İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/669 E. 2024/179 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/669
- Karar No
- 2024/179
- Karar Tarihi
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/669 Esas - 2024/179 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/669 Esas KARAR NO : 2024/179 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/04/2022 KARAR TARİHİ : 20/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin TMSF tarafından yönetildiğini ve 690 sayılı KHK'nın 73. Maddesi gereğince harçtan muaf olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 2014/119687 sayılı soruşturma kapsamında, ... 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 26.10.2015 tarih ve 2015/4104 D. İş sayılı kararı ile müvekkili şirketin de aralarında bulunduğu ... İpek Holding A.Ş. bünyesindeki grup şirketlerinin tamamına kayyım atanmasına karar verildiğini ve şirketlerin yönetim organlarının yetkilerinin tümünün kayyım heyetine devredildiğini; 15/08/2016 tarihli resmi gazetede yayınlanan 674 sayılı KHK’nın 19. Maddesine istinaden ... 4. Sulh Ceza Hakimliği’nce verilen 06.09.2016 tarih ve 2016/4628 D. İş sayılı kararı ile ... İpek Holding bünyesindeki şirketlerde görev yapan Kayyımların yetkilerinin TMSF’ ye devrine karar verildiğini, müvekkili ... Altın Şirketinin halen TMSF’ nin İdaresinde bulunduğunu ve Yönetim Kurulu Üyelerinin TMSF tarafından atanmakta olduğunu, 23/01/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 683 sayılı KHK'nın 7. Maddesi gereğince sorumluluk davalarına ilişkin tüzel kişiliğin genel kurulunun veya yetkili kurulunun kararının aranmasına gerek bulunmadığını, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, öncelikle ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, davalılardan Hamdi Akın İPEK, Cafer Tekin İPEK, Melek İPEK ve Pelin ZENGİNER'İN yargılama sürecini ... 24. ACM'nin 2017/44 esas sayılı dosya kapsamında başladığını ve Hamdi Akın İpek ve Pelin Zenginer'in yargılamanın başından itibaren haklarında yakalama kararı bulunması ve yakalanamamış olmaları nedeniyle ilgili şahısların dosyadan tefriki ile yeni esasa kaydedilmesine ve 24 ACM'nin 2020/20 esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar verildiğini, bu nedenle davacı müvekkili şirketin davalılar tarafından ödenmesini talep ettikleri alacaklara dair söz konusu hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasından tamamen imkansız hale gelmesinde veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesine dair haklı ve hukuki nedenlerin bulunduğunu, ihtiyati haciz talebinin resmi belge niteliğinde TMSF kararına dayandığından HMK 392 maddesi gereğince teminatsız olarak karar verilmesini talep ettiklerini, davacı şirketin yönetim ve pay sahibi haklarının TMSF'ye geçmesinden önce ... ile ... arasında imzalanan sözleşmenin ihlal edilmesi sebebiyle dava dışı ... firmasına ait sözleşmenin feshi gerekçelerinin oluştuğu dönemdeki tüm yönetim kurulu üyeleri hakkında şirketin uğradıkları zararın tazmini için dava açılması kararı alınarak söz konusu hususun TMSF İştiraklar ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığının yazısı ile müvekkili şirkete bildirildiğini, sözleşmenin fesih gerekçelerinin oluştuğu dönemde davalıların şirketin yönetim kurulu başkan, başkan yardımcısı ve üyeleri olduğunu, müvekkili şirket ile ... arasında Bilecik ili, Merkez ilçesi, Kızılsaray Köyü mevkiinde ... adına işletme ruhsatı olan ER-1151632 erişim nolu 5534 sicil ve İR-3141 ruhsat nolu maden sahasının rödovans karşılığı ...'ya devri ve ... tarafından işletilmesine ilişkin 02/07/2007 tarihli sözleşme imzalandığını, ...'ın Kadıköy 8. Noterliğinin 07/09/2015 tarih 13768 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile söz konusu sözleşmesi fesih ettiğini ve ...8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1344 esas sayılı dosyası kapsamında ... aleyhine dava açtığını, mahkemece sözleşmenin feshine, işletme sahasından ...'nın tahliyesine ve ...'a teslimine, işletme ruhsatlarının ...'