İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/121 E. 2024/92 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/121
Karar No
2024/92
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/121 Esas - 2024/92 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2023/121 Esas KARAR NO : 2024/92 BAŞKAN :.... ÜYE :... ÜYE :... KATİP : ... DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ... Av. ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 30.01.2015 KARAR TARİHİ : 26.11.2020 BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVASI DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08.07.2015 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili ..... Mahkemesine açtığı dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında 21.10.2013 tarihinde 35 adet düz tabanlı çelik silo tesisi yapım işi sözleşmesi imzalandığını, davalının Kamu İhale Kanunu hükümlerine aykırı olarak zemin etütleri ve uygulama projeleri olmadan ihale yapılmış olduğunu, ihaleyi kazanan davacının sözleşme imzasını takiben öncelikle zemin etütleri ve projelerini yaptırdığını, 13.12.2013 tarihinde onaylarının alındığını, bu durumda ihale şartnamesinde davacıya verilen miktar ve teknik birim fiyatları ile zemin etüt ve projelerinin yapılmasından sonra ortaya çıkan miktarlar arasında ciddi farklılıklar oluştuğunu, işin bedelinin şartnamedeki bedele göre %50 artış gösterdiğini, ancak sözleşmede artısın %20'den fazla olamayacağı kararlaştırıldığından idarenin bir kısım imalatlardan vazgeçtiğini, idarenin hangi imalatlardan vazgeçeceği konusunda davacıya uzun süre bilgi vermediğini, dolayısıyla fiilen işi başlanamadığını, mukayeseli keşif yapılarak idarece 30.12.2013'de onaylandığını ve fiilen işi başlayabile tarihinin 06.01.2014 tarihli bildirimle gerçekleştiğini, yer tesliminden 60 gün sonra işe başlama koşullarının oluştuğunu, 1 nolu hakedişin 25.02.2014 tarihinde idareye sunulduğunu, idarece onaylandıktan sonra 05.03.2014'de tahakkuk eden hakediş sözleşme gereği 15 gün sonra ödenmesi gerekirken ödemenin 05.06.2014 tarihinde 2,5 ay sonra gerçekleştiğini, davacı şirketin imalatlara devam ederek 2 nolu hakedişi 27.03.2014 tarihinde verdiğini, bu hakedişin yine sözleşme şartlarına göre tahakkuk tarihinden 15 gün sonra 15.04.2014 tarihi olması gerekirken ödemenin 05.06.2014 tarihinde yani 50 gün sonra yapıldığını, imalatlara hızla devam edildiğini ve montaja başlandığını, 3 nolu hakedişin 02.05.2014'de yapıldığını, sözleşme şartlarına göre 28.05.2014'de ödenmesi gerekirken 05.06.2014'de ödendiğini, 4 nolu hakedişin ise 25.08.2014 tarihinde onaydan geçip tahakkuk ettiğini, 15.07.2014'de ödemenin yapılmadığını, bu hakedişe ait ödemeler daha geç tarihlerde peyderpey yapıldığını, 755.948,00 TL'nin halen ödenmemiş olduğunu, 5 nolu hakedişin ise hiç ödenmediğini, hakediş ödemelerinin geç yapılması yada ödenmemesi hallerinin idarenin kusuru olduğu ve sözleşmede belirlenen süreye ilave süre verilmesi gerektiği konusunun gerek .... genelgesinde gerekse Yüksek Fen Kurulu kararlarında açıkça belirtildiğini, sözleşme imzasını takiben 12.11.2013 tarihinde 4 iş yeri için enerji müsaadeleri alınması davacı tarafından gerekli müracaatlar yapıldığını ve idareye bildirildiğini, 2014 Temmuz ayında izinlerin alındığı bilgisinin şifahi olarak geldiğini, davacının gerek işe başlama tarihindeki gecikmeye neden olan hususlar gerek hakediş ödemelerindeki gecikmeler gerekse de enerji müsaadesini için geçen süreler kendilerinden kaynaklanmaması nedeniyle süre uzamasına ilişkin davalıya defalarca başvuruda bulunduğunu, somut hiç bir yanıt alamadığını ve nihayetinde davalının 29.12.2014 tarihli yazısı ile sözleşmenin fesih edildiğinin bildirildiğini, davalının sözleşme gereklerini yerine getirmediği gibi haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini belirterek sözleşmenin haksız feshedilmiş olması nedeniyle müspet zarar bedeli olarak imalatı bitmiş henüz hakedişe bağlanmamış iş karşılığı 50.000,00 TL, sadece bu iş üretilmiş ancak montajı ve kullanımı gerçekleşmemiş elektronik mekanik malzemeler bedeli 50.000,00 TL olmak üzere 100.000,00 TL, yoksun kalınan kar bedeli 50.000,00 TL, teşvik belgesin nedeniyle muaf olduğu karar pulu ve damga vergisinin haksız yere kesilmesinin nedeniyle toplam 50.000,00 TL olmak üzere şimdilik 200.000,00 TL'nin haksız fesih tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... 