştıkları dikkate alındığında, ...'in davranış faktörlerinin kazanın meydana gelmesinde ağır, baskın ve asli derecede etkili olduğunu, yakın mesafeden koşarak servis aracının önünden kaplamaya giren yayaya karşın fren emniyeti ve mesafesi içine düşen otomobil sürücüsünün tedbir almaya zaman bulamadığından olayda olayın oluş yeri ve oluş şekli itibariyle alacak bir önlemi olmadığı ayrıca hatalı hal ve hareketi görülmediğinden kusursuz olduğunu, bu cihetle, 17.03.2020 tarihli Bilirkişi Raporunda yer alan kusur değerlendirilmesi isabetli ve uygun bulunduğundan heyetlerince iştirak olunduğunu, dosya tümüyle incelendiğinde meydana gelen olayda, dosyadaki ara karar gereği, dosya kapsamı incelenerek, tüm veriler dikkate alınarak davalıya sigortalı ... plakalı ticari otomobilin sürücüsü ..., yolun sağ şeridinde bulunan servis aracının önünden aniden mağdur yayanın yola fırlayacağına ihtimal vermesi beklenemeyeceğini, bu durum için teyakkuza geçmesi veya ön tedbirde bulunması da zorunlu bir davranış sayılmayacağını, bu durumda normal bir seyirde bulunup burada aşırı hız söz konusu olmayan ve ani hamleyle birden bire vasıtanın önüne çıkan mağdur yayaya karşı hiçbirşey yapamayacak olup, bu durumun da kendisinin fren emniyeti ve mesafesi içine düşen sanığın ani gelişen olayda, olayı önlemek için etkili önlemi olmadığından kusursuz bulunduğunu, davacı yaya ... öncelikle yolu ve gelmekte olan vasıtayı kontrol edip, vasıtayı beklemesi ve ilk geçiş önceliğini vermesi, bundan sonra emniyetli şekilde geçmesi gerekirken, aksine davranarak, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda yaklaşan vasıtanın hız ve mesafe durumunu dikkate almadan ani, dikkatsiz ve kontrolsüz kaplamaya girme hamlesi sonucu hemen vasıta ile karşı karşıya kaldığı, vasıtaya ilk geçiş hakkını bırakmadığı, dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz yola girmesi ile sol taraftan gelen otomobilin sadmesine maruz kalmış olmakla, sağ şeritteki servis aracının önünden yola çıkması, dikkatsiz, tedbirsiz ve nizamlara aykırı düşen davranışı ve bu hareketiyle can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden dolayı kendi yaralanmasıya sonuçlanan olayda %100 oranında kusurlu olduğunu, olayda başkaca kusurlu bulunmadığını, dosyada bulunan ATK raporundaki (27.04.2021 tarihli) yer alan kazanın oluşuna iştirak olunmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi hususunda ise ifadeler, kaza yeri krokisi, fotoğrafları ve dosyaya sunulan bilgi ve belgeler doğrultusunda Bilirkişi Raporundaki 17.03.2020 tarihli) kanaatin olayın oluşuna uygun bulunduğundan, kusur oranlarının isabetli olduğundan ve neden sonuç ilişkisi doğru kurulduğundan sonucuna katıldıklarını, açıklanan nedenlerle; Davalıya sigortalı ... plakalı ticari otomobilin sürücüsü ..., olayda kusursuz olduğunu, davacı yaya ...'in olayda %100 oranında kusurlu olduğunu, somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkanının bulunmadığı bildirilmiştir. ....’nın 08/11/2022 tarihli raporunda: Mevcut verilere göre; Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde sol şeritte seyri sırasında geldiği kavşak çıkışında, yolcu indirirken gördüğü servis aracından seyir yoluna yaya çıkabileceğini öngörüp aracın yanından tedbirli ve kontrollü şekilde geçmesi gerekirken, buna riayet etmemiş, yolcu indiren aracın yanından kontrolsüzce geçişi sırasında, seyrine göre sağından görüşünü kapatan araç önünden, karşıya geçmek üzere koşarak aniden ve kontrolsüzce yola giren yayaya çarpması akabinde 8m. mesafede duruşa geçtiğini, hız limitleri dahilinde meydana gelen kazada özen yükümlülüğüne aykırı tedbirsiz seyri ile tali kusurlu olduğunu, yaya ... karşıya geçmek için yayaların geçiş hakkına haiz olduğu yakın mesafedeki okul geçidini kullanarak yapması, karşıya geçmek üzere yola girmeden önce, geçiş hakkına haiz yaklaşan aracın hız ve mesafesini dikkate alması ve görüşüne açık yerden karşıya geçmek üzere yola girmesi gerekirken, bunlara riayet etmemiş, yaya geçidi ilerisinden, görüşünü kapatan servis aracı önünden, yaklaşan geçiş hakkına haiz aracın hız ve mesafesine dikkat etmeden koşarak ve aniden karşıya geçmek üzere girdiği yolda sol şeritte sadmeye maruz kaldığı kazada dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketi ile asli kusurlu olduğunu, olayda; Sürücü ...'un %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğunu, yaya ...'in %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Aktüer bilirkişiden alınan 27/09/2022 tarihli raporda: Davacı vekilince; zarar gören ... lehine geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı için toplam 35.000,00 TL maddi tazminat ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminat talebinde bulunulduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’un kusursuz olduğunu, davacı yaya ...'in %100 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğinden, hesaplanan maddi zarardan TBK 52 inci maddesi kapsamında % 100 oranında kusur indirimi yapıldığında davacılar lehine tazminat alacağı doğmayacağını, ancak iş bu raporda zarar hesaplaması yapıldığını, kusur durumunun takdirin mahkemeye bırakıldığını, zarar gören ...’in 07.03.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, Erişkinler… Yönetmeliğine göre özür oranının %10 olduğunu, Özürlülük Ölçütü… Yönetmeliğine göre özür oranının %10 olduğunu, Çocuklar İçin Özel Gereksinim… Yönetmeliğine göre özür oranının %10 olduğu Çalışma Gücü… Yönetmeliğine göre çalışma ve meslekte kazanma gücü kayıp oranının% 10,3 olduğunu, 30 gün süre ile başkasının bakımına ihtiyacı olduğunun tespit edildiğini, davacının 18 yaşından küçük olduğu, gelir getirici bir faaliyette bulunmadığı tespit edildiğini, ...’