ın kendi adına tescili talebinin idare tasarruf olması nedeniyle reddine karar verildiğini, istinaf üzerine ...BAM 35. Hukuk Dairesi tarafından 17/07/2019 tarih 2019/616 esas 2019/2254 karar sayılı kararla ... ile ... arasında imzalanan 02/07/2017 tarihli sözleşme ve eki olan rödovans hesaplanması sözleşmesinin sözleşmeye aykırılık nedeniyle feshine, maden sahasından ...'nın arama faaliyetine son verilerek tahliyesine ve ...'a teslimine, ... adına kayıtlı maden sahasındaki madenlerin işletme hakkına ilişkin ruhsatın iptaline ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen 24/02/2003 tarihli işletme izni gereğince söz konusu maden sahasındaki madenlerin işletme hakkına ilişkin ruhsatın ... adına tesciline kesin olarak karar verildiğini, davalı eski yöneticiler döneminde ... tarafından ileri sürülen sözleşmenin feshi ve ibra sebeplerinin; ...'nın, Sözleşmede taraflarca kararlaştırılan ve Sözleşme imza tarihi olan 02.07.2007'den itibaren 5 yıl içinde üretime geçmeyi taahhüt etmiş olduğu ancak 5 yıllık sürenin bitiminde üretim izinleri alınmadığı gibi 5 yıllık sürenin bitmesine yakın bir tarihte izin başvurularında bulunduğu, Rödavans bedelinin Sözleşme'ye ve teamüllere uygun hesaplanmaması ve bu konuda tüm uyarı ve yazışmalara rağmen gerekli tedbirlerin alınmadığı, Sözleşmenin “Kontrol ve Denetim" başlıklı 6. maddesinin alenen ihlal edildiği, Sözleşmeye konu alan ile ilgili KAP'ta yapılan rezerv açıklamasına karşın bu miktarda üretim yapılmaması ve rezerv boyutuna uygun kapasitede üretime yönelik gerekli yatırımların yapılmamış olduğu, sahadan cevher olarak dolomit ve gümüş madenlerinin çıkartılmasına rağmen rödovans bedelinin ödenmediği ve denetim imkanı sunulmadığı, Sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerin yerine getirilmediği (Sözleşme hükümlerine uygun davranılmadığı) gerekçeleriyle Sözleşme feshedilmiş olması olduğunu, TTK 553 ve 369 maddeleri gereğince davalı eski yöneticilerin sözleşmede taahhüt edilen zamanlamalara uyumlu hareket etmemeleri ve özen borcunu ihlal etmeleri nedeniyle şirkete karşı kusurlarıyla vermiş oldukları zararlardan sorumlu olduklarını, ...8. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında verilen kararın hukuka aykırı fiilin varlığı noktasında delil teşkil ettiğini, müvekkili şirketin kazançtan mahrum bırakıldığını, davalılar tarafından sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin kazanç kaybına uğradığını, şirketin yapacak olduğu yatırımlar ile maden sahasının işletilmesinde kazanç ve kar elde edecek iken sözleşmenin erken feshi nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, kazançtan mahrum kaldığını, eski yöneticilerin müvekkili şirketin zararın artmasına yol açtığını, eski yöneticilerin müvekkili şirketin menfaatini gözetmediğini, özen ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını belirtmiş ve öncelikle davacı müvekkil şirketin uğradığı Zzararların asgariye indirilmesi, mal kaçırmaların engellenmesi, davacı müvekkil şirketin haklarının korunması amacıyla bilcümle ve davalılara ait mal varlıkları üzerinde teminat aranmaksızın; ... Ticaret Sicilinde kayıtlı tüm şirket hisselerinin devir, temlik, ipotek ve her türlü hukuki tasarruflara, varsa davalılar adına kayıtlı gayrimenkuller ve araçlar ile varsa sair Mal varlıklarının devir, temlik ve her türlü hukuki tasaruflara, davalıların Türkiye Cumhuriyeti ve yurtdışında mevcut banka hesaplarına davamızın haklılığı ve İcra ve İflas Kanunu 257 ve devamı maddeler ile ilgili mevzuat kapsamında derhal olmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kahulü ile davacı müvekkil şirketin uğradığı tespit edilen şimdilik her bir davalıdan 10.000 TL olmak