35 adet çelik silo tesisi yapımı işi amacıyla ihaleye çıkıldığını, davacı ile 21.10.2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, 01.11.2013 tarihinde yer teslimi yapıldığını, imalat esnasında ve proje revizyonu sonrasında ortaya çıkan yapılması zaruri bazı eksikliklerin tespit edildiğini ve iş artışının zorunlu hale geldiğini, yönetim kurulunun 30.12.2013 tarihli kararıyla sözleşme bedelinin %19,97'sine tekabül eden ilave iş artışı kararı alındığını ve davacıya ilave işleri ek süre olarak 60 gün verildiğini, sözleşmenin 9.2 maddesine göre işin bitim tarihi 28.06.2014 olup ilave işlere ek 60 gün süre verilmesiyle birlikte işin bitim tarihinin 27.08.2014 olarak belirlendiğini, 30.12.2013 tarihinde yapılan mukayeseli keşifle birlikte davacının .... yapacağı çelik silo yapım işi iptal edilerek .... tesislerin tamamlanmasına karar verildiğini, davacının davalı idare ile yaptığı yazışmalarda görüldüğü üzere işi sürümcede bırakmak amacıyla sürekli süre uzatımı talep ettiğini, yapılan incelemelerde işin başlamasından sonra geçen 420 gün boyunca işin %55-60 seviyelerinde olduğunun anlaşıldığını, davacının sözleşme hükümlerine yerine getirmekten imtina ettiklerini, davalı idarece Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu hükümlerine istinaden davacıya 10 gün içerisinde işin bitirilerek idareye bildirilmesi aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, 10 günlük süre 21.12.2014'te dolmasına rağmen sözleşme konusu işlerin bitirilmediğini, sözleşmenin 26. Maddesine göre yönetim kurulunun 25.12.2014 tarih 345 sayılı kararıyla sözleşmenin feshedilerek teminatların irat kaydedilmesine karar verildiğini, davacının uygulama projesi ve zemin etütleri olmadan ihale yapıldığı iddialarının doğru olmadığını, davacının sözleşmeden doğan/dağacak alacaklarını ... şubesine ve ... şubesine temlik ettiğini, .... gerekli ödemelerin temliknameler doğrultusunda yapıldığını, davacının .... aldığı vergi, resim ve harç istisna belgesinin düzenleme tarihi 10 Ekim 2013 olup genel müdürlüğe teslim tarihinin ise 13.02.2014 olduğu, ihale komisyon kararının tarihi olan 16.09.2013 tarihi istisna belgesinin düzenlendiği 10.10.2013 tarihinden önce olduğundan tahakkuk eden 73.181,00 TL karar pulunun istisnaya tabi tutulmayıp .... beyan edildiği, bu nedenle davacının borçlandırıldığını, ilave sözleşme ve damga vergisini ise 30.12.2013'de tahakkuk ettiğini, ancak 13.02.2014'de genel müdürlüğe teslim edildiğinden bu bedelin 23.01.2014'de beyan ederek davacının borçlandırıldığını toplam 97.529,50 TL'nin ilk hakediş ödemesinden kesilerek tahsil edildiğini, ancak ek sözleşme damga vergisi belgesinin geçerlilik süresi içerisinde tahakkuk ettiğinden düzeltme yapılarak kesilen 24.348,50 TL'nin firmanın alacağına kaydedildiğini, ... merkez bölgesi için 05.05.2014 tarihinde ... bölgeleri için ise 30.04.2014 tarihinde enerji müsaadesinin ...'tan alındığını ve aynı gün davacının faksla bilgilendirildiğini, mekanik malzeme bedellerinin ödemesinin idare ve teknik şartname hükümlerine göre mümkün olmadığını, ihale konusu iş gereği gibi ve zamanında ifa edilmediğinden yapının bütününde montajı tamamlanmayan mekanik inşaat ve elektrik kısımlarının davalı idare açısından tehlike arzettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA; Birleşen .... esas sayılı davasında dava dilekçesinde özetle; Davacı idarenin düz tabanlı çelik silo yapımı işi için ihaleye çıkıldığını, davalının teklifi 12.861,327,00 TL olup ekonomik bakımdan en avantajlı teklif olduğunu, davalı ile 21.10.2013 tarihli sözleşme imzalandığını, 01.11.2013 tarihinde davalıya yer teslimi yapılarak işe başlandığını, 30.12.2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile 2.568.407,00 TL tutarında iş artışı yapıldığını ve zemin etütlerinin yapılması ve diğer eksikliklerin giderilmesi için davalıya 60 gün ek süre verildiğini, verilen ek sürelere rağmen işin ancak %55-60'ının tamamlanabilmiş olduğunu, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunundaki prosedür takip edilerek verilen 10 günlük süre zarfında da işlerin bitirilmemesi nedeniyle davalının sözleşmesinin 25.12.2014 tarih 345 sayılı davalı idare yönetim kurulu kararına istinaden feshedildiğini, fesih işleminin haklı olduğunu, sözleşmenin toplam bedelinin iş artışı ile birlikte 15.429.734,00 TL'ye tekabül ettiğini, sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar davalının yapmış olduğu iş bedelinin 9.371.546,29 TL olup tüm işin yaklaşık %60'ın tekabül ettiğini, 6.058.187,71 TL bedelindeki yapılmamış işler için Kamu İhale Kurumundaki prosedür izlenerek ikinci ihaleye çıkıldığını, 04.05.2015'te yapılan ikinci ihale üzerinde kalan ... İnş.. A.