İlk Derece Mahkemesi · Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/341 E. 2023/747 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/341
Karar No
2023/747
Karar Tarihi

T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/341 Esas - 2023/747 T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/341 Esas KARAR NO : 2023/747 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/12/2018 KARAR TARİHİ : 08/12/2023 KARAR YAZMA TARİHİ : 08/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı Vekili Dilekçesinde: 09/06/2018 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalanan ... plakalı aracın yaya olan müvekkiline çarpması neticesinde müvekkilinin sakatlandığını, kazanın sigortalı araç sürücüsünün kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin zararlarınından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkilinin davalıya müracaat etmesine rağmen zararlarının karşılanmadığını, belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı turarak 10.000 TL sürekli ve geçici maluliyet zararının, başvuru tarihi takip eden 8 iş günü sonundan itibaren işleyecek olan avans faiz ile davalından tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı Sigorta Vekili Cevap dilekçesinde; ... plaklı aracın müvekkili tarafından ZMMS ile sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigorta limiti kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacının davasını kanıtlaması gerektiğini, ayrca sigorta genel şartları gereğince geçici iş görmezlik zararlarının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, ayrıca davacının kusur durumunu ve maluliyet durmunu kanıtlaması gerektiğini, ayrıca davacının avans faizi talebinin yerinde olmadığı gibi, temerrüt faizinin dava dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. DAVANIN NİTELİĞİ VE UYUŞMAZLIK: Dava; yaya olan davacıya, davalı tarafından ZMM Sigortası ile sigortalı aracın çarparak yaralanmasına neden olduğundan bahisle cismani zarar nedeniyle sürekli, geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davanın sigorta şirketine karşı açılmış olması nedeniyle mahkememiz görevlidir. Mahkememizin yetkisine itiraz edilmemiştir. Taraflar arasında kaza yapan aracın davalı tarafından ZMM Sigortası ile sigortalandığına ilişkin uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık: Kazanın Meydana gelmesinde kusur durumu, Kaza nedeniyle davacının geçici ve sürekli maluliyetinin meydana gelip gelmediği, süresi ve oranı, Davacının Geçici, sürekli iş görmezlik talep edebileceği tazminat olup olmadığı ve miktarı, geçici iş görmezlik zararlarının sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, Faizin başlangıcı ve niteliğine ilişkindir. KALDIRMA KARARI: Davada mahkememizin 2018/950 Esas sayılı dosyasında; Davanın kabulü ile 57.921,13 TL tazminatın dava tarihi olan 29.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, dair karar verilmiş, karar davalı vekilinin istinaf talebi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2022 tarih ve 2019/3195 Esas 2022/1044 Karar sayılı ilamında; "...Mahkemece hükme esas alınan 13.06.2019 tarihli kusur bilirkişi raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün olay yeri krokisine göre olay mahalli Fatih sokak kavşak çıkışında, trafik işaretleri ile işaretlenmiş yaya geçidinden taşıt yolunu karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'e aracının sağ yan aynası ile çarptığı, olayın bu oluş şeklinde göre, sürücü ...'in 2918 sayılı KTK.nunda belirtilen trafik işaret levhalarına, hız kuralına ve kavşakta geçiş önceliği kuralına uymadığı meskun mahalde gündüz vakti seyir halinde iken, aracının hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurması, olay mahalli trafik işaretleri ile işaretlenmiş kavşağa yaklaştığında hızını azaltması ve kavşak çıkışında yaya geçidi alanında yolu karşıdan karşıya geçmekte olan yayaları gördüğünde kavşak başında mutlak olarak duruşa geçmesi, ilk geçiş hakkını yaya ... ve eşine vermesi gerekirken, aksine yayaları gördüğü halde kavşak başında durmayarak, aracının sağ yan aynası ile yayaya çarptığı anlaşıldığından olayda tam kusurlu olduğu, davacı yaya ...’in ise olay mahallinde trafik işaretleri ile işaretlenmiş yaya geçidi alanından, trafik kurallarına uygun olarak ilk geçiş hakkını