İlk Derece Mahkemesi · Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/219 E. 2023/878 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/219
- Karar No
- 2023/878
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/219 KARAR NO : 2023/878
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... - (T.C. No: ...) ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2021 KARAR TARİHİ : 27/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin 1. ve 2. Etap olarak toplam ... ortaklı olarak kurulduğunu, konut tahsisi için ... parselde, ... ada, parselde, ... parselde ,... parsellerde Kat karşılığı inşaat yapmak ve buradaki binalardan inşaat bedeli olarak elde edeceği bağımsız bölümleri de ortaklarına tahsis etmek amacını taşıdığını, bu nedenle de kooperatif ortaklarının 1 ve 2.inci etap ( 1,2,3 KISIM) olarak ayırmış ve önce ... ada ve Parsel üzerinde konutlar yapmaya başladığını, arkasından da diğer ... le üstlendiği inşaatlara başladığını, neticede 1 .Etap ortaklar için inşaa ettiği .... parseldeki konutlar üzerinde yaptığı ... konutu, ... parseldeki ..... konutu ... parseldeki ... konutu bir kısım ortaklara tahsis ettiğini, kalan yaklaşık, .... ortağa konut tahsisi için yaptığı ... sözleşmelerinde belirtili inşaatlara başlayamamış, başladıklarını da bitiremediği için sözleşmeler arsa sahipleri tarafından feshedildiğini, fesih nedeniyle davaların devam ettiğini, kooperatifin sadece I. Etap ve II. Etap olarak adlandırıldığı .... parsel , ...parsel ve ... parsel üzerinde yaptığı inşaattan kooperatife özgülenen ... konutu tahsis ettiğini ve tapularını verdiğini, tapusunu alan bu ortaklar aidat ödememek için birer birer kooperatiften istifa ettiklerini, mevzuat gereği çıkan ortağın kooperatiften üye olarak elde ettiği konutu geri vermesi gerektiğini, bunun için de çıkan ortağın kooperatife ödediği aidatların öncelikle (genel giderler düşüldükten sonra) ortağa ödenmesi gerektiğini, çıkma payı ne ise bunun hesaplanarak, davalı adına depo edildikten sonra davalı ya ferdileştirmek suretiyle adına tescil edilen ... parsel L.Etap 1. Kısım ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı Kooperatif adına, tapuya tescilini, talep etme hakkı olduğunu, ortak istifa tarihinden sonra doğan aidat borçlarından sorumlu değil ise de istifadan sonra daireyi kooperatife geri vermeyip, kullanmaya devam ettiğini, bu nedenlerle 17.09.2017 tarihinde yapılan genel kurulun ....nolu gündeminde çıkan ortaklar adına ferdileşme yoluyla çıkan ortaklara 1163 sayılı yasanın 17 ve ana sözleşmenin 15. Maddelerine göre hesaplaşma yapılarak bunların çıkan ortağa ödenmesi ve tapu iptali için dava açılması için Genel Kurul kararı alındığını beyanla; istifa tarihinden bu yana davalının işgalci olması nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL. Ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline, davalının ödemiş olduğu aidat tutarı ile payına düşen genel yönetim gideri mahsup edildikten sonra, hesaplanacak çıkma alacağının depo edilmesine, davalı adına tescil edilen ... nolu bağımsız bölümün iptali ile kooperatif adına tesciline, mümkün olmaması halinde daire bedelinin davalıdan tahsiline, davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesi ile dairenin boş olarak kooperatife teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istemi hukuki yönden dayanaksız olduğunu, müvekkili ..., yaşadığı şehir olan ...'dan kızının yanına taşınmak için ...'ya gelmeye karar verdiğini, ... da bir konut satın almak amacıyla emlakçılar ile görüştüğünü, Emlak Komisyoncusu olan ...'