İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/463 E. 2025/36 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/463
Karar No
2025/36
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/463 Esas - 2025/36 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/463 Esas KARAR NO : 2025/36 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/07/2023 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/03/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ...'nın sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı motosiklet ile 02/11/2022 günü 12:30 saatlerinde ... .... .... istikametine doğru ilerlemekte iken, Ferit Anlar caddesi kavşağına geldiği sıralarda kendisine yeşil ışık yanmasına rağmen yavaşlayarak geçmekte iken, maliki davalı Sevda ...'nun sürücüsü ise davalı ... olan ... plakalı araç kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen 223. caddeden hızla gelmesi nedeniyle trafik kazası yaşandığını, bu kaza neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, bacağından ameliyat geçirdiğini, fizik tedavi gördüğünü, halihazırda da ağrılı bir şekilde günlük işlerine devam edebildiğini, müvekkilinin motosikletinin ise pert duruma geldiğini, olay tarihinden bu yana kullanılmadığını, 02/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkili araç sürücüsünden şikayetçi olduğunu ve soruşturmasının ...Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/280319 E sayılı dosyasında devam ettiğini, soruşturma dosyası kapsamında ifadesi alınan tanıklar ... .... ... 'nin olay sırasında orada olan görgü tanıkları olup, ifadelerinden de anlaşılacağı üzere davalı ...'nun ... plakalı araç ile kırmızı ışıktan geçtiğini ve trafik kazasına sebebiyet açık şekilde ifade ettiklerini, bununla birlikte soruşturma dosyası kapsamında alınan 14/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin tali kusurlu olduğu yönünde ifadeler yer almışsa da müvekkilin kusur durumunda ilişkin söz konusu tespitlerin tamamına itiraz ettiklerini, zira müvekkilinin kaza sırasında koruma başlığını takıp takmadığı hususunun tespit edilemediği yönündeki tespitlerin hatalı olduğunu, kazanın oluş şekli ve müvekkilinin epikriz raporları birlikte değerlendirildiğinde koruyucu malzemeleri kullanmamış olan kişinin çok daha fazla yaralanacağı açık olduğunu, müvekkilinin kafa ve boyun bölümünde herhangi bir yaralanma olmamasının müvekkilin gerekli tedbirleri aldığının en açık kanıtı olduğunu, buna rağmen bu hususun dahi tespit edilemediği söz konusu bilirkişi raporunun iş bu dava bakımından geçerliliği bulunmadığını, yeni bir kusur raporu alınmasını talep etiklerini, yine söz konusu bilirkişi raporunda dosyada fren izi olmadığı için müvekkilinin tali de olsa kusurlu olduğuna dair tespitte bulunulmuşsa söz konusu değerlendirmenin de hatalı olduğunu, zira müvekkilinin zaten kavşakta olması nedeniyle yavaşladığı sırada, kırmızı ışıkta süratli bir şekilde geçen aracın çarpması sonucu yaralandığını, müvekkilinin hızı düşük olduğu için ani bir durma söz konusu olmadığını ve fren izi de bulunmadığını, soruşturma aşamasında alınan raporun söz konusu hatalı tespitler içermesi nedeniyle iş bu dava bakımından esas alınabilir bir tarafı bulunmadığını, kazada ayrıca müvekkilinin 2007 model, Kawasaki LE 650 A marka motosikleti de kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin kaza tarihinden bu yana aracı bir garajda muhafaza etmekte olduğu için aracın gerek kullanılamamış olması gerekse muhafazası nedeniyle maddi olarak kayıp yaşadığını ileri sürerek davanın kabulü ile, 6100 sayılı kanunun 107. maddesi kapsamında ilerde artırılmak üzere, belirsiz alacak davası olarak 4.200,00 TL maddi (2.200,00 TL tedavi gideri, 500,00 TL geçici, 500,00 TL sürekli iş göremezlik ve 1.000,00 TL araçta meydana gelen maddi zarar), ayrıca davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde bahsi geçen 02/11/2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkil şirkete 25/06/2022-2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 500.000.00 TL olduğunu, sigorta şirketi sigortalı araç sür tün kusuru oranında sorumlu olduğunu, motosiklet sürücüsü olan davacının kaza tespit tutanağında da açıkça belli olduğu üzere kazaya kendisinin sebebiyet verdiğini, bu durumda kişinin tazminat talep etmeye hakkı bulunmadığını, müterafik kusur durumunun araştırılmasının gerektiğini, davacının müterafik kusurunun araştırılmasını talep ettiklerini, müterafik kusur durumunun varlığı halinde kabul anlamına gelmemek üzere hesaplanan tazminat tutarından Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca en az 9420 oranında indirim yapılmasını talep etiklerini, piyasa rayiç değerine göre hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini, hasar bedeli hesaplamasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanmasının gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve Sevda ... vekili cevap dilekçesinde, 02/11/2022 tarihinde meydana gelen kazaya karışan ... plakalı otomobilin kaza anındaki sürücüsü davalı ..., ruhsat sahibi ise Sevda ... olduğunu, ...'nun da basit tibbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde kazada yaralandığını, ... plakalı araçta da hasar meydana geldiğini, kazanım davacının kusurlu eylemleri sonucu meydana geldiğini, bu itibarla genel bir hukuk ilkesi olarak, davacının kendi kusurundan yararlandırılmamasının gerektiğini, 02/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza; motosiklet sürücüsü davacının, kavşağa çok hızlı bir şekilde girmesinden ve hiçbir şekilde durmaya yönelik bir eylemde bulunmaması sonucu meydana geldiğini, bu sebeple kaza tespit tutanağında fren izine dair hiçbir açıklamaya yer verilmediğini, ayrıca dosya kapsamında evcut trafik kazası tespit tutanağında, motosiklet sürücüsü olarak davacının kask taktığına, motosiklet ürücüleri tarafından kullanılan bazı koruyucu malzemeleri kullandığına dair bir tespit dahi bulunmadığını, bu durum davacının kaza anında kask takmadığını, kendisini muhtemel kaza ve olası zararlardan korumaya veya zararın daha da artmasına yönelik alması gereken hiçbir tedbiri almadığını açıkça ortaya koyduğunu, davacının kusurunun tespitinde; kavşağa hızlı girdiği, fren yapmaya yönelik hiçbir eylemde bulunmadığı hususlarının yanında ayrıca, kask takmaması dahi özellikle dikkate alınmasının gerektiğini, davacının motosikletinde meydana gelen maddi zarara ilişkin talebin belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmadığını, zira araçta meydana gelen maddi zararın tespitinin mümkün olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ZMMS sigorta poliçesi örneği, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, eksper raporu, davacıya ait tedavi belgeleri, bilirkişi raporu, araç ve sigorta bilgilerini gösteren belgeler, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle davacının sürekli iş görmezlik, geçici iş görmezlik, tedavi gideri, araçta meydana gelen maddi zarar ve manevi zararının tazmini istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi tarafından, davacının ... plakalı aracına çarparak hasarlanmasına sebebiyet veren ... plakalı araç için 25/06/2022 ilâ 25/06/2023 tarihlerini kapsar şekilde ZMMS poliçesi düzenlendiği, 02/11/2022 olay tarihinde ... plakalı aracın davacının ... plakalı aracına çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı vekilinin, davacının uğradığı sürekli iş görmezlik, geçici iş görmezlik, tedavi gideri, araçta meydana gelen maddi zarar ve manevi zararının tazmini istemi ile bu davayı açtığı görülmektedir. İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında ve sigorta limiti ile sorumludur. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ...”nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/b-d ve 57/a maddeleri ile 84/a maddesindeki “kırmızı ışıklı trafik işaretinden geçme veya yetkili memurun dur işaretinde geçme” kuralını ihlal etmesinin yanında dikkatsizliği ve tedbirsizliği de görüldüğünden dolayı %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'nın herhangi bir kural ihlali görülmediğinden olayda kusursuz olduğu, davacının olay sırasında kask ve koruyucu tertibat takıp takmadığı olay yerini inceleyen trafik zabıtası tarafından tespit edilmediği, var ise davacının koruyucu tertibat takmaması ile yaralanmasının artmasına neden olması halinde yapılacak bir müterafik kusur indiriminin mahkemenin takdirinde olacağının değerlendirildiği, davacıya ait ... plakalı motosiklette meydana gelen hasarın; hasara dair iş emri, var ise davalı sigorta şirketi tarafından ödemeye esas ekspertiz raporu, motosiklet için ödenen miktar, motosiklet tamir edilmiş ise tamir faturası, hasarlı halde satıl işe satış sözleşmesinin ibrazı ile birlikte belirlenebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 29/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacıya ait ... plakalı motosiklette meydana gelen hasarın onarım bedelinin olay tarihi olan 02/11/2022 tarihi itibarıyla 75.000,00 TL olacağı, aracın onarım bedelinin aracın ikinci el piyasa değerini ile sovtaj değerinin üzerinde olmasıyla onarımın ekonomik olmadığı ve aracın pert-total olduğu, dava konusu aracın kaza anındaki ikinci el piyasa değerinin 700.000,00 TL, sovtaj değerinin 35.000,00 TL olmasıyla hasar miktarının 65.000,00 TL olacağı, sigorta şirketi tarafından davacıya hasarla ilgili ne kadar ödeme yapılmış