Ş ile 29.05.2015'te sözleşme imzalandığını, sözleşme bedeli 7.974.000 TL olmakla beraber sözleşme kapsamında ilk sözleşmede yer almayan iş kalemleri de bulunduğu için söz konusu iş bedellerinin sözleşme bedelinden düşüldüğünü, ikmal işinin sözleşme bedelinin 7.553.902,40 TL olduğunu, iki ihale arasındaki fark olan 1.495.714,69 TL'nin aynı zamanda idarenin uğradığı zararı oluşturduğunu belirterek 1.495.714,69 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP; Birleşen .... esas sayılı davaya cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı idare tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, idarenin sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olduğu iddiasını haklı kılmak adına işin zamanında tamamlanmamış olmasına ilişkin belirtmiş olduğu hususların gerçek durumu yansıtmadığını, iş artışı ve eksikliği konusunda karar verme yetkisinin idarenin tasarrufunda olduğunu, bu durumda davalının hangi işi nerede yapacağının belli olma tarihinin 30.12.2013 tarihinde onaylanan mukayeseli keşif ve yönetim kurulu kararı sonrasında tebliğ tarihi olan 06.01.2014 tarihi olduğunu, enerji izinlerinin alınması buna göre proje ve imalatların yapılmasına ilişkin gerekliliğin yerine getirilmemiş olmasının işin süresine etkileyen en önemli unsurlardan biri olduğunu, bir diğer önemli konunun idarenin hak edişleri hiç ödememesi ve zamanında ödememesi olduğunu, sonuç olarak idarenin sözleşme gereklerine yerine getirmediğini haksız yere sözleşmeyi feshettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: .... Mahkemesi tarafından davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek dava dilekçesinin reddine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize tevzi olunduğu, .... Mahkemesine açılan .... esas davanın .... karar numarası ile bu dava ile birleştirilmesine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış, ...... Mahkemesine yazılan talimat gereğince mahallinde keşfen inceleme yapılarak inşaat mühendisi bilirkişi tarafından rapor düzenlenmiş, asıl ve birleşen davalar yönünden tüm dosya kapsamı ve tarafların ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, inşaat mühendisi, makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerce yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor ve bu rapora yönelik beyan ve itirazları değerlendirmek üzere düzenlenen ek raporda özetle; " taraflar arasında sözleşmenin 21.10.2013 tarihinde imzalandığını, asıl davada davacı tarafından 08.10.2013'te davalı kuruma sözleşmenin imzalanmasından önce sözleşme damga vergisi ve karar pulu harcından muaf olabilmeleri için iş durum belgesinin düzenlenmesi talebinde bulunulduğu, kurum tarafından 09.10.2013'de belgenin düzenlendiği, asıl davada davacının 09.10.2013'te .... vergi, resim ve harç istisnası belgesi talebinde bulunulduğu, Bakanlık tarafından 10.10.2013 tarihli vergi, resim ve harç istisnası belgesinin düzenlendiği, davacı tarafından istisna belgesini kuruma 11.10.2013 tarihinde teslim edildiği, sözleşemeye konu iş artışına ilişkin vergi, resim harç istisna belgesi aslının 21.01.2014 tarihli dilekçe ile davalı kurumdan talep edildiğinin anlaşıldığı, 27.02.2014 tarih ve 25387 sayılı resmi gazetede yayınlanan Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında 1 Seri Nolu Tebliğin 4.6 bendinde "... Yukarıdaki (4.3), (4.4), (4.5) fıkralarında yer alan hususlarda ihale kararlarına tevsik edilmesi kaydıyla belge aranmaksızın re'sen istisna tatbik edilecektir" düzenlemesi yer aldığını, ihalesi yapılan işin tebliğdeki tüm şartları taşıyan ve damga vergi ile harçtan istisna tutulması gereken bir iş olduğunu, buna göre davacıdan alınan 73.181,00 TL ihale komisyon karar pulu ve ilave iş artışından