İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/773 E. 2024/34 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/773
Karar No
2024/34
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/773 Esas - 2024/34 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/773 Esas KARAR NO : 2024/34 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 22/12/2021 KARAR TARİHİ : 23/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; ... ilinde bulunan ve müvekkiline ait olan ... sicil numaralı maden ruhsatının ... ... nezdinde 07.07.5015 tarihinde yapılan işlem ile ivazsız olarak davalı ... San. ve Tie. A.Ş.’ye devredildiğini ve müvekkili ile davalı arasında ayni tarihte devre ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkillin maden ruhsatını devir işlemi esnasında hiçbir bedel ve karşılık olmaksızın, davalının derhal maden çıkarma işlemlerine başlayacağı ve kendisine çıkarılacak olan madenlerden yüksek oranda yüzde vereceği saikiyle devrettiğini, devrin tam anlamıyla gerçek bir devir saiki taşımadığını, sözleşmede geri dönülebilme şartı olduğu gibi müvekkil lehine ve yararına bir çok madde bulunduğunu, sözleşmenin özü itibarıyla geri dönülebilirbir şartlı devir akdi olduğunu , sözleşmedeki yükümlülüklerinin davalı şirket tarafından yerine getirilmediğini ayrıca davalı şirket tarafından müvekkilini sözleşme dışında bırakmak ve mevcut haklarından mahrum etmek üzere, 3. Şahıslan ile görüşmeler ve işbu sözleşmenin DEVRİ konusunda pazarlıklar yapılmakta olduğunun müvekkili tarafından şifahen öğrenildiğini bu nedenle öncelikle Maden Ruhsatı üzerine yargılama boyunca devir yasağına ilişkin Tedbir konulmasını ve işbu tedbirin Madencilik Siciline Şerh edilmesi , 07.07.2015 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespiti ile Sözleşme feshiyle birlikte sözleşme konusu Sicil:... (ER:...) sayılı (Ruhsat birleştirmesi yapıldığı öğrenilen ... ruhsat no/ ... sicil) Maden Ruhsatının davalı şirket adına olan kaydının sicilden terkini ile ruhsatın müvekkili adına tescilini, 7 noktalı köşe koordinatının kapsadığı 1616,91 hektarlık IV. Grup İşletme Ruhsatlı Maden sahasının müvekkile iadesiyle teslimine ve sözleşmeye aykırılık nedeni ile uğranılan zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tensiple birlikte verilmiş olan ihtiyati tedbir ara kararına karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurulduğunu, davacının tek taraflı beyanlarına dayanarak ve hiçbir delil ibrazı olmaksızın aleyhlerine tedbir kararı verilmiş olup kararın son derece haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının iddia ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve üstelik kötü niyetli olduğunu, bu itibarla Sayın Mahkemeden öncelikli taleplerinin verilmiş olan ara karardan rücu edilmesi ayrıca tedbir kararında takdir edilen teminat tutarının da müvekkili zararlarını karşılamaktan uzak olduğunu, müvekkilinin satın ve devraldığı ruhsatın tabi olduğu saha için milyonlarca lira yatırım yaptığını ve yapmakta olduğunu, söz konusu sahada yıllardır üretime geçebilmek için çalışmalar yapıldığını, müvekkilinin verdiği bu emek ve harcadığı maliyet dikkate alındığında, davacının 150.000.