kullanarak yolu karşıdan karşıya geçmekte iken, ... plakalı araç tarafından çarpıldığı olayda kusursuz olduğu belirtilmiştir. Dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında ise sürücü ...’in aracı ile seyrederken karşıya geçmeye çalışan yayaya çarptığı, olay yerine 11 metre mesafede yaya geçidi levhası ve yaya geçidi yer işaretlerinin mevcut olduğu, sürücünün yayayı gördüğünün beyan ettiği belirtilerek yayanın yaya geçidi dışında başka yerden geçmesi yasak olduğu halde karşıya geçmeye çalıştığından asli kusurlu, araç sürücüsünün ise aracının hızını mahal şartlarına göre ayarlamadığından tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı yayanın yaya geçidi üzerinden yolun karşısına geçmeye çalıştığı belirtilerek araç sürücüsüne tam kusur verilmiş, olaydan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında ise kazanın meydana geldiği yere 11 metre uzaklıkta yaya geçidi olduğu, yayanın yaya geçidinden geçmediği belirtilerek yayanın asli kusurlu, araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun belirtilmiş olmasına göre kaza tespit tutanağı ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmiştir. Mahkemece kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için dava konusu olaya ilişkin hazırlık soruşturma dosyası da getirilerek Karayolları Genel Müdürlüğü veya Adli Tıp Kurumundan çarpma yeri, olay yerinde yaya geçidi bulunup bulunmadığı hususları değerlendirilerek tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruridir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle davacı tarafından yapılan başvuru üzerine Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından 08.01.2019 tarihli rapor düzenlenmiş, davacının %35 oranında maluliyetinin olduğu, 6 ayda iyileşeceği belirtilmiş, bu rapor davacı vekili tarafından dosyaya sunulmuş, mahkemece davalı vekiline rapora itiraz edilmesi için süre verilmiş, ancak verilen süre içerisinde itiraz edilmediğinden hükme esas alınarak tazminat hesabı yaptırılmış ise de; davalı tarafından yargılama aşamasında rapora itiraz edildiği ve davacı tarafından dosyaya sunulan raporun 08.01.2019 tarihinde davacının başvurusu üzerine alındığı ve davacının tedavi evraklarının ise dosyaya 15.01.2019 tarihinde geldiği, davacının kendi başvurusu üzerine alınan raporda dava konusu kaza ile ilgili tedavi evraklarının rapor hazırlanırken incelenip incelenmediği ve dava konusu olay ile illiyet bağının belirlenip belirlenmediği anlaşılamadığından hükme esas alınması isabetli görülmemiştir. Mahkemece TBK.nın 51. Maddesi kapsamında tazminat hesabına esas alınacak maluliyet raporunun davacı muayene edilerek ve tedavi evrakları değerlendirilerek düzenlenmesi gerektiğinden davacının maluliyet oranının belirlenmesi için davacı da hazır bulundurularak Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin adli tıp ana bilim dalı başkanlıklarından rapor alınması gerektiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri de yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle kaza tespit tutanağı ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki maddi vakıaya ve kusur oranlarına ilişkin çelişkinin giderilmesi için rapor alınması ve davacının da hastaneye sevki ile tedavi evrakları değerlendirilerek maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin adli tıp ana bilim dalı başkanlıklarından rapor alınması gerektiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..." gerekçeleriyle Mahkememizin 23/09/2019 tarih ve 2018/950 Esas 2019/672 Karar sayılı kararının kaldırılması sonrasında dosya mahkememize gönderilmiş ve iş bu esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. KALDIRMA KARARI ÖNCESİNDE DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: Olaya ilişkin kaza tespit tutanağı, soruşturma tutanağı, davacıya ait nüfus kaydı, Tedavi evrakları, Sosyal ekonomik durum araştırması, poliçe ve hasar dosyası dosyamız içersine kazandırılmıştır. Davalının Maluliyet raporu dosyaya kazandırılmış, A.