doğan 24.348,50 TL damga vergisi tutarının davacıya iadesinin gerektiği, dava konusu işin tabi olduğu, Kamu İhale Sözleşmesi Kanununun 20/a maddesi ve 22. maddeleri dikkate alındığında taraflar arasındaki sözleşmenin 21.12.2014 tarihi itibariyle feshedilmiş sayılması gerektiği, sözleşmenin 26. maddesi hükmü gereğince sözleşmenin feshi işlemlerinde yapım işleri genel şartnamesi hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, YİGŞ'nin 48. maddesinin 2/a fıkrasının 4735 Sayılı Kanunu 20/a hükmü ile paralellik gösterdiği, sözleşmeni feshi nedeni olarak gösterilen işin süresinde bitirilmesi durumunun geçerli olabilmesi için yükleniciye dava konusu işte gecikmeden kaynaklı sürelerin ilave süre olarak verilmesi gerektiği, sözleşme eki Mahsul Deposu Teknik Şartnamesinin Genel Hükümler başlıklı 6. maddesinde projelendirme koşullarının belirlendiği, davalı idarece projenin onaylanması için herhangi bir süre ön görülmediği, bu durumda teknik şartnamesinde uygulama projelerin idarece onaylanması için azami sürenin bulunmaması dikkate alınarak makul sürede onaylandığının anlaşıldığı, işin gecikmesine neden olabilecek bir durumun var olmadığı, sözleşmenin 11. maddesi ile geçici hakediş raporları onaylandıktan sonra toplam 45 gün içinde hakedişlerin ödeneceğinin hükme bağlandığını, dava konusu işte 5 adet geçici hakediş raporu düzenlendiği, davacının muavin defter kaydına göre 1 nolu hakedişin ödenmesinde 50 gün 2 nolu hakedişin ödenmesinde 14 gün gecikme olduğu, 3 nolu hakediş ödemesinde gecikme olmadığı, 4 nolu hakedişin ödemesinde 135 gün gecikme olduğu, 5 nolu hakedişin ödemesinde 50 gün gecikme olduğu, 3 nolu hakediş hariç hakediş ödemelerindeki gecikmenin süreklilik arz ettiği ve işin bütününe etki edecek nitelikte olduğu, gecikmedeki çakışan günler hariç tutulduğunda 185 günlük gecikmenin ek süre olarak verilmesi gerektiği, davalı cevap dilekçesinde ..... çelik silo tesisinin enerji izni alınması için revize iş programına göre 4 günlük gecikmenin söz konusu olduğunun kabul edildiği, 4 günlük gecikmenin 31.07.2014 tarihinden sonra olduğu, bu durumda enerji izni alınmasından kaynaklanan 4 günlük gecikmenin ek süre olarak verilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, toplam 189 günlük gecikmenin ek süre olarak verilmemesi nedeniyle davalı idarece sözleşmenin haklı nedene dayalı olarak feshedilmediği tespitinin yapılabileceği, hesap kesme hakediş raporu kapsam ve içerik yönünden incelendiğinde inşaat mekanik ve elektrik tesisata ilişkin olarak tamamlanmış imalatların hakedişe dahil edildiği, sonuçta sözleşme fiyatları ile 9.371.546,20 TL tutarında imalat yapıldığı, bir önceki hakediş tutarı çıkarıldığında hesap kesme hakediş tutarının KDV dahil 66.582,74 TL olduğu, sözleşmenin 21.12.2014 tarihi itibariyle feshedilmesi üzerine 29.01.2015 tarihli durum tespit tutanağı düzenlendiği, davacı yüklenicinin tutanağı itiraz kaydi ile imzaladığı, durum tespit tutanağına dayalı olarak 28.01.2015 tarihli hesap kesme hakediş düzenlendiği, bu raporda elektronik mekanik malzemelerin dikkate alınmadığı, konuya ilişkin YİGŞ'nin 48/2 maddesinde "idare bu tesisleri, tesisatı, ihzaratı diğer malzemeyi makine araç ve yedek parçaları isterse satın alabilir" hükmü ile imalata girmeyen malzemelerin satın alınması konusunda davalı idarenin takdirine bırakıldığı, sözleşmenin idarece haklı nedene dayalı olarak feshedilmediği tespitine göre müspet zarar niteliğindeki yoksun kalınan karın hesaplanması gerektiği, dava konusu işin niteliğine bakıldığında malzemeleri birim fiyatın söz konusu olduğu, TBK 408. maddesi hükmü dikkate alındığında bu tür yapım işlerinde birim fiyatın 1,00 birim malzeme, işçilik, nakliye, sarf malzeme bedeli, 0,20 birim, genel giderler, 0,05 birim kardan oluştuğu, bu belirlemeye göre 1,20 birim tutarı kadar davacının yapmaktan kurtulduğu giderlerin indirilmesi gerektiği, davacı yanın fesih tarihi itibariyle yoksun kalınan kar tutarının 242.327,51 TL olarak hesaplandığı, davacının fesih tarihi itibariyle alacak miktarının ihale komisyon karar kuruluna yönelik 73.181,00 TL ile 242.327,51 TL yoksun kalınan kar toplamı 315.508,51 TL olduğu, sözleşmenin haklı nedene dayalı olarak feshedilmediği tespitine göre birleşen davada davacı yanın iki ihale arasındaki