ın Sahibi ..., müvekkiline istediği fiyatlarda bir ev bulduğunu söylemesi üzerine dava konusu konutu görmüş beğenmiş ve konutun mevcut maliki ... ile konutu 133.000 TL bedelle satın almak için anlaştığını, müvekkili bu bedel için ...'tan 135.000 TL kredi çekmek için kızı ...'ın kefil olması ile 180 ay vadeli olarak 15 yıllık kredi çektiğini, Kredinin son taksit tarihi 27.07.2030 tarihi olup müvekkili halen bu krediyi ödediğini, müvekkili konutu satın almak isterken konutun önceki maliki ... konutu ... Yapı Kooperatifinden aldığını ve kooperatifin 2015 tarihli Genel Kurul toplantısında 6.000 TL ödeme istenildiğini konutu satabilmesinin tek koşulunun müvekkili kooperatife üye olarak bu miktarı ve 900-TL aidat borcunun ödemesini, bu miktarı ödedikten sonra kooperatiften istifa edebileceğini belirttiğini, bunun üzerine müvekkili ve ailesi mevcut davacı kooperatifin başkanı ... ile görüşme sağladığını, ... da ''kooperatif üyeliğini üzerinize alın 6.900 TL bedeli ödeyin ve istifa edin hiç bir problem çıkmaz'' demesi üzerine konutu satın almaya karar verdiğini, ve ...'ın verdiği kredi ile konutu ...'tan 29.07.2015 tarihinde satın aldığını, 30.07.2015 tarihinde koooperatife üye olduğunu, 6.900 TL ödemeyi yapıp 31.08.2015 tarihinde kooperatife istifa talebini içeren dilekçeyi verdiğini, bunun sonucunda Kooperatif Yönetimi 04.09.2015 tarihinde yönetim kararı ile oy birliği ile müvekkilinin istifası kabul edildiğini, müvekkili yönetim kurulu ile istifasının kabulüne güvenemeyip bir de noter kanalı ile de 14.09.2015 tarihinde istifanamesini gönderdiğini, müvekkili davacının dilekçesinde yazdığı gibi parasal yükümlülüklerden kaçmak için istifa etmediğini, davacı ... yönlendirmesi sonucunda kooperatife üye olduğunu ve yine 6.900 TL ödemeyi yaptıktan 1 ay sonra kooperatiften istifa ettiğini, müvekkili davacı kooperatif ile hiç bir bağı olmamış ne kooperatif sayesinde konut edinmiş ne de kooperatif sorumluluklarından kaçındığını, ancak önceki malik ... ve mevcut davacı kooperatif başkanı ...'ın yönlendirmeleri sonucunda 6.900 TL olan sorumluğunu kaçınmadan fazlasıyla yerine getirmiş ve bunun sonucunda istifanamesini gönderdiğini, Konutunu alamayan üyelerin mağduriyetinin giderilmesi iddiası ve aynı zamanda müvekkilinin sorumluluktan kaçınmak için istifa ettiği şeklinde ki gerekçelerle kendisine dava açılması haksız ve hukuka aykırı olup mevcut dava hakkın kötüye kullanımından ibaret olduğunu, müvekkili istifaya yönlendirildiğinde edindiği konut kat irtifakında bile değil Kat Mülkiyetinde olduğunu, konutun satın alma tarihinde davaya konu dairenin olduğu ... Sitesi yöneticisi de davacı Kooperatifin Başkanı ... olduğunu, tüm bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, kooperatiften istifa eden üyeye karşı açılmış tapu iptal ve tescil, mümkün görülmemesi halinde daire bedelinin davalıdan tahsili ve ecri misil istemine ilişkindir. Davacı, müvekkilinin ... ortaklı bir kooperatif olduğunu, ... kişiden toplanan aidatla ancak ... adet konut yapılabildiğini, imzalanan ... ’nin feshedilmiş olması nedeniyle ... ortağa konut tahsisi yapılamadığını, kendisine konut tahsis edilen ortakların birer birer istifa ettiklerini, bu şekilde konut tahsis edilemeyen ... ortağa karşı yükümlülüklerinden kaçma amacını güttüklerini, davalının da aynı şekilde kooperatiften istifa ettiğini, istifa eden ortağa karşı kooperatifin tapu iptal ve tescil davası açmaya hakkı olduğunu beyan etmekte,