üzere toplamda 60.000,00-TL zararın (ana para ve faize ilişkin fazlaya dair tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla) davalıların her birinden zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve Müteselsilen tahsil edilerek davacı müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'nun, davacı şirkette bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, davalı İsmet KASAPOĞGLU'nun icradan sorumlu olarak görev almadığını, davalı 2009 yılında göreve başladığından, rödövans sözleşmesinin imzalandığı 2007 yılında yönetim kurulu üyesi olmadığını, söz konusu Rödövans Sözleşmesinin Gerek İmzalanması ve Gerekse de uygulanması süresinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak davalı ...'nun herhangi bir kararda imzası bulunmadığını, davalı ... icradan sorumlu olmayan bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, davalının sadece yönetim kurulu üyesi olarak katıldığı toplantılarda görüşülen konularda imzaladığı konularda sorumlu tutulabileceğini, diğer taraftan, davalı 2009 yılında göreve başladığından, rödövans sözleşmesinin imzalandığı 2007 yılında zaten yönetim kurulu üyesi olmadığını, rödövans sözleşmesine göre sondaj çalışmalarına 1 yıl içinde başlanmaması hususunda da davalı o dönemde görevli olmadığından bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, dava konusu iddia edilen zararlar ile ilgili olarak davalı ...'nun sorumlu olduğuna dair dosyaya yeterli delil konulamadığını, davanın bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, dava konusu tazminatın davalı ...'ndan talep edilmesinin, Türk Ticaret Kanunu Md. 555/3' e aykırı olduğunu, dava konusu talepler nedeniyle şirketin dava açma hakkının TTK 558'e göre düştüğünü, genel kurulda ibra olmuş şirket yöneticilerine, şirket tarafından dava açılamayacağı gibi, diğer pay sahipleri de 6 ay geçtikten sonra dava açamayacağını, buna göre, iddia edilen zararın 2015 yılında rödövans sözleşmesinin feshi ile oluştuğu iddia edildiğinden ve davalı ... da 2015 yılına ilişkin genel kurul kararı ile ibra olduğundan, şirketin dava açma hakkının düştüğünü, davanın bu nedenle de reddi gerektiğini, ayrıca, dava dilekçesindeki hangi deliller ile davalı ...'nun sorumlu olduğunun tam olarak anlatılamadığını belirterek cevap dilekçesindeki bildirdiği diğer sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, TTK 553 maddesi gereğince şirket yönetim kurulu üyesine karşı açılan tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce 2022/269 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılamanın 20/09/2023 tarihli duruşmasında davalı ... hakkında açılan davanın tefriki ile mahkememizin ayrı esasına kaydedilmesine karar verilmiş olup, yargılama iş bu esas üzerinden devam edilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2015 tarih 2014/119687 sayılı yazıları üzerine ... 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 26/10/2015 tarih 2015/4104 D. İş sayılı kararla Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin kabul edilerek şirketlerin yönetim organının yetkilerinin tümü ile devredildiği kayyımlar atanmasına karar verilerek, davacı şirkete ve dava dışı şirketlere CMK 133/1 maddesi gereğince kayyımlar atandığı, 15/08/2016 tarihli Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 19/1 maddesindeki; " Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri, hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilir ve devirle birlikte kayyımların görevleri sona erer. " hükmü gereğince ... - İpek Holding bünyesindeki şirketlerdeki görev yapan kayyımların yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devrine, kayyımların görevlerinin devir işlemi tamamlanıncaya kadar devamına, devir işlemi tamamlandığı gün kayyımların görevinin sona ermesine karar verilmesine ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 06/09/2016 tarih 2014/119687 sayılı yazıları ile talep edilmesi üzerine ... 