farktan kaynaklanan zarar talebinin yerinde olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğunu, davacı ticari defter kayıtlarında dava tarihi itibariyle davalıdan 2.241.514,46 TL alacaklı olduğu, temlik, vergi, ve ... ödemelerinin mahsubu sonrasında 30.12.2015 itibariyle davalıdan bakiye bir alacağının bulunmadığının tespit edildiği, davalı ticari defter kayıtlarına göre 30.01.2015 dava tarihi itibariyle davacıya bakiye 2.241.514,46 TL borcu bulunduğu, dava tarihinden sonra davacı adına yapmış olduğu temlik, vergi ve ... ödemelerinin mahsubu sonrasında bakiye herhangi bir alacağının bulunmadığı" ifade edilmiştir. Dava; yüklenici tarafından açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan hakedişe bağlanmayan imalat bedeli, kar mahrumiyeti, karar pulu ve damga vergisi kesintisinin iadesi ile malzeme bedelinin tahsili talebi, birleşen dava ise iş sahibi tarafından açılan iki ihale arasındaki fark zararının tahsili talebine ilişkindir. Taraflar arasında 21.10.2013 tarihli 35 adet düz tabanlı çelik silo tesisi yapım işi konulu KDV hariç 12.861.327,00 TL bedelli birim fiyat sözleşme imzalandığı, asıl davada davalı idare tarafından 09.11.2016 tarihli yazı ile işin tamamlanmasına yönelik 10 gün süre verilerek aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin davacı yükleniciye bildirildiği ve iş sahibi idare tarafından 25.12.2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile sözleşmenin feshedildiği, 29.01.2015 tarihli durum tespit tutanağı düzenlenerek tasfiye geçici kabulünün yapılıp 01.04.2015 onay tarihli hesap kesme hakediş raporunun düzenlenmiş olduğu hususları dosya kapsamı ile sabittir. Asıl ve birleşen davada uyuşmazlığın temeli idare tarafından sözleşmenin feshinin haklı nedene dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin "sözleşmenin feshine ilişkin şartlar" başlıklı 26. maddesinde 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulanacağı öngörülmekle 4735 Sayılı Kanunun 20/a maddesi ile YİGŞ'nin 48. maddesinin 2/a fıkrası uyarınca işin süresinde bitirilmemesi halinde idarenin en az 10 gün süreli ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi halinde yapılan fesih işleminin haklı ve yerinde olacağı bu kapsamda davalı idare tarafından sözleşmeni feshi öncesinde idareden kaynaklanan gecikmeler nedeniyle davacı yükleniciye ilave sürelerin verilmiş olması gerektiği anlaşılmakla bilirkişi heyetince yapılan incelemede uygulama projesinin davalı idare tarafından onaylanmasında herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı tespit edilmekle birlikte dava konusu işe ilişkin düzenlenen 5 ayrı hakedişin 4'ünde davalı idare tarafından sözleşmenin 11. maddesinde ön görülen hakediş raporunun onaylandığı tarihten itibaren 45 gün içerisinde ödemenin yapılmadığı, gecikmenin çakışan günler hariç 185 gün olarak belirlendiği ve ödemelerdeki gecikmelerin işin bütününe etki edecek nitelikte olduğu, keza enerji izinlerinin alınmasından kaynaklanan 4 günlük gecikmenin de ilavesiyle toplam 189 günlük gecikme nedeniyle davacı yükleniciye ek süre verilmesi gerektiği halde bu sürenin verilmemiş olması nedeniyle yapılan fesih işleminin haklı nedene dayanmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Asıl davada davacı birleşen davada davalı yüklenici tarafından imalatı tamamlanmış ancak hakedişe bağlanmamış iş bedeli talebinde bulunulmuş ise de davacı yanın kendi defterlerinde imalatı yapılıp hakedişe bağlanmayan alacak talepleri ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde tamamlanmış bütün imalatların hakedişe dahil edildiği tespit edildiğinden imalat bitmiş ancak hakedişe bağlanmamış iş bedeli talebinin yerinde olmadığı, yine davacı yüklenici tarafından imalatta kullanılmayan malzeme bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiş ise de YİGŞ'nin "sözleşmenin feshi halinde yüklenicinin mallarının satın alınması" başlıklı 48/2 maddesinde "idare bu tesisleri, tesisatı, ihzaratı diğer malzemeyi makine araç ve yedek parçaları isterse satın alabilir" düzenlemesi uyarınca imalata girmeyen malzemelerin satın alınması hususunda bir zorunluluk bulunmayıp davalı idarenin takdirine bırakıldığı, bu kapsamda imalatta kullanılmayan malzemelerin bedelinin davalı idareden tahsiline yönelik