Davalı ise; müvekkilinin kooperatife ortak olmak gibi bir iradesinin olmadığını, taşınmazı 2015 yılında ...’tan, ...’tan ipotek karşılığı kredi kullanarak satın aldığını, taşınmaz kaydı üzerinde davacı kooperatifin herhangi bir şerhi olmadığını, satış işlemleri sırasında ...’ın kooperatife üye olması ve geçmiş borcu ödemesi gerektiğini söylemesi üzerine kooperatife üyelik başvurusu yaptığını, yaklaşık 1 ay sonra da kooperatiften istifa ettiğini, hiçbir genel kurula katılmadığını, kooperatifle hiçbir bağlantısı olmadığını ifade etmektedir. Uyuşmazlık, davacı kooperatifin tapu iptal tescil, mümkün görülmemesi halinde daire bedelinin davalıdan tahsili ve ecri misil taleplerinin yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tapu Kaydının incelenmesinde; kat mülkiyetine geçilmiş olduğu, davacı kooperatifin taşınmaz üzerinde herhangi bir şerhinin bulunmadığı, ferdileşme işlemlerinin dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiği, davacı kooperatif tarafından dosyaya kazandırılan belgeler ışığında, dava konusu ... nolu bağımsız bölümün, Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 4. Maddesine göre davacı kooperatife (müteahhit) bırakılacak dairelerden olduğu, sunulan Düzenleme Şeklindeki Kur'a Zaptının incelenmesinde, tarafların beyanıyla da tevsik edildiği üzere davalı adına kayıtlı taşınmazın, davacı kooperatif tarafından ...'a tahsis edildiği ve davalı yanca ...'tan devralındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı Kooperatifin aktif husumet ehliyeti olduğu değerlendirilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bildirilen tanıklar dinlenmiş, dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince 24/10/2022 tarihli kök ve taraf itirazları üzerine alınan 11/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporları ile dosyayı incelemiş ve irdelemiş olup bilirkişi raporunda özetle; "...Öte yandan, Kooperatifler Kanunun 81/2. Maddesinde;“Yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil işleminden sonra usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar. Konut kooperatiflerinde yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi münasebet işleri sonuçlandırılır….” Hükmüne yer verilmiş olup, davacı kooperatifin tasfiye aşamasına geçtiği ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmakta olup, davacı kooperatifin davalıdan tapusunu geri isteyemeyeceği ancak tasfiye masraflarına katılmasını talep edebileceği düşünülmektedir. Ancak, Sn. Mahkemenizce aksi kanaatte olunması halinde; dava konusu taşınmazın değerinin dava tarihi itibariyle 368.808,65-TL. olduğu, davacının talep edebileceği ecrimisil tutarının, 58.373,67 TL. olduğu belirlenmekle birlikte, davacı kooperatifin intifadan men şartını yerine getirdiğine dair dosya kapsamında bir kayda rastlanılmamıştır. Yine, kooperatif kayıtlarının bulunduğu yer bildirilmediğinden, davalı adına depo edilmesi gereken tutarın tespiti mümkün olamadığı,.." bildirilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine alınan 11/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda ise; "...Kök raporda, davacı kooperatif tarafından kooperatif defterlerinin bulunduğu yerin belirtilmemiş olması nedeniyle yerinde inceleme yapılamamış ve tapu kayıtlarında dava konusu taşınmazın ... tarafından davalıya tahsis edildiği görülerek, davacı kooperatifin aktif husumet ehliyeti olup olmadığının Sn. Mahkemenizin takdirinde olduğu..." tespitine yer verilmiş ise de, Davacı kooperatif tarafından dosyaya kazandırılan belgeler ışığında, dava konusu ... nolu bağımsız bölümün, Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 4. Maddesine göre davacı kooperatife (müteahhit) bırakılacak dairelerden olduğu, Sunulan Düzenleme Şeklindeki Kur'a Zaptının incelenmesinde, tarafların beyanıyla da tevsik edildiği üzere davalı adına kayıtlı taşınmazın, davacı kooperatif tarafından ...'a tahsis edildiği ve davalı