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 06/09/2016 tarih 2016/4628 D. İş sayılı kararla talebin kabulü ile ... - İpek Holding bünyesindeki şirketlerdeki görev yapan kayyımların yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devrine, kayyımların görevlerinin devir işlemi tamamlanıncaya kadar devamına, devir işlemi tamamlandığı gün kayyımların görevinin sona ermesine karar verildiği, anılan karar gereğince davacı şirketin TMSF idaresinde olduğu anlaşılmıştır. TMFS İştirakler ve Gayrimenkuller Başkanlığı tarafından 27/10/2021 tarihli yazı ile ... ile ... Altın arasında Bilecik ili Söğüt ilçesi Kızılsaray Köyünde bulunan ... Altın adına ruhsatlı sahanın ... Altına devredilmesi ve işletilmesi için atfedilen 02/07/2007 tarihli sözleşmenin ihlali sebebiyle sözleşmenin fesih gerekçelerinin oluştuğu dönemlerdeki yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile bağımsız yönetim kurulu üyeleri aleyhine mali mesuliyet davası açılmasına, 6758 sayılı kanunun 19. Maddesinin 9. Fıkrası uyarınca karar verildiğinin davacı şirkete bildirildiği, davacı şirket yönetim kurulu tarafından 10/12/2021 tarih 2021/140 sayılı yönetim kurulu kararı ile davalılara sorumluluk davası açılmasına karar verildiği ve iş bu davanın açıldığı tespit edilmiştir. Her ne kadar yöneticiler aleyhine şirket adına sorumluluk davası açılması için genel kurul kararının bulunması gerekmekte ise de 683 sayılı KHK'nın 7. maddesinin 1. fıkrasındaki ''04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı CMK'nın 133. Maddesi uyarınca, kayyım atanan şirketlerin, kayyım atanmasından önceki sahipleri, ortakları, yönetim kurulu üyeleri, müdürleri ve diğer sorumluluk yetkilileri aleyhine kayyımlar tarafından açılmış veya açılacak şahsi sorumluluk davalarında ilgili tüzel kişiliğin genel kurulunun veya yetkili kurulun kararı aranmaz.'' şeklindeki hüküm uyarınca somut dava bakımından genel kurul kararının alınmasının gerekli olmadığı anlaşılmıştır. Davacı şirket ile dava dışı ... Fabrikaları arasında 02/07/2007 tarihli sözleşme imzalanmış olup, ... fabrikaları Türk A.Ş. Tarafından ...8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1344 esas sayılı dosyasında kiralananın tahliyesi için dava açıldığı, mahkemece 27/12/2018 tarihinde davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan 02/07/2007 tarihli sözleşmenin feshine ve davacının davaya konu sahadan tahliyesine, kiralananın ... Fabrikaları T.A.Ş. 'ye teslimine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ...BAM 35. Hukuk Dairesi tarafından davalı ... Altın İşletmeleri A.Ş.'nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının açmış olduğu kira sözleşmesinin feshine ve tahliyeye yönelik davanın kabulüne , 02/07/2007 tarihli sözleşmenin akde aykırılık nedeniyle feshine, davaya ve sözleşmeye konu sahadan davalının maden arama faaliyetine son verilerek tahliyesine, dava konusu maden sahasının ... Fabrikaları Türk A.Ş.'ye teslimine, davalı adına kayıtlı işletme ruhsatının iptaline ve ruhsatın ... A.Ş. adına tesciline kesin olarak karar verildiği, ilgili dairece ayrıca 14/01/2020 tarihli ek kararla hükmün 4 nolu bendinin tavzih edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından sorumluluk davasının gerekçesi, davalının yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde 02/07/2007 tarihli sözleşmenin feshine sebep olması, feshe yol açan kusurlu davranışlarda bulunması ve görevi sürecinde ihmal niteliğindeki davranışlarıyla kanunu ve ana sözleşmeyi açıkça ihlal etmesi gösterilmiştir. ...8. SHM tarafından 27/12/2018 tarih 2015/1344 esas 2018/1194 karar sayılı kararda fesih ve tahliye gerekçesi olarak; " davalı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiği 02.07.2007 tarihinden sonra yaklaşık 5 yıl geçmiş olmasına rağmen üretim izinlerinin