-TL gibi çok düşük bir bedel ile mülkiyet haklarının kısıtlanmasının kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin ruhsatı üçüncü kişilere devretmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, hali hazırda müvekkilinin yatırımları ve çalışmalarının devam ettiğini, aksinin davacı yanca ispat edilememiş olduğunu, davacının spekülatif, dayanaksız beyanlarla mahkemeyi yanıltmış olduğunu, Mahkemece de hukuki dayanaktan yoksun bilgilere dayanılarak tedbir kararı verilmiş olduğunu, bu nedenle istinaf süreci devam etmekle birlikte, Mahkemeden öncelikle, tedbir ara kararından rücu etmesini, eğer bu mümkün değil ise, müvekkilinin zararlarını karşılayacak şekilde adil bir teminat tutarına hükmedilmesini ve bu teminatın ödenmesi için de davacıya kesin süre verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesindeki tüm iddia ve açıklamaların haksız ve gerçek dışı olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki anlaşmaya göre davacının ruhsatı ... (şimdiki adı ile ...) huzurunda resmi işlem ile Müvekkiline satarak devir ettiğini, davacının satım bedeli olarak toplamda 100.000,00 TL aldığını, ruhsatın ... nezdinde müvekkili lehine tescil edildiğini ve mülkiyetin müvekkiline geçtiğini, ... nezdinde yapılan devir ve ödenen satım bedeline ilişkin evrakların tamamının işbu dilekçeleri ekinde ibraz edildiğini, ruhsatın satımı dışında, müvekkil ile davacı arasında bir anlaşma daha yapıldığını, bu anlaşma ile müvekkilinin, davacıyı şirketlerinden birinde sigortalı yapmayı, ondan danışmanlık hizmeti alıp karşılığında 5.000.- TL ödemeyi ve ayrıca ileride üretime geçince de belli oranda üretim bedelinden pay vermeyi vb. Hususları taahhüt ettiğini, bu anlaşma hakkındaki tüm belgeleri dilekçeleri ekinde sunduklarını, müvekkilinin satım bedelini ödediği gibi, sigorta ve danışmanlıktan doğan yükümlülüklerini de yerine getirdiğini, davacıya yapılan ödemeler ile ... kayıtlarını ibraz ettiklerini, müvekkilinin ihlal ettiği bir taahhüdü ve edimi bulunmadığını, müvekkilinin satın aldığı ruhsatın mülkiyet hakkına dayanarak, yıllardır milyonlarca lira yatırım yaptığını ve masrafa katlandığını, bu konudaki delillerinin ibraz edileceğini, henüz üretime geçilmemiş olmasının müvekkilinden kaynaklanmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava; taraflar arasında 07.07.2015 tarihinde imzalanan sözleşmenin haklı nedenle fes edildiğinin tespiti ile devredilen Maden Ruhsatının davalı şirket adına olan kaydının sicilden terkini ile ruhsatın davacı adına tescili ve sözleşmeye aykırılık nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 07.07.2015 tarihli sözleşmenin maden ruhsatının devrine ilişkin olup olmadığı, sözleşmenin haklı nedenle fes edilip edilmediği, sözleşmeye aykırılık nedeni ile davalı şirket adına kayıtlı olan ... ruhsat no/ ... sicil nolu maden ruhsatının sicilden terkini ile davacı adına siciline ilişkin şartların oluşup oluşmadığı ve sözleşmeye aykırılık nedeni ile davacının zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır. Dava dışı ... A.Ş. ile davacı ... arasında 11/09/2014 tarihinde imzalanan sözleşme ile davacıyla davalı şirket arasında akdedilmiş 07.07.2015 tarihli sözleşme olmak üzere olmak üzere dava konusu maden ruhsatının devrine ilişkin 2 sözleşme bulunduğu anlaşılmaktadır. 11/09/2014 tarih sözleşmenin 2.maddesinde "Bu sözleşme ...’a ait olan ve Ek-A'da ruhsatı bulunan ... (Erişim no ...) no'lu IV.Grup işletme talepli ruhsatının ...'e devirini sağlayacağını; Ruhsat Sahibi'ne üretim başladıktan sonra Demir cevheri için yüzde %7, Kurşun, Çinko ve Krom için %3, diğer metal cevherlerinde yüzde %1, 4. grup ruhsatların üretim hakkı olan metalik madenler (4-c grubu ) dışında kalan Endüstriyel hammaddeleri (4-a grubu) ve Enerji Hammaddeleri (4-b grubu) için %10'luk bir rödevans bedelinin ...'a ödenmesini kapsar." , 3. maddesinde "Taraflarca ...'