İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/772 E. 2024/795 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/772
Karar No
2024/795
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/772 Esas KARAR NO : 2024/795 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/11/2022 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/10/2020 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı çift taraflı kazası ile yolcu konumunda olan müvekkili ...'un yaralandığını, kaza sonrasında müvekkilinin malul kaldığını, ... plakalı aracın davalı ...Ş.'ye ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu nedenle davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ancak taraflarına ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla HMK md. 107/2 gereğince şimdilik kalıcı iş göremezlik bedeli olarak 4.800,00-TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak 100,00-TL, geçici bakıcı gideri olarak 100,00-TL olmak üzere 5.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ...Ş.'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin .... Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından müvekkiline eksik evrakla başvuru yapıldığını, bu nedenle başvurunun yerinde olmadığını, müvekkilinin daimi iş göremezlik tazminatı dışında geçici iş göremezlik, tedavi/yol giderinden sorumlu olmadığını, ... tarafından karşılanması gerektiğini, davacının maluliyetinin illiyet bağı kurulacak şekilde kesin olarak belirlenmesi gerektiğini, varsa ... ödemelerinin düşülmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminatı ile kusur oranı kadar olduğunu, hesap yapılacaksa TRH 2010 tablosunun kullanılması gerektiğini, avans temerrüt faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Deliller toplanmış, poliçe ve hasar dosyası, ... kayıtları, trafik kazası tespit tutanakları, ilgili hastanelerden celbedilmiş tedavi evrakları dosya kapsamına alınmış, .... sayılı soruşturma dosyası celp edilmiş, davacının maluliyet durumuna yönelik olarak .... .'dan rapor alınmış, .... eliyle kusur durumuna, aktüer hesap uzmanı bilirkişi eliyle de tazminatın hesaplanmasına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve var ise geçici ve daimi iş göremez kalınan sürenin ve bakıcı ihtiyacının bulunup bulunmadığının tespitine dair ... tarafından düzenlenen 31/05/2023 tarihli kök, 30/11/2023 tarihli ek bilirkişi raporu ile özetle; davacının tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süreçleri dikkate alındığında iyileşme süresinin 30/10/2020 tarihinden itibaren 3 (üç) ay olduğu, aynı tarihten itibaren 15 (on beş) gün bakıcı ihtiyacının olduğu, %4 oranında daimi iş göremezliğinin söz konusu olduğu yönünde kanaat belirtilmiştir. Raporda, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, yapılan tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülmekle alınan maluliyet raporunun hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından .... 'nin 11/07/2023 tarihli kusur raporunda özetle; ".... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'ın, yönetimindeki araç ile seyri sırasında yola gereken biçimde dikkatini vermemiş, olay yeri kavşak girişinde seyir yönüne hitap eden “dur” trafik işaret levhasına riayet edip durması ve ana yol üzerinde ilk geçiş hakkına sahip biçimde seyir halinde bulunan sürücü ... yönetimindeki otomobilin geçişini beklemesi gerektiği halde, aksine hareketle kontrolsüzce ve geçiş hakkına riayet etmeden orta adadan kavşağa girip, sağından gelen ve önün kapattığı söz konusu otomobilin, aracının sağ yan kısmına çarpmasına sebebiyet verdiği olayda; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...'nın yönetimindeki araçla her ne kadar ana yol üzerinde seyrederek olay yerine gelmiş ise de ıslak zeminli yolda, yerleşim yeri içerisindeki kavşak yaklaşımında aracının hızını azaltarak daha müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususa özen göstermemiş, seyir hızıyla geldiği bu yerde solundaki orta adadan kavşağa giren sürücü ... yönetimindeki otomobilin sağ yan kısmına çarpması sonucu meydana gelen olayda, tali kusurlu olduğu, ... ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...’ın % 80 (yüzde seksen) oranında kusurlu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ...’nın % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde; bilirkişi raporundaki davalıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğuna yönelik tespitin mahkememizce de benimsenmesine ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Tazminat hesabı yönünden dosyanın tevdi edildiği aktüer hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 20/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... geçici iş göremezlik zararının 1.353,13-TL, sürekli iş göremezlik zararının 25.247,83-TL, geçici bakıcı giderinin 294,30-TL olarak hesaplandığı, hesaplanan tazminatın poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı..." yönünde kanaat bildirilmiştir. Aktüer bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant sistemi esas alınarak yapılan hesaplamanın Yargıtay içtihatlarında öngörülen kriterlere uygun olduğu ve bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Dava; davalı ... şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan ve davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu araç ile bir başka aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralanması nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden oluşan maddi zararının tazmini istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; 30/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığı, zarara neden olarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğu, denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olduğu kabul edilen 30/11/2023 tarihli ek maluliyet, 20/08/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporu nazara alınarak geçici iş göremezlik dolayısıyla 1.353,13-TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle 25.247,83-TL, geçici bakıcı gideri dolayısıyla 294,30-TL kadar maddi zararının söz konusu olduğu, poliçe teminat limitinin ise kaza tarihinde 430.000,00-TL olmakla zararın poliçe teminat limiti içerisinde kaldığı görülmüş, davacının talep artırım dilekçesi nazara alınarak 1.353,13-TL geçici iş göremezlik, 25.247,83-TL sürekli iş göremezlik, 294,30-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 26.895,26-TL maddi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Temerrüt tarihi bakımından ise KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalı ... şirketine başvuru tarihine göre 13/08/2022 tarihi temerrüt tarihi olarak belirlenmiş, davacının bu tarihten itibaren yasal faiz talep edebileceği kabul edilmiş, son tahlilde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçelerle; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; 1.353,13-TL geçici iş göremezlik, 25.247,83-TL sürekli iş göremezlik, 294,30-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 26.895,26-TL maddi tazminatın 13/08/2022 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 1.837,21-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 119,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.717,66 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 26.895,26-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 119,55-TL peşin harç, 618‬,00-TL tebligat, 148,25-TL müzekkere gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.345,00-TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 6.311,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.19/11/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/772, K. 2024/795, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-772-e-2024-795-k-d3e93d49bc6c