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başanlığı 08/01/2019 tarihli 164 sayılı raporunda davacının 24/04/2017 tarihinde geçirdiği kaza neticesinde davacının %35 oranında maluliyetinin meydana geldiği ve 6 ay geçici iş göremez kaldığı mütala edilmiştir. Davalı vekiline maluliyet raporuna karşı itirazı var ise itirazda veya beyanda bulunması için 2 haftalık kesin mehil verilmiş verilen süre içerisinde beyanda bulunmamıştır. Kazaya ilişkin Trafik Kusur Bilirkişisinden Rapor alınmış bilirkişi Ömer Turan 13/06/2019 tarihli raporunda; Davalı tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunu, yaya olan davacının ise kaza anında yaya geçidinden karşıya geçtiğinden kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını raporunda mütalaa etmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra Aktüer Bilirkişiden rapor alınmış, aktüer bilirkişi ... raporunda, TRH 2010 Yaşam tablosuna göre yaptığı hesaplamaya göre davacını 6 aylık geçici iş görmezlik zararını 8.705,46 TL, %35 maluliyete göre sürekli iş görmezlik zararının 49.215,67 TL olduğunu raporunda mütala etmiştir. Davalı tarafından bilirkişi raporu üzerine maluliyet raporuna çerçevesinde itiraz edilmiş ise de, davalının verilen süre içerisinde maluliyet raporuna itiraz etmemesi nedeniyle hesap bilirkişinden rapor alınmış olmasına göre davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. KALDIRMA KARARI SONRASINDA DOSYAYA KAZANDIRILAN VE KARARA ESAS ALINAN DELİLLER: Dosya tarafların kusur oranlarının tespiti için ... ATK Trafik İhtisas Kuruluna gönderilmiş, 17/10/2022 tarihli kurul raporunda; sigortalı araç sürücüsü ...'in %80 oranında, davacı yaya ...'in ise %20 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Davacının maluliyet raporu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınmış 03/11/2022 tarihli 2493819 Sayılı raporda davacının, 09/06/2018 tarihli yaralanmaları dikkate alınarak; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; kişinin bedensel engel oranının %35 olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında yapılan hesaplamada, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamada %27,2 oranında vücut genel çalışma gücünden kaybettiği, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağı, 3 ay süre ile başkasının yardımına ihtiyacı olduğu mütalaa edilmiştir. ... ATK Trafik İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen rapor ile dosyada mevcut bilirkişi raporu ve Kaza Tespit Tutanağının arasındaki çelişkilerin giderilmesi için dosya ... ATK Trafik İhtisas Kuruluna Genişletilmiş Uzmanlar Kuruluna tevdi edilmiş, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu 28/02/2023 tarihli raporunda; sigortalı araç sürücüsü ...'in %80 oranında, davacı yaya ...'in ise %20 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Aktüerya konusunda uzman bilirkişi ...tarafından düzenlenen 03/08/2023 tarihli raporda; 09.06.2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaralanarak malul kalan davacı ...'in, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç sürücüsünün %80 oranında kusuruna göre belirlenen; Adli tıp raporunda; tıbbi iyileşme süresinin 6(altı) aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, bu doğrultuda davacı ... için; Geçici iş göremezlik tazminatı olarak 6.964,37-TL'nin hesaplandığı, "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel özür oranı hesaplandığında; 09.06.2018 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin tüm vücut özür oranının %35(yüzdeotuzbeş) olduğu tespiti için yapılan hesaplamaya göre; Sürekli İş Göremezlik Tazminatının; 205.619,22-TL olarak hesaplandığı, “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve ekindeki cetveller ile "Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" (22. Maddesi dikkate alındığında) 11.10.2018 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve ekindeki cetveller dikkate alınarak, her iki yönetmelik için de ortak şekilde; çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının; %27,2(yüzde yirmiyedivirgüliki) olduğu tespiti için yapılan hesaplamaya göre; Sürekli İş Göremezlik Tazminatının; 159.795,50-TL olarak hesaplandığı, Kusura ilişkin adli tıp kurulu raporunda, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ...'in %80 (Yüzde Seksen) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in %20 (Yüzde Yirmi) oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmış olduğundan, takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, hesaplanan tazminatlardan davacının kendi kusuru %20 oranında indirim