İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/91 E. 2024/796 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/91
Karar No
2024/796
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/91 Esas - 2024/796 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/91 Esas KARAR NO : 2024/796 HAKİM : ....... KATİP : ....... DAVACI : ....... VEKİLİ : Av. ....... DAVALI : 1- ....... VEKİLLERİ : Av. ....... Av. ....... DAVALI : 2- ....... VEKİLİ : Av. ....... DAVALILAR : 3- ....... 4-....... 5- ....... VEKİLİ : Av. ....... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/04/2018 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 22/12/2017 tarihinde yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isterken davalı ...'e ait olup diğer davalı ...'ın sevk idaresinde olan ... plakalı otomobilin kırmızı ışık yandığı halde durmayıp hızlı bir şekilde davacıya çarpması neticesinde davacının ağır bir şekilde yaralandığını, tedavisinin yatakta olarak ... yürütüldüğünü, kaza nedeniyle sol bacağında meydana gelen kırık dolayısıyla davacıya platin takıldığını, 27/12/2017 tarihinden itibaren 60 gün boyunca iş göremediğini, sonuç olarak kaza nedeniyle geçici ve kalıcı maluliyetinin doğduğunu, davaya konu trafik kazasına karışan davalı ...'e ait ... plakalı aracın ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile davalı ... A.Ş. tarafından sigortalandığını, ... poliçe numaralı kasko poliçesi ile ... A.Ş. tarafından sigortalandığını, ... ve ...'ın hem maddi hem manevi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, diğer davalı ... A.Ş.'nin ... ve ... ile birlikte maddi tazminat bakımından müştereken ve müteselsilen sorumluluğu mevcut olduğunu, ... A.Ş.'nin poliçe kapsamında manevi tazminattan sorumlu olduğunu bildirerek, 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'dan ve ZMSS ile aracı sigortalayan ... A.Ş. den müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ...'dan ve kasko sigortası ile aracı sigortalayan ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsilini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde sigorta şirketine başvurunun dava şartı olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığını, her durumumda sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında ve teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusurun ve zararın ispat edilmesi gerektiğini, ceza davasının kesinleşmediğini ve sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın reddi gerekirse de her durumda işletilecek faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olabileceklerini bildirdiği görülmüştür. Davalı ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davacı ... yayalara kırmızı ışık yanarken karşıya geçmeye çalıştığını, orta şeritte seyir halinde olan müvekkilinin önüne atladığını, kazanın bu şekilde gerçekleştiğini, çarpmanın müvekkilinin aracının sağ tarafında meydana geldiğini, müvekkilinin dava dilekçesinde yer verildiğinin aksine aracın aşırı hızlı olması, kırmızı ışıkta geçmesi ya da duramamış olması gibi durumların söz konusu olmadığını, bu doğrultuda davacının kaza dolayısıyla ile gördüğü maddi ve manevi zararın giderilmesinin noktasında müvekkile yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını davanın reddi gerektiğini bildirdiği görülmüştür. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde ve sigorta limiti dahilinde söz konusu olduğunu, davacı ...'ün kazaya asli kusuru ile sebebiyet verdiğini, der durumda kusur konusunda ATK veya bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davanın reddi gerekmekte ise de aksi durumda dava tarihinden temerrüdün söz konusu olabileceğini bildirdiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, meydana gelen trafik kazası neticesinde yaya olan davacının karşı araç kasko ve ZMSS sigortacıları ile sürücü ve araç sahibine yönelttiği maddi ve manevi tazminatın tazmini isteğine ilişkin olup mahkememizce yapılan yargılama sonunda tesis edilen 23/11/2021 tarih ve .......sayılı "1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.617,50 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... yönünden 22/12/2017 kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden 27/04/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin davalılar ... ve ... yönünden 22/12/2017 kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine," dair karar, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine........'nin 24/01/2024 tarih ve ....... sayılı karar ile "Mahkemece, ceza mahkemesi kararındaki davacının olayda %25 kusurlu, davalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu şeklindeki değerlendirmeye itibar edildiği belirtilmişse de, ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği ve kusur oranının farklı belirlendiğinin anlaşılması karşısında mahkemece, ceza mahkemesi kararı bekletici mesele sayılarak, gerektiğinde yeniden kusur raporu alınarak bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması isabetsizdir." gerekçesiyle kaldırılmış olup bu nedenle dosyanın yeniden ele alınması gerekmiştir. Yargılama devam ederken davalılardan ...'in vefatı nedeniyle davalı ... dışındaki mirasçıları ... ve ...'in davaya dahil olmaları sağlanmış, bu şekilde yargılama yürütülerek karara bağlanmıştır. Kaldırma ilamı sonrasında ....... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenilmiş olup yapılan incelemede ilgili ceza dosyasının ........'nin 01/04/2021 tarih ve ....... sayılı ilamı ile basit yargılama usulü yönünden dosyanın yeniden değerlendirilmesi için usulden bozulduğu, bunun üzerine yapılan yargılama sonunda yerel mahkemece 30/09/2021 tarih ve....... sayılı ilamı ile verilen taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 14/10/2021 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez kayıt ve belgeler, alınan bilirkişi raporları ile ceza dosyası içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde kusur durumuna yönelik olarak yeterli kanaat edinilebildiğinden usul ekonomisi de gözetilerek mahkememizce yeniden bir bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek duyulmamıştır. Somut olayda; davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak ...'nın 13/01/2021 tarihli raporunda; "1.Durum Davalı sürücünün kendisine hitaben yanan yeşil ışıkta geçiş yapması durumunda karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya çarpması halinde kusur durumu; A) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gece vakti seyir halinde iken beyanında belirttiği üzere kırmızıdan yeşil ışığa dönüşüm halinde duraklamadan olay mahalli kavşaktan geçiş yaptığı sırada istikametine göre sağ tarafından kavşak alanı içerisinden gelerek karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya karşı zamanında etkin tedbir almadığı mevcut olayda kusurludur. B) Davacı yaya ... olay mahalli yolda karşıdan karşıya geçiş yapmadan önce seyir halindeki araçların hız ve konumunu dikkate alması, araçlara hitaben yanan yeşil ışığı dikkate alarak yeşil ışıkta geçişini sürdüren davalı sürücü idaresindeki araca ilk geçiş hakkını vermesi, yolun müsait olduğu durumda karşıdan karşıya geçişini kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi, geçiş yapan araçlara karşı korunma tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara riayete etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde araçlara hitaben yanan yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada davalı sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı mevcut olayda kusurludur. 2.Durum Davacı yayanın kendisine hitaben yanan yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçiş yaptığı durumda davalı sürücü sevk ve idaresindeki aracın kendisine çarpması halinde kusur durumu; A) Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gece vakti seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, seyrini tedbir alabilecek vaziyette sürdürmesi, olay mahalli kavşağa yaklaştığı sırada sağ tarafından kavşak alanı içerisinden gelerek yayalara hitaben yanan yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kendisine hitaben yanan yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya çarptığı olayda kusurludur. B) Davacı yaya ... olay mahalli yolda karşıdan karşıya geçiş yapmadan önce her ne kadar kendisine hitaben yanan yeşil ışıkta geçiş yapıyor ise de sol tarafından gelen davalı sürücünün konumunu dikkate alarak karşıdan karşıya geçişini yolun müsait olduğu durumda dikkatli bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği olayda kusurludur. ... 1.Durum A) Davalı sürücü ...'ın %20 (Yüzde Yirmi) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı yaya ...'