ın, ... (Erişim no ...) no'lu IV.Grup işletme talepli sahada bulunan rödevans hakkı ve sahalardaki sair hak ve menfaatlerinin sonlandırılmasına ilişkin bedel 100.000,00 TL (YÜZBİNTL) olarak kararlaştırılmıştır. İş bu bedele tüm vergi ve masraflar dâhildir. Bu bedelin 50.000,00 TL (ELLİBİNTL)'si sözleşme imzalandığında, 50.000TL(ELLİBİNTL)'si Elden nakit olarak ödenecek, kalan kısım İse ruhsat devri gerçekleştiğinde ...'ın aşağıda belirtilen banka hesabına nakit olarak yatırılacaktır. Madde 4'de belirtilen rödevans bedeli 3 (ÜÇ) ayda bir ...'ın aşağıda belirtilen banka hesabına nakit olarak yatırılacaktır. ", 4.maddesinde "Rödevans oranı, ...'in, sözleşme konusu maden sahasından üreterek sattığı ve Devlet bedeli vergiler düşüldükten sonraki net gelir üzerinden Demir cevheri için yüzde %7, Kurşun, Çinko ve Krom için %3, diğer metal cevherlerinde yüzde %1, 4. grup ruhsatların üretim hakkı olan metalik madenleri 4-/ grubu ) dışında kalan Endüstriyel hammaddeleri (4-a grubu) ve Enerji Hammaddeleri (4-b grubu) için ,%10, Bu bedel fatura tarihini takip eden bir sonraki ayın 21'ine kadar, ... tarafından bir defada ve nakden olmak üzere ...'a ödenecektir." ve sözleşmenin 6. maddesinde "..., madde 3’teki sözleşme bedelinin kendisine ödenmeye başlanması karşılığında ... (Erişim no ...) no'lu işletme ruhsatı ile ilgili rödevans hakkı hariç tüm haklarının sona erdiğini, alacak veya başka bir nam altında talepte bulunmayacağını ve hak iddia etmeyeceğini, kabul ve beyanla gayrikabili rücu olarak ibra eder. ..., rödevans ilişkisinin sonra erdiğine ilişkin resmi kurum ve/veya kuruluşlar nezdinde bildirimlerin yapılmasının gerekmesi halinde, herhangi bir gecikmeye mehil vermeksizin bu bildirimlerde bulunmakla yükümlüdür. ..., ...'e çeşitli yasal dokümantasyonu, raporları, izinleri ve ruhsatları hazırlaması, tamamlaması, teslim etmesi veya aktarması için vekâletname verecektir." hükümlerinin bulunduğu, Davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 07.07.2015 tarihli sözleşmenin 2.maddesinde "Bu sözleşme ...’in mülkiyetine haiz olduğu ... nolu (Erişim no ...) IV.Grup Ek- A’da ruhsatı bulunan sahada üretime başladıktan sonra üretilecek madenlerin satışından elde edilecek gelirden, ...'a pay ödenmesini kapsar." , 3.maddesinde " ...’in, sözleşme konusu maden sahasından üreterek sattığı madenler için; net gelir üzerinden masraflar ve Devlet bedeli-vergiler düşüldükten sonra; Kuvars ve Kaolen için %10, Demir cevheri için %7, Kurşun, Çinko ve Krom için %5, Bakır, Gümüş, Altın ve diğer IV. Grup metal cevherlerinde yüzde %1 ödenecektir. Bunun yanında 4. grup ruhsatların üretim hakkı olan metalik madenler (4-c grubu) dışında kalan Endüstriyel hammaddeleri (4-a grubu) ve Enerji Hammaddeleri (4-b grubu) için %10'dur. Bu bedel fatura tarihîni takip eden bir sonraki ayın 21'ine kadar, ... tarafından bir defada ve nakden olmak üzere ...'a ödenecektir. ..., ...'a ödenecek miktarı ve hasılat bedelini üç ayda bir hesaplayacaktır ve fatura kesilmesi için tutarı ...'a gönderecektir. ...'ın ilgili faturayı kesmesini takiben 30 gün içerisinde ... fatura bedelini ...'ın aşağıda belirtilen hesabına ödeyecektir", 5. Maddesinde "Bu sözleşme, aksi sözleşmede belirtilmediği sürece taraflarca imzalandığı tarihten başlamak üzere devam edecektir. ...'ın vefat etmesi halinde, murislerine işbu hak intikal edecektir.", 6.madde "...'ın, iş bu sözleşme ile kazandığı satış hasılatından pay alma hakkı, ölüm halinde varislerine intikal edecektir. ...'ın iş bu sözleşmeden doğan satış hasılatından pay alma hakkı, sahanın 3. şahıslara devredilmesi durumunda da devam edecektir. ...'nın ilgili saha üretime geçilerek satışa başlanıncaya kadar ... ve/veya grup şirketlerinde sigortası yapılacaktır. ..., ... nolu saha ile ilgili yerel ilişkiler başta olmak üzere yürütülecek işlerde ... ve/veya grup şirketlerinden danışmanlık bedeli olarak 5.000.