yapıldığı, Adli tıp kurulu raporunda, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3(üç) ay olduğu, tespit edilmiş olmakla birlikte davacı tarafından bakıcı gideri talep edilmediği gözetilerek bakıcı gideri hesaplamasının yapılmadığı, Davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinde, ölüm-sakatlık için şahıs başına teminat limitinin 330.000,00-TL, sağlık giderleri için şahıs başına teminat limitinin 330.000,00-TL olduğu, Davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan ilk başvurunun tebliğine ilişkin PTT gönderi formu örneğinin dava dilekçesine eklendiği ancak tebliğ tarihinin silik olması nedeniyle tam olarak tespit edilemediği, davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya gönderilen müzekkere cevabında tebliğ tarihinin 16.10.2018 olduğunun bildirildiği bu nedenle temerrüt tarihine ilişkin hesaplama yapılamadığı, Davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalı olan, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, otomobil olduğunun sigorta poliçesinden tespit edildiği, söz konusu aracın hususi kullanımda olduğu gözetilerek uygulanacak faizin yasal faiz olabileceği, takdirin sayın mahkemeye ait olduğu mütalaa edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Toplanan delillere, ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2022 tarih ve 2019/3195 Esas 2022/1044 Karar sayılı ilamına, maluliyet raporuna, ATK ve bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamında olay tarihinde davacı, davalı tarafından ZMMS ile sigortalanan araç sürücü tarafından kusurlu şekilde yaya geçidi üzerinde çarpması neticesinde davacı %35 oranında maluliyet meydana gelecek şekilde yaralanmış olup kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü %80 oranında kusurlu olduğundan, davacı meydana gelen sürekli iş görmezlik ve geçici iş görmezlik zararını 2918 Sayılı Yasanın 90 ve 91. Maddeleri çerçevesinde davalıdan talep edebilir. Her ne kadar davalı tarafından geçici iş görmezlik zararının Sigorta Genel Şartları çerçevesinde kendilerinin sorumluluğunda olmadığını iddia etmiş ise de, Sigorta Genel Şartlarında geçici iş görmezlik zararlarının sigorta teminatı kapsamında olduğu açıkça düzenlenmiş olup, davalı Teminat altında olduğunu kabul ettiği Geçici iş görmezliğin Genel Şartlar çerçevesinde SGK'nın sorumluluğunda olduğu iddiasındadır. SGK'nun sorumluluğunun sınırları 2918 Sayılı Yasanın 98. Maddesinde düzenlenmiş olup, Genel Şartlar ile SGK'nın sorumluluğunun kapsamı genişletilemez. SGK'nun da 2918 Sayılı Yasanın 98. Maddesi kapsamında geçici iş görmezlikten sorumluluğu yoktur. Bu nedenle davalının buna ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir. Alınan bilirkişi raporuna göre davacının geçici iş görmezlik zararının 6.964,37 TL ve sürekli iş göremezlik zararının 205.619,22 TL olacağı hesaplandığından, ve taleple bağlı kalınması gerektiğinden davanın karar ilamı öncesinde ıslah dilekçesi ise talep edilen 57.921,13 TL üzerinden kabulü ile davacı 2918 Sayılı Yasanın 99. Maddesine uygun müracaat bulunmadığından tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle; 1-Davanın KABULÜ ile, 57.921,13 TL tazminatın dava tarihi olan 29.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.956,59 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 197,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.758,69 TL'nin davalıdan kaldırma kararı öncesinde tahsil edildiği anlaşılmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı taraf kendini bir vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilip takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar ve ilam harcından mahsup edilen 197,90 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 35,90 TL başvuru harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 7.338,00 TL adli tıp ve bilirkişi ücreti, 618,25 TL tebligat ve müzekkere posta gideri olmak üzere toplam 7.997,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nun 333 ve GAT'nin 5. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kalan kısmının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/12/2023

Atıf: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/341, K. 2023/747, T. 08.12.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-341-e-2023-747-k-e1ed14a27c60