ün %80 (Yüzde Seksen) oranında kusurlu olduğu, 2.Durum A) Davalı sürücü ...'ın %80 (Yüzde Seksen) oranında kusurlu olduğu, B) Davacı yaya ...'ün %20 (Yüzde Yirmi) oranında kusurlu olduğu ..." yönünde görüş ve kanaat bildirilerek ihtimalli değerlendirme yapılmıştır. Aynı olaya ilişkin yukarıda künyesi verilen ceza dosyasında yapılan yargılama neticesinde; "Katılan ... ışıklı kavşağa geldiğinde araçlara kırmızı ışık yandığını, bu nedenle 3 şeritli yolun sağ ve sol şeridindeki araçlar durduğu halde, orta şeritten bir aracın hızla gelerek kendisine çarptığını beyan etmiş, sanık yavaş gittiğini, ışıkları geçtiği sırada aniden yola yaya çıktığı için kazanın meydana geldiğini bildirmiş, tanık ... "sanık beni arabası ile aldı, kullandığı araca bindim, ileride ışıklarda durduk, yeşil yanınca hareket ettik, bir yaya yandan araca çarptı" şeklinde beyanda bulunmuş, devamında "kavşağa gelince durdu, yeşil yanınca hareket etti şeklinde ifade vermiş, sanık "kavşağa yaklaşmıştım, ...'ı arabama aldım, kavşağa çok yakındık, kırmızı ışık yanıyordu, iyici yavaşladım, duracak gibi oldum, yeşil yanında hareket edip devam ettim, durma ile durmama arasında hareket ettim" şeklinde anlatımda bulunmuş, sanık müdafi aracın yayaya çarpmadığını, yayanın araca çarptığını, bu nedenle ....... 2. Halinin geçerli olması gerektiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, beraatine karar verilmesi gerektiğini talep etmiş ise de, sanığın kendi savunması ve savunma tanığının anlatımları dikkate alındığında 3 şeritli yolun en sağ şeridi ve en sol şeridi dolu ve hareket etmeyen araçlar varken orta şeride gelen sanığın kullandığı araçla durma durmama noktasında yoluna devam ettiği, o anda yeşil ışık yanmış olsa bile daha önce araçlara kırmızı ışık yandığı, yayanın yeşil ışıkta yolun ortasına kadar geldiği, bu nedenle yoluna devam ettiği, orta şeride gelen yayanın geri dönmesi halinde de aynı risk altında kalacağı, ileri devam etmesinin normal olduğu, sanık ve savunma tanığının anlatımları kabul edilse dahi sanığın durup durmama noktasında aniden hareketle yayaya arabanın yan tarafı ile çarptığı, yandan çarpışmanın olmasının yayanın araca çarptığı şeklinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bir aracın yan tarafıyla duvara sürtmesi halinde nasıl duvarın araca çarptığını iddia edemez isek, yayanın da araca çarptığını kabul etmenin olayın oluş şekline göre mümkün olmadığı, sanığın kavşağa gelmesine rağmen ve ışıklı kavşağa gelmiş olduğu halde, 2 şeritteki araçlar dururken durmadan yoluna devam etmiş olması nedeniyle ... raporunda da belirtildiği gibi asli kusurlu olarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği," tespit edilmiş, bu tespite göre verilen hüküm ise kesinleşmiştir. Bu bağlamda davalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın olay mahalli kavşağa yaklaştığı sırada sağ tarafından kavşak alanı içerisinden gelerek yayalara hitaben yanan yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediğinin ceza dosyasında maddi vakıa olarak kesinleştiği ve ceza mahkemesinde belirlenen maddi olgunun mahkememiz yönünden bağlayıcı olduğu sabittir (Benzer şekilde bkz. ....... sayılı ilamı). Bu bağlamda dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile alınan kusur raporu ve davaya konu trafik kazasına dair ceza dosyasında yer alan maddi vakıaya dair tespitler kapsamında elde edilen teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde ...'nın 13/01/2021 tarihli kusur raporunda belirtilen 2. halin geçerli olup davalı araç sürücüsü ...'ın asli, %80, davacının ise tali, %20 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, tarafların kusur durumunun, davaya konu trafik kazasının oluşuna ve hakkaniyete uygun olduğu kabul edilen bu oran nazara alınarak hükme esas alınması uygun bulunmuştur. Davacının maddi tazminat talebi yönünden hükme esas alınması uygun bulunan .......'nin 29/04/2010 tarihli raporunda davacının daimi maluliyet oranının %0 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiş, 20/07/2020 tarihli aktüer hesap bilirkişi raporunda ise davacının kusur konusunda değerlendirme yapılmadan geçici iş göremezlik zararının 10.771,87-TL olarak hesaplandığı ve bu miktarın ZMSS poliçe limit limiti içerisinde olduğu bildirilmiş olup mahkememizce davalı sigortalı araç sürücüsü ...'