miktarının altında ise hasar miktarından tenzil edilmesinin gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 27/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda, davacıya ait ... plakalı motosiklette meydana gelen hasarın onarım bedelinin olay tarihi olan 02/11/2022 tarihi itibarıyla yeniden yapılan hesaplama sonucunda 76.000,00 TL olacağı, aracın onarım bedelinin aracın ikinci el piyasa değerini ile sovtaj değerinin üzerinde olmasıyla onarımın ekonomik olmadığı ve aracın pert-total olduğu, dava konusu aracın kaza anındaki ikinci el piyasa değerinin 700.000,00 TL, sovtaj değerinin 35.000,00 TL olmasıyla hasar miktarının 65.000,00 TL olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 100.000,00 TL'nin tamamı motosikletin hasarına ilişkin ise davacının herhangi bir bakiye alacağının bulunmadığı, davalı beyanında maddi tazminatlar içinde ödeme yapıldığı beyan edildiğinden dolayı motosiklet için yapılan ödeme 65.000,00 TL'nin altında olması halinde aradaki farkın davacının zararı olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 30/09/2024 tarihli ...Adli Tıp Grup Başkanlığı kusur raporunda, davalı Sürücü ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davacı Sürücü ...’nın ise kusursuz olduğu bildirilmiştir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 09/02/2023 tarihli raporunda, 02/11/2022 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin toplam vücut engel oranının %4 (yüzdedört) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin, hastada mevcut maluliyetin klinik değil tanıya bağlı bir sekel olduğu da dikkate alındığında 3 (üç) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 02/11/2022 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın davacının ... plakalı aracına çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/b-d ve 57/a maddeleri ile 84/a maddesindeki “kırmızı ışıklı trafik işaretinden geçme veya yetkili memurun dur işaretinde geçme” kuralını ihlal etmesinin yanında dikkatsizliği ve tedbirsizliği de bulunduğundan kazada %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ...'nın herhangi bir kural ihlali görülmediğinden kusurunun bulunmadığı, 29/05/2024 ve 27/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporlarına göre davacıya ait ... plakalı motosiklette meydana gelen hasarın onarım bedelinin 02/11/2022 olay tarihi itibarıyla 75.000,00 TL olduğu, motosikletin onarım bedelinin aracın ikinci el piyasa değerini ile sovtaj değerinin üzerinde olması nedeniyle onarımın ekonomik olmadığı ve motosikletin pert-total olduğu, dava konusu aracın kaza anındaki ikinci el piyasa değerinin 700.000,00 TL, sovtaj değerinin 35.000,00 TL olmasıyla hasar miktarının 65.000,00 TL olduğu, kaza nedeniyle davacının toplam vücut engel oranının %4 olacak, sekel halini alacak ve sürekli olacak, bakıcı ihtiyaç süresi 1 ay olacak, tıbbi iyileşme süresi 3 aya kadar uzayabilecek derecede yaralandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 26/10/2023 tarihli dilekçesi ile tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik alacak kalemleri bakımından davalılara karşı açmış olduğu davadan yalnızca bu alacaklar bakımından feragat ettiğini, yargılamaya 1000,00 TL araçta meydana gelen maddi zarar ve 500.000,00 TL manevi tazminat talepleri yönünden devam edilmesini talep ettiğini bildirdiğinden tüm davalılar aleyhine açılan tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, 26/01/2024 tarihli dilekçesinde de davalılardan sigorta şirketi bakımından araçta meydana gelen maddi zarar talebinden feragat ettiğini beyan ettiğinden davalı sigorta şirketine açılan araçta meydana gelen maddi zarar tazminatı yönünden de feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı vekili 07/02/2024 tarihli dilekçesinde "Davalı sigorta şirketi ile poliçe limiti dahilinde 100.000 TL asıl alacak, 13.425,00 TL dava vekalet ücreti (stopaj ve KDV hariç), 9.000,00 TL icra vekalet ücreti (stopaj ve KDV hariç) olmak üzere toplam 122.425,00 TL ödeme yapılmış ve söz konusu ödeme kapsamında salt davalı sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş bakımından sulh olunmuştur. Söz konusu ödemeye ilişkin ... Sigorta A.Ş ile yapılan ibra sözleşmesi ve ödeme dekontu dilekçem ekinde yer almaktadır. Açıklanan nedenlerle davamızın kabulü ile maddi zararlarımızın karşılanmayan bakiyesinin tazmini ve manevi tazminatın davalılar ... ve Sevda ...'ndan müşterek ve müteselsilen tahsilini, müvekkil adına Saygılarımla talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuş, dilekçesine ekli "Makbuz ve İbraname" başlıklı belgenin incelenmesinde 100.000,00 TL asıl alacak, 13.425,00 TL dava vekaleti ücreti ve 9.000,00 TL icra vekalet ücreti konusunda anlaşılarak davacı ile davalı sigorta şirketinin sulh olduğu görülmüştür. 