İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/758 E. 2022/862 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/758
Karar No
2022/862
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/758 Esas KARAR NO : 2022/862 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ... - ... ... TASFİYE MEMURU : ... - ... DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 25/11/2021 KARAR TARİHİ : 19/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 25.11.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; ...Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 20.09.2017 tarihinde dava dışı ... ile müvekkilinin ortaklığında kurulduğunu, şirketin %55 hissesinin ...’e kalan %45'inin ise müvekkiline ait olduğunu, ...’in kuruluşta ayrıca şirket müdürü olarak görevlendirildiğini, bu durumun halen devam ettiğini, şirket kurulurken, temel faaliyet olarak bir çocuk kreşinin açılması ve işletilmesinin hedeflendiğini, şirket faaliyetinde kullanılmak için ... ve müvekkili tarafından ... adresindeki kreşin 1 yıllığına kiralandığını ve burasının aynı zamanda şirketin adresi olarak da gösterildiğini, işlerin beklenildiği gibi gitmediğinden işi bırakma kararı alındığını ve kiralanan yerin yaklaşık 4 ay sonra boşaltılmak zorunda kalındığını, tahliyeye ilişkin protokol düzenlendiğini, müvekkilinin bu protokolde kendi üzerine düşen bedeli ödediğini, müvekkili ile ...’in anlaşmasının kiralanan taşınmaz boşaltıldıktan sonra şirketin hukuken ve fiilen kapatılması ile taraflar arasındaki ortaklık bağının bitirilmesine ilişkin olduğunu, buna rağmen taşınmaz tahliye edildikten sonra ...’in şirket müdürü olması hasebiyle kapanma işlemlerini yürütmesi gerekirken bundan imtina ettiğini ve sonrasında da müvekkili ile arasındaki irtibatı kestiğini, müvekkilinin geçen yıllara rağmen şirketin kapatılmadığını ve şirketin hiç bir vergisel yükümlülüğünün (BA-BS formlarının beyan edilmesi, KDV matrahı bildirilmesi, gelir vergisi beyannamesi düzenlenmesi, damga vergisinin ödenmesi vs.) yerine getirilmediğini, muhasebesel işlemlerinin takip edilmediğini öğrendiğini, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca, limited şirket ortaklarının şirketin amme borçlarından ötürü hisseleri oranında sorumlulukları bulunduğunu, bu nedenle vergisel yükümlülüklerin ve muhasebesel işlemlerin takip edilmemesi nedeniyle kesilecek özel ve genel usulsüzlük cezalarının müvekkilinin haklarına zarar vereceğini, bununla birlikte şirket müdürü olan ...’in şirket genel kurulunu toplamaması ve müvekkiline hiçbir bilgilendirme de yapmaması nedeniyle müvekkili hakkında vergi dairesi tarafından inceleme başlatılan diğer firmalara komisyon karşılığında fatura kesilip kesilmediğinden ya da fatura düzenlenip düzenlenmediğinden endişe ettiğini, böyle bir durumda tahakkuk edecek 3 kat tutarındaki vergi ziyaı cezasının da sonuç itibariyle amme alacağı niteliğinde olacağından müvekkilin kendisiyle hiç alakası olmayan bir konudan ötürü amme borçlusu olması ihtimal dahilinde olduğunu, somut olayda şirket müdürü ...’in şirketi atıl durumda bırakmak, genel kurulu bir kez dahi toplamamak, şirket müdürü olarak ulaşılır durumda olmamak, şirketin vergisel ve muhasebesel yükümlülüklerini takip etmemek suretiyle müvekkilin ortaklıktan haklı sebeple ayrılmayı istemesine neden olduğunu, hiçbir faaliyette bulunulmasa dahi boş olarak verilmesi gereken BA-BS bildirgelerinin süresinde verilmemesi durumunda tek bir ay için 2.500,00 TL usulsüzlük cezası kesildiğini, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile müvekkilinin %45 hisseyle ortağı olduğu ...Eği. Öğr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den TTK'nın 638/2 maddesi uyarınca haklı sebeple çıkmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı taraf yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davanın haklı sebeplerden dolayı limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkin olduğu, davadaki uyuşmazlığın davacı tarafın davalı şirket ortaklığından çıkma isteminin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı, çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin ticari defterlerinde ve vergi kayıtlarında inceleme yapılmak suretiyle, davacı tarafın şirketten çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda rapor düzenlenmesi için dosya re'sen seçilen nitelikli hesap bilirkişisine tevdii edilmiş olup; 08/10/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarına göre, şirketin 01.02.2018 tarihinden itibaren tasfiyeye girdiği, Ostim Vergi Dairesi tarafından gönderilen belgelere göre; gelir getirici fatura düzenlemediği, beyannamelerin 31.12.2018 tarihine kadar verildiği, ancak vergi asılları ve gecikme cezalarının ödenmediği, 30.07.2018 tarihinde 7143 sayılı kanun kapsamında vergi borçları için yapılandırma başvurusunda bulunulduğu, ancak ödeme yapılmadığı, vergi dairesince 31.12.2018 tarihinde re'sen terk işlemi yapılarak mükellefiyet kaydının kapatıldığı, şirketin bu tarihe kadar ( kreş için kiralanan yerin tasfiyesi ve ibraname düzenlemesiyle ) faaliyette bulunmadığı görüldüğünden, Yargıtay kararlarına göre bu durumun haklı sebep kabul edilip edilmeyeceği, davacının davalı şirket ortaklığından çıkma isteminin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı, çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında hukuki durumunun tayin ve nitelemesi ile takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. TTK'unun 638. maddesinde, "Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.", şeklinde düzenlemeler mevcuttur. Bilindiği üzere limited ve anonim şirketlerde, şirketin haklı sebeplerle feshi ve şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamış olup, doktrinde ve Yargıtay ... Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması," "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkansız olması," "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi," "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması," "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması, şirketin feshi açısından haklı sebep olarak örnek olarak sayılmıştır. Somut olaya gelince, davacının ortağı bulunduğu limited şirketin tasfiye halinde olduğu, vergi asılları ve gecikme cezalarının ödenmediği, 30.07.2018 tarihinde 7143 sayılı kanun kapsamında vergi borçları için yapılandırma başvurusunda bulunulduğu, ancak ödeme yapılmadığı, vergi dairesince 31.12.2018 tarihinde re'sen terk işlemi yapılarak mükellefiyet kaydının kapatıldığı, şirketin bu tarihe kadar ( kreş için kiralanan yerin tasfiyesi ve ibraname düzenlemesiyle ) faaliyette bulunmadığı anlaşılmakla; TTK'unun 638.maddesinde düzenlenen haklı sebeplerin varlığını ispatladığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ İLE, davacının "...Eğitim Öğretim San. ve Tic. Ltd. Şti" ortaklığından TTK 638/2 maddesi gereğince çıkmasına, 2-İş bu kararın ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne tebliğine, Ticaret Siciline tesciline ve ticaret sicil gazetesi aracılığı ile yayınlanmasına, 3-Alınması gerekli 80,70 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,4‬0 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 2.194,9‬0 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2022 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: Bilirkişi Ücreti : 2.000,00 TL Posta Masrafı : 127,10 TL Başvurma Harcı : 59,30 TL Vekalet Harcı : 8,50 TL

Atıf: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/758, K. 2022/862, T. 19.12.2022, www.arakarar.com/karar/ankara-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-758-e-2022-862-k-0dd9346c2260