İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/629 E. 2023/247 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/629
- Karar No
- 2023/247
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/629 Esas - 2023/247 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2022/629 Esas KARAR NO : 2023/247 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/09/2022 KARAR TARİHİ : 07/04/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ..., ... ve ...'ın desteği müteveffa ..., davalı ... Şirketi'ne ... numaralı ZMMS Poliçesi ile sigortalı ...'in malik ve işleteni olduğu, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu konumunda iken 28.05.2021 tarihinde neden olduğu kaza neticesinde vefat ettiğini, Trafik Kazası Tespit Tutanağı'na göre kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacılar desteği olan müteveffa ... ise, kusurlu sürücünün aracında yolcu konumunda olduğundan kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, ölümlü trafik kazası neticesi yürütülen soruşturma dosyasında ..... Soruşturma dosyasında sürücü ...'ın trafik kazası sonucu vefat etmiş olması sebebiyle hakkında kamu adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiğini, davacıların dava öncesi davalı sigorta şirketine başvurulmuşsa da; davalı sigorta şirketince 16/12/2021 tarihinde ret cevabı geldiğini, davacıların 08.06.2021 tarihinde vefat eden evlatlarının desteğinden yoksun kaldığı ve maddi zarara uğradığını belirterek şimdilik ... için 5.000,00 TL ve müvekkil ... için 5.000,00 TL olmak üzere şimdilik toplamda 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı sigorta şirketinin ret cevabını vermiş olduğu 16.12.2021 temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süresi dolduğundan, bu yöndeki def'i ve itirazları sayın mahkeme takdirlerinde olduğunu, davalı şirketin 28.05.2021 tarihli kaza nedeni ile herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, sigortalanan ... plakalı aracın sürücüsü müteveffa ... sigortalı ...'in aracını gasp ettiğini, 11.06.2021 tarihli ifade tutanağında sigortalı ..., ...'ın alkollü olduğunu, kendisinden aracı istediğini ancak aracın anahtarlarını müteveffaya vermediğini akabinde haberi olmaksızın motorun anahtarlarını alan ... ile davacıların desteğinden yoksun kaldıklarını iddia ettikleri ...'ın araç ile hızla uzaklaştıklarını belirttiğini, Poliçe hükümleri ve genel şartlar uyarınca davacıların talepleri teminat dışı olduğundan sigortalının ve dolayısı ile davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, zira sigortalı, müteveffanın alkollü olduğunu bu durum nedeni ile araç anahtarlarını kendisine veremeyeceğini beyan ederek gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigortalının aracın çalınmaması için gerekli özen yükümülüğünü yerine getirmediğinin kabulü halinde davalı sigorta şirketince rücu imkanı doğabileceğinden işbu davanın sigortalı ...'e ihbarını talep ettiklerini, kaza tutanağından ve kusur bakımından kabul anlamına gelmemekle birlikte; soruşturma dosyası kapsamındaki ifade tutanaklarından da görüleceği üzere; kazanın oluşumunda müvekkilce sigortalanan araç sürücüsü ...'ın kusuru bulunmadığını, Dolayısı ile, davalının tazminat sorumluluğu da bulunmadığını, dava öncesi Başvuru ile sunulması gerekli zorunlu belgeler ise; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda belirtildiğini, dolayısı ile; usule uygun olmayan başvurulara binaen ikmal edilen davaların, dava ön şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacıların müteveffanın desteğini ispat etmeleri gerektiğini, davalının tazminat sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir tazminat hesabı yapılacak ise hatır taşıması ile müterafik kusur dikkate alınması gerektiğini, davalının sorumluluğu poliçe teminatı ve limitleri ile sınırlı olduğunu, ...'nca davacılara yapılan ödemelerin tazminat hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğini, faiz talebinin yasal olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce kusur ve aktüer bilirkişiden alınan 16/03/2023 tarihli raporda özetle; "kusur yönünden ... Plakalı motosikletin dava dışı sürücüsü ...'ın, olayın meydana gelmesinde % 100 (yüzde yüz) oranında, tamamen kusurlu olduğu; Davacılar yakını yolcu ...'ın, olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, ancak kask takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olup olmadığı konusunun, sayın mahkemenizin takdirinde olduğu; ... Plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın, olayda kusursuz olduğu; Dava dışı yaya ...'in, olayda kusursuz olduğu, tazminat yönünden Kaza tarihi 19.06.2021 tarihinden önce olduğundan dolayı ZMSS Genel Şartları dikkate alınmadan aktüer hesap raporu düzenlenmiştir. Müteveffanın geliri asgari ücret olduğu dikkate alınarak destekten yoksun kalma maddi tazminati hesaplanmıştır. Müteveffanın kusuru bulunmadığından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından kusur tenzili yapılmamıştır. ... uygulamaları gereği müteveffanın ... verilerine göre yaklaşık 25,6 yaşında evleneceği (evlilik tarihi 01.01.2028 olarak dikkate alınmıştır) 01.01.2030 yılında birinci çocuğu, 01.01.2032 yılında ise ikinci çocuğu doğacağı ihtimali dikkate alınarak aktüer hesap raporu düzenlenmiştir. Sigorta şirketinin poliçe limiti 430.000 TL olup, davacı anne ... için hesaplanan 564.382,16 TL destekten yoksun kalma tazminatın poliçe limitinin üzerindedir. delillerin ve hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamı evraka göre davacı anne ...'