ın %80 kusuruna denk gelen maddi zarar miktarı ise 8.617,50-TL (10.771,87-TL x 80/100) olarak hesaplandığından davacının maddi zarar talebinin 8.617,50-TL yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bu bağlamda haklılığı kanıtlanamayan fazlaya dair istemin kabulü mümkün olmamıştır. Temerrüt tarihi bakımından ise günümüzde de uygulama alanı bulan, müşterek hukukun “gasp eden daima temerrüt hâlindedir” şeklindeki genel ilkesine göre, haksız fiilin faili daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmediğinden, davalılar ..., ... ve ... yönünden 22/12/2017 kaza tarihinden, ZMSS sigortacısı diğer davalı ... A.Ş. yönünden ise KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalıya başvuru tarihine göre 27/04/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise; 6098 TBK'nun 56/1. maddesi hükmüne göre “Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, somut olayda 22/12/2017 kaza tarihi, kazanın oluş şekli, kaza neticesinde davacının daimi maluliyeti oluşmadan 9 aya kadar geçici iş göremezliğe neden olacak şekilde yaralanması ile oluşan cismani zararının boyutu ile bu zarara neden olan trafik kazasında davalı araç sürücüsü ...'ın %80 kusurlu olarak katkısının bulunmuş olması ile tarafların sosyal ve ekonomik durumu da göz önüne alınarak, davacının kendi yaralanması sebebiyle duyduğu acı ve ızdırabın niteliği ve derinliğini hafifletebilmek amacıyla davacıyı da zenginleştirmeyecek şekilde mahkememizce 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir. Hükmolunan bu manevi tazimat miktarının kasko sigortacısı davalı ... A.Ş. yönünden dosyaya mübrez "......." içeriğinde yer alan manevi tazminat klozu gereği 30.000,00-TL miktarlı poliçe teminat limiti içerisinde kaldığı görülmüş olup bu bağlamda 15.000,00-TL'nin temerrüt durumuna dair yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ... yönünden 22/12/2017 kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden ise davadan önce temerrüde düşürüldüğü kanıtlanmadığından dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 8.617,50-TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ..., ... ve ... yönünden 22/12/2017 kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden 27/04/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00-TL'nin davalılar ..., ... ve ... yönünden 22/12/2017 kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 588,66-TL harçtan peşin alınan 375,71-TL ile bakiye 212,95‬-TL harcın davalılar ..., ..., ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre 8.617,50-TL ücreti vekaletin davalılar ..., ..., ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Maddi tazminat yönünden davalılar ..., ..., ... ve ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre toplam 1.382,50-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ... ve ... A.Ş.'ye ödenmesine, 6-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.024,65-TL harcın davalılar ..., ..., ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre 15.000,00-TL ücreti vekaletin davalılar ..., ..., ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Manevi tazminat yönünden davalılar ..., ..., ... ve ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre 15.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılar ..., ..., ... ve ... A.Ş.'ye ödenmesine, 9-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 35,90-TL başvuru harcı ve 375,71-TL peşin harç olmak üzere toplam 411,61‬-TL'nin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafından yapılan 845,00-TL tebligat, 481,10-TL müzekkere gideri, 500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.410,00-TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplam 3.236,10-TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre takdiren 2.788,70-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 134,70-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 116,07-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 12-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ....... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024 Katip ....... ¸e-imzalıdır. Hakim ....... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/91, K. 2024/796, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-91-e-2024-796-k-e162691f22c7