İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/492 E. 2024/878 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/492
Karar No
2024/878
Karar Tarihi

T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/492 Esas - 2024/878 T.C. ... "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/492 Esas KARAR NO : 2024/878 DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 18/07/2016 KARAR TARİHİ : 18/12/2024 KARAR YAZMA TARİHİ : 25/12/2024 Mahkememiz tarafından verilen 30/10/2019 tarihli, 2016/598 Esas, 2019/807 Karar sayılı kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2020/87 Esas, 2022/1557 Karar sayılı kararı ile mahkememizin kararının kaldırması üzerine dosya mahkememize gönderilmek ile yukarıdaki esas sırasına kayıt edildi, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/01/2014 tarihinde ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaya müvekkili ...'ın yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin veterinerlik fakültesi öğrencisi olduğunu, bu nedenle gelirinin asgari ücretin çok üzerinde olacağını, davacının sınavlara girememesi sebebiyle okulunu uzattığını, müvekkilinin zararlarının tazmini için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, başvuru üzerine davalı tarafından bir kısım ödeme yapılmasına rağmen müvekkilinin zararlarının yapılan ödemeden daha fazla olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.TL maddi tazminatın (geçici- sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, davacının, okuluna devam edememesi sebebiyle oluşan zararlar) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin dosyaya sunduğu 03/07/2019 tarihli kuruşlandırma ile birlikte talep artırım dilekçesi ile; 6100 sayılı yasanın 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak, müvekkilin iş göremezlik zararları, bakıcı-bakım giderleri, SGK tarafından karşılanmayan sağlık-tedavi giderleri ve okununa bir süre devam edememesi nedeniyle oluşan zararları için şimdilik toplam 100,00.TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkilli davacıya ödenmesi talep edildiğini. Dava dilekçelerinde belirtmiş oldukları iş bu asgari dava değerimizin kuruşlandırılması yapıldığında; İşgöremezlik Zararı için 25,00.TL, Bakıcı-Bakım Giderleri Zararı için 25,00.TL ve SGK Tarafından Karşılanmayan Sağlık-Tedavi-Yol Giderleri Zararı için 25,00.TL ve müvekkilin okulunu devam edememesi nedeniyle oluşan zararı için 25,00.TL şeklinde olduğunu. Maddi tazminata ilişkin dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak 148.425,20.TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren, aksi halde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup talep artırım ıslah harcını ikmal etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: ... plakalı aracın 04/12/2013-2014 tarihleri arasında müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının sigorta şirketine başvurusu üzerine tespit edilen tazminat tutarının davacıya ödendiğini, bu nedenle sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, geçici iş göremezlik zararları ile tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, davacıya ait tedavi evrakları, SGK yazı cevabı, kaza tespit tutanağı, ekonomik sosyal durum araştırma tutanağı, hasar dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı ... .... ..... .... Sigorta Şirketi tarafından düzenlenen KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi incelendiğinde, kazaya karışan ... plakalı aracın 04/12/2013-2014 tarihleri arasında dava dışı ... adına sigortalı olduğu görülmüştür. Deliller toplandıktan sonra dosya trafik kusur tespiti için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 02/04/2018 tarihli raporda özetle; ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 47/d 52/a-b ve 74. maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın ise kusursuz olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacının maluliyet oranının tespiti için talimat yolu ile Fırat Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığına yazı yazılmış, davacının muayeneye gitmemesi sebebiyle talimat gereği yerine getirilememiş, davacı vekili 27/09/2017 tarihli celsede davacının yurt dışına öğrenci olarak gideceğini, bu nedenle ATK'daki muayenesine gidemediğini belirterek davalı sigorta şirketi tarafından ödemeye esas alınan sağlık kurulu raporu üzerinden hesaplama yapılmasını talep etmiş, söz konusu rapor davalı vekiline tebliğ edilmiş, rapora itiraz edilmemiş, hasar dosyasının incelenmesinde de