İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/79 E. 2023/446 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/79
- Karar No
- 2023/446
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/79 Esas - 2023/446 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR ESAS NO : 2022/79 KARAR NO : 2023/446 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/02/2022 KARAR TARİHİ : 13/07/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 18/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/08/2021 tarihinde müvekkilinin içinde bulunduğu, davalılardan... 'ın sevk ve idaresindeki yine davalılardan ...'ın maliki olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından kasko ve sigortalanan , ...plakalı aracın tek taraflı olarak yaralanmalı trafik kazası yaşandığını, kazanın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ve araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin çok ciddi ve ağır şekilde yaralandığını, yüzünde ve vücudunda kalıcı yaralar oluştuğunu, yüzünde oluşan izler nedeniyle iş ve sosyal hayatında sıkıntı çektiğini, bu durumdan müvekkilinin psikolojik olarak çok etkilendiğini, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu cevap alamadıklarını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkilline ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, araç sürücüsünün ehliyetsiz ve/veya alkollü olduğundan ve zarar görenin emniyet kemeri takmama durumu olduğundan müterafik kusur itirazlarının bulunduğunu, hatır indirimi taleplerinin olduğunu, davacının faiz talebinin fahiş olduğunu ve yasal faiz işletilmesi gerektiğini, davacı tarafından sigorta kuruluşuna yapmış olduğu başvuru evraklarının eksik olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığından usulden reddi gerektiğini mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir. Diğer davalılara çıkarılan tebliğlere rağmen davaya cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. ... Şehir Hastanesi'ne, Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na, ... ... A.Ş.'ye, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Erişkinler Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı'na müzekkere yazıldığı görüldü. Dava, davacının trafik kazası sonucu oluşan maluliyeti sebebiyle davalılara karşı açılan manevi tazminat isteminden ibarettir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/174023 soruşturma sayılı dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, hastane cevapları, KASKO poliçe örneği , kurum yazı cevapları, davacının ve davalı şahısların Sosyal Ekonomik araştırma müzekkere cevapları, adli tıp raporları ve diğer belgeler dosyada mevcuttur. KASKO poliçesinin incelenmesinde; ...plakalı aracın KASKO poliçesi ile kaza tarihini de kapsar şekilde 15/10/2020-2021 tarihleri arasında davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı olduğu, kaza başına ölüm ve sürekli sakatlık nedeniyle ihtiyati mali mesuliyet klozu (manevi tazminat) ile teminat limitinin 50.000,00-TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Ali Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan 02/05/2023 tarihinde aldırılan adli tıp raporunda özetle; davacının yüz bölgesinde tariflenen yaralanmalarının yüzde sabit iz niteliğinde skar olduğunun görüldüğünü, belirtilen lezyonların Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde vücut yüzeyinin %1'ini kaplamadığını ancak yüz bölgesinde yer alan sabit iz niteliğindeki bir yaralanmanın vücutta yer alan herhangi bir ameliyat skarı ya da yara izinden farklı değerlendirilmesi gerektiğini, yüz bölgesindeki bu özellikteki bir izin sosyal nitelikteki ve insanlarla sürekli iletişim içerisinde olunmasını gerektiren mesleklerde mesleğe kabulde veya meslekte yükselmede önemli ölçüde etkili olabileceğini, kişinin kendini algılaması, öz güveni ve gelecek beklentisi de dahil olmak üzere yaşamının fiziksel, sosyal, ruhsal ve ekonomik boyutlarını da etkileyebileceği hususları dikkate alınması gerektiğini, yüzdeki sabit iz niteliğindeki yaralanmanın vücudun %1 alanını kaplamaması, Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine çerçevesinde oran olarak karşılığı olmaması nedeniyle; Travma Sonrası Stres Bozukluğu maddesi, Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen %40 olduğunu, Balthazard formülü uygulandığında %43(%40, %5) olduğunu, 05/08/2021 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının %43 (kırk üç) olduğunu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğunu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyacı süresinin 1 (bir) ay olduğunu, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceğini rapor etmişlerdir. Deliller değerlendirilmiştir. Somut olayda, 1.84 promil alkollü olarak aracı sevk ve idare eden davalı sigortalı araç sürücüsü Furkan Özdindar'ın aracın hakimiyetinin kaybetmesi sonucu ve kusuru sebebiyle aracın arka koltuğunda bulunan davacının 05/08/2021 günü meydana gelen tek taraflı trafik kazasında maluliyetinin oluştuğu, sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının kaza nedeniyle başlatılan savcılık soruşturmasında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilerek araca bindiğini beyan etmesi ile davacının baş/yüz bölgesinde yaralanmasının oluştuğu nazara alınarak kaza sırasında emniyet kemerini takmadığının anlaşılması karşısında davacının her iki durum nedeniyle ayrı ayrı müterafik kusurunun bulunduğu, davacının müterafik kusuru sebebiyle uhdesinde meydana gelen zararın arttığının kabul edileceği, düzenlenen kasko sigorta poliçesi gereğince davalı şirketin istem konusu edilen manevi tazminattan sigorta poliçesindeki azami teminat tutarı ile sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla davalılar haksız fiil sorumlusu ve araç malikiyle birlikte manevi zarardan sorumlu olacakları anlaşılmıştır. Davacı tarafın davalılara karşı talep olunan manevi tazminat talebine gelindiğinde, bilindiği üzere 6098 sayılı TBK'nun 56.(818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Bu bilgiler ışığında, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın oluşumu, davacının müterafik kusur teşkil eden ve zararın artmasına neden olduğu kabul gören eylemleri, kazanın meydana geldiği tarih ve olay tarihindeki paranın alım gücü, davacının içinde bulunduğu ve ileride yaşanacağı muhakkak elem, keder ve ızdırap göz önünde bulundurularak 50.000,00-TL manevi tazminatın, davalı sigorta şirketine dava öncesi başvuru yapılsa da başvuru tebliğ belgeleri dosyada yer almadığı dikkate alınarak, dava tarihinden itibaren sigortalı aracın kullanım amacı ve cinsi gereği işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiği anlaşılmış olup, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacının davasının Kısmen Kabulü ile; 50.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazla istemin reddine, 2-Alınması gereken 3.415,50-TL harçtan peşin alınan 512,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.903,17-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AÜT gereğince 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 4-Kabul olunan tutar kasko poliçesinde manevi tazminat için belirtilen azami tutar olduğundan reddedilen tutar nedeniyle davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 80,70-TL başvuru harcı, 512,33-TL peşin harç ve 23,00-TL vekalet harcı toplamı 616,03-TL ile, Davacı tarafından yapılan 430,30-TL posta masraflarının kabul/red oranına göre 143,44-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.360,00-TL'nin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-HMK'nın 333 maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/07/2023