davacı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Asıl davada davacı yüklenicinin kar mahrumiyeti talebine ilişkin yapılan değerlendirmede; asıl davada davalı iş sahibi idare tarafından sözleşmenin haklı nedene dayalı olarak feshedilmediği kabul edilmekle davacı yüklenicinin müspet zarar niteliğindeki kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği bu kapsamda bilirkişi heyetince kesinti yöntemine göre yapılan hesaplama neticesinde davacı yüklenicinin yoksun kalınan kar tutarının 242.357,51 TL olarak tespit edildiği, öte yandan taraflar arasında imzalanan sözleşme konusu işin 27.02.2004 tarih ve 25386 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında 1 Seri Nolu Tebliğ kapsamında ön görülen koşulların oluşması nedeniyle damga vergili ile harçtan istisna tutulması gerektiği, 27.02.2004 tarih ve 25386 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında 1 Seri Nolu Tebliğin 4.6 bendinde "... yukarıdaki (4.3), (4.4), (4.5) fıkralarında yer alan hususlarda ihale kararlarına tevsik edilmesi kaydıyla belge aranmaksızın re'sen istisna tatbik edilecektir" düzenlemesi uyarınca asıl davada davalı iş sahibi tarafından davacı yükleniciden alınan 73.381,00 TL ihale komisyon karar pulu bedelinin iadesi talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, asıl davada davalı vekilince komisyon karar pulunun istisna belgesinden önceki bir tarihte işlem gördüğü ve bu nedenle tebliğin 4.1 maddesine göre istisna kapsamında değerlendirilemeyeceği ileri sürülmüş ise de dava konusu iş Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında 1 Seri Nolu Tebliğin 4.6. maddesinde belirtilen belge aranmaksızın istisnanın uygulanacağı işlerden olduğundan bu iddiaya itibar edilmemiştir. Birleşen davada davacı iş sahibi idare davalı yüklenici ile imzaladıkları sözleşmenin feshinden sonra davalı tarafından yapılmayan işlere ilişkin ikinci kez ihaleye çıkılarak dava dışı ... A.Ş ile sözleşme imzalandığını, iki ihale arasındaki fark bedeline ilişkin zarardan davalı yüklenicinin sorumlu olduğunu belirterek menfi zararlarının tahsili talebinde bulunmuş ise de yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin birleşen davada davacı iş sahibi idare tarafından yapılan feshinin haklı nedene dayanmadığı, bu kapsamda iki ihale arasındaki farka ilişkin zarar talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak asıl davada dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınmak suretiyle 50.000,00 TL ihale komisyon karar pulu bedeli ve 50.000,00 TL kar mahrumiyeti bedeli yönünden kanıtlanan davanın kabulüne asıl davada davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine ve yerinde görülmeyen birleşen davanın reddine dair verilen kararın davalı birleşen davada davacı yanın istinaf talebi üzerine .... sayılı 17.01.2023 tarihli ilamında " Her ne kadar feshin haklı olup olmadığını değerlendirmek mahkemenin görevinde ise de, davacının fesih tarihi itibariyle yapmış olduğu imalatın seviyesi belirlenerek hakediş ödemelerindeki gecikmeler nedeniyle davacı yükleniciye bilirkişi raporu ile verilmesi gerektiği belirtilen sürelerin verilmesi halinde dahi sözleşmedeki edimlerin bu süre zarfında tamamlanmasının mümkün olup olmadığı, buna göre yüklenicinin de imalatı tamamlama ediminde temerrüde düşün düşmediği tartışılıp değerlendirilmeden, tamamlanmasının mümkün olmadığının tespiti halinde bu hususun yüklenici yönünden bir kusur oluşturup oluşmayacağı ve buna göre fesihte tarafların ortak kusurlu olup olmadıkları konusunda bir tespite gidilmeden tek başına, yüklenicinin süre uzatımına hak kazandığının kabulü ile idarece yapılan feshin haksız olduğu sonucuna vararak davayı sonuçlandırmak dosya kapsamına ve yerleşik içtihatlara uygun düşmemektedir. Bu nedenle mahkemenin ilk heyet raporuna yapılan itirazları da karşılayacak şekilde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırması ve gerçeğin ortaya çıkarılması zorunludur... O halde mahkemece yapılması gereken iş, 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesi gereğince yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetine inceleme yaptırılarak, idarenin sebebiyet verdiği hakediş ödemelerindeki gecikmeler nedeniyle ve ruhsat alımındaki 4 günlük gecikmeden dolayı yükleniciye verilmesi gereken