davalının, mezkur raporu dikkate alarak ödeme yaptığı anlaşıldığından maluliyet oranı yönünden engelli sağlık kurulu raporu mahkememizce yaptırılan aktüer hesaplamasında da esas alınmıştır. Bununla birlikte, davacı vekilinin tazminat hesaplamasına esas alınmasını istediği sağlık kurulu raporunda sadece sürekli iş göremezlik oranının belirlendiği, ancak davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderini de talep ettiği görülmüş, bu hususa açıklık getirmesi için mahkememizce davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili 09/07/2018 tarihli dilekçesiyle iş göremezliğe ilişkin taleplerinin sadece sürekli iş göremezlik yönünden olduğunu belirtmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra dosya tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 27/08/2018 tarihli raporda özetle; kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının özür oranının % 8 olduğu, sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan 37.500.TL tutarındaki ödemenin faizi ile birlikte tenzil edildiği, hesaplamaların tüm bu veriler esas alınarak yapıldığı, buna göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 71.727,99 TL olduğu sonuç ve kanaati belirtilmiştir. Aktüerya Bilirkişi raporuna karşı davacı vekili tarafından müvekkilinin gelirinin asgari ücretin 2 katından fazla olacağı, hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılmasının gerektiği, müvekkilinin 25 yaşından itibaren çalışmaya başlayacağının kabul edilerek tazminat hesabının 25 yaşından itibaren başlatılmasının hatalı olduğu, müvekkilinin mezun olacağı tarihe kadar asgari ücret üzerinden, mezun olduktan sonra ise TÜİK verilerine göre tespit edilen ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği ileri sürülerek itiraz edilmesi üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türk Veteriner Hekimleri Birliğine emsal ücret araştırması için yazı yazılmış, gelen yazı cevapları doğultusunda gelirin tespit edilmesi ve itirazların değerlendirilmesi için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir. Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 12/03/2019 tarihli ek raporda özetle: Sigorta poliçesinin 04/12/2013'te düzenlendiği, bu nedenle hesaplamada PMF 1931 tablosunun kullanıldığı belirtilmiş ve emsal ücretlerin ortalaması alınarak gelir belirlenmiş, alternatifli olarak yapılan hesaplamada davacının 25 yaşından itibaren tazminat almaya hak kazandığının düşünülmesi halinde davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararının 142.906,65 TL olduğu, olay tarihi itibariyle başlatılan tazminat hesabına göre ise 148.425,20 TL olduğu sonuç ve kanaati belirtilmiştir. Toplanan delilere, tarafların iddia ve savunmalarına, maluliyet raporu ile kusur ve aktüer raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 148.425,20 TL sürekli iş göremezlik zararının oluştuğu kanaatine varıldığından bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, davacı ..., maluliyetinin tespiti için ATK'ya muayeneye gitmediğinden geçici iş göremezlik süresi ile bakıma muhtaç olup olmadığı tespit edilememiş, bu nedenle söz konusu talepler yönünden davacının davasını ispatlayamadığı, tedavi giderleri ile davacının okuluna devam edememesi sebebiyle uğradığını iddia ettiği zararlara ilişkin de, davacı vekili dosyaya hiç bir delil sunmadığından iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmış, bu nedenle fazlaya ilişkin talepleri reddedilerek, Davanın KISMEN KABULÜ ile, 148.425,20 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kısmı ödeme tarihi olan 20/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olup Mahkememizin bu kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf sonrası ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2020/87 Esas, 2022/1557 Karar sayılı KALDIRILMA kararında: " 1- Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının bakiye ömür süresi PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenerek tazminat hesaplanmış, yargılama aşamasında davacı vekili tarafından hesaplamaya itiraz edilerek TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği belirtilmiştir. TBK.nın 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (Kapanan 17. Hukuk Dairesi) tarafından tazminat hesaplanmasın da esas alınacak yaşam tablosu ile ilgili görüş değişikliğine gidilmiş, (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 Esas - 2020/8874 Karar sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 Esas - 2021/34 Karar sayılı ilamı) “destek ve hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda 1931 tarihli “PMF yaşam tablosuna göre belirlenmekte iken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına” karar verilmiştir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması ve buna göre hesaplama yapılması gerekirken PMF 1931 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınması doğru görülmemiştir. 