İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/781 E. 2024/183 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/781
Karar No
2024/183
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/781 Esas - 2024/183 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/781 Esas KARAR NO : 2024/183 HAKİM : .... KATİP : ... DAVACILAR : 1- ... 2- .... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-.... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3- ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22/11/2022 KARAR TARİHİ : 12/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının 28/04/2022 günü ... Caddesine bağlanan sapak üzerinde ...'un sahibi olduğu ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili ...'ın eşi, ...'ın oğlu, ... ve ...'ın kardeşi olan...'a çarpması neticesinde meydana gelmiş olduğunu, kaza sonucunda...’ın olay yerinde hayatını kaybettiğini, kazaya karışan aracın maliki ... olup, olay anındaki sürücünün ise ... olduğunu, bu kapsamda ... plakalı aracın sürücüsü ...'nin kazanın meydana gelmesinde tek ve asli sorumlu olarak tamamen kusurlu olduğunu belirterek, trafik kazasında eşini ve evladını yitiren müvekkili ... ve ...'ın toplanacak delillere göre belirlenecek destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının, araç sahibi, sürücü ve sigorta şirketi yönünden olay tarihinden işletilecek avans faizi ile şimdilik fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ... için 1.000,00-TL, ... için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 2.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkillerinin bundan böyle yaşamlarındaki boşluğun ve eksikliğin bir karşılığı olarak, davalı taraf için ise caydırıcılık etkisi dikkate alınarak eş ... için 300.000,00-TL, baba ... için 100.000,00-TL, kardeşlerden ... için 50.000,00-TL, ... için ise 50.000,00-TL olmak üzere toplam 500.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı araç sürücüsü ve araç sahibinden müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... A.Ş vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine, aktüer tarafından hesaplama yapıldığını, yapılan hesaplama sonucu sigortalının %25 kusur nispetinde; müteveffanın eşi ... için 129.770,02-TL ve müteveffanın babası ... için 17.029,98-TL olmak üzere toplam 146.800,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış olduğunu ve bu tutarların 05/07/2022 tarihinde davacılar vekili hesabına ödendiğini, müvekkili şirket tarafından aktüere hesaplattırılan destekten yoksun kalma tazminatının davacılar vekili hesabına gönderilerek, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirildiğini, müteveffanın trafiği engelleyecek ve tehlikeye düşürecek şekilde hareket etmiş olduğundan kazanın oluşumunda asli kusurlu bulunduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların sigorta şirketine başvurmaları üzerine destekten yoksun kalma tazminatı bedelinin sigorta şirketi tarafından davacılar vekilinin hesabına ödendiğini, bu sebeple davacıların herhangi bir destekten yoksun kalma tazminatı alacağı bulunmadığını, Türk Borçlar Kanunu md. 74 gereğince hukuk hakimi, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla veya suçun işlenmediğine ilişkin kesin aklama kararıyla bağlı olduğunu, yine TBK. md. 74’e göre, olayın ne yolda meydana geldiğine ilişkin ceza hakiminin saptamaları da hukuk hakimini bağladığını, tüm bu nedenlerle ceza davasının sonucunun beklenmesi ve çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini, davacının manevi tazminat taleplerinin günümüzün şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia olunan maluliyete uygun olmadığını, müvekkiline bir kusur izafesi halinde bile istenilen tazminat miktarı fahiş ve nedensiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, somut olayda müteveffa yaya...'