-TL/ayık alacaktır. ..., sahayla ilgili dışarıdan alınacak taşeronluk hizmetlerinde, ticari hakları korunmak kaydıyla, ...'a öncelik tanıyacaktır. ... ve/veya grup şirketleri, yukarıda belirtilen danışmanlık ücretini üretime geçilip satış yapılıncaya kadar düzenli olarak ...'a ödemekle yükümlüdür. ... ilgili sahada üretime geçmek için gerekli olan tüm izinleri alarak maden planlamasını yaptıktan sonra 10 yıl içinde hiçbir şekilde üretime başlamadığı takdirde ilgili sahayı ...'a devir edecektir. ... ilgili sahayla ilgili danışmanlık ücretlerini 3 kere üst üste ödenmemesi, sahanın devrinin yazılı bilgi verilmeden yapılması halinde kullanılmak üzere keşidecisi ... veya Grup Şirketleri olan, alacaklısı ... olacak, 400.000.-TL’lik 3.kişilere ciro edilmeyecek TEMİNAT SENEDİ verilecektir. İşbu senet, sözleşmenin ayrılmaz parçası olup, senet üzerine de ciro edilmeyecek olduğu ve sözleşmenin eki olduğu yazılacaktır." hükümlerinin bulunduğu görülmüştür. ... tarafından 11.06.2015 tarihinde ... hesabına 80.000,00 TL, 11.06.2015 tarihinde Kanun Ruhsat Taban Bedeli olarak 10.000,00 TL, 14.11.2014 tarihinde 78.205,00 TL İşletme Ruhsatı Teminatı, 18/11/2014 tarihinde 4.840,00 TL ve 2.016,00 TL harç bedeli, ... tarafından (... adına) ...'a banka aracılığı ile 11.09.2014 tarihinde 50.000,00 TL, 11.09.2014 tarihinde elden nakit 50.000,00 TL, 3.07.2015 tarihinde elden 10.000,00 TL nakit, 12.04.2017 tarihinde ... tarafından 10.000,00 TL, 29.01.2015 tarihinde (... adına) 30.000,00 TL ödenmiş ve davalı tarafından davacı ... 'a 07.07.2015 düzenleme tarihli 400.000,00 TL'lik senet verilmiştir. Her iki sözleşmenin birbirinin devamı niteliğinde olduğu kanaatine varılmış olup ... cevabi yazılarından davacı tarafından 07/07/2015 tarihinde maden ruhsatının davalı şirkete devir edildiği ve devir ...'nce onaylanmış olduğu, daha sonrada maden ruhsatını devir alan davalı şirket tarafından 22.09.2020 tarihli Makam olur'u ile ruhsat birleştirilmesi yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından 07.09.2017 tarihinde ... dilekçe verilerek S200811206 IV grup işletme ruhsatının 2015 yılında davalı şirkete devir edildiği bildirilerek devir işlemleri için hazırlanan karşılıklı sözleşmede sözleşmenin ruhsat hukuku devam ettiği sürece geçerliliğinin devam ettiği, sözleşmenin 6. Maddesine göre ruhsatın 3. Kişilere devir edilmesi durumunda da ruhsat satışından pay alma hakkının devam edeceği belirtildiğinden ve ruhsatın devir edilme durumu söz konusu olduğundan sözleşmenin maden siciline şerh edilmesi talep edilmiş ve ... 11.09.2017 tarihli cevabi yazısı ile talep red edilmiştir. Ayni şekilde 08.11.2017 tarihinde davacı tarafından ... verilen dilekçe ile talep yenilenmiş ve 30.11.2017 tarihli cevabi yazı ile tekrar red edilmiştir. Davalı vekilince sunulan ve .... tarafından düzenlenen 09.02.2023 tarihli Hukuki Mütalaada özetle; 07.07.2015 tarihli sözleşmenin ; sözleşmede davacı tarafından ... sayılı maden ruhsatıyla ilgili yerel ilişkilerde danışmanlık hizmeti verme edimi üstlenildiğinden iş görme sözleşmelerinden olan vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğu, Sözleşmede davacıya 5.000.