29/05/2024 ve 27/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporlarında belirtildiği ve yukarıda açıklandığı gibi, davacıya ait motosikletin pert-total olması nedeni ile davacının gerçek zararının 65.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan 100.000,00 TL'nin düşülmesinden sonra davacının bakiye alacağının bulunmadığı, sigorta şirketinin yaptığı ödemeden gerçek kişi diğer davalıların da yararlanacağı anlaşıldığından davalılar ... ve Sevda ... aleyhine açılan 1.000,00 TL araçta meydana gelen maddi zarar tazminatı talebi yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, TBK'nun 56/1. maddesinin "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." ve aynı Kanun'un 58/1. maddesinin "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." hükümleri uyarınca hem bedensel bütünlüğü zedelenen hem de kişilik hakları saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Manevi tazminat miktarının takdirinde, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazada ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nun %100 oranında kusurlu olması, davacı motosiklet sürücüsünün kusurunun bulunmaması, davacının toplam vücut engel oranının %4 olacak, sekel halini alacak ve sürekli olacak, bakıcı ihtiyaç süresi 1 ay olacak, tıbbi iyileşme süresi 3 aya kadar uzayabilecek derecede yaralanması dikkate alınarak 150.000,00 TL manevi tazminat miktarının davacının manevi huzurunu doyurmaya yetecek ancak zenginleşmesine de yol açmayacak miktarda olduğu kabul edilerek bu değer üzerinden manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Tüm davalılar aleyhine açılan 2.200,00 TL tedavi gideri, 500,00 TL geçici iş görmezlik, 500,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan 1.000,00 TL araçta meydana gelen maddi zarar tazminatı talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, 3-Davalılar ... ve Sevda ... aleyhine açılan 1.000,00 TL araçta meydana gelen maddi zarar tazminatı talebi yönünden davanın esastan reddine, 4-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 150.000,00 TL manevi tazminatın 02/11/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Sevda ...'ndan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, 5-Maddi tazminat talebi yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu harcın 1.722,10 TL peşin harçtan düşümü ile artan 1.106,70 TL harcın manevi tazminat harcı hesabında değerlendirilmesine, 6-Manevi tazminat talebi yönünden kabul edilen 150.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 10.246,50 TL karar ve ilam harcından, maddi tazminat harcı hesaplamasından artan 1.106,70 TL harcın düşümü ile eksik kalan 9.139,80 TL harcın davalılar ... ve Sevda ...'dan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafından karşılanan 179,90 TL başvuru harcı ve 615,40 TL peşin harç toplamı 795,30 TL harcın davalılar ... ve Sevda ...'dan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacının maddi ve manevi tazminat talebi nedeni ile karşıladığı 673,25 TL yazışma gideri, 5.500,00 TL bilirkişi ücreti, 3.900,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 10.073,25 TL yargılama giderinin, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabul / talep oranına göre takdir edilen 5.036,62 TL'sinin davalılar ... ve Sevda ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 5.036,62 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı sigorta şirketi yönünden 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen toplam 4.200,00 TL maddi tazminat talebi üzerinden takdir edilen 4.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 11-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 150.000,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve Sevda ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 12-Manevi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve Sevda ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 350.000,00 TL üzerinden hesaplanan 56.000,00 TL vekalet ücreti davacı lehine belirlenen vekalet ücretinden fazla olduğundan, Tarifenin 10/2. maddesinin manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda hükmedilecek ücretin, davacı lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği düzenlemesi dikkate alınarak takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve Sevda ...'na verilmesine, 13-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekili ile davalılar Rıza ve Sevda ... vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/463, K. 2025/36, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-463-e-2025-36-k-2bac8617d71d