İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/506 E. 2023/645 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/506
Karar No
2023/645
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/506 Esas - 2023/645 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/506 Esas KARAR NO : 2023/645 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R DAVA : İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden kaynmaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2020 KARAR TARİHİ : 08/11/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2023 ... 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/239 Esas 2023/246 Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen dosyanın yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçiler ... tarafından, işçi alacaklarının tahsiline ilişkin arabululuculuk sürecine başvurulduğunu, 33.000,00-TL'nin haksız bir şekilde hak edişlerinden kesinti yapıldığını, arabuluculuk sürecine başvuran işçilerin davalı kurum nezdinde çalıştığını, alacaktan davalı kurumun sorumlu olduğunu beyan ederek şimdilik 33.000,00-TL'nin kesinti yapılan tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, farklı bir ihale dönemi ve farklı bir aya ilişkin haksız ve dayanaksız kesinti yapıldığı iddiasının hukuki hiçbir dayanağı olmadığını, davacı firma ile imzalanan temizlik işi hizmet alımı sözleşmesinin eki teknik şartnamenin ilgili maddesi uyarınca işçi hak ve alacaklarının sorumluluğunun davacı firmaya ait olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, taraflar arasında akdedilen temizlik hizmet görme sözleşmesi nedeni ile davacı tarafça hak edişten yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı yüklenici olup taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmaktadır. Uyuşmazlık , işçilik alacaklarından davacı yüklenicinin sorumlu olup olmadığı noktasındadır. "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir."(23.HD 2019/296 E-2020/340 K,2019/1047 E-2020/2188 K) Görevsiz mahkemede bilirkişi raporu alınmış dava dışı işçilerin hak ettikleri kıdem tazminatları hesaplanmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan hizmet alımına ilişkin sözleşme, genel şartname ve teknik şartnamedeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde yukarıda ayrıntısı ile belirtilen ilkeler uyarınca davaya konu ödemenin tamamından davacı alt işverenin sorumlu olduğu, görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı alt işverenin davalı asıl işverene rücu hakkı bulunmadığı , davacının hak edişlerinden yapılan kesintilerde hukuka aykırılık bulunmadığı (emsal İstanbul BAM 46. H.D 2020/2627 Esas ve 2022/2171 Karar ) gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1)Açılan davanın REDDİNE, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harçtan, dava açılışında alınan 563,56 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 293,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, İlişkin, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2023 "Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/506, K. 2023/645, T. 08.11.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-506-e-2023-645-k-f0c600661a05