-TL aylık maktu ücretin dışında maden üretiminden gelir elde edildikten sonra üretilen cevherin türüne göre değişen oranlarda gelir payı verilmesinin taahhüt edildiği ve bunun sözleşmeyi kâra katılmalı vekâlet sözleşmesi haline getirdiği, sözleşmenin dava konusu yapılan 07.07.2015 tarihli ... sayılı maden ruhsatının devrine ilişkin bir hüküm içermediği, Maden Yönetmeliği gereğince ruhsat sahibinin karşısında yer alan tarafın (Davacının) maden üretimi edimi öngörmemesi ve gerekli izinler alınarak maden sicilinde tescil edilmemiş olması nedeniyle rödovans sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceği, Sözleşmede bütün izinler alındıktan sonra davalının 10 yıl içinde üretime başlamaması halinde ... sayılı ruhsatın davacıya iade edileceğine ilişkin öngörülmüş bulunan ifaya eklenen cezai şartın maden üretiminde bulunmak için gerekli işletme izninin davalı'dan kaynaklanmayan sebepler yüzünden alınamamış olması nedeniyle gerçekleşmediği, kâra katılmalı vekalet sözleşmesi niteliğinde bulunan sözleşmenin ... sayılı maden ruhsatının devri işleminin hukuki sebebini oluşturmadığından bu sözleşmeye herhangi bir aykırılığın ruhsatın davacı'ya iadesini gerektirmeyeceği ve bilirkişi raporunda belirtildiği gibi maktu danışmanlık ödemesi yapılmasında bir eksiklik bulunmadığından ve maden ruhsatlarının birleştirilmesinde davacı'nın zararı değil aksine ruhsat hukukunun korunması nedeniyle sözleşme ilişkisi devam edeceğinden yararı bulunduğundan, herhangi bir sözleşmeye aykırılık hali mevcut dolmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Davacı tarafından sunulan ve .... tarafından düzenlenen 18.01.2024 tarihli Hukuki Mütalaada özetle; Maden işletme hakkını alan ruhsat sahibinin cevheri çıkartma ve işleme maliyetini finanse etmek için iki yola başvurduğu bunlardan ilkinin maden işletme hakkını kanunda ipotek ifadesi geçse de rehin vermek, ikincisi ise maden işletme ruhsatını finansmanı güçlü üçüncü bir kişiye kiralamak olduğu, Maden işletme ruhsatını üçüncü bir kişiye kiralama işlemi “rödovans sözleşmesi” ile gerçekleştirildiği, Rödovans sözleşmesi ile ruhsat sahibi tarafından üçüncü kişiye devredilen hak, işletme ruhsatından doğan hak olduğu ve rödovans sözleşmesinin maden ruhsat alanlarının hak sahibi (maden arama ve işletme ruhsat sahibi) tarafından sözleşme ile gerçek veya tüzel bir kişiye bir süre bırakılması durumunda, maden ocağının işletilmesini üstlenen gerçek veya tüzel kişinin, ruhsat sahibine ürettiği her bir ton maden için bir miktar ücret ödemeyi taahhüt ettiği isimsiz bir sözleşme olup Rödovans sözleşmelerinde Ruhsat sahibi, sahibi olduğu maden işletme hakkını belirli bir süre, rödovans verene devretmek durumundadır. Rödovans veren de kendisine teslim edilen madende belirli bir süre ve miktarda üretim yaparak, taraflarca belirlenecek bir miktar üzerinden rödovans bedelini ruhsat sahibine ödemek durumundadır. Rödovans veren ayrıca TBK m.364 gereğince işletme ve geliştirme borcu altına da girmektedir. Bu hüküm gereğince kiracının işletme ve geliştirme borcu altında kiralananın özgülendiği amaca uygun bir şekilde ve özenle kullanması gerekmektedir. Rödovans verenin belirli bir alan içinde yer alan madenin işletilmemesi, yaşanan boşluk sebebiyle müşteri kaybına yol açacağından dolayı bu borcun ifa edilmesi zaruridir. Kiralananın amacına uygun kullanılmaması özen yükümlülüğüne aykırılık ile sözleşmeye aykırılık teşkil etmektedir. Bu niteliği itibariyle rödovans sözleşmelerinin tam iki tarafa borç yükleyen rızai bir sözleşme olduğu açıktır. Ruhsat sahibinin konumu sebebiyle yerine getirdiği edimin sürekli bir edim borcu, rödovans verenin ediminin ise ani edimli bir borç olduğu ifade edilmektedir .Her iki sözleşme de aynı tarihte ve aynı taraflar arasında yapılmış olup, aynı maden sahasına ilişkindir. Dolayısıyla bu sözleşmelerin birbirinden bağımsız olduğunu ileri sürmek kanımca mümkün değildir. İçerikleri incelendiğinde ise açıkça görülmektedir