ın Karayolları Trafik Kanunu'nun 68. maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138. maddesini ihlal etmiş olduğunu, müteveffa trafiği engelleyecek ve tehlikeye düşürecek şekilde hareket etmiş olduğundan kazanın oluşumunda asli kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davalı sigorta şirketinden ... plakalı araca dair poliçe ve hasar dosyası, ...'nden trafik tescil bilgileri, ...'nden tramer kayıtları, davacıların desteğine dair nüfus kayıt bilgileri dosyaya kazandırılmış, davanın taraflarına dair sosyal ve ekonomik durum araştırması yaptırılmış, .... esas sayılı dosyası celp edilmiş, varsa davacılara yapılan ödemelere ilişkin ... kayıtları getirtilmiş, kusur ve maddi tazminat hesabı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından ilk olarak dosyanın tevdi edildiği adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 24/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...yaya...'ın hayatını kaybettiği trafik kazasının oluşumunda %60 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'nin %40 oranında kusurlu olduğu..." yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Takiben tarafların itirazları da değerlendirilerek dosyanın .... 'ne tevdiine karar verilmiş, dosyaya sunulan 09/08/2023 tarihli kusur raporunda ise özetle; "...A)Müteveffa yaya... olay mahallinde görüşe kapalı alandan, yolun sağ kısmından duran servis aracının önünden, yolun solundan seyir halinde olan araç trafiğini gerekli ve yeterli şekilde kontrol etmeden, yaklaşan aracın hız ve mesafesini dikkate almadan can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yolun karşısına geçmek için kaplamaya girdiği esnada solundan gelen aracın sadmesine maruz kaldığı olayda asli kusurludur. B)Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile meskun mahalde seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlaması, beyanından da anlaşılmakla, sağ ilerisinde dörtlü ikaz ışıkları çalışır vaziyette olan servis aracından yolcu inebileceğini öngörerek her an tedbir alabileceği şekilde seyrini kontrollü ve müteyakkız sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla gerçekleşen kazada tali kusurludur. ... olayda; A)Müteveffa yaya...'ın %80(Yüzde Seksen) oranında kusurlu olduğu, B)Davalı sürücü ...'nin %20(Yüzde Yirmi) oranında kusurlu olduğu..." yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporlarında kusur oranlarına yönelik çelişkinin giderilmesi bakımından bu kez dosyanın ...'nden oluşturulan üçlü kusur bilirkişi heyetine tevdii gerekmiş, bu heyet tarafından sunulan 03/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacılar yakını müteveffa yaya..., yolcu olarak bulunduğu servis aracından indiğinde, yolun karşısına geçmek için duran servis aracının önünden taşıt yoluna çıkmakla, taşıt yoluna indiğinde solundan gelen araç olup olmadığını kontrol etmemekle, gelen aracın hız ve mesafesini hesaba katmayıp aniden taşıt yoluna girmekle, kendi can güvenliği açısından tedbirli davranmayarak kendi şeridinde seyreden aracın çarpmasına maruz kaldığı ve vefat ettiği olayda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68/b,c Maddesi ile Yönetmeliğin 138/d Maddesi gereğince asli kusurlu bulunmuştur. ... plakalı kamyonetin davalı sürücüsü ..., yönetimindeki araç ile bağlantı yolunda seyrederken yolun sağında dörtlü flaşörleri yanar vaziyetteki servis aracını gördüğünde hızını azaltması, azami hız sınırları içerisinde seyrederek taşıt yolunda duran araçtan her an bir yayanın inebileceğini hesap ederek iyice yavaşlaması ve müteyakkız seyretmesi gerekirken aksine davranışı ile karışmış olduğu kazada, aynı Kanunun 52/a,b Maddesindeki kuralları ihlali sebebiyle tali kusurlu bulunmuştur. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Adli Tıp Kurumunun 04/08/2022 ve 09/08/2023 tarihli raporlarındaki, görüş ve kusur dağılımına iştirak edilmiştir. Sonuç: 1- Davacılar yakını müteveffa yaya...'ın, meydana gelen olayda %80 (yüzde seksen ) oranında kusurlu olduğu, 2- ... plakalı kamyonetin davalı sürücüsü ...'nin, meydana gelen olayda %20 (yüzde yirmi) oranında Kusurlu olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde kanat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce de tüm dosya kapsamı, ceza dosyası, kaza tespit tutanağında yer alan tespitler ile alınan bilirkişi raporlarında yapılan tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü davalı ...'nin %20, davacıların desteği müteveffanın %80 kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine karar verilmiş, tarafların kusur durumlarının, davaya konu trafik kazasının oluşuna ve hakkaniyete uygun olduğu kabul edilen bu oran nazara alınarak hükme esas alınması uygun