İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/280 E. 2024/141 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/280
- Karar No
- 2024/141
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/280 Esas KARAR NO : 2024/141 Karar HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : 1- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : 2- ... - ... ... VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ... -... Av. ... - ... DAVALI : 3- ... - ... ... DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) DAVA TARİHİ : 18.04.2023 KARAR TARİHİ : 01.03.2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05.03.2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... adresinde faaliyet gösteren ... A.Ş., ... sicil numarası ile 04.04.1991 tarihli ana sözleşmesinin imzalanması ve 11 Nisan 1991tarih ve 2756 sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edilmesi ile kurulan şirketin toplam sermayesi 2600 adet hisse karşılığı 260.000,00 TL olarak belirlendiğini, Şirketin halen kullanılmakta olan ana sözleşmesinin tadil edilen 6/son maddesine göre, eski metinde olduğu gibi, "Hisse senetlerini devrinde öncelik diğer hisse sahiplerinindir. " düzenlemesinin bulunduğunu, ancak hissedarlardan ... şirketteki 928,50 Adet Payını, şirket ortağı müvekkile bildirimde bulunmaksızın, .... Noterliğinin 09.05.2022 tarih ve ... yevmiye nolu A.Ş. Pay devri sözleşmesi ile 92.850,00 TL bedelle, şirket ortağı olmayan, davalılardan ...'a devrettiğini, ve ortaklar pay defterine kaydının yapıldığını, şirketin hissedarlık durumu ... - Pay adedi : 928,50 Adet, Pay Tutarı : 92.850,00 TL % lik Oranı: %35,71, ... - Pay adedi : 557,50 Adet Pay Tutarı : 55.750,00 TL% lik Oranı: %21,45, ... - Pay adedi : 372 Adet Pay Tutarı : 37.200,00 TL% lik Oranı: %14,30 , ... - Pay adedi : 742 Adet Pay Tutarı : 74. 200,00 TL% lik Oranı: %28,54 şeklinde olduğunu, müvekkilinin ön alım hakkının bulunması nedeniyle davalı ... A.Ş. ne ait hisselerin devrine ilişkin önalım hakkının kullanılması ile davalı ... adına olan 928,50 adet hissenin müvekkil adına tescilini, dava konusu hisselerin üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi ile üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılmaması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, hisselerin müvekkiline devri talebinin kabul edilmediği takdirde, sözleşmeden kaynaklanan önalım hakkının ihlali sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararlara karşılık şimdilik 1.000 TL'nin devir tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... den tahsili ile müvekkile ödenmesine, karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı gerçek kişilerden alınmasını talep ve dava etmiştir . CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle : Dava dilekçesinde belirtilen süreçlerin tümünün mesleki ve ticari etik anlayışı çerçevesinde davacının bilgisi ve rızası dahilinde yürütüldüğünü, müvekkilinin 2022 yılı Nisan ayı itibariye ... Şirketi Danışmanlığı ile ... ile irtibat kurduğunu şirketin o dönem itibariyle dört hissedarın ortaklığı altında sürdürülen bir tıp merkezi olarak faaliyetlerine devam ettiğini, dört paydaştan biri olan ...'in, adına kayıtlı payları devretmek istediğini müvekkili ile paylaştığını, müvekkilinin ise ... ve ...'in ...'da eczane sahibi olan eşi ... 