ki ilk akdedilen sözleşme "maden hakkının devri sözleşmesi" niteliği taşırken, ikinci akdedilen sözleşme ise “rödovans sözleşmesi” niteliği taşımaktadır. Uygulamada maden ruhsatının devri amacıyla rödovans sözleşmelerinin akdedilmesinin yanı sıra, her iki sözleşmenin birbirine karıştırılmasına da sıklıkla rastlanmaktadır .Esasen maden hakkı devir sözleşmesi ile bu sözleşme bir arada değerlendirildiğinde açık bir şekilde birbirini tamamlar iki sözleşme olduğu, maden hakkının bu rödovans sözleşmesi hükümleri karşılığında devredilmiş olduğunu göstermektedir. İlk sözleşme ... nezdinde yapılma zorunluluğu olduğundan önce yapılmış, aynı gün içinde ise bu ikinci sözleşme akdedilmiştir. Rödovans sözleşmesi niteliği taşıyan ikinci sözleşmenin en önemli özelliklerinden biri ise sözleşmenin 6. maddesi ile getirilmiştir. Buna göre, davalının 10 yıl içinde tüm gerekli izinleri aldıktan sonra üretime başlaması gerekmekte olup, bu sağlanamadığı takdirde maden hakkının yine davacıya devredilmesi gerekmektedir. ... nezdinde yapılan, maden hakkı devir sözleşmesi ile diğeri aynı gün aynı maden hakkı ve sahasına ilişkin aynı taraflar arasında yapılan rödovans sözleşmesi bulunduğu, ikinci sözleşmenin ilk sözleşmeye açıklık getirmek ve maden hakkı devri sonucunda tarafların hak ve yükümlülüklerini belirlemek için akdedildiği ve iki sözleşme arasında hukuki bağ bulunduğu, ikinci sözleşme ile her ne kadar on yıllık bir süre içinde üretime başlanmadığı takdirde maden hakkının tekrar davacıya devri öngörülmüş olsa da gerek davalının aradan geçen yaklaşık sekiz yıllık süreye rağmen halen faaliyete geçmediği, gerek davalının davacının haberi olmadan kendisine ait maden sahası ile dava konusu sahayı aynı ruhsat altında birleştirdiği, gerekse de davalının iddiası gereğince dava konusu sahanın Nitelikli Doğal Koruma Alanı ilan edilip artık maden çıkarmanın mümkün olmadığı gerçekleri göz önüne alındığında artık davalı tarafından sözleşme gerekleri yerine getirilemeyeceğinden anılan maden hakkının rödovans sözleşmesi gereği tekrar davacıya devri gerektiği kanaatine varıldığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi rapor ve ek raporuna özetle; her iki sözleşmenin birbirinin devamı niteliğinde olduğu , 11/09/2014 tarihinde imzalanan sözleşme gereğince davacıya ödemelerin yapıldığı ve 07.07.2015 düzenleme tarihli 400.000,00 TL'lik senet verildiği, rödövans sözleşmelerinde taraflardan biri ruhsat sahibi iken diğerini hasılat elde eden kiracı olması gerekirken ve elde ettiği hasılattan bir kısmını sözleşmeden gösterilen oranda ruhsat sahibine ödemesi gerekirken, taraflar arasında imzalanan sözleşmede ruhsat sahibini sözleşmede ki diğer tarafa bedel ödediği ve ruhsat sahibi muhtelif para borçları yüklenmişken sözleşme içeriğinden ...'a yüklenmiş bir borca tesadüf edilmediği, bu nedenle ilgili sözleşmeyi Rödövans sözleşmesi olarak nitelendirmek mümkün olmadığı, ... eğer Rödövansçı ise maden ruhsatını kiralamış, bir üretim taahhüdü altına girmiş olması gerektiği, ancak sözleşmede bununla ilgili bir düzenlemenin mevcut olmadığının tespit edildiği, taraflar arasında akdedilmiş sözleşmenin 6 maddesi kapsamında davacı ...'ın davalı şirket grup şirketi ... A.