bulunmuştur. Davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminatı talepleri bakımından dosyanın aktüer hesap bilirkişisine tevdii gerekmiş, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 02/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Müteveffanın geliri asgari ücretin 1,041343 katı olduğu kabulü ile destekten yoksun kalma maddi tazminati hesaplanmıştır. ZMSS genel şartları gereği müteveffanın 65 yaşına kadar aktif dönemde kalacağı, 65 yaşından itibaren pasif dönemde gireceği dikkate alınmıştır. Hesaplanan tazminattan müteveffanın %60 kusuru dikkate alınarak hesaplanan tazminatlardan kusur tenzili yapılmıştır. Sigorta şirketinin 05/07/2022 harici ödeme tarihi itibariyle davacı; Eş ...'ın maddi zararı 268.339,40-TL olup, sigorta şirketi tarafından bu zararın 129.770,02-TL'lik kısmı karşılanmıştır. Davacı eşin 138.629,38-TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Baba ...'ın maddi zararı 37.508,41-TL olup, sigorta şirketi tarafından bu zararın 17.029,98-TL'lik kısmı karşılanmıştır. davacı babanın 20.478,43-TL bakiye alacağı bulunmaktadır. Sigorta şirketi ödemeleri davacıların zararını karşılamamaktadır. 2023 yılı verilerine göre davacı eş ...'ın toplam zararı 280.350,24-TL, davacı baba ...'ın ise toplam zararı 41.488,49-TL'dir. (Sigorta şirketinin harici ödemeleri 04/02/2023 rapor tarihine kadar %9 yasal faiz ile güncellenerek hesaplanan tazminattan düşülmüştür.) Sigorta poliçe limiti (430.000,00-TL) hesaplanan tazminatın altında olduğundan dolayı garametten paylaştırma yapılmıştır. Sigorta şirketi toplam 146.800,00-TL ödeme yapmış olup, 430.000,00-TL poliçe limitinden kalan tutar 430.000,00-146.800,00=283.200,00-TL'dir. Garametten paylaştırma sonucunda davacı eş ...'ın toplam zararı 246.692,46-TL, davacı baba ...'ın toplam zararı ise 36.507,54-TL'dir. Delillerin ve hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamı evraka göre davacıların gerçek zararları; garameten paylaştırma yapılmaması halinde; müteveffanın davacı eşi ...'ın 280.350,24-TL, müteveffanın davacı babası ...’ın ise 41.488,49 TL'dir. Garameten paylaştırma yapılması halinde ise (Sigorta şirketinin Poliçe limitinden kalan sorumluluğu); müteveffanın davacı eşi ...'ın 246.692,46 TL (Eksik kalan Tutar 33.657,78-TL) Müteveffanın davacı babası ...’in ise 36.507,54-TL'dir. (Eksik kalan Tutar 4.980,95-TL)..." şeklinde hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. Dava, davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olup davalı ...'un maliki, davalı ...'nin sürücüsü olduğu aracın davacıların yaya olan desteğine çarpması sonucunda tüm davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı, davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacıların destekten yoksun kalma maddi tazminat istemleri yönünden; davacılar vekili tarafından sunulan 19/04/2023 tarihli dilekçe ile, davacıların maddi tazminat zararının davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığından maddi tazminat istemi yönünden davadan feragat ettikleri bildirilmiş olup davacılar vekilinin vekaletnamesinin tetkikinden davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla HMK'nın 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren taraf işlemi olduğundan maddi tazminat yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat istemine gelince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 maddesinin gerekçesinde; “Tasarının 55 inci maddesinin ikinci fıkrası, bedensel zararlara ilişkin olmak üzere, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Öğreti ve uygulamadaki çağdaş gelişmeler göz önünde tutularak, hâkimin sadece ölüm halinde değil, ağır bedensel zararlarda da zarar görenin yakınlarına, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği kabul edilmiştir. Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununda, ölüm halinde, "ölünün ailesi" yararına olmak üzere manevi tazminata karar verilebileceği öngörüldüğü halde, Tasarıda "ölenin yakınları" yararına olmak üzere manevi tazminata karar verilebileceği belirtilerek, hükmün kapsamı genişletilmiştir.” denilmekte, içtihatlarda da 818 sayılı Kanunun 47. maddesine ilişkin olarak, “Ölünün ailesi kavramını, ölenin yakınları olarak anlamak gerektiği, destek tazminatındaki desteğin yakını tanımının manevi tazminat verilecek kimseleri de kapsadığı, ölenle aralarında eylemli ve gerçek bir bağ bulunan kimselerin ölenin ailesi kavramı içinde düşünülmesi gerektiği, ölenin nişanlısı, evlilik dışı birlikte yaşayan gayri resmi eşinin de manevi tazminat isteyebileceği” kabul edilmektedir (Emsal: .... sayılı ilamı). Somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı Kanunun 56. maddesinde, “ölenin yakınlarının” manevi tazminat talep edebileceği düzenlenmiş olup, müteveffa...'ın UYAP sorgusundan davacı ...'ın müteveffanın eşi, davacı ...'ın müteveffanın babası, diğer davalıların ise müteveffanın kardeşleri olduğu anlaşılmakla, tüm davacıların “ölenin yakını" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu nedenle manevi tazminat istemi bakımından aktif dava ehliyetlerinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. 6098 TBK'nun 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Kanun'un 51. maddesindeki “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre ve ayrıca her ne kadar davacıların murisinin davaya konusu trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu sabit ise de, davacıların murisinin asli kusurlu olmasının manevi tazminatın verilmesine engel olmayıp, hükmedilecek miktarı etkileyecek bir unsur olduğunun kabulü ile (Emsal: ... sayılı ilamı), somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli ile kusur durumu, kaza neticesinde davacıların durumuna göre eş, evlat ve kardeşlerini kaybetmesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacıların kaza sonucu müteveffanın ölümü nedeniyle çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, mütevaffa ile yakınlık dereceleri, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacılar ... için 30.000,00-TL, ... için 10.000,00-TL, ... için 5.000,00-TL, ... için 5.000,00-TL manevi tazminatın 28/04/2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların maddi tazminat talebinin vaki feragat nedeniyle reddine, 2-Davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacılar ... için 30.000,00-TL, ... için 10.000,00-TL, ... için 5.000,00-TL, ... için 5.000,00-TL manevi tazminatın 28/04/2022 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, 3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60-TL harç ile manevi tazminat yönünden alınması gereken 3.415,50-TL harç olmak üzere toplam 3.843,10-TL harçtan peşin alınan 8.572,91-TL'nin mahsubu ile fazla kalan 4.729,81-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 4-Davacılar tarafından başlangıçta yatırılan 80,70-TL başvuru harcı ve 3.415,50-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.496,20-TL harcın davalılar ... ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 5-Maddi tazminat yönünden 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6100 sayılı HMK'nın 312. maddesi gereğince davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 5.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ile ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-Manevi tazminat yönünden davalı ... ile ... kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...’dan tahsili ile davalılara ödenmesine, 11-Manevi tazminat yönünden davalı ... ile ... kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...’dan tahsili ile davalılara ödenmesine, 12-Manevi tazminat yönünden davalı ... ile ... kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...’dan tahsili ile davalılara ödenmesine, 13-Manevi tazminat yönünden davalı ... ile ... kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...’dan tahsili ile davalılara ödenmesine, 14-Maddi tazminat yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 15-Davacı tarafından yapılan 627,00 TL tebligat, 1.300,00 TL müzekkere gideri, 2.345,00 TL adli tıp rapor ücreti, 8.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.522,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 1.252,20 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 16-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 17-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/03/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/781, K. 2024/183, T. 12.03.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-781-e-2024-183-k-cd6271d7b821