alınmamış olduğu, rödovans bedelinin sözleşmeye ve teamüllere uygun hesaplanmaması bakımından davalı tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığı ve davalı şirket tarafından sözleşmenin kontrol ve denetim başlıklı maddesinde belirtilen yükümlülüklere uygun davranılmadığı, davalı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği , Sözleşme madde 5/2-3 ve davalı tarafından sunulan 23.08.2017 tarihli dilekçe ekinde sunulan tablo dikkate alınarak; sahanın işletilmesiyle ilgili çalışmalara 2 ay içerisinde başlanılması: Net tarihleri belli olmamakla birlikte 2007 yılı Uydu görüntülerinin alınması, 1/25.000 ölçekli litolojik, yapısal, alterasyon ve mineralizasyon haritalanmasının ve kaya örneklemesinin vaptldığı hususlarının beyan edilmesi karşısında bir gecikme olmadığının değerlendirildiğini , sondaj çalışmalarına 1 yıl içerisinde başlanılması: 2009 yılı içerisinde sondaj çalışmalarına başlanıldığı dikkate alındığında 1 yıllık gecikme olduğunun anlaşıldığını, 5 yıl içinde 7.2 de anlatılan hususlar dışında üretime başlanılması: İlk üretimin 1 yıllık gecikme ile 2013 yılı içerisinde yapıldığı, izin işlemlerinin bitirilmemesi sebebiyle madde 7.2 uyarınca ... 'ın talepte bulunamayacağı öngörülmekte ise de 2008 yılı İçerisinde ÇED Gerekli Değildir, İşyeri Açma ve çalışma Ruhsatı, orman İzni alındıktan 4 yıl sonra (Haziran 2012) Bilecik İl Özel İdaresine başvuruda bulunulduğunun anlaşıldığını ,ayrıca 818 S. Borçlar Kanunu md 278/1 uyarınca hasılat kirasında adi kira sözleşmesinden farklı olarak kiralananın iyi bir şekilde işletilmesi ve hasılat elde edilmesi kiralayanın hakkı olduğu kadar aynı zamanda görevidir. Kiralayanın bu konudaki borca aykırı hareketi sözleşmenin ihlali niteliğinde olup kiraya verene fesih hakkı tanımaktadır, (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi Başk. 18.11.2014 t. 2014/72409-12562 E.-K.) Tüm bu hususlar gözönüne alınarak dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları, taraf beyanları, kanun hükümleri, ihtarnameler, sözleşme hükümleri, ruhsat ve işletme hakkı belgeleri, emsal Yargıtay kararları, diğer tüm deliller gözetildiğinde, meydana gelen gecikmede davalı şirketin kusurlu olduğunun anlaşıldığı ve davacı tarafın fesih talebinin, mevzuata, sözleşmeye uygun, haklı ve yerinde olduğu " gösterilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere açılan dava şirketin uğradığı zararın şirketin yöneticisinden tahsili talebine ilişkin tazminat davasıdır. 6102 sayılı TTK'nın Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu başlıklı 553/1 maddesine göre; Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Bilirkişi kurulundan alınan 24/02/2023 tarihli kök raporda yönetim kurulu üyelerinin 02/07/2007 tarihli sözleşmenin ihlaline sebep olan eylem ve işlemlerinin bulunup bulunmadığı, hangi eylem ve işlemlerin sözleşmenin ihlaline sebep olduğu ve bu eylem ve işlemlerde kusurlarının bulunup bulunmadığı hususlarının dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden tespitinin mümkün olmadığı belirtilerek mahkemenin aksi kanaatte olması halinde mahrum kalınan kazanç ve zarar hesabı yapılmıştır. Mahkememizce rapora karşı yapılan itirazların değerlendirilmesi davacı şirket kayıtları incelenmek suretiyle davacı tarafça sorumluluk sebebi olarak gösterilen hususlar ile ilgili davalı yönetim kurulu üyeleri tarafından yapılan ve yapılması gereken işlemler, yönetim kurulu üyelerinde görev dağılımının olup olmadığı, varsa içeriği, yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişiler tarafından 02/06/2023 tarihli ek rapor sunulmuştur. Bilirkişiler tarafından ek raporda davacı tarafça sorumluluk sebebi olarak gösterilen hususlar ile ilgili davalı yönetim kurulu üyeleri tarafından yapılan ve yapılması gereken işlemler kapsamında; dava konusu olayda, ...8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen kararında yer verilen sözleşmeye aykırılıkların, yönetim kurulu üyeleri tarafından alınmış doğrudan bir karar, talimat veya yönetim kurulu üyeleri tarafından yerine getirilmiş aktif bir davranış neticesinde meydana geldiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanamasa da, ilgili sözleşmeye aykırılıkların yönetim kurulu üyelerinin yapmama/kaçınma/ihmali fiillerinden ya da yönetim kurulu üyelerinin devredilemez nitelikteki şirketin üst düzey yönetimi ve gözetimine ilişkin görevlerinin yerine getirilmemesinden meydana gelip gelmediği, yönetim kurulu tarafından rödovans sözleşmesinin gereklerinin yerine getirilip getirilmediğinin takibi ve dolayısıyla şirketin zarara girmesinin önlenmesi bakımından özen yükümlülüğü ile şirketin menfaatlerinin gözetilmesi yükümlülüğü kapsamında, 02.07.2007 tarihli rodövans sözleşmesine aykırılık sebebiyle doğan zararlardan yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olup olmadıklarının hukuki nitelendirilmesi, takdiri ve nihai değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. ...8 SHM'nin kesinleşen kararına göre sözleşmeye aykırılık olan nitelendirilen fiiller üretime başlamak için kararlaştırılan 5 yıllık sürenin bitimine çok az bir süre kala gerekli idari başvuruların yapılması, sondaj çalışmalarına 1 yıl geç başlanması, madenden çıkartılan cevher miktarının ... Altın İşletmeleri A.Ş.'nin diğer tesislerindeki cevherler ile karıştırılması nedeniyle net cevher miktarının ve net rödovans bedelinin imkansız hale gelmesi, sözleşmede yer almamakla birlikte karışmanın önlenmesi için numune alma özelliği bulunan bir tesisin kurulmamasıdır. Davanın tefrikinden sonra 29/11/2023 tarihli duruşma ara kararı ile, "a) Tarafların iddia ve savunmaları, dosyadaki deliller ve davacı tarafın ticari defterleri incelenmek suretiyle; - Davacı tarafın ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılıp yaptırılmadığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, defterlerin sahibi lehine delil olma vasfını haiz olup olmadığı, - ...8 Sulh Hukuk Mahkemesi kararında rödovans sözleşmesinin feshi gerekçesi olarak belirtilen hususlar yönünden davalının gerek ihmali gerekse icrai fiiliyle şirkete karşı özen yükümlülüğünü ihlal edip etmediği, her bir fesih sebebi yönünden davacının varsa hukuka aykırı eyleminin tespiti, yönetim kurulu üyeleri arasında görev ayrımının olup olmadığı, TTK 553/2 ve 3 maddesindeki durumların mevcut olup olmadığı, davalının yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı süre, ibra kararlarının dava konusu olay bakımından değerlendirilmesi, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı zararın miktarı, Konusunda resen seçilecek ticaret mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplamalar konusunda uzman öğretim üyesi bilirkişi, mali müşavir, maden mühendisi bilirkişiden HMK. nın 279. Maddesine uygun olarak rapor alınmasına," karar verilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 26/02/2024 tarihli raporda; "2. İbraya ilişkin olarak genel kurul toplantı tutanakları üzerinde yapılan incelemede; 2007-2014 yıllarına ait genel kurul gündemlerinin incelenmesinde; gündeme yönetim kurulu üyelerinin ibrası maddesi eklendiği, yönetim kurulu üyelerinin ilgili faaliyet dönemlerine ilişkin olarak ibra edildikleri, ilgili faaliyet dönemlerine ait bilançoların onaylandığı, dosya kapsamında 2015 yılına ait olağan genel kurul toplantı tutanağına ve gündeme rastlanmadığı, Davacı şirkette 2015 yılında olağan genel kurulu toplantısı yapılmadığı, yönetim kurulu üyelerinin 2015 yılı faaliyet dönemi için ibra edilmedikleri, 3. Genel kurul toplantılarında sorumluluk sebebi olarak gösterilen hususların tartışılıp tartışılmadığının incelenmesinde; 12.03.2008 tarihli 2007 Yılı Olağan Genel Kurulu Toplantı Tutanağında; işbu davada sorumluluk sebebi olarak gösterilen