Ş.'de 07/2015-09/2019 tarihleri arası sigorta kaydının yapılmış olduğu, adı geçene Ağustos 2015 ayından bu yana aylık net 5.000,00 TL danışmanlık ücreti ödendiği, danışmanlık ücreti nedeniyle tahakkuk eden KDV ve diğer vergilerin davalı yanca beyan edilerek ödendiği, davacının 01.03.2020 tarihi itibariyle emekli aylığı almaya başlamış olması nedeniyle sigortalı olarak istihdamı imkânının kalmadığı, davalı şirketin maden sahasında arama yapmaya devam ettiği, üretim planlaması ve üretim izni ile ilgili faaliyetleri sürdürdüğü, henüz üretim izinleri tamamlanmadığı için üretime başlanamamış olduğu, üretime başlanamamasının davalıdan kaynaklanan sebeplere dayanmadığı, dosya kapsamına göre sözleşmenin feshi, maden sahasının ve ruhsatının davacıya iadesi şartları ile devir sözleşmesi iptali şartlarının gerçekleşmediği, davalı yanca henüz üretime başlanamamış olması nedeniyle, davacıya üretim üzerinden ödeme yapılması şartlarının oluşmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Rödövans sözleşmesi, ruhsatı alınan maden sahasının bir kısmı veya tamamı üzerindeki işletme hakkının, hak sahibi tarafından gerçek veya tüzel üçüncü kişilere tahsisini konu alan bir sözleşme türüdür. Bu sözleşmeyle ruhsat sahibi, maden alanını üçüncü kişiye devretme borcu altına girerken karşılığında çıkarılan her ton maden için ücrete hak kazanır. Rödövansçı ise maden alanını sözleşmeye uygun bir şekilde işletme borcu altına girer. Rödövans sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen atipik bir özel hukuk sözleşmesidir. Sözleşmenin tarafları ise maden ruhsat sahibi ile maden alanının işletme hakkını devralacak üçüncü kişidir. Rödövansçı, sözleşmenin akdedilmesiyle birlikte ruhsat sahibine yarar sağlayan tüm tasarruf işlemlerini yapma yetkisini elde eder ve sözleşmeye konu alan ile ilgili haklar rödövansçıya kendiliğinden geçer. Bu hakların bölünerek farklı kişilere devredilmesi veya kimi hakların ruhsat sahibi tarafından saklı tutulması Maden Kanunu 5 inci madde uyarınca mümkün değildir. Rödövansçı, bu sözleşmeye dayanarak maden sahasında ocak, kuyu ve galeri açabilir, sondaj yaparak maden tespitinde bulunabilir ve bulduğu madenleri çıkarabilir. Çıkarılan madenlerin mülkiyeti rödövansçıya ait olur. Ruhsat sahibi ve rödövansçı arasında yapılan rödövans sözleşmesi ... iznine tabidir. Öncelikle bu sözleşme, rızai bir sözleşmedir yani tarafların beyanları, sözleşmenin esaslı noktaları için karşılıklı ve birbirine uygunsa sözleşme kurulur; ancak askıdadır. Sözleşmenin hüküm ifade etmesi Bakanlığın iznine bağlıdır. Bakanlığın izin vermeyeceği kesinleşirse sözleşme kesin olarak hükümsüzleşir. İzin verirse, baştan itibaren hüküm ifade eder. 3213 sayılı Maden Kanunu’nun Ek Madde 7. Maddesinde "Ruhsat sahipleri ile üçüncü kişiler arasında rödövans sözleşmeleri Bakanlığın iznine tabidir. İzin alınmaksızın yapılan rödövans sözleşmesi ile yürütülen madencilik faaliyetleri durdurulur. " hükmü bulunmaktadır. Sözleşmenin şekli ise kanunda özel bir şekil şartı öngörülmediği için tarafların serbest iradesine tabidir. Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği 80/1 maddesinde ruhsatların devrinin Genel Müdürlükçe yapılabileceği söylense de rödövans sözleşmesinde ruhsat değil, bu ruhsattan doğan haklar devredildiği için hükmün bu sözleşme açısından uygulama alanı yoktur. Sözleşme taraflar arasında yapıldıktan sonra Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 100 üncü maddesi gereği bilgilendirme amacıyla maden siciline şerh düşülebilir. Bir kere sicile işlendikten sonra sözleşmenin sicilden terkini ise tarafların birlikte terkin talebinde bulunmaları halinde yapılabilmektedir. Bu tür sözleşmeyle rödövansçının elde ettiği hak kişisel bir haktır. Ruhsat sahibinin temel hakları, rödövans bedelini ve maden sahasının amacına uygun şekilde kullanılmasını talep etme hakkıdır. Ruhsat sahibinin yükümlülükleri ise maden alanını kullanıma uygun bir şekilde rödövansçıya bırakılması ve çalışma için uygun bir ortam