2-Davacı vekili dava dilekçesinde davacının yaralanması nedeniyle bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin de davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece bu zarar kalemleri ile ilgili olarak davanın ispat edilmediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de; davacının yaralanması nedeniyle gördüğü tedavilere ilişkin tedavi evraklarının getirilmesi ve yaralanmasının şekli ve niteliğine göre bakıcı ihtiyacı olup olmayacağı ve süresinin belirlenip belirlenemeyeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin adli tıp kürsüsünden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Aynı şekilde SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin belirlenmesi için davacının yaralanmasının şekli ve niteliğine göre yapması gereken ve 2918 sayılı KTK.nın 98. maddesi kapsamında bulunmayan tedavi giderlerinin belirlenmesi için hekim bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. 3-Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödemek zorunda olduğu düzenlenmiş olup bu sürenin sonunda tazminatın ödenmemesi halinde sigortanın temerrüdü gerçekleşmektedir. Bu hale göre davacının davalı sigorta şirketine başvuru tarihi belirlenerek davalının başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonra temerrüde düştüğü kabul edilerek buna göre faiz başlangıcının belirlenmesi gerekirken ödeme tarihi esas alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dosyanın mahkemesine gönderilmesine. " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2020/87 Esas, 2022/1557 Karar sayılı KALDIRILMA kararı üzerine dosya mahkememize gelmek ile yeni esas numarasına kaydı yapılarak kaldırma kararında belirtilen eksik hususlar giderilmek üzere işlemler yapılmıştır. ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17/05/2023 tarihli maluliyet raporunda özetle; Suna ve İbrahim oğlu, 10.10.1993 doğumlu, 12494771960 T.C. numaralı, ...'”ın 18.01.2014 tarihli yaralanması neticesinde; 1(bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” nin 12. Maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumu Uzman Doktor bilirkişisi Nergis CANTÜRK tarafından düzenlenen 30/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 18.01.2014 tarihinde kafatası kemik kırığına, subaraknoidal kanamaya, L1 vertebra kırığına, sağ humerus, ischium pubis kırığına neden olan trafik kazası geçiren ... hakkında, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 23.06.2016 tarihli 2016/8233,2016/7686 sayılı Karar’ında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2012/4-1227, K.2013/436 sayılı hükmünde; bu tür bir istemin ispatı için mutlaka bir belgenin sunulması gerekmediğini, takdiren yol giderine karar verilmesi, tedavi giderlerinin kalem kalem belirlenmesi gerektiğine Hastane takip-tedavi ve kontrol için özel araçla ev ve hastane arasında defalarca gidiş-dönüş yapması gerektiği, 2014 yılı için bu ulaşım masrafı 80 TL, pansuman ve temizlik ürünleri için 20.TL. Geçici süre kullanılsa bile walker-baston masrafı 50.TL uygun olduğunu, kemik kırıklarından sonra artan protein ihtiyacı için özel diyet gereksinimi masrafı 50.TL olduğunu, sonuç olarak SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (ulaşım, diyet, baston-walker ve pansuman gideri) tarafınca hesaplandığında 200.TL kabul edilmesi uygun bulunduğu sonuç ve kanaati belirtilmiştir. İtiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Uzman Doktor bilirkişisi Nergis CANTÜRK tarafından düzenlenen 04/03/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (ulaşım, diyet, baston-walker ve pansuman gideri) tarafınca hesaplandığında toplam 200.TL kabul edilmesi uygun bulunduğu belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişi Serhat SEVİNÇ tarafından düzenlenen 24/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 2024 yılı güncel asgari ücret ve TRH 2010 tablosu- Progresif rant (%10 arttırım ve %10 eksiltim) yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda davacı ...'