İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/137 E. 2024/783 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/137
- Karar No
- 2024/783
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/137 Esas - 2024/783 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/137 Esas KARAR NO : 2024/783 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 23/02/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2024 Mahkememize açılan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, 08.10.2022 tarihinde, davalı .... .... .... A.Ş.ne trafik sigorta poliçesiyle sigortalı olup diğer davalı ...'nin de maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü diğer davalı ...'nin olduğu aracın olay yeri ışık kontrollü kavşakta Kırmızı Işıkta geçerek tamamen kusurlu olarak davacıya ait ... plakalı araca çarpmış olduğunu, ancak davalı sürücü ...'nin olay yerinde kamera olmadığını fark edince de gelen trafik ekibine Yeşil Işıkta geçtiğini söylemiş olduğunu, böyle olunca da kaza tutanağında somut kusurlamanın yapılamadığını, kaza sonrası davacı tarafından olay yerini görüntüleyen özel bir inşaat firmasının güvelik kamerasına ulaşıldığı ve bunun da dosyaya sunulmasından sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmuş olan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'nin asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edilmiş olunduğunu, kaza sonrası davacıya ait araç hasar giderimi hususunda 18.11.2023 tarihli 49.593,41 TL'lik bir faturanın düzenlenmiş olunduğu, bundan dolayı da davacıya ait araçta değer kaybının meydana gelmiş olduğu belirtilerek, davalılardan şimdilik kaydıyla 10.000,00 TL değer kaybının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Daha sonra davacı vekili dava değerini artırmış, harçlandırmıştır. CEVAP : Davalı .... .... .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karışan .... .... .... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğu ve bu bağlamda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ olunmasına rağmen cevap vermemişlerdir. DELİLLER : Davalı sigorta şirketinden hasar dosyası getirtilmiş, .... .... .... esas sayılı dosyası getirtilmiş incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında makine mühendisi ve ileri sürüş tekniklerinde uzman kusur bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda özetle, a)Davalı Sigorta Şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/b-c., 52l/a. ve 84la. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu, b-)Davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazada izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğu, c-)Davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 15.000,00 TL olduğu, Davalı sürücü ...'nin kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olmakla, tüm davalıların davacıya ait araçta meydana gelen 15.000,00 TL değer kaybından müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları görüşünü bildirmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; haksız fiil niteliğindeki kaza sonrasında araçta oluşan değer kaybı bedeli şeklindeki zararın tazmini istemine ilişkindir. 6098 sayılı Borçlar Kanunun 49 ve devamı maddelerinde haksız fiil sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu zararın ne şekilde hesaplanacağı ve kimin ne şekilde sorumlu olduğu devamı maddelerde açıklanmıştır. Dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davacıya ait araca davalı gerçek kişilerin sürücüsü maliki olduğu ve davalı sigorta şirketine sigortalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada davacı aracının hasarlandığı, emsallerine göre değerinden reel piyasa koşularına göre 15.000,00 TL kaybettiği, yerleşik yargı uygulamalarına göre reel piyasa şartlarına göre yapılan hesaplama yöntemi ile zarar hesabı dosyaya uygun görülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun hükümlerine göre, trafik kaydı "işleten"i kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş olup 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 91/1 maddesine göre işletenlerin bu kanunun 85/1 maddesine göre sorumluluklarının karşılanmasının sağlanmak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu kılınmış, aynı yasanın 85/1 maddesinde motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veyahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işleteninin sorumlu olacağı, aynı yasanın 85/son maddesinde ise işleten veya araç işleticisi teşebbüs sahibinin, araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı öngörülmüştür. Aracın trafik kaydı itibariyle maliki olan davalının aracın işleteni olmadığı yönünde karinenin aksini gösterir dosyada delil bulunmamaktadır. Bu nedenlerle olaya tam kusurla sebep olmuş araç sürücüsü , aracın kayıt maliki olarak işleteni ve teminat limitlerinde sigorta şirketi müşterek ve müteselsilen sorumludur. Kazada davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalıların bu zarardan sorumlu olduğu, davacının talep artırım dilekçesinde bu talebini 15.000,00 TL' olarak belirlediği anlaşıldığından davanın kabulüne, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 03/01/2024 tarihinden itibaren, davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihi olan08/10/2023 tarihinden itibaren davalı sigortalı araçticari olduğundan işleyecek avans faizinden sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın kabulü ile 15.000,00 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 03/01/2024 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden 08/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 1.024,65 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın ve 427,60 TL ıslah harcı toplamı 855,20 TL'nin mahsubu ile noksan olan 169,45 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplamı 1.282,80 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 4.367,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin yüzüne karşı , davalı gerçek kişilerin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 14/11/2024 *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.