İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/85 E. 2025/623 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/85
Karar No
2025/623
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/85 Esas - 2025/623 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/85 Esas KARAR NO : 2025/623 HAKİM : ...... KATİP : ...... DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/01/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile '' Müvekkili şirket ile davalı-borçlu arasında 31.01.2024 tarihli yeminli mali müşavirlik denetim ve tasdik sözleşmesinin imzalandığını, işbu sözleşme uyarınca müvekkilinin, davalı-borçluya 01.01.2024 tarihi ile 31.12.2024 tarihleri arasında mali müşavirlik hizmeti sunacağını, davalı- borçlunun ise karşılığında hizmet bedeli olarak 120.000,00 Türk Lirası + KDV ödeme ediminin gerçekleşeceğini, sözleşmeye göre damga vergisinin ayrıca iş sahibi tarafından ödeneceğini, sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından mali müşavirlik hizmetinin eksiksiz bir şekilde sunulduğunu, bu hizmetin karşılığında Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayında verilen hizmetlere istinaden düzenlenen faturaların davalı-borçluya tebliğ edildiğini, davalı borçlunun, TTK m.21 kapsamında faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, faturanın kesinleştiğini, müvekkili şirketin, sözleşmenin imzalandığı tarihten fesih tarihine ve fesih sonrası icra takibi başlatıldığı tarihe kadar düzenli bir şekilde davalı-borçludan borcunu ödemesini talep ettiğini, fakat davalı-borçlunun borcunu ödemediğini, aradan geçen yaklaşık 1 yıla yakın sürede müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ...... E. dosyasıyla davalı-borçlu hakkında 15.10.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ancak davalı-borçlu tarafından 25.10.2024 tarihinde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itiraz edildiğini takibin durdurulduğunu, davalı-borçlunun icra takibine haksız itirazı sebebiyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek hususlar doğrultusunda davanın kabulüne, ......E. Sayılı dosyasındaki haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline, dosya alacağının %20'sinden az olmamak kaydıyla takibe haksız itiraz eden davalı aleyhine icra inkâr tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin haksız olan davalıya tahmiline karar verilmesini" talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile'' Öncelikle davacı ile müvekkili kooperatif arasında süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, müvekkili kooperatifin, yalnızca yıl sonu vergi beyannamelerinin hazırlanması için davacı firmayla iletişime geçtiğini, ancak firmanın yoğunluğu nedeniyle ve sözleşmeden önce vaat ettikleri bazı hizmetleri sağlayamayacak olduğunu beyan ederek taraflarına yardımcı olunamayacağının belirtildiğini, bunun üzerine müvekkili kooperatifin, tüm mali işlerini başka bir mali müşavir ile halletmek zorunda kaldığını, davacının, müvekkili kooperatife fayda sağlamanın aksine maddi ve ticari zararına neden olduğunu, buna rağmen tamamlanmayan iş karşılığı bedelin müvekkili kooperatife icra takibi olarak yöneltildiğini, müvekkili kooperatifin ise tüm bunlardan davacının, haksız ve kötüniyetli olarak aleyhinde yaptığı ......Esas sayılı icra rakibi ile haberdar olduğunu, yukarıda kısaca arz ve izah edildiği üzere usul ve yasaya aykırı kötü niyetli huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına'' karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Taraf vekillerinin 20/05/2025 tarihli ayrı ayrı verdikleri dilekçe ile tarafların sulh olduklarını, sulh uyarınca karar verilmesini talep ettikleri, ekinde de 20/05/2025 tarihli sulh protokünü ibraz ettikleri görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Sulh müessesi 6100 sayılı HMK'nın 313 .maddesinde " (1)Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." 315.maddesinde " (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." düzenlemeleri mevcuttur. Davacı tarafça taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talep edilmiş ise de yargılama safahatında tarafların sulh oldukları. Tarafların sulh uyarınca karar verilmesini talep ettiği taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, tüm dosya kapsamı ile anlaşılmakla HMK 313, 315 maddeleri gereği aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Taraflar arasındaki 20/05/2025 tarihli sulh protokolünün tasdikine, sulh uyarınca 20/06/2025 tarihinde 67.000,00-TL, 20/07/2025 tarihinde 67.000,00-TL 20/08/2025 tarihinde 66.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Belirlenen tarihte yapılmayan her bir ödeme için ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...... esas sayılı ve ...... esas sayılı dosyalarındaki tahsil harçlarının davalı tarafından icra dairelerine ödenmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçın, dava açılışında alınan 1.403,30-TL peşin harçtan düşülmesi ile fazla alındığı anlaşılan 787,90 -TL harcın davacıya verilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Sulh uyarınca taraflarca yapılan yargılama giderinin taraflar üzerinde bırakılmasına, Sulh uyarınca taraf vekilleri lehine ücret takdirine yer olmadığına, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2025 Katip ...... ¸ E-İmzalıdır Hakim ...... ¸ E-İmzalıdır

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/85, K. 2025/623, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-85-e-2025-623-k-65cebbfbb77a