ın; Geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının bulunmadığını, Sürekli işgücü kaybından kaynaklanan ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma klozu kapsamında bakiye tazminat tutarının 230.500,00.TL olduğunu, Geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 1.071,00 TL olduğunu, (ZMSS poliçesi tedavi giderleri klozu) sonuç ve kanaati belirtilmiştir. İtiraz üzerine Aktüerya bilirkişi Serhat SEVİNÇ tarafından düzenlenen 04/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 2024 yılı güncel asgari ücret ve TRH 2010 tablosu- Progresif rant (%10 arttırım ve %10 eksiltim) yöntemine göre yapılan hesaplama sonucunda davacı ...'ın; Geçici işgöremezlikten kaynaklanan tazminat alacağının bulunmadığını, Sürekli işgücü kaybından kaynaklanan bakiye gerçek zararının 1.392.854,83.TL (güncellenmiş sigorta şirketi ödemeleri indirimi sonrası) olduğunu, davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma klozu kapsamında sorumlu olduğu tazminat tutarının bakiye poliçe teminat limit tutarı olan 82.074,80.TL ile sınırlı olduğunu, Geçici bakıcı giderinden kaynaklanan tazminat tutarının ise 1.071,00.TL olduğunu, (ZMSS poliçesi tedavi giderleri klozu teminat limit tutarının 268.000,00 TL olduğunu) sonuç ve kanaati belirtilmiştir. İtiraz üzerine yeni Aktüerya bilirkişisi Duygu TOKCAN tarafından düzenlenen 12/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Sigorta poliçesinin tedavi giderleri açısından şahıs başına azami teminat limiti kaza tarihi itibarıyla 268.000,00-TL olup, davacının yukarıda hesaplanan 1.071,00-TL bakıcı gideri zararı ile 200,00-TL. SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının tedavi teminatı kapsamında olduğunu, Sigorta poliçesinin sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limiti kaza tarihi itibarıyla 268.000,00-TL olup, anılan teminat limiti kapsamında, davalı sigorta şirketince dava tarihinden önce 01.07.2016 tarihinde 37.500,00-TL, Dava tarihinden sonra yargılama sürecinde 13.12.2019 tarihinde 148.425,20-TL. Tazminat ödemesinde bulunulmakla bakiye poliçe teminat limitinin 268.000,00 - 37.500,00- 148.425,20= 82.074,80-TL olduğunu, davacının bakiye maddi zararı 1.452.236,36-TL. olarak hesaplanmakla birlikte davalı sigorta sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamındaki sorumluluğunun bakiye poliçe teminat limiti olan 82.074,80.TL. ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin 02.04.2014 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu sonuç ve kanaati belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişi .... .... .... tarafından düzenlenen 04/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ile İtiraz üzerine yeni Aktüerya bilirkişisi .... .... .... tarafından düzenlenen 12/09/2024 tarihli bilirkişi raporların benzer olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin dosyaya sunduğu 05/11/2024 tarihli ISLAH DİLEKÇESİNDE özetle: TBK. 100 madde ve Yargıtay içtihatları uyarınca dava aşamasında yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğinden, sigorta poliçesinin sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin bakiyesi, işgöremezlik tazminatı açısından alacak miktarı olarak belirtilmiş olduğunu bu bağlamda, Fazlaya ve faize dair her türlü talep ve dava hakları ve 6100 Sayılı Yasa’nın 107.maddesi ve ilgili maddeler uyarınca, zarar miktarının değişmesi durumunda, yeniden dava değerinin artırılması hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu trafik kazası neticesinde davalıya Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında müvekkilin kaza nedeniyle uğradığı zararlar nedeniyle; Sürekli/ Kısmi İşgöremezlik Zararı Nedeniyle 230.500,00 TL, Bakıcı Gideri Zararı Nedeniyle 1.071,00 TL, SGK Tarafından Karşılanmayan Tedavi Gideri Zararı Nedeniyle 200,00.TL, maddi tazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren, bu talpleri kabul görmez ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faizi, yargılama giderleri ve her bir alacak kalemi açısından ayrı ayrı hükmedilecek ücreti vekâlet ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafın ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı tarafın, Mahkememiz tarafından verilen 30/10/2019 tarihli, 2016/598 Esas, 2019/807 Karar sayılı kararı istinaf aşamasında iken ... 14.