hususların tartışılmadığı, 29.04.2009 tarihli 2008 Yılı Olağan Genel Kurulu Toplantı Tutanağında; işbu davada sorumluluk sebebi olarak gösterilen hususların tartışılmadığı, 07.05.2010 tarihli 2009 Yılı Olağan Genel Kurulu Toplantı Tutanağında; bir şirket ortağı tarafından şirket tarafından 2009 yılı üretim hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığı ve üretilen ürünlerin hemen pazara sunulup sunulmadığı hususlarında bilgi talep edildiği, tutanakta ilgili hususlara ilişkin şirket mali işler genel müdür yardımcısı tarafından detaylı açıklamalarda bulunulduğu belirtilmesine rağmen, detaylı açıklamaların ne olduğuna tutanakta yer verilmediği, 25.04.2011 tarihli 2010 Yılı Olağan Genel Kurulu Toplantı Tutanağında; işbu davada sorumluluk sebebi olarak gösterilen hususların tartışılmadığı, 04.05.2012 tarihli 2011 Yılı Olağan Genel Kurulu Toplantı Tutanağında; bir şirket ortağı tarafından 500 bin ons olarak belirtilen hedefin altında kalınması nedeni hakkında bilgi istendiği, şirket genel müdürü tarafından ilgili soruya, yasal izinlerin alınmasında ortaya çıkan sorunlar nedeniyle bazı gecikmelerin ortaya çıktığı, ancak üretim hedeflerinin yakalandığı şeklinde cevap verildiği, 10.05.2013 tarihli 2012 Yılı Olağan Genel Kurulu Toplantı Tutanağında; işbu davada sorumluluk sebebi olarak gösterilen hususların tartışılmadığı, 31.03.2014 tarihli 2013 Yılı Olağan Genel Kurulu Toplantı Tutanağında; işbu davada sorumluluk sebebi olarak gösterilen hususların tartışılmadığı, 25.03.2015 tarihli 2014 Yılı Olağan Genel Kurulu Toplantı Tutanağında; işbu davada sorumluluk sebebi olarak gösterilen hususların tartışılmadığı, i. Davalı yönetim kurulu üyesi ...”'nun 02.07.2007 tarihli rödovans sözleşmesinin ihlaline sebep olan eylem ve işlemlerinin bulunup bulunmadığı, hangi eylem ve işlemlerin sözleşmenin ihlaline sebep olduğu ve bu eylem ve işlemlerde kendisine ait bir kusurun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkeme dosyasındaki mevcut bilgi ve belgelerden tespitinin mümkün olmadığı, söz konusu yönetim kurulu üyesinin hukuki sorumluluğunun şartlarından olan netim kurulu üyelerinin ve yöneticilerin kanun veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmesi” şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden tespitinin mümkün olmadığı" şeklinde tespit yapılarak, davalının sorumluluğuna kanaat getirilmesi halinde zarar hesabı da yapılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda, davalının davacı şirkette 01/01/2009 - 26/10/2015 tarihleri arasında bağımsız yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, 2007 - 2014 yılları arası genel kurullarda yönetim kurulunun ibra edildiği, 2015 yılı olağan genel kurul toplantısının yapılmadığı, sorumluluk sebebi olarak gösterilen hususların açıkça genel kurullarda tartışılmadığı, sözleşmenin feshinin genel kurullardan sonra gerçekleşmesi nedeniyle esasen sözleşmenin feshinin genel kurullarda tartışılmasının mümkün olmadığı, buna göre dava sebebi yönünden açık bir ibranın bulunmadığı, bilirkişi kurulu tarafından davalı yönetim kurulu üyesinin 02/07/2007 tarihli rödovans sözleşmesinin ihlaline sebep olan eylem ve işlemlerinin bulunup bulunmadığı, hangi eylem ve işlemlerinin sözleşmenin ihlaline sebep olduğu ve bu eylem ve işlemlerde davalıya ait bir kusurun bulunup bulunmadığı hususlarının mevcut bilgi ve belgelere göre tespit edilemediği, buna göre davacı tarafından, davalı yönetim kurulu üyesinin kanun veya ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ihlali suretiyle sözleşmenin feshine dolayısıyla davacı şirketin zararına uğramasına sebebiyet verdiği hususunun ispat edilemediği kanaatine varılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.360,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine YAZI YAZILMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/03/2024