hazırlanmasıdır. Maden Kanunu kimi durumların gerçekleşmesi halinde ruhsatın iptal edileceğini öngörmüştür. Rödövansçının madeni işletebilmesi için ruhsatın geçerli ve mevcut olması gerekir. Bu nedenle, ruhsat sahibi Maden Kanun’undan doğan sorumluluklarını yerine getirmelidir. Ruhsat sahibinin esaslı onarımları yapma ve genel hükümlere yapılan atıf nedeniyle ayıp sorumluluğu da söz konusudur. Rödövansçının hakları ise öncelikle sözleşmede belirlenen şekilde maden alanının işletmeye uygun halde kendisine teslimidir. Borçları ise ücret ödeme ve maden alanının işletilmesidir. Somut olayda davacı tarafından dosyaya ibraz edilen uzman görüşünde de belirtildiği şekilde her iki sözleşmenin birbirinin devamı niteliğinde olduğu, dava dışı ... A.Ş. ile davacı ... arasında 11/09/2014 tarihinde imzalanan sözleşme ile kararlaştırılan ruhsat devir bedelinin davacıya ödendiği, davacının kendisine ait maden ruhsatını 07/07/2015 tarihinde davalı şirkete devir ettiği, davacı tarafından ... verilen 07.09.2017 ve 11.09.2017 tarihli dilekçelerde de bu hususun kabul edildiği ve sözleşme rödövans sözleşmesi olarak değerlendirilmediğinden tescil talebinin red edildiği , tüm b hususular birlikte değerlendirildiğinde; sözleşmenin rödövans sözleşmesi olarak kabulünün mümkün olmadığı, sözleşmenin ruhsat devrinden sonra eski ruhsat sahibi olan davacının haklarını düzenleyen karma sözleşme niteliğinde olduğu, vekalet sözleşmesi niteliğinde de olmadığı, davacı ile davalı arasında imzalanan 07.07.2015 tarihli sözleşmenin 3. Maddesi gereğince davacıya Ağustos 2015 tarihinden emekliye ayrıldığı 01.03.2020 tarihine kadar aylık net 5.000,00TL danışmanlık ücreti ödendiği, danışmanlık ücreti nedeniyle tahakkuk eden KDV ve diğer vergilerin davalı yanca beyan edilerek ödendiği, davacının 01.03.2020 tarihi itibariyle emekli aylığı almaya başlamış olması nedeniyle sigortalı olarak istihdamı imkânının kalmadığı bu nedenle ödemelerin yapılmadığı, davalı şirketin maden sahasında arama yapmaya devam ettiği, üretim planlaması ve üretim izni ile ilgili faaliyetleri sürdürdüğü, henüz üretim izinleri tamamlanmadığı için üretime başlanamamış olduğu, üretime başlanamamasının davalıdan kaynaklanan sebeplere dayanmadığı, dosya kapsamına göre sözleşmenin feshi, maden sahasının ve ruhsatının davacıya iadesi şartları ile devir sözleşmesi iptali şartlarının gerçekleşmediği, davalı yanca henüz üretime başlanamamış olması nedeniyle, davacıya üretim üzerinden ödeme yapılması şartlarının oluşmadığı ve sözleşmenin 3. maddesindeki ... ilgili sahada üretime geçmek için gerekli olan tüm izinleri alarak maden planlamasını yaptıktan sonra 10 yıl içinde hiçbir şekilde üretime başlamadığı takdirde ilgili sahanın davacıya devir edeceğine ilişkin şartında dava tarihi itibarıyla gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60TL harçtan dava açılışında peşin yatırılan 59,30TL'nin mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 368,30TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan tazminat istemine yönelik olarak red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Av. Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. Maddesi gereğince taktir edilen 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Dava açılırken alınması gereken 1.320TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansından HMK'nın 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024 Katip ... E-İmzalıdır Hakim .... E-İmzalıdır

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/773, K. 2024/34, T. 23.01.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-773-e-2024-34-k-93f61b11f93d