İcra Dairesinin 2019/16745 Esas sayılı icra takibi ile icra işlemi başlattığı, 148.425,20.TL asıl alacak, 1.245,67.TL yargılama gideri, 536,20.TL Bakiye Harç, 14.624,02.TL ilam vekalet ücreti ile birlikte toplam faiz ile birlikte 211.403,20.TL üzerinden icra emri düzenlendiği davalı tarafın 17/12/2019 tarihli yapılan 235.319,80.TL kapak hesabına göre, davalı sigorta şirketinin bu miktarı icra dosyasına 13/12/2019 tarihinde ödeme yaptığı, masraflar düştükten sonra davacı tarafın hesabına EFT olarak 221.472,89.TL olarak gönderildiği tespit edilmiş olup ilgili icra evrakları dosya içerisine alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tek taraflı, yaralamalı trafik kazası neticesinde yaya konumundaki davacının geçici ve kalıcı iş göremezliği nedeniyle ve bakıma muhtaç olduğundan bahisle maddi tazminat istemi ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve davacının okula devam edememesi nedeniyle oluşan maddi zararlarının tazmini istemine ilişkindir. Toplanan delilere, tarafların iddia ve savunmalarına, maluliyet raporu ile kusur ve aktüer raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; yolun sağındaki yaya geçidinden karşıya geçmekte olan davacının geçişini tamamlamak üzere olduğu sırada, sol şeritte ilerleyen davalıya sigortalı araç sürücüsünün yolda yaya geçidi trafik işaret levhası bulunmasına rağmen aracını durdurarak davacı yayaya geçiş önceliği vermesi gerekirken hızını düşürmeyerek davacıya çarpması sonucu meydana gelen olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın ise yaya geçidinden kurallara uygun şekilde geçtiği sırada kendisine çarpan araca karşı alabileceği herhangi bir önlem olmadığından kusursuz olduğu, Fırat Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığının 14/06/2016 tarihli raporu ile maluliyet yönünden ise, kaza sonucu davacının % 8 oranında sürekli iş göremez kaldığı davacı tarafından sunulan ve davalı sigorta şirketinin de davadan önce yaptığı ödemeye esas aldığı sağlık kurulu raporu ile tespit edilmiş olup, ayrıca ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2020/87 Esas, 2022/1557 Karar sayılı kaldırma kararında belirtilen hususta ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 17/05/2023 tarihli maluliyet raporunda; davacı ...'ın 18.01.2014 tarihli yaralanması neticesinde; 1(bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” nin 12. Maddesine göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı sonuç ve kanaati belirtilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2020/87 Esas, 2022/1557 Karar sayılı kaldırma kararında belirtilen hususta alınan Adli Tıp Kurumu Uzman Doktor bilirkişisi Nergis CANTÜRK tarafından düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda; SGK kapsamı dışında kalan ve fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (ulaşım, diyet, baston-walker ve pansuman gideri) tarafınca hesaplandığında toplam 200.TL kabul edilmesi uygun bulunduğu belirtilmiş olup yine toplanan delilere göre Aktüerya bilirkişisi Duygu TOKCAN tarafından düzenlenen 12/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Sigorta poliçesinin tedavi giderleri açısından şahıs başına azami teminat limiti kaza tarihi itibarıyla 268.000,00-TL olup, davacının hesaplanan 1.071,00-TL bakıcı gideri zararı ile 200,00-TL. SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının tedavi teminatı kapsamında olduğunu, Sigorta poliçesinin sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limiti kaza tarihi itibarıyla 268.000,00-TL olup, anılan teminat limiti kapsamında, davalı sigorta şirketince dava tarihinden önce 01.07.2016 tarihinde 37.500,00-TL, Dava tarihinden sonra yargılama sürecinde 13.12.2019tarihinde 148.425,20-TL.Tazminat ödemesinde bulunulmakla bakiye poliçe teminat limitinin 268.000,00- 37.500,00-148.425,20= 82.074,80-TL olduğunu, davacının bakiye maddi zararı 1.452.236,36-TL. olarak hesaplanmakla birlikte davalı sigorta sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamındaki sorumluluğunun bakiye poliçe teminat limiti olan 82.074,80.TL. ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin 02.04.2014 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu belirtilmiştir. Tüm bu bilgiler ışığında davalı sigorta şirketinin oluşan zarardan 2918 Sayılı KTK.nun 85/1 maddesi uyarınca sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğundan, yukarıda belirtilen hususlarda birlikte değerlendirildiğinde, Davalı sigorta şirketi tarafından dava açıldıktan sonra, mahkememiz tarafından verilen 30/10/2019 tarihli, 2016/598 Esas, 2019/807 Karar sayılı kararı istinaf aşamasında iken ... 14.