süre uzatımını tespit ettirmek ve dosyadaki tarafların tüm karşılıklı yazışmalarının incelenerek inşaatın gelmiş olduğu seviye belirlenerek, tarafların rapora yönelik teknik ve hukuki itirazlarının da dayanakları gösterilmek suretiyle karşılanmak suretiyle gecikmede tarafların kusurlu olup olmadıkları veya ortak kusur durumu tartışılarak, idarenin fesihte haklı olup olmamasına veya ortak kusur durumlarına göre asıl ve birleşen davadaki istemlerin değerlendirilmesi ve idarenin fesihte haklı olması durumunda ise birleşen davadaki menfi zarar istemleri yönünden davayla ilgili olarak dava konusu işle ilgili ilk yüklenici ile yapılan sözleşmenin dayanağı olan ihalenin tüm evrakları ile ihaleye katılan diğer taliplilerin tekliflerini de ihtiva eden ihale dosyası getirtilip öncelikle iş artışı da dikkate alınarak ilk yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât ve arta kalan imalât tespit ettirilip, bu miktarlarda güncelleme yapılmaksızın kalan imalâtın ilk ihalede yüklenici davacıdan sonraki en düşük teklifi veren şirket ve şahsa verilmiş olması halinde ödenmesi gereken bedel (kaçan fırsat) hesaplattırılıp 25/12/2014 fesih tarihinden itibaren dava dışı ikinci yükleniciye kalan işin verildiği ihalenin makul süre içerisinde yapılıp yapılmadığı, ikmâl inşaatının yaptırıldığı ikinci ihale ile birinci ihalenin aynı özellikleri taşıyıp taşımadığı, özellikle imalâtın konusu ve niteliklerinin farklı olup olmadığı ve bu husustaki yüklenici itirazları incelettirilip ikinci ihalenin makul süre içinde ve ilk ihale ile aynı koşul ve özelliklerde yapılması halinde olması gereken bedel hesaplattırılarak, bulunacak rakamın kaçırılan fırsat olarak ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük fiyatı veren teklif sahibine iş verilmiş olması halinde kalan işlerin tamamlattırılması için ödenmesi gereken bedel arasındaki farkın menfi zarar olarak” hesaplatmak, fesihte idarenin haksız olması veya ortak kusur durumunda ise asıl davada davacının kar mahrumiyeti istemi ile birleşen davada iş sahibi idarenin menfi zarar istemlerinin reddine dair hüküm kurmak olmalıdır." gerekçesi ile davalı birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. ..... ilamı kapsamında makine mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapılmasına karar verilmiş düzenlenen raporda özetle; " hakedişlerin zamanında ödenmesinin yükleniciye malzeme ve ekipman temini yaparak imalatlara devam edebilmesi açısından önemli bir husus olduğunu, yükleniciden, yaptığı imalatların bedelini ödemeksizin işe devam etmesini beklemek 4735 sayılı Kanunda öngörülen tarafların eşitliği ve eser sözleşmelerine hakim olan ahde vefa (sözleşme yapıldığı andaki gibi uygulanmalıdır) ilkelerine de aykırı olduğunu, hakedişin zamanında ödenmemesinin yüklenicinin bu hakediş bedelini tahsil ederek yeni imalat meydana getirmesini önleyecek veya geciktireceğini, bu nedenle uygulamada da kabul edildiği üzere idarece sebebiyet verilen hakediş ödemelerindeki gecikmeler sebebiyle yükleniciye süre uzatım verilmesinin gerekeceği görüş ve kanaatine varıldığını, yanlar arasındaki sözleşmenin 8nci maddesinde ihale dokümanları içerisinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri öncelikle uygulanması gerektiğini, şartnameye göre idarenin sebebiyet verdiği gecikmeler sebebiyle davacı yükleniciye süre uzatımının 20 gün içinde talep zorunluğu olmaksızın süre uzatımı verilmesinin gerekli olduğunu, idarenin ödemelerdeki gecikmeleri nedeniyle davacının yeni iş ve imalat yapması da engellenmiş, bunun sonucunda bakiye işin yapılamamasına idarece sebebiyet verilmiş olabileceğini, davacının 23.07.2014 tarihli yazısı ve 03.09.2014 tarihli ihtarnamesinde süre uzatımı ve hakedişlerin ödenmesi isteminde bulunmuş olduğunun anlaşıldığını, hakediş ödemelerinin geciktirilmesi nedeniyle yükleniciye ilave süre verilmesinin gerekeceğini, zamanında ödenmeyen döneme denk gelen hakediş tutarının sözleşme bedeline orantılanması ve bu oranın ihale süre ile çarpılması ile uzatılacak sürenin belirlenmesi gerektiğini, hakedişler itibari ile toplam gecikmenin 251 gün olduğunu, ne var ki hakediş ödemelerindeki gecikmenin işe etki derecesi göz önünde bulundurularak gecikmeye tekabül eden ilave sürenin yükleniciye tanınması