ın güncel emsal kararlarına göre geçici iş göremezlik zararı hesaplanmadığını, ancak olay tarihi itibariyle sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığını, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, progresif rant yöntemine göre, zarar gören ... lehine 375.910,01TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığını, davacının 30 gün süre ile geçici bakıcı ihtiyacı bulunduğu tespit edildiğini davacı lehine 2.943,00 TL geçici bakıcı gideri zararı hesaplandığı bildirilmiştir. Aktüer bilirkişiden alınan 16/02/2024 tarihli ek raporda: Davacı vekilince; zarar gören ... lehine geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı için toplam 35.000,00 TL maddi tazminat ve 100,00 TL bakıcı gideri tazminat talebinde bulunulduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’un % 20 kusurlu olduğunu, davacı yaya ...'in %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, zarar gören ...’ın 07.03.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği ve başka birinin sürekli ya da geçici bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiğini, davacının 18 yaşından küçük olduğu, gelir getirici bir faaliyette bulunmadığı tespit edildiğini, ...’ın güncel emsal kararlarına göre geçici iş göremezlik zararı hesaplanmadığını, davacının sürekli maluliyet oranı (sıfır) bulunmadığının tespiti sonucu davacı ... lehine sürekli malüliyet zararı hesaplanmadığını, Adli Tıp Raporunda, davacının başka birinin sürekli ya da geçici bakımına muhtaç olmadığının tespiti sonucu, bakıcı gideri tazminatı hesaplanmadığı bildirilmiştir. .... ’nun 06/11/2023 tarihli raporunda:Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 01/05/2006 doğumlu, ...’in 07/03/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapılan değerlendirmede; Travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği ve yüzdesel bir oran belirtilemediği cihetle aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0 (yüzdesıfır) olduğunu, söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan Çözger’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi bulunmadığını, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı bildirilmiştir. Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, sürekli, geçici iş göremezik ve bakıcı gideri tazminatı istemidir. Mahkememizce alınan kusur, maluliyet ve hesap raporları gerekçeli ve karar vermeye yeterli bulunmakla mahkememizce itibar edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre 07/03/2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karşıdan karşıya geçmek isteyen kaza tarihinde 01/05/2006 doğumlu 18 yaşından küçük olan davacının yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik zararının ve bakıcı giderinin dava dilekçesi ile talep edildiği,.... ’ndan alınan 06/11/2023 tarihli raporda, davacının engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği ve başka birinin sürekli ya da geçici bakımına muhtaç olmadığının tespit edildiği görülmüştür. Davacının kalıcı maluliyetinin bulunmaması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı da talep edemeyeceğinden kalıcı işgöremezlik talebinin reddi gerekmiştir. Davacının geçici iş göremezlik tazminatı yönünden TBK'nın 54. maddesi gereğince, haksız fiil nedeniyle cismani olarak zarar gören, sürekli çalışma gücünü kısmen veya tamamen yitirmemiş olasa dahi geçici olarak çalışamaması nedeniyle, kazanç kaybına uğraması halinde oluşacak zararlarını, zarar veren ve eylemlerinden sorumlu olanlardan geçici iş göremezlik zararı olarak talep edebilir. Ancak bunun için geçici iş göremezlik zararın varlığının kanıtlanması gerekmektedir. Geçici iş göremezlik zararının, kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşmesi süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebileceği ...içtihatlarında kabul edilmiştir. Bu nedenle çalışma çağında olmayan kişilerin geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından, bu kapsamda tazminat talep edilemez. Nitekim .... ., .... ., ....., ..... sayılı kararlarında; “Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Davacı çocuğun kaza tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren herhangi bir işte çalışması sözkonusu olamayacağına ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre; davacı çocuk için hesaplanan geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.” denilerek, çalışma yaşında olmayan ve fiilen de çalışması olmayan küçükler için geçici iş göremezlik zararının oluşmayacağı kabul edilmiştir. Somut olayda; davacı kaza tarihine 13 yaşında olup, kazanç getiren bir çalışması bulunmadığı, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının mahrum kaldığı bir kazancı söz konusu olamayacağından, davacının geçici iş göremezlik zararı da oluşmayacağından ve geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğinden davacının davasının reddine karar verilmiştir. Davacını bakıcı gideri yönünden açtığı davasında ise adli tıp raporunda davacının başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edildiğinden davacının bakıcı gideri de talep edemeyeceğinden bu talebinin talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın REDDİNE, Alınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 119,89TL'nin mahsubu ile bakiye 307,71TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 17.900,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/02/2024 Katip ... ¸[e-imzalıdır] Hakim ... ¸[e-imzalıdır]