İcra Dairesinin 2019/16745 Esas sayılı icra takibi ile işlem koyduğu anlaşıldığından yargılama sürecinde 13/12/2019 tarihinde yapılan 148.425,20.TL ödemenin icra infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğinden bu kapsamda aktüerya bilirkişi tarafından hesaplanan sürekli iş görmezlik zarar tazminatı miktarı olan 268.000,00-TL'den eldeki dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenen 37.500,00.TL mahsup edildiğinde (268.000,00.TL- 37.500,00.TL= 230.500,00.TL) kalan 230.500,00.TL sürekli iş göremezlik zarar tazminatı tespit edilmiş olduğundan, buna göre davanın KISMEN KABULÜ ile, 230.500,00.TL sürekli iş göremezlik zarar tazminatı, 1.071,00.TL Bakıcı gider zarar tazminatı ile, 200,00.TL Tedavi gideri zarar tazminatı olmak üzere TOPLAM 231.771,00.TL maddi tazminatın sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 02/04/2014 tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Davalı sigorta şirketi tarafından dava açıldıktan sonra, mahkememiz tarafından verilen 30/10/2019 tarihli, 2016/598 Esas, 2019/807 Karar sayılı kararı istinaf aşamasında iken ... 14.İcra Dairesinin 2019/16745 Esas sayılı icra takibi ile işleme koyduğu anlaşıldığından yargılama sürecinde 13/12/2019 tarihinde yaptığı 148.425,20.TL tazminat ödemesinin infaz sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketine davacı taraf 20/03/2014 tarihinde başvurmakla 02/04/2014 tarihinde temerrüte düşürdüğünden tazminata bu tarihten itibaren faiz işletilmiş olup, kazaya karışan araç hususi araç olduğundan hükmedilen tazminatlara yasal faiz uygulanmıştır. Ayrıca davacının okuluna devam edememesi sebebiyle uğradığını iddia ettiği zararlara ilişkin de, davacı vekili dosyaya hiç bir delil sunmadığından TMK.6 ve HMK.190.maddesine göre iddiasını ispatlayamadığı kanaatine varılmış olduğundan bu nedenle bu talebe ilişkin fazlaya ilişkin talepleri reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 230.500,00.TL sürekli iş göremezlik zarar tazminatı, 1.071,00.TL Bakıcı gider zarar tazminatı ile, 200,00.TL Tedavi gideri zarar tazminatı olmak üzere TOPLAM 231.771,00.TL maddi tazminatın sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 02/04/2014 tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Davalı sigorta şirketi tarafından dava açıldıktan sonra yargılama sürecinde 13/12/2019 tarihinde yaptığı 148.425,20.TL tazminat ödemesinin İNFAZ SIRASINDA İCRA MÜDÜRLÜĞÜNCE DİKKATE ALINMASINA, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 15.832,28.TL karar ve ilam harcının, istinaf kaldırma sonrası yapılan 285,00.TL ıslah harcı ile birlikte Mahkememiz tarafından verilen 30/10/2019 tarihli, 2016/598 Esas, 2019/807 Karar sayılı kararında İlgili Vergi Dairesine yazılan 08/01/2020 tarihli 2020/13 Harç Nolu Harç Tahsil Müzekkeresinde belirtilen 9.602,73.TL harç tahsil edilmiş olduğu tespit edilmek ile toplam 9.887,73.TL'nin mahsubu ile eksik kalan 5.944,55.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 29,20.TL peşin harç, 507,00.TL tamamlama harcı, 285,00.TL ıslah harcı, 29,20.TL başvurma harcı, 450,05.TL tebligat ücreti, 8.650,00.TL bilirkişi ücreti, 1.280,00.TL ... Üniversitesi ATK rapor ücreti, olmak üzere toplam 11.230,45.TL'nin davanın kabul oranına göre 11.229,24.TL yargılama giderinin, Mahkememiz tarafından verilen 30/10/2019 tarihli, 2016/598 Esas, 2019/807 Karar sayılı kararı istinaf aşamasında iken ... 14.İcra Dairesinin 2019/16745 Esas sayılı icra takibi ile 1.245,67.TL yargılama gideri, 536,20.TL bakiye harç olmak üzere toplam 1.781,87.TL davacı tarafından tahsil edilmesi nedeniyle bu miktarın mahsubu ile bakiye 9.447,37.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 37.083,36.TL vekalet ücretinin, Mahkememiz tarafından verilen 30/10/2019 tarihli, 2016/598 Esas, 2019/807 Karar sayılı kararı istinaf aşamasında iken ... 14.İcra Dairesinin 2019/16745 Esas sayılı icra takibi ile 14.624,02.TL ilam vekalet ücreti davacı tarafından tahsil edilmesi nedeniyle bu miktarın mahsubu ile bakiye 22.459,34.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5)Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından red edilen talep yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.maddesi uyarınca hesaplanan 25,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair; davacı vekilinin e-duruşmada yüzüne karşı, davalı sigorta vekilinin yokluğunda olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/12/2024 ¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

Atıf: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/492, K. 2024/878, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-492-e-2024-878-k-42cbdc9ea589