yanca ...'tan devralındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı Kooperatifin aktif husumet ehliyeti olduğu hususu Sn. Mahkemenizin takdirindedir. Öte yandan, davalı yanca sunulan emsal nitelikli kararların incelenmesinde; kök raporumuzda Kooperatifler Kanunun 81/2. Maddesinde yer alan; “Yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil işleminden sonra usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar. Konut kooperatiflerinde yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi münasebet işleri sonuçlandırılır….” Hükmüne dayalı olarak yapılan değerlendirmeler çerçevesinde hüküm ihdas edildiği görülmüş ve .... E. Sayılı dosyasıyla davanın reddine dair verilen kararın, Bölge Adliye Mahkemesi .... Sayılı kararla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir. Keza, huzurdaki dava tarihi itibariyle davacı kooperatifin tasfiye halinde olduğu nazara alındığında, Kooperatifler Kanunu 81. Maddesi uyarınca, davacı kooperatifin istifa eden davalı üyeye tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescilini talep edemeyeceği ancak tasfiye masraflarını üyeden talep edebileceği yönündeki görüşümüzde bir değişiklik olmamıştır. Nihai karar mahkemenize ait olmak üzere; Davacı yanca sunulan Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi kapsamında, dava konusu taşınmazın davacı kooperatife (müteahhit) düşen dairelerden olduğu, bu nedenle aktif husumet ehliyeti olduğu hususunun mahkemenizin takdirinde olduğu, Davacı kooperatifin, dava tarihi itibariyle tasfiye aşamasında olduğu nazara alınarak, Kooperatifler Kanunun 81/2. Maddesi doğrultusunda, davacı yanın tapu iptal ve tescil talebinde bulunamayacağı ancak davalının payına düşen tasfiye masraflarını talep edebileceği, görüşümüzde bir değişiklik olmadığı..." bildirilmiştir. Davalı yan, kooperatife üye olmak gibi bir niyetinin olmadığını, devreden ...’la birlikte kooperatife gittiklerini, devredenin kooperatife olan borcunu ödediklerini, ardından da hemen istifa dilekçesi gönderdiğini, hiçbir genel kurula katılmadığı gibi, kooperatifle de bir ilişkisi olmadığını ifade etmiş, tanıklardan ... da taşınmazın emlak komisyonculuğunu kendisinin gerçekleştirdiğini beyan ederek, davalının bu beyanlarını doğrulamıştır. Bu açıklamalar çerçevesinde; davalının kooperatife üye olma saiki ile hareket etmediği, Kooperatifler Kanunun 81/2. Maddesinde; “Yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ve/veya işyerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil işleminden sonra usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar. Konut kooperatiflerinde yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanununa göre ferdi münasebet işleri sonuçlandırılır….” hükmüne yer verilmiş olduğu, davacı kooperatifin tasfiye aşamasına geçtiği ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmakla, davacı kooperatifin davalıdan tapusunu veya daire bedelin talep edemeyeceği, ecri misil taleplerinin yerinde olmadığı denetime ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ile anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 269,85 TL peşin harç ile 269,85 TL başvurma harcından, tamamlanan 6.144,63 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 5.604,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 57.471,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Dava adli müzaharetli olduğundan davacı adına suç üstü ödeneğinden yapılan 3.615,00-TL Yargılama giderlerinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca .... bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27.11.2023
Katip ... ¸[e-imzalıdır]
Hakim ... ¸[e-imzalıdır]