İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/839 E. 2025/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/839
Karar No
2025/229
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/839 Esas - 2025/229 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/839 Esas KARAR NO : 2025/229 Karar HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/10/2023 KARAR TARİHİ : 11/04/2025 YAZIM TARİHİ : 16/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;davacı şirket tarafından sigortalı olan ve davalının sevk ve idaresindeki ... plakalı iş makinesinin ön yükleyici kova kısmında bulunan borulardan birinin park halinde bulunan ... plakalı aracın sağ ön far kısmına düşmesi nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ekspertiz raporu ile hesaplanan tutarın hasar gören araç sahibine ödendiğini, davacı şirketin de rücu hakkının doğması nedeniyle 9.111,86 TL'nin tahsili amacıyla ... Esas sayılı takibin başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Dava konusu kaza, müvekkilin sevk ve idaresindeki ... plakalı iş makinası ve dava dışı ... plakalı araç arasında meydana geldiğini, müvekkilin iş makinası kullanabilmesi için yeterli ehliyeti ve niteliği bulunmadığını, davacı şirket, müvekkilin ağır kusurunun bulunduğunu iddia etse de dava konusu kaza müvekkilin kasti bir hareketi veya ağır kusuru nedeniyle gerçekleşmediğini, Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere müvekkil tam kusurlu olsa dahi bu durum müvekkilin ağır kusurlu olduğu anlamına gelmemekte olduğunu, ayrıca müvekkilin ağır kusurlu olduğunu ve zararın meydana gelmesine ya da zararın artımına neden olan olay ile ağır kusurlu davranış arasındaki nedensellik bağını ispatlama yükü davacı sigorta şirketindeyken dava dilekçesinde soyut, gerekçesiz ve hukuki dayanaktan uzak şekilde sadece müvekkilin ağır kusurlu olduğundan bahsedildiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu kazanın oluşmasında müvekkilin ağır kusuru veya kasti hareketi bulunmamakta olup, bu sebeple davacı sigorta şirketinin müvekkile rücu hakkı bulunmamakta olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, her türlü yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. ... Mahkemesince verilen 31.10.2023 gün ve ...sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize 21.12.2023 tarihinde tevzi edilerek dava dosyası Mahkememizin ... Esasına kaydedilmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin davalının kusuru nedeniyle davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu bedelin rücuen tazminine ilişkin olduğu uyuşmazlığın davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu bedeli rücuen davalıdan tanzim edebilme şartlarının oluşup oluşmadığı meydana gelen trafik kazasında araç sürücüsünün ağır kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır. ... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi...'ün raporunda özetle; Davalı ...'ın meydana gelen olayda ağır kusurlu bulunduğu, davacı yana ZMSS ile sigortalı ... plakalı aracı park eden sürücüsü gelen olayda kusurunun bulunmadığı yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi ek raporunda özetle; Kök raporunun yerinde olduğu, değiştirecek herhangi bir husus bulunmadığı yönündeki kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi ek raporunda özetle; dava dilekçesi ile 9.111,86 TL hasar bedelinin piyasa rayiçlerini yansıttığı, yönündeki kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi raporlarının denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır. Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen Karayolları Mororlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası 25.04.2020 tanzim tarihlidir. Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının nazara alınması gereklidir. Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. Somut olayda, Davalı ...'ın sevk ve idaresindeki kazıcı yükleticiyle amacına aykırı olacak şekilde yük taşıması, yüklediği borularla taşıt trafiğine katılarak ... plakalı araca hasara uğratmasında sonucu meydana gelen olayda ağır kusurlu bulunduğu anlaşılmakla rücu şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla, takibe yapılan itirazın iptaline, takip tutarının yargılamayı gerektirdiği, likit olmadığı göz önüne alınarak icra inkar tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ...esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, 2-İcra inkar tazminat talebinin reddine, 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 622,43 TL harçtan, dava açılışında alınan 269,85 TL peşin harcın düşümü ile kalan 352,58 TL karar harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 197,00 TL tebligat ücreti, 5.600,00 TL bilirkişi ücreti, 52,25 TL diğer giderler olmak üzere toplam 6.388,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.111,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nin 341/2. maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/839, K. 2025/229, T. 11.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-839-e-2025-229-k-48e1af0ac262