İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/517 E. 2023/666 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/517
Karar No
2023/666
Karar Tarihi

T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/517 Esas - 2023/666 Karar T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/517 KARAR NO : 2023/666 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/08/2022 KARAR TARİHİ : 14/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/12/2023 Mahkememize açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; Davacı vekili ayrıntısı dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere, davacı ile davalı arasında 20/12/2013, 06/03/2017, 20/12/2023 tarihlerinde posta taşıma hizmeti işine dair sözleşmeler imzalandığını, söz konusu sözleşmeler nedeniyle hesaplanan KDV'nin tamamının davalı şirkete ödendiğini, akabinde KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkifat KDV'yi pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek zorunda kalındığını, söz konusu KDV tutarının vergi dairesine ödenmesi nedeniyle davalı şirkete 73.596,58 TL vergi aslı ve 878,53 TL pişmanlık zammı tutarının davacıya iade edilmesinin talep edildiğini, davalının söz konusu alacağı davacıya ödemediğini belirterek 74.475,11 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ayrıntısı cevap dilekçesinde yazılı olduğu üzere, davacı ile davalı arasında posta taşıma hizmeti işine dair sözleşmelerin akdedildiğini, davalının düzenlediği faturalardaki tüm esasları belirleyen ve kontrol edenin davacı ...Posta İşletme Merkezi olduğunu, bu sebeple söz konusu faturalarda davalının hatası bulunmadığını, davacının vergi dairesine ödediği 73.596,58 TL'yi ve kendi hatasından kaynaklanan 878,53 TL'lik pişmanlık tutarını haksız ve hukuka aykırı olarak davalıdan talep ettiğini, davacının davalıya KDV ödemeleri için verdiği tutarın sözleşmeler çerçevesinde ve KDV kanunu uyarınca zorunlu olarak ödemesi gerektiği tutarlar olduğunu, bu sebeple davalı açısından herhangi bir haksız zenginleşme söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında yapılan hakediş ödemelerinden KDV kesintisi yapılmaması sonucu gerçekleşen fazla ödemenin geri ödenmesine yönelik istirdat talebine yöneliktir. Bilirkişiler Halil İbrahim YAŞAR ve Ahmet AK tarafından düzenlenen 10/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile, davacı tarafından yersiz ve haksız ödenen KDV tutarının davalı tarafından hazineye ödenmiş olması nedeniyle 74.474,11 TL alacağın ve söz konusu alacak için işleyecek ticari avans faizinin davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında değişen dönemleri kapsayan sözleşmelerin imzalandığı, sözleşmeler kapsamında mutemet olarak tanımlanan gerçek kişilerin de çalıştırılmasının ön görüldüğü, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin iş gücü temin hizmetinin içerir nitelikte bulunduğu, davacı tarafından hak ediş bedelleri ödemesinin davalı tarafından düzenlenen faturalar karşılığında yapıldığı, ödeme sırasında faturalarda hesaplanan KDV tutarının 9/10 oranına isabet eden kısmının kesinti yapılarak davacı tarafından ilgili vergi dairesine ödenmesi gerekirken bu kesinti yapılmaksızın davalıya ödemelerin yapıldığı, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalının düzenlemiş olduğu faturaların ilgili vergi dairesine bildirimlerinin yapıldığı ve davacı tarafından kesinti yapılarak ödenmesi gereken KDV tutarlarının ilgili vergi dairesine ödendiği, vergi daireleri tarafından yapılan inceleme sırasında vergi mevzuatı kapsamında ödeme yükümlülüğünün davacıda bulunması nedeniyle kesinti yapılmadığı tespit edilen miktarların davacıdan pişmanlık yolu ile gecikme cezası ile birlikte ödeme olarak alınması için işlemlerin başlatıldığı, başlatılan işlemler sırasında davacı tarafından davalıya ödenen bedellerin akıbetlerinin sorulmaksızın vergi dairesi ile pişmanlık anlaşması yapılarak gecikme cezası ile birlikte ödemelerin gerçekleştirildiği, başlatılan inceleme sırasında davacının davalıdan ödeme belgelerini istemek, davalıdan temin etmiş olduğu belgeleri incelemeyi başlatan vergi dairesine bildirmek suretiyle ödemelerin yapıldığını ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat etmesinin mümkün olduğu, davacı tarafından bu hususlara riayet edilmeksizin pişmanlık anlaşması yapılarak ödemelerin yapıldığı, bu hali ile davacı tarafından vergi dairesine pişmanlık yolu ile ve gecikme cezası ile birlikte yapılan ödemelerin mükerrer nitelikte ödemeler olduğu, davacının vergi dairesi tarafından başlatılan işlemler sırasında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek mükerrer ödemeye sebebiyet verdiği, mükerrer olarak yapmış olduğu ödemeleri düzeltme beyannamesi ile ilgili vergi dairesinden talep edebileceği, bu hali ile bilirkişi raporunun sonuç bölümünde de tespit edildiği üzere davacı tarafından ilgili vergi dairesine pişmanlık yolu ile ve gecikme cezası ile birlikte yapılan ödemenin davalıdan talep edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M ; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1) Davanın REDDİNE, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harçtan, dava açılışında alınan 1.271,85 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.002,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/11/2023 e - imzalıdır e - imzalıdır Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/517, K. 2023/666, T. 14.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-517-e-2023-666-k-3a13c2cc8963