ın gerçek zararları 564.382,16 TL olup, Poliçe limiti 430.000,00 TL'dir." şeklinde görüş bildirmiştir. Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline ilişkindir. Davacılar vekili, davacıların desteği olan ...'ın davalı sigorta şirketince ZMM poliçesi ile sigortalı olan ve dava dışı sigortalı ...'in malik ve işleteni olduğu, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu iken 28.05.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle vefat ettiğini, araç sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunu, desteğin ise kusursuz olduğunu, davalıya yapılan başvurunun red ile sonuçlandığını, KTK 95/2. Madde gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin hallerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini beyanla toplamda 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilemesini talep etmiş, davalı ise cevabında araç sürücüsü ...'ın aracı çaldığını, sigortalının beyanında araç sürücüsünün alkollü olduğunu aracı istediğini ancak aracın anahtarının müteveffa sürücüye verilmediğini, ancak anahtarın haberi olmadan alındığını ve ... ile birlikte hızla uzaklaştıklarını Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.6. maddesi gereğince davalının sorumluluğunun olmadığını, sigortalı araç sürücünün kusurunun olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... plakalı aracın davalı şirketçe oluşturulan hasar dosyası ve poliçe celp edilmiş, aracın 21/03/2021-2022 vadesinde davalı şirketçe Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza sonrasında ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Kaza sonrasında tanzim edilen 29/05/2021 tarihli Kaza Tespit Tutanağı'nda özetle, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklet ile arkasında ... ile birlikte .... Caddesinden ilçe merkezine seyir halinde iken sürücünün motosikletinin hakimiyetini kaybetmesi sonucunda bisiklet yolunun kaldırım taşına çarpması neticesinde dengesini kaybettiği, dava dışı bir yayaya çarptığı ve üzeirnde yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin tahminen 10 metre sürüklenerek yaralandığı, meydana gelen kazada sürücü ...'ın KTK 52/1-B maddesi gereğince kusurlu olduğuna dair tutanak tanzim edildiği görülmüştür. Kazaya ilişkin olarak .... Soruşturma, ... Karar sayılı karar ile maktül şüpheli ... hakkında taksirle ölüme sebebiyet verme, taksirle yaralama suçundan dolayı Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, kararın 02.03.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, kaza tarihi olan 28.05.2021 tarihinde, maktul ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklet ile motosiklet arkasında yolcu konumunda olan davacıların desteği ...'ın.... seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde kaldırıma çarptığı ve meydana gelen kaza nedeniyle davacıların desteği Senem Işık'ın vefat ettiği anlaşılmıştır. Dosyaya celp edilen ... soruşturma dosyasından anlaşılacağı üzere maktul sürücü ...'ın ... promil alkollü iken hızlı seyir etmesi sonucunda meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğu, soruşturma dosyasına sunulan ifadelerden ...'in beyanıda kazada maktul ...'ın kullandığı motorsikletin araç sahibinin rızası olmaksızın maktul tarafından çantasının içerisinden alındığı, tanık Gülçağ Karabıyık, Yağızkan Kayacıoğlu, İnci Mine Yay beyanlarının da araç sahibinin beyanı ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “...Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir...” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta(....)teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “...Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu (....) Genel Şartların Ek-3’ünde yer alan esaslara göre belirlenen tazminatları içeren teminattır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişiesas alınır...” Şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde “...İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri...” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” ile h bendinde "...Çalınan veya gasp edilen araçların sebep oldukları ve Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalının sorumlu olmadığı zararlar, aracın çalındığını veya gasp edildiğini bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ilerisürülecek talepler ile çalan ve gasp eden kişilerin talepleri, ..." zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır. .... sayılı ilamında da belirtildiği üzere "...Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile de 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni Genel Şartlar C.11 maddesine göre, Genel Şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Karayolları Trafik Kanununun 93. maddesi gereği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu ... tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır. Böylece ... Kanundan aldığı yetki ile zorunlu sigorta genel şartlarını belirler. Sigortacılık Kanunu'nun "Sigorta Sözleşmeleri" başlıklı 11. maddesinin birinci cümlesinde; "Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir." ifadesi mevcut olup bu doğrultuda, yapılacak sözleşmeler (poliçeler) genel şartlara uygun olmak zorundadır.Bu nedenle zorunlu sigorta genel şartlarını, Türk Borçlar Kanunu’nun 20. maddesinde düzenlenen genel işlem koşulu kapsamında değerlendirmek mümkün değildir. TBK'nın 20. maddesinde belirtildiği üzere; önceden, tek başına hazırlanarak karşı tarafa sunulan sözleşme hükümleri genel işlem koşulu kapsamındadır. Oysa Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları, sözleşmede taraf olmayan ... tarafından, Kanundan alınmış olan yetkiye dayalı olarak belirlenir. Ayrıca Genel Şartları TBK'nın 20. maddesinin son fıkrasında “Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır.” düzenlemesi kapsamında düşünmek de mümkün değildir. Çünkü kanunda açıkça belirtildiği üzere, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmeler yürütmekte oldukları bir hizmet ile ilgili olmalıdır. Oysa ..., zorunlu mali sorumluluk sigortası hizmeti veren bir kuruluş olmadığı gibi hizmeti alan taraf ile bir sözleşme ilişkisi içinde bulunmamaktadır. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’nın uygulanmasının, Karayolları Trafik Kanunu’nun 95. maddesinde belirtilen "tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği" ilkesine aykırı olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu ilkenin uygulanabilmesi için her iki tarafın özgür iradesi ile poliçe düzenlendikten sonra zarar görenin aleyhine tazminatın kaldırılması yada azaltılmasını gerektirecek değişikliklerin yapılması durumunda geçerli olacaktır. Oysa 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları, yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen poliçelerde geçerli olacağından, poliçenin düzenlendiği tarih itibarı ile Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası’nın kapsamı tüm taraflarca bilinmektedir. Sigortacı, işletenin sorumluluğunu poliçe ve genel şartlar kapsamında üstlendiğine göre, sonradan bir değişiklikten bahsetmek mümkün olmayacaktır. Kaldı ki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1423. maddesine göre sigortacı, sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerinden oluşan aydınlatma yükümlülüğünü sigortalıya karşı yerine getirmese dahi sigortalı, sözleşmenin yapılmasına 14 gün içinde itiraz etmemiş ise sözleşme poliçede yazılı şartlar ve poliçenin ayrılmaz bir parçası olan genel şartlar kapsamında yapılmış olur. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde; “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise, Genel Şartlar A.3. maddesinde; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Kapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise; Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde; “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının teminatı dışında kalan hallerden sayılmıştır. Somut olayda, davacı murisi sürücü desteğin, sevk ve idaresindeki araçla 10.09.2015 tarihinde tek taraflı olarak yapmış olduğu trafik kazasında ölmesi nedeni ile desteğin eşi aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 09.09.2015 ile 09.09.2016 tarihleri olup, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde, yani poliçenin teminat başlangıç tarihi olan 09.09.2015 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenecektir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Eldeki davada ise, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu murisin üçüncü kişi olarak kabulü mümkün değildir. Yine Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre, destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında bulunmamaktadır. Poliçenin teminat başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununda; sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmamasına göre, davacının davalı sigorta şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi’nce reddedilmesi doğru görülmemiş olup bozmayı gerektirmiştir...." şeklinde olup eldeki davada davacıların murisi tarafından müteveffa sürücü tarafından malikinin rızası hilafına alınmış olan motorsiklete binilmesi suretiyle kazanın meydana geldiği, poliçenin eki niteliğinde olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6. h maddesi gereğince, sigortalının sorumlu olmadığı tazminat taleplerinden dolayı davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 99,20 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07/04/2023 Katip .... e-imzalı Hakim .... e-imzalı Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.