2022 yılı Nisan ayında toplantı gerçekleştirdiğini, yapılan bu toplantı neticesinde ... şirket yönetimindeki sorunlu idari işleyiş sonucu ortaklıktan çıkmak istediğini beyan ettiğini, ... ile hisselerinin müvekkiline devredilmesi hususunda şifahen uzlaşıldığını ve taraflar arasında olumlu bir toplantı gerçekleştirildiğini, şirketin 3 ortağının, hisse devri hususunda rızalarının bulunduğunu doğrudan müvekkiline beyan etmeleri neticesinde, noter huzurunda ... ile müvekkili arasında 09.05.2022 tarihli, pay devrine dair akit imza edildiğini, şirket Yönetim Kurulu’na işbu hisse devrinin bildirildiğini, şirketin ortaklarından ikisinin yer aldığı Yönetim Kurulu da 28.06.2022 tarihli toplantısında; oy birliği ile karar alarak pay devrinin kabulüne ve pay defterine işlenmesine karar verildiğini, toplantı kararları noter onayının ardından 05.07.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, pay devrinden sonraki süreçte, müvekkilinin şirket nezdinde gözlemleri sonucu bir takım problemlerin tespit edildiğini, bu problemlerin giderilmesi amacıyla müvekkili, ortaklar nezdinde girişimlerde bulunduğunu, bu hususlardan bazıları hakkında şirket ortakları toplantı yapmış, toplantı kararlarını gösterir 09.09.2022 ve 23.12.2022 tarihli tutanaklar şirket karar defterine işlendiğini, tıp Merkezi Acil Servis doktorlarının personel olarak baktıkları hasta gelirinden pay (”Prim”) şeklinde aldıkları ücretler emsallerine göre çok yüksek olduğunu, davacı ...’in aldığı primin hesaplamasının hem çok yüksek hem de diğer acil servis doktorundan fazla olduğunu bu prim mekanizmasında, hastadan elde edilen resmi ve kayıt dışı gelirin %35’inin davacı ...’e verildiğini sarf malzemesi, ilaçlar, vergiler ve hiçbir ilgili masraf çıkarılmadan hesaplanan bu prim piyasa ortalamasının çok üzerinde olduğunu, davacı ...’e daha yüksek ödeme yapılmasının, onun ortak olmasından kaynaklandığını, ortak olduğu için daha yüksek ödeme yapıldığı ifade edildiğini, ilgili şahsa örtülü kar dağıtımı niteliğinde olduğunu, bu hususun diğer ortakları zarara uğrattığını, Acil Servis’te hastalardan alınan ücret sabit olup bu ücret; kullanılan ilaç, sarf malzemesi veya röntgen çekimi ile alakasının bulunmadığını, dolayısıyla hastadan sabit bir ücret alınıp yapılan tüm harcamalar şirket tarafından karşılandığını, muayene ve tedavide yapılan masraf her hasta için farklı ve her bir işlemden şirketin elde ettiği kar/zarar yine farklı olduğunu davacı ...’e ödenen prim, hastalardan alınan ücretin brütü üzerinden hesaplandığını ve yapılan masraflar ve vergiler hiç hesaba katılmadığını, Acil Servis doktorunda ise vergiler düşüldükten sonra davacı ...’e kıyasla daha düşük yüzdeli prim verildiğini, doktorların priminin belirlenmesinde esas alınacak bedel belirlenirken, acil serviste kullanılan, ancak hastalardan bedeli ayrıyeten alınamayan ilaç, sarf malzemesi, röntgen vb. masraf bedellerinin toplam tahsilattan düşülmesi ve doktor primlerinin net rakam baz alınarak belirlenmesi gerektiğini, aksi halde şirket etmesi gereken karı etmemekte ve hatta belirli hastalardan zarar etmekte, buna rağmen Davacı ...’e piyasa ortalamasından çok daha yüksek geliri örtülü kar olarak elde ettiğini, tüm bu hususların şirketin 2022 yılına ait 04.04.2023 tarihli olağan genel kurulunda bütün ortakların huzurunda görüşülerek tutanak altına alındığını, 04.04.2023 tarihli Genel Kurul’da, müvekkile ... yetkisi verildiğini, şirketin önceki yönetimi ibra edilmemiş ve önceki yönetim hakkında sorumluluk davası açılması ile Türk Ticaret Kanunu Madde 438. gereğince özel denetçi atanması hususu hisse oy çokluğu oranında kararlaştırıldığını, belirlenen nedenlerle hisse devrinin 1 yıl geçtikten sonra ve tanıklar önünde dahi hisse devrine muvafakat ettiğini beyan etmiş olmasına rağmen müvekkiline ait payların kendisine devrini talep ettiğini anılan sebeplerle kötü niyetli olarak ikame edilen davanın reddine ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir . Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının şirket ana sözleşmesine aykırı işlem tesis edildiği yönündeki beyanları tamamen asılsız olduğunu ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, zaman aşımı, hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, davacı davayı süresinde açmadığını, hissenin alım tarihi ,ticaret sicilde ilan tarihi itibariyle zamanaşımı bulunduğunu, davacının da açıkça bildirdiği üzere hissenin kabulü, yönetim kurulu karar defterine kaydı ve ticaret sicilde ilan tarihlerinin belli olduğunu, davacı 28.06.2022 tarihinde yönetim kurulu karar defterine karar alındığını ve 05.07.2022 tarihinde sicil gazetesinde yayınlandığını açıkça kabul ettiğini, dolayısıyla, 3 aylık süre içinde davayı açmadığını, açılan bu dava taşınmaz üzerinde ki şüfa hakkının kullanımı olmayıp sözleşmenin sözleşmeden kaynaklanan şüfa hakkına ilişkin olduğunu, ticaret sicil gazetesinde ilan tüm ilgililerin duyduğu ve kabul ettiği sayılan bir yasal düzenleme olduğunu, davacının ana sözleşmede şüfa hakkı yasaya uygun olarak düzenlenmediğinden bu düzenlemeye dayalı olarak böyle bir dava açmada hukuki yararının bulunmadığını, şirket ana sözleşmenin hisse devrini düzenleyen maddesinde diğer hisse sahiplerinin önceliği şeklinde ibarenin bulunduğunu bu şüfa hakkını açıkça düzenleyen bir madde olmadığını, maddenin hukuki geçerliliği olmadığını, hukuken geçerli olmayan bir düzenlemeye dayandığını, davacı da zaten bu hususu dilekçesinde kabul ettiğini, bunun bir şüfa hakkı olmadığını, kanunen düzenlenmeyen önalım hakkının kullanılması için taraflar arasında adi yazılı bir önalım sözleşmesinin varlığının gerektiğini, buna ilişkin yasal düzenlemeler dilekçemizin ilerleyen bölümlerinde açıkça anlatıldığını, davalı müvekkilinin, hisselerinin diğer davalı ...'a devredilmesi hususunda şifahen anlaşıldığını, diğer ortaklar ile bu konuda toplantılar yapılmak suretiyle gerekli bilgilendirmelerin yapıldığını, bu toplantı ve görüşmelerde, davacı taraf hisse devrine onay verdiğini açıkça ifade ettiğini, o dönem şirketin yönetim kurulu başkanı ve diğer hissedarı ... 'de taraflar ile bir araya gelmiş ve hisse devrine ilişkin haberdar edilmek suretiyle muvafakatlerinin alındığını, dolayısıyla tüm şirket ortakları hisse devrinden, davalılar tarafından haberdar edildiğini, tüm bu belirtilenlerden de açıkça anlaşılacağı üzere iş bu dava, tamamen hukuki dayanaktan yoksun olup kötü niyetle açılmış açıldığını, her iki davalı da şirketin diğer üç ortağını da hisse devri hususunda rızalarının bulunduğunu beyan etmeleri üzerine noter huzurunda 09.05.2022 tarihinde pay devri işlemini gerçekleştirdiğini, şirket yönetim kuruluna da bu durumun bildirildiğini, bunun üzerine, şirket ortaklarının yer aldığı yönetim kurulu 28.06.2022 tarihli toplantı da oy birliği ile karar almak suretiyle pay devrinin kabulüne ve deftere işlenmesine karar verildiğini 05.07.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir . Diğer davalı ...ne dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; davacının davalı şirkete ait hisse devrine ilişkin önalım hakkının kullanılması ile davalılardan 09.05.2022 tarih ve ... yevmiye nolu .... Noterliğinde tanzim edilen devir sözleşmesi ile davalılardan ...'in hisselerinin diğer davalı ...'a devrerilen hissenin davacıya tesciline ilişkin ve davacının zarara uğradığı iddiası ile terditli tazminat talebi davasına ilişkindir. .... Noterliği tarafından gönderilen 09.05.2022 tarih ve ... yevmiye nolu pay devir sözleşme suretinin ve ödenen harç ve diğer ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... tarafından gönderilen davalı ...nin ortaklar arası pay dağılımını , ortakların pay durumunu ve şirketin adresini, yetkililerini ve ortaklarını ve ortaklarının bilgilerine ilişkin tüm bilgi ve belgeler mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Taraf delilleri dosyamız arasına alınmıştır. Türk Ticaret Kanununun 493. Maddesinde; " Şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene, paylarını, başvurma anındaki gerçek değeriyle, kendi veya diğer pay sahipleri ya da üçüncü kişiler hesabına almayı önererek, onay istemini reddedebilir. (2) Pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri, şirketin işletme konusu veya işletmenin ekonomik bağımsızlığı yönünden onayın reddini haklı gösteriyorsa, önemli sebep oluşturur. (3) Bundan başka, devralan, payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmezse şirket, devrin pay defterine kaydını reddedebilir. (4) Paylar; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmişlerse, şirket, payları edinen kişiye, sadece paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilir. (5) Devralan, paylarının gerçek değerinin belirlenmesini, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir; bu hâlde mahkeme şirketin karar tarihine en yakın tarihteki değerini esas alır. Değerleme giderlerini şirket karşılar. (6) Devralan, gerçek değeri öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde bu fiyatı reddetmezse, şirketin devralma önerisini kabul etmiş sayılır. (7) Esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz" hükümleri yer almaktadır. Şirket ana sözleşmesinin 6. maddesinde; "hisse senetlerini devrinde öncelik diğer hisse sahiplerinindir " hükmü yer almaktadır. Türk Medeni Kanunun 2. Maddesi gereğince, hak ve borçların kullanımında dürüstlük kuralına uyulması gerekmektedir. Bir hakkın sırf başkasına zarara sokacak şekilde kullanılmasını kanun himaye etmez. Somut olayda, davalı ... A.Ş. Şirketine ait, davalı ...'e ait 928,50 adet hisse senedinin .... Noterliği'nin 09.05.2022 tarih ve ... yevmiye nolu pay devir sözleşmesi davalı ...'e devredildiği, 28.06.2022 tarihinde dava konusu devir yönetim kurulunun 2022/3 sayılı kararı ile karar defterine işlendiği, 05.07.2022 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayımlandığı, 742 adet hisse sahibi davacı tarafça 18.04.2023 tarihinde eldeki dava ile ön alım hakkını kullandığı anlaşılmaktadır. Dosya arasına alınan davalı şirkete ait yönetim kurulu kararları, genel kurul toplantı tutanakları dikkate alındığında, uyuşmazlığa konu devir gerçekleştikten sonra devralan davalı ile davacının da aralarında bulunduğu yönetim kurulu üyelerinin yk kararı aldıkları, 2022 yılı olağan genel kurul toplantısı ( 09.09.2022 tarihli 2022/4, 23.12.2022 tarihli yk kararı, 04.04.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul toplantısı) yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda devrin karar defterine işlendiği, ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği ve tarafların birlikte yönetim kurulu kararları aldıkları dikkate alındığında davanın 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu dikkate alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE; 2-Alınması gerekli 427,60-TL harcın, peşin alınan 1.602,73-TL harçtan mahsubu ile kalan 1.175,13-TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davalılar ... ve ...'e davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irât kaydına, 5-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansından HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... ve ... vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 01.03.2024 Katip ... ¸ e-imzalıdır Hakim ... ¸ e-imzalıdır