gerektiğini, hesaplanan verilmesi gereken ilave sürenin 120 gün olacağını, 4 günlük enerji müsaadelerinin alınmasındaki gecikme ilave edildiğinden yükleniciye verilmesi gereken ilave süre toplamının 124 gün olduğunu, 124 günlük ilave süre içinde 6.645.018,64 TL'lik iş yapılmasının mümkün olduğunu, bu bağlamda ilave verilmesi gereken süre içinde bakiye işin tamamlanabilmesinin mümkün olacağını, davalı idarenin feshinin haklı olmadığını, davacının talepte haklı olduğu kar kaybı tutarının 242.352,73 TL olarak hesaplandığını, davacının gerçekleştirdiği ve fakat ödenmeyen alacak tutarının 66.582,74 TL olduğu, sözleşme eki YİGŞ 48. Maddesi bağlamında iş yerinde bulunan malzeme ihzarat tesisatı, makine araç ve yedek parçayı idarenin istemesi halinde satın alabileceği, idarece satın alınmasının dayatılamayacağı, iş sahibince yapılan feshin haklı olduğu kanaatine varıldığı takdirde birleşen davada menfi zararın yükleniciden talep edilebileceği, akdin feshinde haklı olmayan idarenin yükleniciden menfi zararını talep edemeyeceği" ifade edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu rapor içeriğinde belirtildiği üzere davalı birleşen davada davacı tarafından davacı birleşen davada davalı yükleniciye vermesi gereken ilave sürenin toplam 124 gün olduğu ve 124 günlük süre içerisinde bakiye işin tamamlanmasının mümkün olduğu tespit edilmekle davalı birleşen davada davacı tarafından hakediş ödemelerinin yapılmaması ve süre uzatımı verilmeden sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle sözleşmeyi fesihte haksız olduğu, davacı birleşen davada yüklenicinin kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla birleşen davada davacının 2 ihale arasındaki fark bedeline ilişkin zarar talebinde bulunamayacağı sonuç ve kanaatine varılmış, aşamalarda verilen kararın davacı tarafından istinaf edilmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usulü kazanılmış hak gözetilerek ve asıl dava yönünden dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak yüklenicinin 50.000,00 TL ihale komisyon karar pulu bedeli ve 50.000,00 TL kar mahrumiyeti bedeline ilişkin kanıtlanan davasının kabulüne, asıl davada fazlaya ilişkin talebin reddine ve yerinde görülmeyen birleşen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-a)Davanın kısmen kabulü ile 100.000,00 TL alacağın 30.01.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, b)Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Birleşen .... esas sayılı davanın reddine, 3-Asıl dava yönünden alınması gereken 6.831,00 TL harçtan peşin yatırılan 3.415,50 TL harcın mahsubu ile, bakiye 3.415,50 TL harcın davalıdan tahsiline ve hazineye gelir kaydına, 4-Asıl davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Asıl davada davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Asıl davada davacı tarafından başlangıçta yatırılan 27,70 TL başvuru harcı, 3.415,50 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.443,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Asıl davada davacı tarafından yapılan 401,9‬0 TL tebligat, 29,25‬ TL müzekkere, 8.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.031,15 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre 4.015,57 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Asıl davada davalı tarafından yapılan 71,00 TL tebligat gideri, 440,70 TL müzekkere gideri ve 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.511,70 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre 4.255,85 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 25.543,07 TL'dan mahsubu ile bakiye 25.115,47‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 10-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre 191.657,18 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin birleşen davada davacı üzerinde bırakılmasına, 12-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı birleşen davada davalı vekilinin ve davalı birleşen davada davacı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024 Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 09.02.2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ....

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/121, K. 2024/92, T. 08.02.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-121-e-2024-92-k-8a332a3e3c8f